Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Biyografiler

Karl Kraus

Biyografiler içerisinde Karl Kraus konusu: Karl Kraus (1874-1936) Bohemya asıllı Avusturyalı yazar ve düşünür. Babasının isteğine uyarak Viyana'da hukuk öğrenimi görmeye başladı; ardından Felsefe ve Alman Dili ve Edebiyatı bölümlerine geçti; ancak bir süre sonra ...

Cevap
 
LinkBack Konu Araçları Stil
 
Alt 07-10-2007, 20:25
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
maria maria isimli Üye şimdilik offline konumundadır
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
Standart Karl Kraus

Karl Kraus (1874-1936) Bohemya asıllı Avusturyalı yazar ve düşünür. Babasının isteğine uyarak Viyana'da hukuk öğrenimi görmeye başladı; ardından Felsefe ve Alman Dili ve Edebiyatı bölümlerine geçti; ancak bir süre sonra öğrenimini yarıda bırakarak üniversiteyi terk etti. 1892-1899 yılları arasında,...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 08-02-2008, 03:10
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
Standart

Alıntı:
Tenere´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Bu yazının ilk paragrafı bana bunun gibi şeyler düşündürttü.Yanılmışım aslında,sanatsal ve felsefi anlamda tartışmaya değebilir benim açımdan olmasa da.
Kraus'un ûslubunda yargı ve emir kipleri hakim. Belki de bu yüzden bir deyişçi, deyişçi gibi tasnif etmese de kendisini karşı deyişçi de bir nevi deyişçi oluyor zaten. Edebî uğraş öznelliğin tavan yaptığı yazım alanı.
Şimdi benim sizde anlayamadığımsa şu, hem bazı şeyleri size düşündürtmüş hem de "tartışmaya değmez"...?
Bu kısmı hâlâ anlayabilmiş sayılmam.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #11 (permalink)  
Alt 08-02-2008, 06:08
Tenere - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
harvester
 
Üyelik Tarihi: 03-01-2008
Yaş: 31
Mesajlar: 198
Standart

Öncelikle gördüğüm, yazılarında bilimsellik gibi bir kaygı taşımadığını düşünüyorum.Yazdıkları, deyişleri çeşitli(matematiksel, holografik)göndermeler,vurgular, söz sanatları ve bunun ötesinde bazı ''kollektif bilinç'' yansımaları, ''Arketipler'' içeriyor.O yüzden sanatsal yanı vardır denilebilir.Ancak bu sanatsal yan benim için nasıl yapıdığını bildiğiniz bir ilüzyon numarası gibi, dolayısıyla etkili değil, daha neti benim için sanatsal değeri yok ve arketipler de ilk arketip etkisi yaratmıyor bende.Ama bu başkaları tarafından sanatsal yada felsefi anlamda tartışılamayacağı anlamına gelmiyor tabi.
__________________
I am an antichrist and I am an Anarchist...don't know what I want but I know how to get it.I wanna destroy the passer by cos I..I wanna be ANARCHY ! in TURKEY.

Konu Tenere tarafından (08-02-2008 Saat 06:12 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #12 (permalink)  
Alt 08-02-2008, 14:14
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
Standart

Alıntı:
Tenere´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Öncelikle gördüğüm, yazılarında bilimsellik gibi bir kaygı taşımadığını düşünüyorum.Yazdıkları, deyişleri çeşitli(matematiksel, holografik)göndermeler,vurgular, söz sanatları ve bunun ötesinde bazı ''kollektif bilinç'' yansımaları, ''Arketipler'' içeriyor.O yüzden sanatsal yanı vardır denilebilir.Ancak bu sanatsal yan benim için nasıl yapıdığını bildiğiniz bir ilüzyon numarası gibi, dolayısıyla etkili değil, daha neti benim için sanatsal değeri yok ve arketipler de ilk arketip etkisi yaratmıyor bende.Ama bu başkaları tarafından sanatsal yada felsefi anlamda tartışılamayacağı anlamına gelmiyor tabi.

Öncelikle birkaç deyişi okuyup da ivedi bir yargıda bulunmak çok da sağlıklı değildir elbette -daha evvel Kraus hakkında derinlikli bir çalışmanız olduysa, aydınlatınız beni-; önce bilimsel değil dediniz, bilimden vazgeçtiniz sanatsal değil dediniz, sonra da bana göre sanatsal değil ama başkalarına göre olabilir dediniz, dördüncü basamağı merak etmiyor değilim.
Başında da ifade ettiğim üzre; "özneldir, eyvallah".
Bir metnin sanatsal parametresini salt kolektif bilinç ve arketiple nasıl açıklayacaksınız, size bırakıyorum. Hele ki bir de sanattan bir illüzyon, el çabukluğu beklemek ki, sanatı tek boyutuyla ele alma uğraşı, sanat kıstaslarınızı hayli merak ettiriyor. Biliyoruz ki sanat doğayı filtreleyip ikinci elden sunan bir illüzyon, yansımadır zaten. Özellikle edebî metinler, söylediğinden de öte söylemedikleriyle de ilintilenir. Tabii beğeni de özneldir nihayetinde, yineleyerek vurgulamalı.

Kraus'a dönecek olursak, Jung'ın «anima» ve «animus»undan yararlanmanın fevkalade mühim olduğunu düşünüyorum deyişlerini alımlama serüveninde. Anima erkeklerin dişil kolektif bilindışı, animus da kadınların eril kolektif bilinçdışı diyebiliriz kabaca. Zihnî evrim sürecinde tıpkı heykeltraşın ilk spatula darbeleri gibi kalıcı olan her erkeğin içinde bir kadın figürünün izleri gibi, her kadının içinde de erkeksîlik vardır, Jung bu birleştirici arketiple ceninin ilk haftalarındaki biseksüelliğin ayrıştırılmasıyla, şekillenmesinden söz eder, ama asla tam dişi ya da tam erkek yoktur der. Kraus'u bu anlamda değerlendiriyor ve içindeki öfkeyi dışa yansıtırken özellikle karşı cinsten değil, içindeki hemcinsiyle karşı cinsinin bütününden bir «düşmanlık» yarattığını düşünüyorum. Kraus'un kimi deyişleri de, Schopenhauer'un 'tam insan karşı cinse muhtaciyet duymaz'daki başkaldırıyla örtüşüyor. Salt kişilere değil kendi "ben"ine yönelmiş bir serüvenci kısacası. İyilikten çok kötülüğe meraklıyım demiştim bir başka forumda da, çünkü zıtlıklar dünyasında diyalektik açıdan iyi'nin var olabilmesi için kötü'nün de derinlerde ya da belki de bizzat yanıbaşında bulunması gerekiyor. Bu anlamda da mutlak iyilik ve mutlak kötülük kavramlarına inancım kalmıyor elbette, ortaya çıkarttığı «gri»nin peşindeyim diyebilirim.
Nasıl bir örnek versem konunun tam da burasında; örneğin müşkül bir durumunda yardım ettiği bir kadına, tecavüz etmek isteyen bir erkek düşünün: kadına yardımcı olurken bir yandan da onun çıplak bedenini zorbalıkla arzuladığını. Eğer ki bu ikinci arzuyu görmezden gelirse, bastırır ve yok sayarsa ileride çok daha sıkı patolojik etkileriyle baş etmek durumunda kalacak ve bilinç dışına itmeye çalıştığı kimi duygulanımları, düşünceleri, fantazileri onda çoklu kişilik bozukluğu dahi yaratabilecektir; kimse sürekli iyilik'e göre eğilimlenemez, ilkel bir iyilik dürtüsü gibi ilkel bir kötülük dürtüsü de aynı bünyede her daim hazır bekler. Bi zaman gelir adam her gece rüyalarında kadınlara tecavüz eder bulabilir kendini.
Kraus'un, bu mânada "kötü"sünün üzerine gidip, karanlık, kuytu yanını kabullenip, yazım aracılığıyla pür idealizmden sıyırabildiğini ve denetim altına alabildiğini düşünüyorum. Bu onun aydınlanma yöntemi. Bu anlamda dahi hem felsefî hem de sanatsal açıdan dikkate değer bir deyişçi kendileri.
Ha sizin 'kolektif bilinç', 'arketipler', hilesi ortada 'illüzyon'lar vs gibi bu haliyle birbirine bağlamakta güçlük çektiğim ve -bencesi- açımlamaya gerek duyan saiklerden ötürü Kraus'u zihninizde "çöp"e taşıma eyleşiniz salt muhalif olma güdüsü taşımıyorsa, Kraus hakkında bu kısacık forumdan da öte özel araştırma ve kaynaklarınız varsa, elbette açılımlarınızı dinlemekten keyf alırım.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #13 (permalink)  
Alt 09-02-2008, 00:14
Tenere - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
harvester
 
Üyelik Tarihi: 03-01-2008
Yaş: 31
Mesajlar: 198
Standart

Kraus hakkında bir değerlendirme yaptığımı mı ifade ettim ben; yoksa alıntılanan ilgili yazıları hakkında mı?Evet bilimsel değil dedim ve yazdığı şeyleri bilimsel ilkelere, kaidelere uydurmak gibi bir kaygı taşıdığını görmediğimi ifade ettim.Yani alıntılarda bilimsel argümanlar sunduğunu iddia etmediğini düşündüğümü belirttim.Sanatsal değer görecelidir.Alıntılar sanatsal içeriğe sahip olabilir başkaları için ama benim için bir değer taşımıyor diye düzelttim daha sonra da.Her hangi bir metnin sanatsal yanı olduğunu salt kollektif bilinç yada arketiplerle açıklamak gibi bir eylemde bulunduğumu nereden çıkardınız?Ben ayrıca bazı kollektif bilinç yansımaları ve arketipler de ihtiva ettiğini açıkladım yazdıklarımı tekrar okursanız, görebilirsiniz.Sanattan el çabukluğu yada ilüzyon beklemek de benim sahip olduğum düşüncelerden değil.Dedim ki yazıların sanatsal yanı benim için nasıl yapıldığını bildiğiniz bir ilüzyon numarası gibi.Yani burada sanat kelimesi yerine bir sanat olan ilüzyonu kullandım zaten sizin de ifade ettiğiniz gibi.Beni şaşırtmayan, heyecanlandırmayan, etkilemeyen, ben de merak uyandırmayan şey benim için sanatsal etkiye sahip değildir ve dolayısı ile beni hedef aldığında sanatsal değildir, ancak başkası söz konusu olduğunda gayet sanatsal olabilmektedir.
Mutlak iyilik ve mutlak kötülük kavramlarına benim de inancım yok, daha doğrusu bunu kabul etmem için yeterli bilimsel bulgu olmadığı gibi aksini kabul etmem için yeterince bilimsel bulgu mevcut.Trafik ışıklarında beklemekte olan ve kendisine yardım etmenizi isteyen kör bir insanın yanına gittiğinizi düşünün.Fiziksel yaptırıma başvurmadan kişinin sadece bir söylem ile güvenli bir şekilde karşıdan karşıya geçmesini sağlayacak potansiyeliniz de vardır onu ölüme itecek potansiyeliniz de.Yeşil yandığında geçebileceğini söylerseniz kişiye iyilik yapmış olursunuz, kırmızı da geçmesini söylediğinizde de kişinin ölümünden yada ciddi zarar görmesinden sorumlu olabilmeniz muhtemeldir.Jung bunu ''Karşıtlıklar İlkesi'' ve ''Eşitlik İlkesi'' ve ''Entropi İlkesi'' üçleme ilkeler şeklinde açıklar.Ayrıca der ki; iyi bir eylemde bulunduğu durumlarda, icra ettiği iyi eylemin karşıtı olarak kötü bir eylemde de bulunabileceğini görmezden gelen ve bununla yüzleşmeyen kişiler, bu karşıt eylemleri ''kompleks'' şeklinde bir yerde biriktirirler.Yani Jung'a göre Kompleks, bir konu etrafında kümelenen bastırılmış düşünceler ve duygular paternidir.Yine Jung'a göre bu kompleks daha sonraki dönemlerde kişinin hayatında kendini çeşitli patolojik ve olumsuz yansımalarla açığa vurma eğilimindedir.
Ben Kraus'un bu bağlamda bir dahi yada pür idealizmden(felsefi anlamda) uzaklaşan biri olduğunu değil tam tersini düşünüyorum.Jung'un bahsettiği kavramlar felsefi anlamda ''pür idealizm'' üzerine kuruludur.Yada Uzak Doğu Mistisizm'i veya Brahmanizm, Budhizm ile de çok benzer görüşler ve anlayışlar dahilinde ilkelerini oluşturmuş biridir Jung.''Karşıtlıklar İlkesi'', ''Dualite'' anlayışından pek de farklı sayılamaz.Yada ''Eşzamanlılık'' anlayışından ulaştığı sonuçlar da Brahmanizm'de, Tasavvuf'da yeri olmayan şeyler değillerdir kesinlikle.Arketipler'e ise neredeyse bütün ezoterik inanışlarda(idealizm dahil) rastlamak mümkündür.Eğer Kraus'a bu sebeplerden ötürü dahi diyorsanız buna katılmam mümkün değil.
__________________
I am an antichrist and I am an Anarchist...don't know what I want but I know how to get it.I wanna destroy the passer by cos I..I wanna be ANARCHY ! in TURKEY.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #14 (permalink)  
Alt 09-02-2008, 00:27
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
Standart

Jung'ı bir başka forumda da konuşabiliriz, velakin ben burada yalnızca Kraus'la ilişkilendirdiğim kuramlarından bahsettim Jung'ın. Bana litaratür bilgisi veriyorsunuz Tenere, lakin bağlantılarla ilgili yenice bir açılımda bulunmuyorsunuz, böyle bir bilgiye ihtiyacım yok, bilgi üzerine yeni bir "şey" konduğunda özgün ve kıymetlidir nazarımda. Kraus benim de dahîlerimden değil, ama metinleri yukarıda da bahsettiğim nedenden ötürü kayda değerdir ve ûslup güzelliği taşır.
Edebî metinler bilimsellik taşıma gibi bir kaygı gütmezler. Sizin için sanatsal da değilmiş, mümkün, herkes pilav sevmeyebilir.
Sanatsal bulduğunuz yenice (nette olmayan) metinleri eklemeniz dileklerimle, kim bilir belki de aynı kişiye dahi diyebileceğimiz bir ortak "dev"iminiz çıkar.
Katılımınız için teşekkürler.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #15 (permalink)  
Alt 09-02-2008, 01:21
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
Standart

"Sanattan haz duyanlar iki türe ayrılır.
Bazıları iyiyi, iyi olduğu için över, kötüyü kötü olduğu için yererler.
Diğerleri, iyiyi iyi olduğu için yerer, kötüyü kötü olduğu için över.
Bu türlerin ayırt edilmesi son derece basittir; birincisine rastlanmaz çünkü. Yani bu konuda eğer bir üçüncü kategori işin içine karışmasaydı, şaşmaz bilgiye kolayca sahip olunabilirdi. Bunlar, iyi olmasına rağmen, iyiyi övenler ve kötü olduğu halde, kötüyü yerenlerdir.
Sanata ilişkin şeylerdeki tüm karışıklığa, bu tehlikeli tür yol açmıştır. İçgüdüleri, onlara doğru olmayanı belirtmeleri buyruğunu verir, ama onlar kasten doğru olanı belirtirler.
Sanatsal duyarlılığın dışında yatan nedenleri vardır onların.
Sanatçı, ona övgüler yağdıran snobizm olmaksızın yaşayabilir.
Onu karalayan ahmaklık olmaksızın yaşaması ise, pek muhtemel görünmüyor."
Karl Kraus, 'Deyişler ve Karşı Deyişler', Syf: 49

Konu maria tarafından (09-02-2008 Saat 01:24 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #16 (permalink)  
Alt 09-02-2008, 01:37
demkaçkını - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
....!
 
Üyelik Tarihi: 22-09-2007
Mesajlar: 337
Standart

ahmakları ahmak yapan sanatçıyı tanımadan ve de özellikle anlamadan yermeleridir ki aslında söyledikleri de kendi fikirleri değildir ve maalesef her yerde bolca vardırlar.

demiş bir bilirkişi
__________________
Ben Ben'im
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #17 (permalink)  
Alt 09-02-2008, 02:07
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
Standart

Aslında haklısın Demkaçkını, bu hataya sıklıkla düşülür. Derrida forumunda da konuşulmuştu buna dair bir durum, yapısalcıların salt metinden hareket etme yöntemleri karşısında ben metnin yazarının biyografisi, yazın hayatındaki öyküsü ve hatta toplumsal ve tinsel gerçekliğinden soyutlandırmaksızın bir bütün olarak alınıp içselleştirilmesi gerekliliğine inanıyorum. Büyük çaba ve çileli bir yol bu nihayetinde. Yoksa sanatçıyı dışlamak çok kolaya kaçmak olur. Yergi ya da övgü'yü de edebî eleştiriye dair bulmuyorum.
Eleştirmeni bu bağlamda, hükmeden, yeni değerlemeler yaratan ve nihayet kendi öznel yargılarıyla yenice anlatım yaratan gibi algılamak olası.

Bu bağlamda aslında bahsettiğim özelliğin aşağı yukarı tüm okuyucularda olduğunu düşünmek olası, amma ayak üstü "iyi" ya da "kötü" türü bir beğeni sunmayı "eleştiri" kapsamına dahil etmek tehlikeli olabilir, ben bu türe "tenkitçilik" kavramını yakıştırıyorum, herkesin kendi iyi veya kötüsünü seçme yeteneğine sahip olduğu akla yatkın takdir edersin ki.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #18 (permalink)  
Alt 09-02-2008, 02:59
Tenere - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
harvester
 
Üyelik Tarihi: 03-01-2008
Yaş: 31
Mesajlar: 198
Standart

Alıntı:
demkaçkını´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
ahmakları ahmak yapan sanatçıyı tanımadan ve de özellikle anlamadan yermeleridir ki aslında söyledikleri de kendi fikirleri değildir ve maalesef her yerde bolca vardırlar.

demiş bir bilirkişi
Biraz ağır kaçmış yazdıkların bilir kişi.Sanatçıyı yeren biri oldu da bu konuda ben mi göremedim?Şu yaptığını çok kötü yapmış, bunun yerine şunu yapsa daha iyi olurmuş,çok kötü şeyler yazmış diyen mi oldu yada?Ben yerme eylemi gerçekleştirmiş kimse göremedim.Bu yazdıkların konuyla ilgili yazılanları okuyup, özellikle anladıktan sonra yazdığın kendi fikirlerin miydi bilir kişi?
__________________
I am an antichrist and I am an Anarchist...don't know what I want but I know how to get it.I wanna destroy the passer by cos I..I wanna be ANARCHY ! in TURKEY.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #19 (permalink)  
Alt 09-02-2008, 03:13
demkaçkını - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
....!
 
Üyelik Tarihi: 22-09-2007
Mesajlar: 337
Standart

üzerine neden alındığını anlayabilmiş değilim sana bir laf söylediğimide hatırlamıyorum. maria nın eklediği yazıda ahmaklardan bahsediyor bende ona istinaden cevap verdim. ayrıca herşeye yanıt yetiştirmeden önce konuyu okumanı rica ederim.
__________________
Ben Ben'im
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevap

Etiketler
karl, karl kraus, kraus


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Stil


Benzer Konular
Konu Article Starter Kategori Cevaplar Son Mesaj
Karl Marx - F.Engels: KOMÜNİST PARTİSİ MANİFESTOSU akeboshi Felsefe 2 12-03-2007 21:54


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:21 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info