|
|
| Biri Bana Anlatsın Ne? Ne zaman? Nerede? Nasıl? Neden? Kim? |
Forum hakkındaki bazı düşüncelerim...Biri Bana Anlatsın içerisinde Forum hakkındaki bazı düşüncelerim... konusu: " ...ben bugün sokağa sıçan bir köpek gördüm, bunu sizinle paylaşmak istedim diyen birisine biz seni istemiyoruz diyebilme hakkına sahip değilsiniz. O birisinin hayata baktığı açı sizin baktığınız açıdan biraz ...

23-01-2008, 23:08
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 31-12-2007
Mesajlar: 207
|
|
"...ben bugün sokağa sıçan bir köpek gördüm, bunu sizinle paylaşmak istedim diyen birisine biz seni istemiyoruz diyebilme hakkına sahip değilsiniz. O birisinin hayata baktığı açı sizin baktığınız açıdan biraz küçük veya biraz büyük olabilir. O birisi için, sokağa sıçan köpek devrimden, ılımlı islamdan, kapitalizmden vesair çok daha paylaşılası, çok daha anlamlı çok daha zekice olabilir.
Kendi kontrolunu sağlayıp, sağa sola sıçmak yerine sokağa sıçan köpeği anlatması ve sizin buna tahammül edebiliyor oluşunuz sizin hayalini gördüğünüz anarşizmin ta kendisi olabilir. Fikir sahibi olmak salt edebiyat, bilim, siyaset ve felsefe hakkında fikir sahibi olmak değildir..." Alıntı/deJa
Kendisyle tamamen zıt görüşlere sahip olduğum fakat bu meyanda muaazam bir zekâya sahip, yazdığı her konuya hakim, bazen yazdıklarıyla "Âdâb-ı Muaşeret" sınırlarını zorlayan, ama her zorlamasında bir hikmet bulunan, edebiyatçı ustalığında kelimelerle oynayıp, cümlelere göbek attıran, karşısındakini övüyormuş gib yapıp kimselere çaktırmadan "Ti" ye alan, sıkıldığında başkalarının sayfalar dolusu izahla açıklayamadıklarını iki satırla yazıp "Oniki" den vuran bir Zât-ı Muhterem tanımıştım.
Fikri sahada ki ayrılıklarımız sebebiyle kendisi ile pek anlaşabidiğimizi söyleyemem. Ama her yazdığını okudum ve bir hayli istifade ettim. Forumlar da kendisine "Üstad" diye hitap ettiğim yegane insandır.
Yazınızıda ki akıcılığı ve konuyu açıklmada ki kıvrak zekanızı görünce, bizim eski "Üstad"ı hatırlayıverdim birden...

Ahlaki temeli sağlam olmayan bir toplum, -ruhunda arta kalmış barbarlık duygusunun da tesiriyle- soyguncularına karşı hayranlık duyar.
Andre Maurois
Konu Erdoğan tarafından (23-01-2008 Saat 23:31 ) değiştirilmiştir..
|

24-01-2008, 08:39
|
 |
kızıl arıza Багэр
|
|
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 35
Mesajlar: 887
|
|
Hadi der birisi yürüyelim,alır kendinizi gidersiniz.Kumandayı uzatrımısın dersiniz,zaping isteyince canınız.Yerdeki taşa uzanır eliniz,barikatı arkasından en uzağa atabilmeyi hesap ederken beyniniz.Titrediğini hissedersiniz yanınızdayken,bi adım sokulup sarmalamaya çalışırsınız.Şaraptanmıdır yoksa öpüşmenin etkisimidir diye şaşarsınız,henüz ayrılmamışken dudaklarınız.Bi an durup bakmalı desiniz,ağaca tünemiş bir çift serçenin yan yana duruşundaki romantizmin etkisiyle...Konuşursunuz,dokunursunuz,dinlersiniz, seyredersiniz,tadarsınız...algılarınızla birçok yaşamsal kırıntıyı paylaşırsınız,kendinizle veya bir başkasıyla...reel de herşey nettir,somuttur.Ara sıra algılar farklı seçkilerdeyken,dikkat yoğunlaşması yaşamışken başka alanlara belki ozaman ufak tefek yanlış anlamalar olur,fakat burası internet yada intersanal,harbiden sanala ama...burada yapılabilinecek tek eylem,yazmak ve okumak.Herhangi bir mimik görülmez,gözler görülmez,titremeler,kızarmalar görülmez.Daha dikkatli olmalı insan,beklemeli,birşeyi okudupunda az beklemeli,hemen yorum yazmaya gerek yok.Acil yorum yazınızı uyarısı hiç bir paylaşımın sonunda yok nasılsa.Sorun,yanlış anlamalardır,eksik anlamalardır,anlayamamalardır,anlaşılamamaladır...
bir de özgürlük olayı var...internet özgürlüktür diye bir şey yok bence...buralar oldu olalı özgürlükler çoktan yitip gitti,özgürlüğün tanımı değişti...kişilik haklarına özgürlük denmeye başladı.Ne zordur oysa özgürlüğü elde etmek,kan gerekir özgür olabilmek için KAN...her dilediğini yapabilmek değildir özgürlük,illada kullanmak gerekmez bu hakı,olur olmaz kullanılırsa kaosa,düzensizliğe yol açar...evrensel gerçekler,normlar yoktur ama yinede etik denen bir şey vardır,öz denetim,adap gerekir bazen,tutmak gerekir kendini...özgürlüklerimiz bir başkasının kişilik haklarını ihlal ediyorsa,yada kişilk haklarımız bir başkasının özgürlüğünü...susmalı bazen...saygıyla başlar paylaşım,sevgiyle son bulur...referans noktası saygı olmayan bir paylaşım hiç bir zaman anlamlı bir sevigiye ulaştırmaz...
saygılarımla...
imza dediğin nedir ki?...solumayı bilmiyosak yaşamı,iz bırakmaya değermi?....Кызыл Багэр
|

24-01-2008, 18:49
|
 |
teoride normalim
|
|
Üyelik Tarihi: 23-11-2007
Yaş: 36
Mesajlar: 419
|
|
Alıntı:
maria´isimli arızadan alıntı
Metniniz çok manidar Naftalin. Ama bir hususta takdir ettim sizi, iki gündür yazmadığınız foruma yazma cesareti göstermeniz sevindirici.
Şimdi ûslubun nasıl öznel bir belirleyici olduğunu size uzun uzun anlatacak değilim, ki son derece derinlikli bir edebî konudur aslında. Velakin yukarıda içerikten dem vuran kimi arkadaşları okuduğunuz üzre, ûslup da aynı özgürlükler alanına giriyor. İdeal ûslup ya da mutlak parametreleri olmadığı gibi zevklere göre şekilleniyor. Kimsenin bir diğerinin ûslubunu öteleme hakkı yoktur, olsa olsa beğenmeme hakkı vardır ki, öznel beğeniler de sahibini bağlar. Bu forumda fikirlerini hiç beğenmediğim ama ûslubuna hayran kaldığım insanlar oldu, fikirlerini beğenip de ûslubundan hazzetmediklerim de. Aynı şey benim için de geçerli.
Ki benim ûslupla ilgili ihtimamım edebî alandaki çabamdan kaynaklı bir durum.
Ama hiçbir koşulda bu onların ne demek istediklerine bakmamı engellemedi. Çünkü benim için en öncelikli olan neyin nasıl söylendiği değil, "ne" söylendiğidir. Tavsiyemdir Naftalin.
Kaldı ki burada herkesle ortak bir dil yakalamamız mümkün değil, herkesin içre ve dışra etkileyicileri başka başka; eğitim, yaş, kültür, içsel varoluşsal kaygılar, farkındalık vs vb vd. Burada yalnızca küfür ve hakaret konusunda ideal bir dil oluşturma mecburiyetimiz var, hepsi o. Ancak böylesi bir yönsemede birbirimizi uyarabiliriz de elbette. Yukarıda okuduğunuz sayfalarca forumda böyle bir hal, sizin deyiminizle "tarz" içine giren var mı?
"Daha yumuşak bir dil"den kastınız size göre daha yumuşak bir dil ise (ki öyle görünüyor) bunun bir ideali olmadığını, sizin ya da diğerlerinin keyfine göre de şekillenemeyeceğini takdir edersiniz ki, hepimizin kabullenmesi lazım.
Konunun özüyle de ilgili fikirlerinizi almak isterim, söylediklerinizden çıkarsayamadım da; kopyala-yapıştır metinlerin sıklıkla sitede yer almasını istiyor musunuz, yoksa karşı mısınız bu duruma?
|
Sn maria.
Sizde takdir edersiniz ki ben bu formun bakıcısı, kontrolü ya da benzeri biri değilim. Bir üyeyim sadece. Bu nedenle ve ayrıca (şu sıralar) kendime ayıracak vaktim kısıtlı olduğundan benim için öncelikli olan konulara ve işlere eğilmeyi tercih ediyorum, sanrım bunda da bir sakınca yok. Dolayısıyla benim için pek de önemli olmayan bir konuyu sürekli takip edip bir şeyler yazma zorunluluğum da yok. Aslında bir şeyler yazma zorunluluğum yok. Kopyala yapıştır konusu hakkında düşündüğüm ise; konunun kendisinden çok yazılan satırların, satır arasında bulunanlar daha çok dikkatimi çekti diyebilirim. Ve bunlardan biri de kullanılan dildi. Çok basit şekliyle şöyle diyeyim “küllüğü ver” demekle “küllüğü verir misin “demek arasında fark vardır ve her iki cümlenin sonucu (küllüğü vermek olsa da) farklıdır. Biri kalıcı olur diğeri kırıcı. Ve herkes , her zaman duygularını geri planda tutamayabilir, hal böyle olunca yanlış anlamalar daha çok olur. Anlaşmak için yazmıyorsak önemli değil tabi.
isteyen kopyalayıp yapıştırsın isteyen kendi yazsın, isteyen hiçbir şey yapmasın, beni bağlamıyor . keyfe göre şekillenecek bir durum olmadığından sanırım  ben istediğimi alıyorum istemediğimi bırakıyorum. Herkes kendinden sorumludur. Her an herkese laf yetiştirmek ya da öğreten adam modunda olmak gibi bir düşüncem yoktur. Formun her köşesini bilmek gibi bir iddiam da yoktur. Kısaca kafama göre takılıyorum, her yazımdan ya da cevaplamadığım bir sorudan ya da iddiadan dolayı yargılamak isteyen varsa yargılasın, hatta idam etsin, benim için bu kadar vakit harcayana da kabalık yapmam tabi ki  herkesin kendi keyfi bilir. oldukça uzun bir yazı oldu daha fazla uzatmayayım Nokta
|

24-01-2008, 20:28
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 31-12-2007
Mesajlar: 207
|
|
Yahu ben mi mevzuyu anlamadım -ki olabilir mümkündür- yoksa üyeler üslûp konusunda mı anlaşamıyorlar ?
Her üyenin konulara bakışı ve yazma biçimi farklıdır. Bu biçimi oluşturmak veya değiştimek de öyle kolay iş değildir. Üslup benim için mesajımın anlaşılır olması açısından önemlidir.
Yoksa "Ulan senin ananı avradını.." diye başlayan hakaret ile, Tanzimat züppelerienin, "Çok kıymetli validenizin gayr-ı meşru dest-i izdivâcını taleb ederim efendim" cümlesi de sonuçta aynı kapıya çıkar. Bazen öyle "Kibarca" yazılmış görünen mesajlar vardır ki içerisinde ki yüklü ironi nedeniyle en ağır hakaretten daha fazla müessir olabilir.
Bir şekil de bilgisayar kullanmayı öğrenebilmiş her insan yazdıklarının muhatabını incitip incitmeyeceğini bilir. Önemli olan sözü söylemesini becerebilmektir.
Hikaye bu ya, Fi tarihinde bir padişah gece rüyasında tüm dişlerinin döküldüğünü görmüş. Uyanır uyanmaz "Tiz müneccim başı huzura getirile.!" diye gürlemiş. Rüyayı dinleyen müneccimbaşı, "Devletlû hünkârım. Bütün yakınlarınız, sevdikleriniz, akrabalarınız eşiniz ve çocuklarınız gözünüz önünde ölecek. Hepsinin ölümlerine şahit olacaksınız." demiş.
Bunları duyan padişah bütün öfkelenmiş.
"Çabuk şu herifi zindana tıkın. 100 değnek vurun"
Daha sonra rüyasını tabir ettirecek yeni müneccimler aramış. Nihayet komşu bir ülke de şöhreti her yana yayılmış bir müneccim tavsiye edilmiş kendisine. Hemen huzura getirlmiş. Padişah gördüğü rüyayı anlatmış
Padişahı sükûnetle sonuna kadar dinleyen müneccim,
"Efendim. Bu ne kadar güzel bir rüya. Allah sizin ömürünüzü uzatmış. Çevrenizdeki tüm insanlardan daha uzun yaşayacaksınız."
Bu tabire pek memnun olan padişah yeni münecime 100 kese altın vermelerini emretmiş.
Dedik ya... Kıssadan hisse.!!!

Ahlaki temeli sağlam olmayan bir toplum, -ruhunda arta kalmış barbarlık duygusunun da tesiriyle- soyguncularına karşı hayranlık duyar.
Andre Maurois
|

24-01-2008, 20:39
|
 |
Normale dönmüş
|
|
Üyelik Tarihi: 20-06-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 28
Mesajlar: 898
|
|
Konumun kilitlenmesini rica ediyorum. 
İlgili arkadaş gereğini yaparsa memnun olurum. 
|

24-01-2008, 20:49
|
 |
...
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
|
|
Alıntı:
naftalin´isimli arızadan alıntı
Sn maria.
Sizde takdir edersiniz ki ben bu formun bakıcısı, kontrolü ya da benzeri biri değilim. Bir üyeyim sadece. Bu nedenle ve ayrıca (şu sıralar) kendime ayıracak vaktim kısıtlı olduğundan benim için öncelikli olan konulara ve işlere eğilmeyi tercih ediyorum, sanrım bunda da bir sakınca yok. Dolayısıyla benim için pek de önemli olmayan bir konuyu sürekli takip edip bir şeyler yazma zorunluluğum da yok. Aslında bir şeyler yazma zorunluluğum yok. Kopyala yapıştır konusu hakkında düşündüğüm ise; konunun kendisinden çok yazılan satırların, satır arasında bulunanlar daha çok dikkatimi çekti diyebilirim. Ve bunlardan biri de kullanılan dildi. Çok basit şekliyle şöyle diyeyim “küllüğü ver” demekle “küllüğü verir misin “demek arasında fark vardır ve her iki cümlenin sonucu (küllüğü vermek olsa da) farklıdır. Biri kalıcı olur diğeri kırıcı. Ve herkes , her zaman duygularını geri planda tutamayabilir, hal böyle olunca yanlış anlamalar daha çok olur. Anlaşmak için yazmıyorsak önemli değil tabi.
isteyen kopyalayıp yapıştırsın isteyen kendi yazsın, isteyen hiçbir şey yapmasın, beni bağlamıyor . keyfe göre şekillenecek bir durum olmadığından sanırım  ben istediğimi alıyorum istemediğimi bırakıyorum. Herkes kendinden sorumludur. Her an herkese laf yetiştirmek ya da öğreten adam modunda olmak gibi bir düşüncem yoktur. Formun her köşesini bilmek gibi bir iddiam da yoktur. Kısaca kafama göre takılıyorum, her yazımdan ya da cevaplamadığım bir sorudan ya da iddiadan dolayı yargılamak isteyen varsa yargılasın, hatta idam etsin, benim için bu kadar vakit harcayana da kabalık yapmam tabi ki  herkesin kendi keyfi bilir. oldukça uzun bir yazı oldu daha fazla uzatmayayım Nokta
|
Ben dürüst olmayı severim. Alasıyla. İki gündür dedim velakin ilk günden itibaren yazışıyorduk özelden bizzat da konudan kaynaklı. Gayet sakil bir dille bana eksi puan verenlerden biriydiniz "beğenmezsen okuma kardeşimmm"cilerdeniz, sizi yalnızca bana "sen" demeniz hususunda uyardım biliyorsunuz ilkten; şimdi de sanıyorum "ay şekerim ben o işlerle uğraşmıyorum meşgulum" tarzı çalımkâr halleriniz beni ancak bu kısa metni yazmaya sevk eder, hepsi o.
Sizin satır aralarındaki niyet okuyuculuğunuz ise beni bağlamaz. Gel otur ile geç otur arasındaki farkı alasıyla bilirim ama bazıları nedense illa ki geç otur denmesini arzularlar ısrarla, onlara ne kadar "gel otur" deseniz de anlayamazlar.
Ve bu forumda artık bana olan garezin kusulmasından farklı şeyler görmek istiyorum, tek dileğim o, yoksa kişiler gelir geçer, baki kalan sorunlar olur...
Ve Erdoğan, aslına bakarsanız "yüklü ironik hakaret" de zeka ister, nice taşlama yazmış ozanlarımız da bunu maharetle kullanmışlardır, kıssadan hissenizden bunu çıkarsadım.
Bu forumda High Hopes'e (kendisi de dahil) özel bir öfkeyle böyle bir konuyu değindiğimi düşünenler var ise, küçük beyinleriyle başbaşa bırakıyorum kendilerini...
Kilitlenmek mi, gayet doğal bir talep ama konuşamadığımız her vakit de yöneticiden kilit talebi istememizi çok sıkıntılı karşılıyorum.
Virgül... 
Konu maria tarafından (24-01-2008 Saat 20:51 ) değiştirilmiştir..
|

24-01-2008, 21:08
|
 |
Buffalo Soldier
|
|
Üyelik Tarihi: 13-09-2007
Nerden: Mersin
Mesajlar: 382
|
|
Bak işte Hıgh hopes Bir konu açtı herkes katıldı 
|

24-01-2008, 22:27
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 10-10-2007
Nerden: mugla
Yaş: 20
Mesajlar: 48
|
|
high hopes a katılıyorum...
|

24-01-2008, 22:39
|
 |
teoride normalim
|
|
Üyelik Tarihi: 23-11-2007
Yaş: 36
Mesajlar: 419
|
|
sn maria cinsiyet ile ilgili konuda sizden sonra bir şey yazmadığım için olayı kuyruk acım olduğuna getiren mesajlar aslında bu konudan önce idi . burada dile getirdiğim bazı düşüncelerimi nike konusunu okurken o bölüme yazmamayı tercih ettiğimden dolayı özetle eksi puan olarak dile getirdim . mesajlar bundan sonra başladı ve önceki satırlarda belirttiğim kuyruk acısı (  ) konusuna geldi bu da oldukça ilginç bir durum.kaldı ki mesajlarımdaki hava size gıcıklığım var modunda da değildi. aslında bunu anlatmak içinde epey uğraştım (en azından bir mesajda) anlatamadığımı anlayınca da vaz geçtim. herkes birbiriyle dört dörtlük bir iletişim kurmak zorunda değildir bilindiği üzere.
satır aralarında niyet arandığını bilmiyordum malesef satır arası bana başka şeyler ifade eder. lügat farklılığı sanırım.
yazılan her cümleye neden bu kadar tepki verilir anlayabilmiş değilim. eksi puan almak sizi bağlamıyordu sanırım ama nedense her seferinde dile getiriyorsunuz bunu, ilginç. yazmak istedikten sonra çok şey bulunur, hatta bulunmasına gerek yok kabak gibi ortada olan bir çok şey var. ama bunları yazmanın bana bir şey katacağını sanmıyorum, hatta eminim. o yüzden sn. maria lütfen son sözü siz söyleyin...
|

25-01-2008, 00:50
|
 |
offline
|
|
Üyelik Tarihi: 08-02-2007
Mesajlar: 368
|
|
Alıntı:
maria´isimli arızadan alıntı
Ben dürüst olmayı severim. Alasıyla. İki gündür dedim velakin ilk günden itibaren yazışıyorduk özelden bizzat da konudan kaynaklı. Gayet sakil bir dille bana eksi puan verenlerden biriydiniz "beğenmezsen okuma kardeşimmm"cilerdeniz, sizi yalnızca bana "sen" demeniz hususunda uyardım biliyorsunuz ilkten; şimdi de sanıyorum "ay şekerim ben o işlerle uğraşmıyorum meşgulum" tarzı çalımkâr halleriniz beni ancak bu kısa metni yazmaya sevk eder, hepsi o.
Sizin satır aralarındaki niyet okuyuculuğunuz ise beni bağlamaz. Gel otur ile geç otur arasındaki farkı alasıyla bilirim ama bazıları nedense illa ki geç otur denmesini arzularlar ısrarla, onlara ne kadar "gel otur" deseniz de anlayamazlar.
Ve bu forumda artık bana olan garezin kusulmasından farklı şeyler görmek istiyorum, tek dileğim o, yoksa kişiler gelir geçer, baki kalan sorunlar olur...
Ve Erdoğan, aslına bakarsanız "yüklü ironik hakaret" de zeka ister, nice taşlama yazmış ozanlarımız da bunu maharetle kullanmışlardır, kıssadan hissenizden bunu çıkarsadım.
Bu forumda High Hopes'e (kendisi de dahil) özel bir öfkeyle böyle bir konuyu değindiğimi düşünenler var ise, küçük beyinleriyle başbaşa bırakıyorum kendilerini...
Kilitlenmek mi, gayet doğal bir talep ama konuşamadığımız her vakit de yöneticiden kilit talebi istememizi çok sıkıntılı karşılıyorum.
Virgül... 
|
hanımefendi, düşüncelerinizi dile getiriş şeklinizi esefle karşılıyorum. İnsanları küçük beyinli olmakla itham etmek, dürüst olmayan davranışlarda bulunduklarını ima etmek, sizin seviyenizde, eğitim almış, kendini geliştirmiş, medeni ve bir o kadarda nazik bir bayana yakışmayacak türden şeyler.
Umuyorum ki sizde yaptığınız yanlışın farkına varırsınız.
artık bu odadaki rüzgarın sesi kadar bile yoksun..
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:42 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Khaos.info
|
|
|
|