Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Biyografiler


Farabi (870-950)

Biyografiler içerisinde Farabi (870-950) konusu: FARABİ: 870-950 yılları arasında yaşamış olan İslam düşünürü. Sistemi Aristoteles mantığına dayanan akılcı bir metafizikten oluşan, Aristoteles'in sistemini Plotinos'un görüşleri yardımıyla, İslam inancı ile uzlaştırmaya çalisan Farabi, Tanrı'nın varoluşunu kanıtlarken, ...

Cevap
 
LinkBack Konu Araçları Stil
 
Alt 19-10-2007, 23:52
bLood - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
bLood bLood isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Henüz arızalanmış
 
Üyelik Tarihi: 15-10-2007
Mesajlar: 55
Question Farabi (870-950)

FARABİ:

870-950 yılları arasında yaşamış olan İslam düşünürü. Sistemi Aristoteles mantığına dayanan akılcı bir metafizikten oluşan, Aristoteles'in sistemini Plotinos'un görüşleri yardımıyla, İslam inancı ile uzlaştırmaya çalisan Farabi, Tanrı'nın varoluşunu kanıtlarken, Aristoteles'in akılyürütme çizgisini takip etmiştir. Ona göre, bu dünyadaki nesneler hareket etmekte, değişmektedirler. Dünyadaki nesneler hareketlerini bir ilk Hareket Ettiriciden almak durumundadırlar. Bu ilk Hareket Ettirici ise, Tanrı'dır. Farabi, varlık anlayışında, mümkün ya da olumsal varlıklar adını verdiği nesneler ile Tanrı arasındaki farklılık ve ayrılığı, mümkün varlıkların Tanrı'dan, ilk varlıktan sudur ettiklerini söyleyerek açıklamaya ve temellendirmeye çalisir. Farabi'ye göre, ilk varlık, Tanrı, varlık taşkını yoluyla evrendeki bütün varlık düzenini 'doğal bir zorunlulukla' meydana getirir. Evren Tanrı'nın değerine hiçbir şey katmaz. Yetkin bir varlık olan Tanrı'nın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Tanrı'yla evren arasındaki ilişkiyi, evrenin Tanrı'dan sudur, türüm yoluyla ve zorunlulukla çiktigini söyleyerek açıklayan Farabi'ye göre, evren aynı zamanda Tanrı'nın sonsuz cömertliğinin bir sonucudur. Tanrı, Farabi'nin sisteminde herşeydir. Tanrı seven, sevilen ve sevgidir. O bilen, bilinen ve bilgidir. Tanrı herşey olduğuna ve hiçbir şeye ihtiyaç duymadığına göre, Farabi bu noktada, mümkün varlıkların varoluşları için, Tanrı'nın yalnızca kendisini konu alan bilme faaliyetine başvurur. Buna göre, yaratıklar, Tanrı'ya en yakın 'akıllar' halinde Tanrı'dan çikip varlığa gelirler. Onun sudur, türüm anlayışına göre, Tanrı'nın kendi tözünü bilmesinden birinci akıl doğar; bu aklın Tanrı'yı bilmesinden ise, ikinci akıl türer. Böylelikle, ortaya sırasıyla 10 akıl çikar; onuncu akıl, etkin akıldır (aklı faal). Birinci aklın varlığı, Tanrı dolayısıyla zorunlu, ama kendi özünde mümkündür; ilk akıl, kendini bu niteliğiyle bildiği için, onun maddesinden birinci gök katı, formundan da (suretinden de) o gök katının ruhu sudur eder. Böylelikle on akıldan her birinin karşilığı olarak bir gök katı türer. Madde de Tanrı'dan sudur etmiştir. Belirsizlik demek olan madde, Tanrı'ya en uzak olan varlıktır. Etkin Akıl insan ruhunun da nedenidir. İnsan anlayışında, Farabi insanın ruh ve bedenden meydana geldiğini söyler. Bedenin yetkinliği ruhtan, ruhun yetkinliği ise akıldan kaynaklanmaktadır. Ruhun başlıca görevleri eylem, anlama ve algılamadır. Ona göre, bitkisel, hayvani ve insani olmak üzere, üç tür ruh vardır. Bitkisel ruhun görevi, bireyin yetişme ve gelişmesi ile soyun sürdürülmesi, hayvansal ruhu görevi iyinin alınıp kötüden uzak durulması, insani ruhun görevi ise güzelin ve yararlının seçilmesidir. Farabi ahlak anlayışında, insanın akıl yoluyla iyi ve kötüyü ayırt edebileceğini savunur. İnsan için amaç mutluluk, en büyük erdem de bilgeliktir. Farabi'ye göre, en yüksek iyi olan mutluluk, etkin akıl ile birleşmek yoluyla gerçekleşir. Zira, insan kendisini anlamak için evreni anlamak, evreni anlamak için de evrenin amacını kavramak durumundadır. Evrenin esas ve en yüksek amacını anlamak, insan için gerçek mutluluktur. İnsanın kendisini ve evrenin amacını anlamaya kalkışması ise, bilim ve felsefe yapmakla ilgili bir şeydir. İnsan aklının en yüksek düzeyde yetkinleşmesi, insan aklını Etkin Akıl'a yaklaştırır.


Ben, tanrıya borcluyum..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #1 (permalink)  
Alt 19-10-2007, 23:55
bLood - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Henüz arızalanmış
 
Üyelik Tarihi: 15-10-2007
Mesajlar: 55
Standart

-Şu dağa bak be kusursuz nasıl yaratmış tanrı..
demekle, Tanrı değer kazanmaz.

Felsefenin bel kemiği bence
__________________
Ben, tanrıya borcluyum..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 30-10-2011, 05:25
Kafadar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 16-10-2011
Mesajlar: 112
Standart

Farabi..

Farabi, kendisinden önce ve sonra gelen islam filozofları arasında batı'nın başvurduğu en önemli kaynaklardan biridir..Özellikle aristotalesçi felsefe batı ülkelerinde yayılmaya başlayınca, hristiyan diniyle Eflatun-Aristotales felsefesi arasında uzlaştırma yapmaya koyulan bütün hristiyan düşünürler, kilise babaları, arapça eserlerden çok yararlandılar.
Felsefeye mantık yolu ile giren Farabi, daha çok metafizik üzerinde durdu, felsefe ile İslam arasındaki ayrılıkları, uyuşmazlıkları, çelişmeleri mantık ilkelerine dayanarak gidermeye çalıştı.
Felsefenin temelinde dini değişmez bir öz olarak aldı ve aristotales mantığının verilerini gözönünde tutarak, İslam dininin felsefe açısından ele alınmasını gerekli gördü. Dinle felsefenin ayrılmaz bir bütün olduğunu, uyuşmazlıkların, temelde değil, dışta kalan yorumlarda, düşüncelerin değerlendirilmesinde görüldüğünü ileri sürdü. Yani hemen hemen yukarıda yazılanların bir tekrar oldu bu.. Farabi, belli bir düşünce ve anlayış ölçüleri içinde, İslam dinine felsefi bir nitelik kazandırmaya çalıştığından doğu'da İslam felsefesinin ilk koruyucusu sayılır..

İki satır cümle ile biter mi farabi, hiç biter mi?
İleriki bölümlerde illetü üla'dan, ez zaruriden, Farabi'nin Tanrısından efendime söylim Farabinin usülü aşktan falan bahsedeceğiz vallahi şimdi üşenmesem..

Gözlemle, dinle, sus, az yargıla, çok sor..(Bu sözü Farabi'nin sözü olarak hatırlıyorum yanlışsam peşinen nözür diliyorum efendim)..

Farabinin bu sözü beynimde ne şimşekler çaktırıyor yahu....Bizlerde de nedense hep bunun tamtersi olur..birileri bir şey söyler, anlamadan dinlemeden itiraz ederiz ..Bağırır çağırır o da yetmez yargılama kavramının anasını ağlatıp sakız gibi çiğneriz, uzattıkça uzatır, patlattıkça patlatırız o sakızı..
Ama hepsi o..
Onca hır gürün içinde kayda değer hiçbir şey söylemiş olmayız .. Yahu bi sus da dinle be yavrucum...Bu ne menem bir toplumsal hastalıktır ya hu..


Hiç fena değil..


Ara sıra estikçe çınlatacağım Farabinin kulaklarını..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 30-10-2011, 21:37
Adanaman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 28-10-2011
Mesajlar: 4
Standart

''Onun sudur, türüm anlayışına göre'' cümlesindeki sudur ve türüm ü anlayamadım mümkünse açıklarmısınız.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevap

Etiketler
farabi, 870950


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:15 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info