Oturdum karşına boyun eğerek
en eksiksiz halimle, gizli bir güdüyle itiraf etmeden isteyerek
baktım ellerine, iğneye, o iplik yumağına irkilerek
eklem yerlerine yaslandığım bir sandalyenin şikayeti namına o gıcırtılarında
Annemizin ninnilerine kulak kabartarak
Bir an baktın bana, azarladın utandırdın paylayarak
Akrabası,akranı gibi davrandın o sonsuz işkencenin
batırdın o iğneyi(değil miydi yapılmış kemikten?), ardında iplik önünde tenim...