|
|
| Bilimsel Mevzular Bir soru daha sorabilme sanatıdır bilim. |
Dünyamızdaki Hassas Dengelere Birkaç ÖrnekBilimsel Mevzular içerisinde Dünyamızdaki Hassas Dengelere Birkaç Örnek konusu: Yerçekimi; -Eğer daha güçlü olsaydı: Dünya atmosferi çok fazla amonyak ve metan biriktirir, bu da yaşam için çok olumsuz olurdu.
-Eğer daha zayıf olsaydı: Dünya atmosferi çok fazla su kaybeder, ...

04-01-2008, 21:08
|
 |
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 10-11-2007
Nerden: Westanbull
Yaş: 21
Mesajlar: 434
|
|
Dünyamızdaki Hassas Dengelere Birkaç Örnek
Yerçekimi;-Eğer daha güçlü olsaydı: Dünya atmosferi çok fazla amonyak ve metan biriktirir, bu da yaşam için çok olumsuz olurdu.
-Eğer daha zayıf olsaydı: Dünya atmosferi çok fazla su kaybeder, canlılık mümkün olmazdı.
Güneş'e uzaklık;-Eğer daha fazla olsaydı: Gezegen çok soğur, atmosferdeki su döngüsü olumsuz etkilenir, gezegen buzul çağına girerdi.
-Eğer daha yakın olsaydı: Gezegen kavrulur, atmosferdeki su döngüsü olumsuz etkilenir, yaşam imkansızlaşırdı.
Yer kabuğunun kalınlığı;-Eğer daha kalın olsaydı: Atmosferden yerkabuğuna çok fazla miktarda oksijen transfer edilirdi.
-Eğer daha ince olsaydı: Hayatı imkansız kılacak kadar fazla sayıda volkanik hareket olurdu.
Dünya'nın Kendi Çevresindeki Dönme Hızı;-Eğer daha yavaş olsaydı: Gece gündüz arası ısı farkları çok yüksek olurdu.
-Eğer daha hızlı olsaydı: Atmosfer rüzgarları çok çok büyük hızlara ulaşır, kasırgalar ve tufanlar hayatı imkansızlaştırırdı.
Ay ile Dünya Arasındaki Çekim Etkisi;-Eğer daha fazla olsaydı: Ay'ın şiddetli çekiminin, atmosfer şartları, Dünya'nın kendi eksenindeki dönüş hızı ve okyanuslardaki gelgitler üzerinde çok sert etkileri olurdu.
-Eğer daha az olsaydı: Şiddetli iklim değişikliklerine neden olurdu.
Dünya'nın Manyetik Alanı;-Eğer daha güçlü olsaydı: Çok sert elektromanyetik fırtınalar olurdu.
-Eğer daha zayıf olsaydı: Güneş Rüzgarı denilen ve Güneş'ten fırlatılan zararlı partiküllere karşı Dünya'nın koruması kalkardı. Her iki durumda da yaşam imkansız olurdu.
Albedo Etkisi (Yeryüzünden Yansıyan Güneş Işığının, Yeryüzüne Ulaşan Güneş Işığına Oranı)-Eğer daha fazla olsaydı: Hızla buzul çağına girilirdi.
-Eğer daha az olsaydı: Sera etkisi aşırı ısınmaya neden olur, Dünya önce buzdağlarının erimesiyle sular altında kalır daha sonra kavrulurdu.
Atmosferdeki Oksijen ve Azot Oranı:-Eğer daha fazla olsaydı: Yaşamsal fonksiyonlar olumsuz şekilde hızlanırdı.
-Eğer daha az olsaydı: Yaşamsal fonksiyonlar olumsuz şekilde yavaşlardı.
Atmosferdeki Karbondioksit ve Su Oranı:
-Eğer daha fazla olsaydı: Atmosfer çok fazla ısınırdı.
-Eğer daha az olsaydı: Atmosfer ısısı düşerdi.
Ozon Tabakasının Kalınlığı-Eğer daha fazla olsaydı:Yeryüzü ısısı çok düşerdi.
-Eğer daha az olsaydı:Yeryüzü aşırı ısınır, Güneş'ten gelen zararlı ultraviole ışınlarına karşı bir koruma kalmazdı.
Sismik (Deprem) Hareketleri-Eğer daha fazla olsaydı: Canlılar için sürekli bir yıkım olurdu.
-Eğer daha az olsaydı: Okyanus zeminindeki besinler suya karışmaz, okyanus ve deniz yaşamı dolayısıyla bütün Dünya canlıları olumsuz etkilenirdi.
Hugh Ross, The Fingerprint of God: Recent Scientific Discoveries Reval the Unmistakable Identity of the Creator, Oranga, California, Promise Publishing, 1991, s. 129-1329
Konu SberK tarafından (04-01-2008 Saat 21:15 ) değiştirilmiştir..
|

22-12-2008, 00:39
|
 |
eppur si muove
|
|
Üyelik Tarihi: 09-06-2008
Nerden: olympos / beşiktaş
Yaş: 23
Mesajlar: 128
|
|
|
eğer odamdaki halının ucu biraz daha kıvrık olsaydı takılıp düşerdim
kaynak: Hugh Ross, The Fingerprint of God: Recent Scientific Discoveries Reval the Unmistakable Identity of the Creator, Oranga, California, Promise Publishing, 1991, s. 129-1329
|

22-12-2008, 18:29
|
 |
_b/s/en s/b/enim *
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Yaş: 23
Mesajlar: 1,287
|
|
|
Konu başlığında geçen iddiaların bir çoğu geçersiz.. Çünkü bu verilerin hiçbiri sabit değil, değişkendir..
Örneğin; Yerçekimi, dünyanın hiçbir yerinde sabit değildir.. Kutuplarda, ekvatora göre daha fazladır veya yüksek kesimlerde, alçak kesimlere göre daha azdır..
Aynı şekilde, güneşe olan uzaklıkta her zaman değişkenlik gösterir.. Dünyanın güneşe olan en uzak konumu ile en yakın konumu arasında (?) milyon kilometre kadar fark vardır. (Ne kadar olduğunu tam bilmediğim için soru işareti koymakla yetindim.. Ama isteyen googledan da araştırabilir).. Yani dindarların, her zaman söylediği ''Güneşe 1 cm daha yakın olsaydık yanardık, 1 cm daha uzak olsaydık donardık'' cümlesi, bilimsel bilgiler ışığında yerle bir olmuştur..
Dünyanın kendi etrafında dönme hızı, gün geçtikçe artmaktadır.. Hiçbir şekilde sabit değildir..
Su oranı, ozon tabakası kalınlığı gibi etmenlerde aynı şekilde değişkenlik gösterir..
Diğer konularda ise pek bir bilgim yok .. Ama diğerlerinden bir çoğunun da değişkenlik göstereğini düşünüyorum..
Zaten kitabın ismine baktığımız zaman da, bu bilgilerin hiçbir bilimsel değer taşımadığını anlıyoruz.. Hipotez bile olamayacak bir iddia (Intelligent design) üzerine yazılmış anti-bilimsel bir çalışma.. Bu yüzden pek ciddiye almamak gerek..
Bunun dışında dünyamız goldilock alanında bulunduğu için, canlılığın oluşmasına uygun bir ortamdadır.. Her hangi bir çalışma ile, yukarıdaki hassas dengeleri daha bilimsel bir şekilde açıklamak mümkün.. Ama yukarıdaki gibi değil tabii ki.
Esenlikler.
Bin gölge, bin ağaçtan, bir güneşin gölgesidir.. _/ *
_gölge'li/ *
|

22-12-2008, 19:03
|
 |
anarşit
|
|
Üyelik Tarihi: 22-12-2008
Nerden: Eskişehir
Yaş: 23
Mesajlar: 115
|
|
Böyle okuyunca aklıma "Her şeyi Tanrı yarattı, bakın böyle mükemmel bir düzen koydu, şükredin!" gibi insanı baskı altına almaya çalışan düşünce-yaptırım geldi nedense
Dünya içinde yaşam formları bulunduracak derecede daha değişik olsaydı; üzerindeki canlılar da ona göre değişik canlılar olurdu.
Bir belgeselde görmüştüm, tam olarak hatırlayamadığım gibi doğru olduğuna da emin değilim ama mantıklı olabilir: Çok çok uzak bir başka gezegende, atmosferin sadece belirli bir yüksekliğinde o gezegenin yaşam formuna kaynaklık edecek bir element(sanırım oksijendi) bulunuyor. Orada da bir şekilde bu kaynak bazı canlılar tarafından değerlendirilmiş. Canlılar da tabi o yükseklikte yaşamak zorunda olduklarından deniz anasını andıran, balon gibi yaratıklar.. Gezegen yüzeyine çok çok uzaktalar. Hareket edip etmedikleri hakkında bir bilgi sanırım yok çünkü oraya gidip kameraya çekmek ya da buradan görüntüyü yakınlaştırıp da bakmak pek mümkün değil. Belgeselde de bilgisayar canlandırması şeklinde görüntüler. Konuyu araştırmak istemiştim ama "uzayda hayat" çok geniş bir alan. Onca şeyin arasından buna erişmek pek kolay değil, nitekim ben de başaramadım zaten.
|

24-12-2008, 13:21
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 22-12-2008
Nerden: Ankara
Yaş: 22
Mesajlar: 73
|
|
Tamam da zaten bunlar şak diye olmamış, geçirilen bir çok evrenin sonucunda mükemmelliğe ulaşmıştır.
Bu tanrının varlığına ise asla ispat olamaz, belki uzaylılar gelip böyle yarattılar 
Dıl spi bu wek roké, dunya u alem bu lé cem mın
|

30-01-2009, 15:48
|
 |
anarşit
|
|
Üyelik Tarihi: 22-12-2008
Nerden: Eskişehir
Yaş: 23
Mesajlar: 115
|
|
Alıntı:
marsyas´isimli arızadan alıntı
Tamam da zaten bunlar şak diye olmamış, geçirilen bir çok evrenin sonucunda mükemmelliğe ulaşmıştır.
Bu tanrının varlığına ise asla ispat olamaz, belki uzaylılar gelip böyle yarattılar 
|
Orası kesin
Şaka bi yana hiç bir şey mükemmel değil. Dolayısıyla "kusursuz yaradılış"çılar da haklı değil. Bir milyon yıl dünya üzerindeki coğrafi-jeolojik-iklimsel ve yaşamsal formların hemen hepsi farklıydı. Bir milyon yıl sonra da farklı olacak. Bu değişim hiç durmadan, her zamanki olağanlığında devam edecekse ve küresel ısınma gibi, kıyamete gidiş(!) gibi sözlerin saçmalıktan başka bir şey olmadığı anlaşılacaksa "kusursuz yaradılış"çılar ne zaman piyasadan yok olacak??  Artık TV'de izlediğim National Geographic belgesellerinin böyle düşünen-inanan insanların safsatalarıyla katledilmemelerini istiyorum, çok mu? 
|

01-02-2009, 03:44
|
 |
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 16-07-2008
Mesajlar: 499
|
|
Alıntı:
sangre´isimli arızadan alıntı
Dünyanın kendi etrafında dönme hızı, gün geçtikçe artmaktadır.. Hiçbir şekilde sabit değildir..
|
Artmıyor,yavaşlıyor.
“Yumruğumda bir ordu hissediyorum - ya ölüm ya özgürlük!”
Friedrich Schiller
|

01-02-2009, 12:26
|
 |
benim olucak fıstık..
|
|
Üyelik Tarihi: 27-10-2007
Nerden: Mersin
Yaş: 20
Mesajlar: 50
|
|
|
üzgünüm fakat benim icin hepsi birer sacmalık
eger şöyle olsaydı insanlar hatta tüm canlılar da o düzene göre evrimleşirlerdi
yani varsayalım ki atmosferdeki karbondioksit ve su oranı değişseydi canlılar da kendi solunum sistemleriyle buna uyum sağlarlardı
ya da doğal seçilimle en cok uyum saglayabilenler suan var olurdu

İçkiye haram diyen
Hiç içmiş mi ki
Kendini tüyden hafif
Kederden ağır hissetmiş mi
Cehennem korkusuyla yaşayan
Biçare korkaklar
Bana kalsa asarım hepinizi
İçmeyene adam denilir mi
İçki sevmektendir
İçki yalnızlıktan
Siz bilmezsiniz
İçki kutsaldır . . .
|

01-02-2009, 15:28
|
 |
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 16-07-2008
Mesajlar: 499
|
|
Al bir kaynak da benden: http://www.demirkulak.com/haber_detay.php?id=9857
Ancak şunu belirtmeliyim ki dünyanın yavaşladığını dergi,gazete vs. den değil evrenin ve gezegenlerin evrimi ile ilgili,2-3 sene önce okuduğum bir kitaptan biliyordum.
Benim verdiğim kaynaktaki dünyanın yavaşlama nedeni,kitapta belirtildiğinden daha farklı ama sonuç olarak yavaşladığı yönünde.
Fakat küresel ısınmanın dönüş hızına olan etkisi bu konunun yeni bir ayağı olsa gerek.
Bu konuya not olarak şunu da eklemeliyim ki,bu konuyla etkileşim halinde olan biyolojik saat konusunda yapılan çalışmaları da araştırabilirsiniz,ilginç detaylar var.
“Yumruğumda bir ordu hissediyorum - ya ölüm ya özgürlük!”
Friedrich Schiller
Konu lunatic tarafından (01-02-2009 Saat 15:36 ) değiştirilmiştir..
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:47 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|