Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Bloglar > Dostoyevski



Bu Başlığı Değerlendirin

politik bir yazım

Posted 12-01-2008 at 20:12 by Dostoyevski
Boş Koridorlar… Gergin Sessizlikler…


Aslında yazının başlığı Turgut Uyar’ın “Gençliğim Eyvah” isimli kitabı olabilirdi. Ama söz konusu üniversiteliler olunca fotoğrafa uygun başlık bulmam gerekti. Murathan Mungan’ın çizdiği çemberin ne dışında ne de içinde yer alabilen şaşkın ve bir o kadar da umutsuz. Ailelerinin “Olaylara Garışma” nasihatiyle üniversiteye gelen ve yapılan her aktiviteyi siyasal eylem sanan bireyci Kenan Paşa nüveleri.
Nereden geldiğini bilmediği anlamsız bunalımlar yaşayan, politik bilgisi karikatür dergilerinde kalan bunu da AB ve ABD karşıtlığından başka hiçbir yerde sürdüremeyen ısmarlama gençlik. T.C kısaltması Taksim Cumhuriyetinde anlamını kazandığı günümüzde edebiyattan şiirden bahsetmek dalga geçilir hale geldi. Gençler artık aynı bölümdeki hatta aynı sınıftaki arkadaşlarını tanımaz oldu. Yapmacık birkaç faaliyetle sosyalleştiğini zanneden cenah Ahmet Tellinin “Çocuksun Sen” deyişine çok iyi uyuyor.
Bütün bilgisini Chat programından sağlayan ve hayata karşı hep çevrimdışı kalan Rönesanssı katmerli biçimde yaşayan gençlik. Kitap gazete okumayıp sorunlarını tartışmaktan kaçıp buna rağmen her şeyi bildiğini sanıyorlar. Popüler kültürün de etkisiyle gençleri futbol, dizi gibi hiçbir değeri olmayan şeylerle oyalıyorlar. Üniversitelerde birkaç tane politikayla ilgilenen kaldıysa da milliyetçiliğe hizmet etmekten başka bir şey yapmıyorlar. Fakat bundan utanıp kendilerine ulusalcı adını takıp, Uğur Cilasun’un deyimiyle “tatlı su solculuğu” yapıyorlar. Artık Yılmaz Erdoğan’ın “Ankara” şiirinde bahsettiği belkemiğine tehdit kürsüler üstünde çok sigara içen, hülasa kentte hukuk mukuk okumaya mümkünse o arada da memleketi kurtarmaya gelen Anadolu çocukları gitti. Onların yerine ayda otuz insan üzerinden otuz kitap okuduğunu söyleyen manken ablalarına özenen kızlar ve Acun abisini örnek alan erkek birikintileri geldi.
Eskiden düşünen, sorgulayan üniversite gençlerini polisler coplarla kafalarına vura vura terbiye ederlerdi. Şimdilerde ise okul yönetimleri ellerinde Demokles’in kılıcı gibi sallandırdığı bir silah bulunduruyor; “Disiplin Cezası”. Zaten nesli tüketilmiş olan radikal üniversite gençliğinden arta kalanları da böylece yola getirmeye çalışıyorlar. Ardından okuldan atılan bir öğrencinin kalbine son vuruşu yapan İstanbul Valisi Muammer Güler(ben hiç gülemiyorum) şu açıklamayı yapıyor; “Üniversiteliyi ceza caydırır” Üniversitelerdeki sivil polis sayısı neredeyse öğrenci sayısına yetişti. Oy birliğiyle gençleri okuldan atan öğretim üyelerinin gazetelerdeki kendi yaratıkları olan gençleri eleştiren (apolitik, marka giyen, düşünmeyen vb.) yazılarını görünce hallerine bir kez daha gülüyorum. Tıpkı Amerika karşıtı olan müzisyenlerin kullandıkları müzik aletlerinin de Amerikan malı olması gibi bir tarafları ne kadar ciddiyse diğer tarafları bir o kadar morondu. Sonunda bütün çabalar tohumlarını verdi. Ellerinde laptopla gezerek bilgi çağında yaşadığını sanan ve sosyal algısı sosyal bilgiyi geçemeyen kendine sosyal gençler çıktı. Yazımın sonunda üniversiteli arkadaşlarıma şunu öneriyorum; “Yaratanı sevme yaratılandan ötürü”.

okulumuzdaki dergi için yazdığım yazım paylaşmak istedim
Görüntüleme 335 Yorumlar 0 Blog Başlığını Email ile Gönder
« Önceki     Temel     Sonraki »
Toplam Yorumlar 0

Yorumlar

 

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:59 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Khaos.info