Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Biyografiler

Frida Kahlo

Biyografiler içerisinde Frida Kahlo konusu: Modern resmin sürrealist öncüsü Frida Kahlo, keder yüklü trajik yaşamı ve resim sanatındaki dehasının yanı sıra, Küba Devrimi’ni destekleyen komünizm savuculuğu ve biseksül tercihleriyle, yaşarken efsane olmayı başaran ender feminist ...

Cevap
 
LinkBack Konu Araçları Stil
 
Alt 29-11-2008, 10:07
Bianet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bianet Bianet isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 01-11-2008
Mesajlar: 34
Standart Frida Kahlo

Modern resmin sürrealist öncüsü Frida Kahlo, keder yüklü trajik yaşamı ve resim sanatındaki dehasının yanı sıra, Küba Devrimi’ni destekleyen komünizm savuculuğu ve biseksül tercihleriyle, yaşarken efsane olmayı başaran ender feminist ressamlardan biridir.


Sürrealist resim sanatında, Salvador Dali’yi bile gölgede bırakan Meksika’nın efsanevi kadın ressamı Magdalene Carmen Frida Kahlo Calderon, 6 Temmuz 1907’de Meksika’nın Cayoacan şehrinde doğar. Adı Almanca’da “barış” anlamına gelen Kahlo’nun babası, Nazi Almanyası’ndan kaçan bir Macar Yahudi’si; annesi ise, Kızılderili kökenli İspanyol’dur. Ailesinin dört kızından üçüncüsü olan Frida, kendine doğum günü olarak Meksika devrimi’nin gerçekleştiği 7 Temmuz 1910 tarihini seçerek, hayatını modern Meksika’nın doğum gününde başlatır.

Yaşamı boyunca Küba Devrimi’ni destekleyen Frida Kahlo, okuldayken anarşist bir gruba dahil olarak politik görüşlerini sanatıyla birleştirir. Altı yaşındayken geçirdiği çocuk felci nedeniyle bir bacağı özürlü kalan Frida, kendine “tahta bacak Frida” adını takacak kadar kendisiyle barışık bir kişiliğe sahipti. Yetişme çağında, Ulusal Hazırlık Okulu’na devam ederek sanat, edebiyat ve felsefeyle ilgilenen Frida, dönemin önemli entelektüelleriyle arkadaşlık eder. 19 yaşındayken geçirdiği trafik kazasıyla, tüm yaşamı değişen Frida, yaşamı boyunca hastaneler ve doktorlar arasında mekik dokudu.

32 defa ameliyat olan Frida Kahlo’nun çocuk felci nedeniyle özürlü olan sağ bacağı kesilir. Hastaneden çıktıktan sonra ailesinin teşvikiyle resim yapmaya başlayan Frida, büyük fiziksel acılar çekmesine rağmen hasta yatağının tavanındaki aynaya bakarak, oto portreler yapmaya başlar. 1972’de yürümeye başlayan Frida, döneminin ünlü sanat ve politik çevrelerine de girmeye başlar.

Devrimci Bir Feminist
1929’da Meksika Komünist Partisi’ne üye olan Frida, bu dönemde Meksika’nın Michelangelo’su olarak anılan Dieogo Riviere ile tanışır. Bir süre sonra evlenen çift birlikte Amerika’ya giderek 1933’e kadar orada yaşar. Fırtınalı bir beraberlik sürdüren ikili, Frida’nın sağlık sorunu nedeniyle çocuk sahibi olamaz ve Riviera’nın onu aldatması yüzünden 1939’da ayrılırlar. Bir yıl sonra yeniden barışan çift, Kahlo’nun çocukluğunu yaşadığı duvarları masmavi boyalı ünlü “Mavi Eve” yerleşir. Frida Kahlo evliliği süresince marjinal bir hayat yaşar ve Rus Devrimi’nin önde gelen isimlerinden Troçki’yle birlikte olur.

Troçki’nin karısının bu ilişkiyi öğrenmesi üzerine ayrılırlar. Frida, Troçki’ye düzenlenen suikast sonucu sorgulanır ve Amerika’daki Riviera’nın yanına döner. Erkekler kadar kadınlarla da gizlemediği ilişkiler yaşayan Frida Kahlo’nun özgür cinselliği tablolarına da yansır. Psikanalitik bir bağlamda, sürekli ölümle iç içe yaşadığı bir hayatı; sanatın ölümcül tutkusuna transfer etmeyi başararak cinsel arzu ile yaşam arzusunu resmine yansıtır.

1938’de New York’ta açtığı ilk sergisi, ona muazzam bir ün getirir. 1930’da Paris’te sergi açan Frida, 1943’te Esmeralda adlı sanat okulunda ders verir. 1950’de sağlık nedenleri dolayısıyla hastaneye yatırılan Kahlo, 1953’te yeniden ilk kişisel sergisini Meksika’da açar.

Ölmeden önce tamamladığı son tablosu, Yaşasın Yaşam olan bir natürmorttur. Kendi oto portrelerine takıntılı olan Frida, yatağını tavanındaki aynadan bakarak “gündüzlerinin celladı olan geceyi” yansıtır tuvallerine. Picasso’ya “bir insan yüzlerini onun kadar iyi çizmeyi bilmiyoruz” dedirten Frida, beslediği papağan ile maymunun portresini de yapar.

Sürrealist Gerçekçilik
Resimleri sürrealist olarak tanımlansa da bu tanımı reddeden Frida, acısını ve hüznünü aktardığı tablolarıyla Meksika kültürünü ve devrimci ruhunu sanatına yansıtır.

Resimlerinde sembolik, gerçekçi ve sürrealist bir teknikle kendi acısını ve cinselliğini anlatan Frida, resimle kendini yeniden doğurur ve bu doğumu, Doğumum adlı tablosuna bütün çarpıcılığıyla yansıtır. Andre Breton’un desteğiyle açtığı serginin getirdiği uluslarası ünle, tablolarından para kazanmayı başaran Frida, Kandisky’nin de dikkatini çeker. Çerçeve adlı tablosu, bugün Louvre Müzesi’ndedir.

Tablolarının büyük bir çoğunluğuysa bugün, sanatçının fanatiği olan ve 2002’de çekilen ünlü ressamın yaşamını anlatan Frida adlı filmde oynamak için kıyasıya bir mücadele vererek, rolü Salma Hayek’e kaptıran ünlü pop yıldızı Madonna’nın koleksiyonundadır. Doğduğu, ünlü “Mavi Ev” ölümünden sonra bir müze haline getirilen Kahlo, bugün hâlâ “Fridamani” olarak adlandırılan bir çılgınlıkla sevilen, resim sanatının efsanevi isimlerinden biridir. Yaşamını kısıtlayan bedensel ve ruhsal acılarını, sanatsal yaratıcılığıyla aşan ünlü ressamın yeteneği kadar cesareti de hayranlarını etkiler.

Sanattaki feminizmi ve politik kimliğinin yanı sıra, biseksüel cinsel yaşamıyla da bir çok insanı ve sanatçıyı etkileyen Frida Kahlo, devrimci ruhuyla bugün edebiyattan, toplumsal cinsiyet çalışmalarına da kadar bir çok disipline ilham kaynağı olan modern eserleriyle ölümsüzleşmiştir.(YK/EÜ)

BİA Haber Merkezi - İstanbul
29 Kasım 2008, Cumartesi
Yeliz KIZILARSLAN
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #1 (permalink)  
Alt 01-12-2008, 14:15
грязи у порога
 
Üyelik Tarihi: 06-11-2008
Mesajlar: 38
Standart

"İnsanın çarpışmanın farkına vardığı, ağladığı doğru değil. Gözümden bir tek damla yaş akmadı ve demir çubuk, kılıcın boğayı delmesi gibi beni deldi geçti."

insanların zoraki bir tanımlamaya sokulmasından daha trajik bir durum olamaz. anlayamamanın verdiği tedirginlikden ve korkulardan olsa gerek herşeyi ve her bireyi sanal olarak yaratılan kavramlara dahil edilmesi insanın içindeki bulunduğu derin çelişkilerden beslenen bir tavır olarak görmek gerekir.

frida sadece kendisini ifade eden biridir ne bir öncü nede birilerini gölgede bırakmak gibi bir çabası olmadığını kendiside ifade etmiştir buna rağmen ikinci ve üçüncü kişilerin zoraki olan yakıştımalarının bir değeri yoktur.

bir diğer noktada herkesin kendi dünyasından bakarak ve kendi düşüncelerini pekiştirmek için başka bir bireyi kullanması ve düşüncelerine zorla dahil etmesi kabul ettiği kavramlara göre yargılaması düşüncelerini bir başkası üzerinden pekiştirmeye çalışmasıda benlikdeki öz veya tözün eksikliğinden olsa gerek.

sanıyorum frida sadece firida olarak kendisini ifade ediyordu. -ist veya -izm'lerle anılmak veyahut öncü olmak gibi istemide yoktu, düşünceleri ve kabulleri onu frida olmakdan çıkarmamaıştır olsa olsa sadece fridacılık yapıyordu.

son olarak neden resim yaptığına dair yani sanat, acılarından kaynaklı içten gelen gerilimlerinin dışarıya yansıtarak acılarına tedavi uygulamasından başka birşey değildi, buda insanın neden çizdiğine veya yazdığına dair önemli bir gerçekliği belirtmektedir. sanatın ve düşüncenin var oluşundaki temel özü kendisi bizzat ifade etmiştir.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 09-12-2008, 22:40
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 27-11-2008
Nerden: fizan
Mesajlar: 49
Standart

Harika bir biyografisi var...
Bir sohbette gecmisti ve cok daha farkli bir hikaye anlatilmsiti. Yazip kafalari karistirmak istemem simdi. Bu yada baska anlatim farketmiyor. Varsa bir hikayen böyle olmali dedirtiyor insana.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 09-12-2008, 23:47
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
-
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,329
Standart

Harika bir biyografisi var. Ve bir adam uğruna kendini parçalamış...

Kısaca, aslında çok bildik bir biyografisi var. Böyle bu işler.
__________________
Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 11-12-2008, 18:30
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 27-11-2008
Nerden: fizan
Mesajlar: 49
Standart


Farkli yerlerden okumani tavsiye ederim burda yazilmis bilgiler fazlasiyla yetersiz. Bir adam ugruna kendini parcalamis olmasi biseyi degsitirmez. Bütün yasadigi hastaliklara ragmen sanatindan ve yasamindan büyük izler birakmistir. Latin Amerikanin en taninmis ressamlarindandir. Felc hastaligi ardindan gecirdigi kaza kocasiyla evliligi onun ihanetleri, politik yasami en sonunda akciger hastaligi ve ölümü... Bütün bu olumsuzluklara ragmen verdigi mücadele gipta edilesidir. Yapabileceginin en iyisini yapmis kahramanca bir hayat sürmüstür.
Öyle ima ettigin gibi salt arabesk degil yani. Senin var mi böyle bir hikayen benim yok...
Yarin göcüp gitsek üc bes sevenimiz disinda kimsenin umrunda olmaz onalrda bir süre sonra unutur gider zaten
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 12-12-2008, 13:23
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 13-07-2008
Mesajlar: 6
Standart

"Belki sulugözüm ama gözyaşlarımın hep haklı bir nedeni vardır! Eğer ağlamaya da gücüm olmasaydı herhalde ölürdüm. İşte böyle, yine ağlamak istiyorum. Sevinçten mi, hüzünden mi, ben de bilemiyorum..." demiş Frida Kahlo. Ben de onun hayatını okurken bu cümleleri defterimin bir köşesine not almışım. Belki de o an kendimi gördüm Frida da. Bazen 'ağlamak güçsüzlüğün göstergesi değil' diye haykırasım geliyor şaşkın gözlerle gözyaşlarımı izleyenlere. Ağlamama neden izin vermiyorlar artık? "Hadi ağlama artık, bi yüzünü yıka" --rahat bırakın beni!-- Her neyse uzattım. Bence de farklı yerlerden de okunmalı Frida Kahlo'nun hikayesi. Bir de filminin olduğunu da eklemeliyim.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 12-12-2008, 22:08
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
-
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,329
Standart

Alıntı:
marji´isimli arızadan alıntı Mesajı göster

Farkli yerlerden okumani tavsiye ederim burda yazilmis bilgiler fazlasiyla yetersiz. Bir adam ugruna kendini parcalamis olmasi biseyi degsitirmez. Bütün yasadigi hastaliklara ragmen sanatindan ve yasamindan büyük izler birakmistir. Latin Amerikanin en taninmis ressamlarindandir. Felc hastaligi ardindan gecirdigi kaza kocasiyla evliligi onun ihanetleri, politik yasami en sonunda akciger hastaligi ve ölümü... Bütün bu olumsuzluklara ragmen verdigi mücadele gipta edilesidir. Yapabileceginin en iyisini yapmis kahramanca bir hayat sürmüstür.
Öyle ima ettigin gibi salt arabesk degil yani. Senin var mi böyle bir hikayen benim yok...
Yarin göcüp gitsek üc bes sevenimiz disinda kimsenin umrunda olmaz onalrda bir süre sonra unutur gider zaten
Frida hakkında yeterince okumuşluğum vardır. Bana ait nihai değerlendirmemi yazdım, belki size fazla basit hatta vulgar gelmiş olabilir. Bugünlerde ise, yaşamla ilgili olarak bana her şey nihayetinde öyle gelmekte. Hiçbirşeyi o denli allayıp pullamaya, süslemeye gerek olmadığı gibi, bu dediğimin de hafife almak ya da bayağılaştırmakla alakası yok. Buna sadeleştirmek de denebilir bana göre; insanoğlu nihayetinde temel birkaç kavramın çeşitlemelerini sergilemekle meşgul. Ortada yüzlerce kavram falan yok ve bu kavramların üzerine inşa edilebilecek binlerce de açılım... Ben sadece bunu demek istemiştim. Düşünülenleri hakkıyla açıklayacak kadar çok yazınca okunmuyor, az yazınca da işte böyle yeterince açıklanamıyor. Ayrıca son bir söz: Sade olan temeldir, Frida da bu temellikten sanat çıkartabilmiş olağandışı bir değerdir. Onu hafifsediğim sanılmasın. Yoruma gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim.
__________________
Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevap

Etiketler
evin, frida, frida kahlo, hüzünlü, kadını, kahlo, mavi


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:08 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info