Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Biyografiler



Georges Bataille

Biyografiler içerisinde Georges Bataille konusu: Kötülüğün, erotizmin ve ölümün yazarı Georges Bataille (d.10 Eylül 1897, Billom; ö.8 Haziran 1962, Paris) Fransız yazar, sosyolog, antropolog ve filozof. Nietzsche'nin izinde düşüncelerini geliştirmiş, gerçeküstücü düşüncenin geliştiricilerinden biri olmuştur. ...

Cevap
 
LinkBack Konu Araçları Stil
 
Alt 23-10-2007, 05:07
Janice - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Janice Janice isimli Üye şimdilik offline konumundadır
sui generis
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,328
Standart Georges Bataille


Kötülüğün, erotizmin ve ölümün yazarı Georges Bataille (d.10 Eylül 1897, Billom; ö.8 Haziran 1962, Paris) Fransız yazar, sosyolog, antropolog ve filozof. Nietzsche'nin izinde düşüncelerini geliştirmiş, gerçeküstücü düşüncenin geliştiricilerinden biri olmuştur. Kötülüğü üstlenen ve gizemsel yolculuklara dayalı iç deneyimlere dayanan bir ahlakın savunuculuğunu yapmıştır.

Bataille 1897'de Billom'da doğdu. 1900'de ailesiyle Reims'e taşındılar. 1917'den itibaren Paris'te "Ecole des Chartes"'de okudu ve ardından meslek eğitimini yaparken Bibliothèque nationale de France'de kütüphaneci olarak çalıştı. 1942'ye kadar burada çalıştı ama bu tarihtren sonra yakalandığı tüberküloz nedeniyle kütüphanecilik görevini bıraktı. 1949'da yeniden Carpentras'da kütüphaneci olarak göreve başladı, daha sonra aynı göreve Orléans'ta devam etti. Çeşitli etkili dergiler çıkardı (Documents (1928), Acéphale (1937), Critique (1936) gibi)."Collége de sociologe"nin çalışmalarını yönetti. Kimi zaman siyasal kimliğiyle de öne çıktı; aydınlarla çeşitli gruplar oluşturdu, etkinliklerde bulundu. Andre Breton ve Sartre ile sert polemikleri oldu. 1962'de Paris'te öldü. Kitaplarının tüm basımı 1972'de Foucault'nun desteğiyle gerçekleşti.

Bataille'de Hegel,Nietzsche ve Martin Heidegger gibi filozofların etkisi görülür; bunlar üzerinden düşüncede gerçeküstücülüğe yöneldiğini söylemek mümkündür.Bataille, Nietzsche'nin düşünce çizgisini yeni bağlamlarda uç noktalara kadar götüren bir felsefe yolu izler. Nietzsche Üzerine adlı denemesinde, yalnızca filozof Nietzsche'nin düşüncelerini aktarmakla sınırlı kalmaz, onun düşünceleriyle kendininkileri yeniden harmanlayarak, kendi gözünden Nietzsche değerlendirmesini ortaya koyar. Bu bir anlamda kendisini altüst etme pahasına Nietzsche'nin izinin sürülmesi, sorularının geliştirilmesi ve derinleştirilmesi, yeni sorularla alanın geliştirilmesi anlamına gelir. Aynı zamanda, faşistlerin Nitezsche'yi yanlış anladıklarını ve çarpıttıklarını ortaya koydu. Dilin sınırlarıyla boğuştu ve kendisi de bu sınırları kurcalayan filozofları etkiledi. Antropolojiyle ilgili olması, felsefesini bu alanın etkileriyle geliştirmesini sağladı. Yasaklar ve yasakların ihlali, onun düşünüşünün ana yönelimi oldu her zaman. Özellikle erotizm, cinsellik, ölüm ve şevhet üzerinden felsefesini geliştirdi. İç Deney adlı bir başka kitabında da felsefi görüşlerinin genel çercevesini verir gibidir Bataille.

Edebiyat ve KötülükKötülük konusu Bataille'nin merkezi konularından biridir, çünkü onun düşünce yapısında kötülük hayatın en temel gerçeklerinden biri olarak belirir. Kötülük Bataille'ye göre bir ahlaktan yoksunluk durumu, ya da ahlak yetersizliği değil, tam tersine verili ahlakı yadsıyan başka tür bir ahlakın koşuludur. Böyle alındığında, kötülük, yasakları aşmanın ve kuralları ihlal etmenin bir yoludur ve "yüksek ahlak" bunu gerektirir. Bataille, gerçek özgürlüğü yaşamı kışkırtmak ve aşmak olarak değerlendirdiğinden, özgürlüğü ve değerleri yeniden yaratmanın kötülükten geçtiğini, gidilecek en uzak yerin burası olduğunu söyler. Böylece konformist düşünce tarzından sakınılmış olunur. İyiliğin boyun eğdirici uzlaşmacılığından kurtulunulur. Ancak bunun için kötülüğün üstlenilmesinde cesaret gereklidir. Bunlara bağlı olarak, Bataille'ye göre edebiyat suçludur ve suçluluğunu kabul etmelidir. Yaratıcılığın kaynağı günahkarlık ve kötülüktür. Edebiyat kötülüğün bilgisiyle beslenir ve anlamlı bir etkinlik olmasını sağlayan da budur. Bataille, Michelet örneğini verir: Michelet'in yazamaz olduğu zamanlar evinden çıktığını, yol üstünde bulunan umumi tuvaletlere girerek oradaki havayı derin derin soluduktan sonra yeniden evine yazmaya döndüğünü anlatır. Edebiyat bu bağlamda ancak risk aldığında, yani tehlikeyi göze aldığında gerçekten adına layık bir konum kazanır. Bataille bu tür düşüncelerini özelikle edebiyatın lanetli yazarlarını değerlendirerek ortaya koyar; Bronte, Michelet, Blake, Baudelaire, Sade, Kafka, Genet gibi yazarlardır bunlar.


Gözün HikayesiAyrıca kendisi de kötülük eksenli edebi metinler de üretmiştir.Rahip C. ve Gözün Hikayesi bu noktada önemli bir etki yaratmıştır.Roland Barthes Gözün Hikayesi için şöyle demektedir:

"Bataille'ın uslüp olarak Sade'a pek çok şey borçlu olduğu doğrudur ama Sade, erotik kombinasyonların çetelesini tutarken, Bataille'de bir dizi nesnenin huzursuzluğuyla ve maddelerin keşfiyle karşılaşırız. Bataille'ın üslubu, insanın gerçek doğasına dokunuyor; çevrimler sonucunda bizi çarpıcı bir şeye ulaştırıyor: Edebiyata" (Kitabın içinde).
Aynı zamanda Bataille'den etkilenmiş bir yazar ve kuramcı olan Susan Sontag ise, kitabın arka kapağında;

"Gözün Hikayesi'ni bu kadar güçlü ve rahatsız edici yapan neden, Bataille'ın, pornografinin nihai anlamda cinselliğe değil, ölüme dair olduğunu daha iyi anlamasıdır.`Gözün Hikayesi` okuduğum bütün aykırı kitapların en aykırısıdır" demektedir.

Georges Bataille, 20. yüzyıl felsefesinde aykırı filozofların en aykırılarından biridir. Edebiyatta kötülüğün yazarı olduğu gibi, felsefede de aşırılığın yazarıdır. Aykırı olduğu kadar felsefeyi aşırılığa vardıran düşünürlerin temsilcilerinin de başında yer alır. Bataille Nietzsche'nin takipcilerindendir, özellikle "Tanrı öldü" fikrinden yola çıkarak, yeni bir etik düşünceye yönelir. Yalnızca bu yönelim bilinen etik yaklaşımları altüst etmekle kalmaz, temel kavramları da yerle bir eder. Tanrı yerine iç deney'i, masumiyet yerine günahkarlığı, kesinlik yerine imkansızı, cinsellik yerine erotizmi ve pornografiyi, iyilik yerine kötülüğü, huzur yerine tehlikeyi öne alarak yeniden düşünür Bataille. Vardığı yer felsefenin aşırılığıdır. Bu anlamda Foucault, Gilles Deleuze, Jacques Derrida gibi bir şekilde Nietzsche'nin takipcisi olan düşünürleri önemli ölcüde etkilemiştir. Bu düşünürler aynı zamanda dilin sınırlarına yönelirler ve gerçekliği sorunsallaştırırlar.
Alıntı ile Cevapla
  #1 (permalink)  
Alt 05-11-2007, 22:34
Janice - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sui generis
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,328
Standart

Kendimden utanıyorum. Yumuşak, etkileyebilen bir insan olacaktım ... yaşlandım.

Bundan birkaç yıl önce, kırıp döken, oyunun kurallarını bilen biriydim. Kuşkusuz bunlar bitti ve belki de hepsi yüzeyseldi. Eylem, sav o günlerde çok az risk taşıyordu!

Bana tüm gücüm parçalanmış gibi geliyor.

Savaş umutlarımı boşa çıkardı (politik dalavereleri dışında hiçbir şeyin yaşam hakkı yok;

bir hastalık beni tüketti;

sürekli bir kaygı sinirlerimi yıprattı (hastalık durumunu bir güçsüzlük olarak kabul edemiyorum);

ahlaksal düzlemde, sessizliğe indirgendiğimi hissediyorum (doruk onaylanamaz, hiç kimse onun adına konuşamaz).

Bunun karşısında kendimden emin bir bilinç var: Eğer bir hareket şansı varsa, bunu ikincil bir oyun gibi değil yaşamımı ortaya koyarak oynayacağım. Yaşlı, hasta ve sinirli olsam da yapım eylemcidir. Yorgunluğun kendin adadığı sınırsız (canavarca) verimsizliğe sonsuza dek katlanamam.


(Eğer, şu anki yaşamımda, bir an için kendimi bırakırsam, başım döner. Sabahın beşinde, üşüyorum, acımasızım. Uyumayı denemekten başka bir şey yapamıyorum.)


Yaşam tarafına mı? Ölüm tarafına mı? Bazen acı bir şekilde en kötüye gözümü dikiyorum: Dehşete dahil olamadan oynayamıyorum. Ve her şeyin kaybedildiğini biliyorum: Sonunda beni aydınlatabilecek olan günün bir ölü için parlayacağını biliyorum.

Bendeki her şey yaşama körce gülüyor. Bir çocuk hafifliğiyle yaşamın içinde yürüyorum, yaşamı taşıyorum.

Yağmuru dinliyorum.

Melankolim, ölüm tehditleri ve yok eden ama doruğu gösteren bu tür korku; bunların hepsini içimde hareket ettiriyorum, tüm bunlar yakama yapışıyor, beni boğuyor ... ama gidiyorum – daha uzağa gidiyoruz.

“Nietzsche Üzerine”
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 05-11-2007, 22:36
Janice - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sui generis
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,328
Standart

Ve zıvanadan çıkmış
bağırdım
umutsuzluk
nedir

Kalbimde gizlenen
ölü bir fare

fare ölüyor
kovalanıyor

ve elimin içinde dünya ölüyor
yatmadan önce
üflenmiş eski mum

hastalık dünyanın ölümü
ben hastalığım
ben dünyanın ölümüyüm.

Kalpteki sessizlik
şiddetli rüzgarın darbesiyle
şakaklarım öldüresiye atıyor
ve bir yıldız ayaktaki iskeletimin içine
kayarak düşüyor

Siyah
sessizlik göğü ele geçiriyorum
siyah ağzım bir koldur
siyah
siyah alvelerle
bir duvarın üzerine yazmak
mezarlığın boş rüzgarı
kafamın içinde ıslık çalıyor.

Bir adımın çılgın sessizliğii
bir hıçkırığın sessizliği
dünya nerede gök nerede

ve yolunu yitirmiş gök
deliriyorum.

Dünyayı yanıltıyorum ve ölüyorum
onu unutuyorum ve gömüyorum
kemiklierimin mezarlığına.

Ey yok gözlerim
ölü kafalı.

Umut
ey benim tahta atım
karanlıklarda bir dev
tahta bir at üzerindeki
bu dev benim.

Yıldızlı gök
Kızkardeşim
Lanetli insanlar
yıldız sen ölümsün
büyük bir soğuğun ışığısın

yıldırımın yalnızlığı
sonunda insanın yokluğu
belleğimi boşaltıyorum
ıssız bir güneş
adı siliyor

yıldızı görüyorum
sessizliği donduruyor
bir kurt gibi uluyor
yere sırt üstü düşüyorum
beni öldürüyor onu keşfediyorum.

Ey mezarlığın dibinde
katıksız gecenin parmakları arasında
oynanan zarlar

güneş kuşlarının zarları
sarhoş tarlakuşunun sıçraması
geceden çıkan
bir ok gibi olan ben

ey kemiklerin saydamlığı
güneşten sarhoş olan kalbim
gecenin gönderidir.

“Nietzsche Üzerine”
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 07-11-2007, 02:42
napolyon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
is god and unhappy
 
Üyelik Tarihi: 07-11-2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 342
Standart

hani bi sey olmak için bi seyler yapanlar vardır ya.eğreti durur tavırları konusmaları.bu adamlar aykırı olmak istemislerdir ve aykırı olmuslardır.isin güzel yanı hiçte eğreti durmamıs tarihe cuk diye oturmustur.iste bu adamlar bu kadar aykırıdır.paylasım çok güzelmis tesekkürler
__________________
her ne kadar inanmasam da,bir tanrının varolduğunu kabullenmek gerekir
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 08-11-2007, 23:05
Janice - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sui generis
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: ist
Mesajlar: 1,328
Standart

Alıntı:
napolyon´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
hani bi sey olmak için bi seyler yapanlar vardır ya.eğreti durur tavırları konusmaları.bu adamlar aykırı olmak istemislerdir ve aykırı olmuslardır.isin güzel yanı hiçte eğreti durmamıs tarihe cuk diye oturmustur.iste bu adamlar bu kadar aykırıdır.paylasım çok güzelmis tesekkürler
kesinlikle cuk diye oturmuşlar
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 16-11-2007, 21:47
napolyon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
is god and unhappy
 
Üyelik Tarihi: 07-11-2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 342
Standart

demet wittgenstein la ilgili farklı yorumlar var mı elinde.çok acil ihtilacım var.ama hayatı deil de tractatus die bi kitabı var onunla ilgili ufkmu açıcak bi seyler lazım.cevap yazarsan sevnirim
__________________
her ne kadar inanmasam da,bir tanrının varolduğunu kabullenmek gerekir
Alıntı ile Cevapla
Cevap

Etiketler
bataille, georges, georges bataille


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Stil


Benzer Konular
Konu Article Starter Kategori Cevaplar Son Mesaj
Şeyler / Georges Perec detays Edebi Mevzular 1 29-06-2007 20:47
Georges Politzer dorleon Biyografiler 0 08-02-2007 02:22


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:50 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Khaos.info