Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Biyografiler

Diogenes (Diyojen)

Biyografiler içerisinde Diogenes (Diyojen) konusu: 412-320 yılları arasında yaşamış olan, ve kendine yetme ile sadelik ilkelerine dayanan Kinik yaşam biçiminin öncülerinden çileci düşünürdür. Hakkında doğruluğu kuşkulu pek çok öykü anlatılan Kinik Diogenes hakkında, onun gündüzleri ...

Cevap
 
LinkBack Konu Araçları Stil
 
Alt 27-09-2009, 11:09
kaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kaos kaos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Anarşi!
 
Üyelik Tarihi: 23-10-2007
Yaş: 37
Mesajlar: 957
Standart Diogenes (Diyojen)

412-320 yılları arasında yaşamış olan, ve kendine yetme ile sadelik ilkelerine dayanan Kinik yaşam biçiminin öncülerinden çileci düşünürdür.

Hakkında doğruluğu kuşkulu pek çok öykü anlatılan Kinik Diogenes hakkında, onun gündüzleri Atina sokaklarında elinde fenerle dolaşarak, dürüst bir adam aradığı söylenir. Atina'da gelenekçiliğe karşı bir tavır alan Diogenes, toplumdaki yapaylıklara ve uzlaşımsal değerlere meydan okumuş ve, her tür yerleşik kuralın insanın doğallığına aykırı düştüğüne inandığı için, toplumun tüm yerleşik kurallarına karşı çıkmayı, uzlaşımsal ölçü ve inanışların çoğunun boş olduğunu göstermeyi ve insanları yalın ve doğal bir yaşam biçimine çağırmayı amaçlamıştır.

Ona göre, sade bir yaşam tarzı, sadelikten başka, örgütlenmiş, dolayısıyla uzlaşımsal toplumların görenek ve yasalarını da önemsememek anlamına gelir. Diogenes, doğaya aykırı bir kurum olan ailenin yerini, kadınların ve erkeklerin tek bir eşe bağlı olmadığı, çocukların ise bütün toplumun sorumluluğunda bulunduğu doğal bir durumun alması gerektiğini savunmuştur. Diogenes yoksulluk içinde yaşadığı, halka açık yerlerde yatıp kalktığı ve yiyeceğini dilenerek topladığı halde, herkesin aynı şekilde yaşaması gerektiğini savunmamıştır. Onun tek amacı, kişinin en kısıtlı yaşam koşullarında bile, mutlu ve bağımsız olabileceğini göstermek olmuştur.

Diogenes'in savunduğu yaşam tarzının ilk ilkesi kendine yetme, yani kişinin, mutluluk için gerekli her şeyi kendi içinde taşıyabilmesi ilkesidir. İkinci ilke olan 'utanmazlık', kendi başına zararsız olan bazı eylemlerin hiçbir şekilde yapılamayacağını öne süren uzlaşımları umursamamak anlamına gelir. Bu ilkeden yola çıkarak yerleşik davranış kalıplarına uymadığı için, kendi açısından sade ve doğal, toplumsal değerler açısındansa sefil denebilecek bir yaşam dürdüğü için, Diogenes'e kinik denmiştir.

Onun üçüncü ilkesi, yozluğu ve kendini beğenmişliği açığa vurmaktan ve insanları yenilenmeye yöneltmekten asla çekinmemek anlamında 'sözünü sakınmazlık'tır. Diogenes'in dördüncü ilkesine göre, ahlaki yetkinliğe ancak yöntemli eğitimle, iradenin gücünü sınayan pratik egzersizlerle ulaşmak mümkün olabilir.


fuck the system!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #1 (permalink)  
Alt 09-11-2011, 19:09
Kafadar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 16-10-2011
Mesajlar: 198
Standart

Efendim, gösterişin ve şaşanın her türlüsünden uzak duran ve her fırsatta servetin hor görülmesi gereken şeylerden biri olduğunu anlatan adamımız, söylediklerine yaraşır şekilde her mevsim yalınayak dolaşmış, tapınak kapılarında dilenmiş ve bir fıçıda yaşamayı seçmiştir..

Söylentiye göre tüm eşyası bir adet su çanağından ibaret olup, birgün çeşmeden avucu ile su içen bir çocuk görünce 'bu çocuk bana fazla eşyam olduğunu hatırlattı' diye haykırıp su çanağınında hakkından gelmiştir...

Bir de büyük aleksander meselesi var ki aman aman dillere destan..
Şarkılara, türkülere çeşit çeşit şiirlere konu olan ve yeri geldiğinde günlük hayatta da söylemekten çekinmediğimiz bu söze değinmeyecek olursam Diyojen'inin hakkını teslim etmemiş olurum ki alla muhafaza..

haaa, bunu diyemezsem o zaman boşuna yazmış olurum onca şeyi yazık olur çünkü hepsi bu söz içindi...

hemmen alıntılayalım please..

Büyük büyük aleksander birgün bizimkinin yanından geçiyormuş, bunun istifini bozmadığını görünce, büyüklük bende kalsın diyip 'bir dileğin var mı' diye sormuş bunun üzerinede bizimki 'var, gölge etme başka ihsan istemem ' demiş..
Aleksander aldığı cevaba çok sinirlenmiş ve nedenini sormuş..
Diyojen; “Sen benim esirimin esirisin, bana ne yardımın olabilirki? Ben nefsimi kendime esir ettim, onun tüm isteklerini çiğnedim. Nefsim, ayaklarımın altındadır. Sen ise nefsinin esirisin, işin gücün, servet, saltanat, azamet. Nefsinin İstekleri ardında koşuyorsun.” ...demiş..

Diyojenin yada eflatunun değişiyle namı diğer çılgın sokratesin bu sözü ne amaçla söylediğini biliyoruz ama günlük hayatta tuhaf bir söylenişi var bu sözün..Sahibinin maksadını aşmış daha çok laf giydirme merakına alet olmuş gibi..

Pehhh
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevap

Etiketler
(diyojen), diogenes, diyojen


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Stil


Benzer Konular
Konu Article Starter Kategori Cevaplar Son Mesaj
Diogenes ve İskender caligula Felsefe 1 02-04-2009 21:28


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:12 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info