|
|
| Bilimsel Mevzular Bir soru daha sorabilme sanatıdır bilim. |
mini evrim testiBilimsel Mevzular içerisinde mini evrim testi konusu: bu test alıntıdır
Çok basit bazı sorular bile evrimi reddetmenin mantık ve sağduyuya değil, şartlanmaya dayalı bir eylem olduğunu göstermeye yeter..
1) Diyelim ki bir antropolog grubuyla birlikte bir kazıya ...

28-10-2007, 18:24
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 12-10-2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 729
|
|
mini evrim testi
bu test alıntıdır
Çok basit bazı sorular bile evrimi reddetmenin mantık ve sağduyuya değil, şartlanmaya dayalı bir eylem olduğunu göstermeye yeter..
1) Diyelim ki bir antropolog grubuyla birlikte bir kazıya katılıyorsunuz. Dağın başında biryerlerde, bir mağaranın içinde birtakım iskeletler buluyorsunuz. Fakat iskeletler insan iskeletine tam benzemiyor. Daha bir maymunumsu. Aynı zamanda da iskeletlerin yanında taştan delici ve kesici aletler ve ateş kalıntısı buluyorsunuz.
Bu durumda ne düşünürsünüz?
a) tanrı insan iskeletlerini zaman içinde deforme ediyor, daha bir maymuna benzetiyor
b) Birileri bütün antropoloji kazı sitelerine dadanıp, bilim adamlarıyla oyun oynamak için iskeletlerin yanına, daha kazı yapılmadan delici ve kesici aletler yerleştiriyor.
c) Böyle şeyler bulunduğunu bilmiyordum
d) İnsan daha ilkel türlerden evrimleşmiştir
2) Evinize böcekler dadanıyor ve gidip bir böcek ilacı alıyorsunuz. İlk seferinde ilaç işe yarıyor. Çoğu böceği öldürüyor. Görünürde böcek kalmıyor. Fakat zaman içinde evde tekrar aynı böceklerden türüyor. Tekrar gidip aynı ilacı alıyorsunuz, ama bu sefer ilacın geçen seferki kadar etkili olmadığını görüyorsunuz. Gidip başka marka bir ilaç alıp onu denemek zounda kalıyorsunuz.
Bu durumda aşağıdakilerden hangisini düşünürsünüz?
a) tanrının bana garezi var. başıma ilaca dayanıklı böcekler sarıyor.
b) Bu ilaç güçsüz, işe yaramıyor. İlk seferinde böcekler eceliyle ölmüş olmalı.
c) Böcekler nefeslerini tutmayı öğrendiler herhalde.
d) Canlıların çevre koşullarına daha dayanıklı olanlarının hayatta kalip, diğerlerinin öldüğü ve bu yolla hayatta kalan canlıların genetik yapılarında zaman içinde değişiklikler meydana geldiği doğrudur.
3) Elinizdeki deney farelerinin kafesi yanlışlıkla açılıyor ve 6 tane beyaz, 6 tane siyah fare dışarı kaçarak binanın yanındaki tarlaya gizleniyor. Zamanla ürüyorlar ve tarlayı bir sürü beyaz ve siyah fare sarıyor. Farelerden bıkan tarla sahibi, savaşmak için tarlaya farelerle beslenen hayvanlar getiriyor (kedi, baykuş, vs). Aradan zaman geçiyor ve farelerin sayısı azalıyor. Fakat öyle ki, beyaz renkli fare kalmıyor tarlada. Kalan az sayıdaki farelerin hepsi siyah renkli.
Bu durumda nasıl yorum yaparsınız?
a) Hayvanlar beyaz renkli farelerin tadını daha çok sevmiş olmalı.
b) Beyaz fareler daha aptal olduğu için kaçamayıp yakalanmış olmalılar.
c) tanrı siyah fareleri kayırmaktadır.
d) Tarlanın zemini koyu renk toprak olduğu için beyaz fareler daha kolay göze batıyor ve avlanan hayvanlar onları daha kolay avlıyor. Dolayısıyla, çevre koşulları, doğal seçilim prensibi yüzünden canlıların genetik yapılarında zaman içinde değişikliklere sebep olur.
4) Çocuğunuz size neden coğu hayvanın bir başının ve dört ayağının olduğunu soruyor. Siz de böyle olmayan hayvanlar da olduğunu söylüyor ve örnekler veriyorsunuz (yılan, balık, vs). Sonra düşünüp bir farkediyorsunuz ki, karada yaşayan omurgalı hayvanların coğunun vücut yapısı aynı forma uyuyor. Bir baş, bir gövde ve 4 uzuv. Bunu çocuğunuz da farkediyor ve nedenini soruyor.
Nasıl cevap verirsiniz?
a) tanrının Aklına başka vücut biçimi gelmemiş.
b) Bu vücut şeklini çok sevmiş olmalı tanrı. Bu şeklin onun için özel bir anlamı olmalı.
c) Daha başka nasıl olacak ki?
d) Bütün omurgalı hayvanlar bu iskelet formuna sahip bir ortak atadan türemiş olmalı.
5) Üniversitede biyolojiyi kazanıyor ve okumaya başlıyorsunuz. Zoolojiyi seçiyorsunuz ve zaman içinde ödevlerinizi hazırlarken üniversitenin kütüphanesinde, zooloji kitaplarında kaydedilmiş milyonlarca canlı isimlerini, latince adlarını ve iskelet yapılarını,vs. ödevleriniz gereği inceleyip görmek zorunda kalıyorsunuz. Öğreniyorsunuz ki, binlerce ara türe dair fosiller bulunmuş. (Dinazor ve kuş arası canlılar, hem balinaya, hem ayıya benzeyen canlılar, vs).
Bunları nasıl yorumlarsınız?
a) Adi evrimciler, bütün üniversiteleri sarmışlar. Bütün kitapları bu yalanlarla doldurmuşlar.
b) Bilim adamlarının işi yokmuş, son 150 yıldır, fosilleri ve canlı türlerini sınıflandırırken, sırf yaratılışçılara uyuzluk olsun diye 10 binlerce sayfa uydurma bilgi koymuşlar literatürlere.
c) tanrı bu. Yapar yapar. tanrı yari dinozor, yari kus bir yaratik yapip, sonar bunun soyunu tukettiyse, bunu sorgulamak bizim haddimize mi?
d) Yoksa bu evrim doğru mu yahu?
6) Reagan döneminde Amerika'da yaratılışçılığı ders kitaplarına almak üzere hukuki savaş açan hristiyan cephenin çabalarıyla ve o konuda ABD'de o dönemde yapılan tartışmalarla ilgili bir yazı okuyorsunuz gazetede. O tartışmaya noktasını vuran olayın, Amerikan Bilimler Akademisinin (NAS) konunun uzmanı, tümü nobel ödüllü bilim adamlarının bir araya gelerek ortak çıkarttıkları bir bildiride (mahkemede bilirkişi raporu olarak da kabul edilmiş bir kitapçık bu), evrimi savunduklarını, konuda uzman bilim adamlarının bu konuda bir şüphelerinin bulunmadığını ve yaratılışçılığın bilimsel bir teori olmadığı için ders kitaplarına konulmamasi gerektiğini söylediklerini öğreniyorsunuz. Mahkemenin de bunun sonucunda hristiyan cephenin sözkonusu talebini reddettiğini öğreniyorsunuz.
Bu bilgiyi nasıl yorumlarsınız?
a) Gavur memleketi bu, olur böyle şeyler.
b) Bilim adamlarının üniversitelerde beyni yıkanıyor.
c) Nobel ödülünü sadece dinsizlere veriyorlar.
d) Demek ki konunun asıl uzmanlarının evrimden şüphesi yok.
yazı alıntıdır.
Konu asmara tarafından (23-12-2007 Saat 17:12 ) değiştirilmiştir..
|

12-11-2007, 02:23
|
|
Henüz arızalanmış
|
|
Üyelik Tarihi: 12-11-2007
Yaş: 28
Mesajlar: 6
|
|
|
Tüm gerçekler karşısında ateistler köşeye sıkışmış durumdadırlar. Atheistic Humanism (Ateistik Hümanizm) kitabının yazarı, Reading Üniversitesi'nden ateist felsefe profesörü Anthony Flew, ilginç bir itirafta bulunur:
İtiraflarda bulunmanın insan ruhuna iyi geldiğini söylerler. Ben de bir itirafta bulunacağım: Big Bang modeli, bir ateist açısından oldukça sıkıntı vericidir. Çünkü bilim, dini kaynaklar tarafından savunulan bir iddiayı ispat etmiştir: Evrenin bir başlangıcı olduğu iddiasını. Ben hala ateizme inanıyorum, ama bunu Big Bang karşısında savunmanın pek kolay ve rahat bir durum olmadığını itiraf etmeliyim.
|

26-08-2009, 04:15
|
 |
M€M€ÑTØ MØRÍ
|
|
Üyelik Tarihi: 01-01-2007
Nerden: Asrub
Yaş: 29
Mesajlar: 2,355
|
|
Alıntı:
protein´isimli arızadan alıntı
Tüm gerçekler karşısında ateistler köşeye sıkışmış durumdadırlar. Atheistic Humanism (Ateistik Hümanizm) kitabının yazarı, Reading Üniversitesi'nden ateist felsefe profesörü Anthony Flew, ilginç bir itirafta bulunur:
İtiraflarda bulunmanın insan ruhuna iyi geldiğini söylerler. Ben de bir itirafta bulunacağım: Big Bang modeli, bir ateist açısından oldukça sıkıntı vericidir. Çünkü bilim, dini kaynaklar tarafından savunulan bir iddiayı ispat etmiştir: Evrenin bir başlangıcı olduğu iddiasını. Ben hala ateizme inanıyorum, ama bunu Big Bang karşısında savunmanın pek kolay ve rahat bir durum olmadığını itiraf etmeliyim.
|
Kaynak: harunyahya.org/evrim/evrimcilerinitiraflari/itiraflar01.html (sondan dokuzuncu paragraf)
Biz de o kadar salağız ki, yedik.
Bir kere Anthony Flew pozitif bilimlerle ilgilenen bir bilim adamı değil, filozoftur. Bahsettiği de bilimsel çıkarımlar değil, kendi felsefesidir.
Ne alakası var evrim teorisiyle!?
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|

27-08-2009, 04:17
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 29-01-2009
Yaş: 24
Mesajlar: 58
|
|
|
evrim dersinden boşuna kalmamışım..seneye tekrar oturacaz bakalım.saçmalıkları bı yerde toplayalım da adını da evrım koyalım.elif de gelsin okusun bunları hee ne dogruymus desın demişler.
canlıların yaşadıkları ortamlara uyum saglamalarına ve de ılac vb seylere bagısıklık kazanıp etrafındakılere de bu bılgılerı ıletmelerı olayına evrım demelerıne anlam veremıyorum.. okudugum bi kıtapta anlatıodu.fareler yıyecek olarak gorduklerı bırşeyin zehır oldugunu dierlerine bıldırıyorlar.diğer fareler de bı daha o zehırı yemıyorlar.vıdeosunu da izlemiştim hatta.olay bu.evrımle ne alaka?? harun yahya okumuyorum he yanlıs anlasılmasın şimdi.
Eğer bir Dava'n varsa mutlaka fedakarlık etmen gereken şeyler olacaktır..
|

27-08-2009, 15:37
|
 |
vicdani ret
|
|
Üyelik Tarihi: 27-05-2009
Nerden: istanbul
Mesajlar: 222
|
|
|
burdada mı test yahu,
bakın keyfinize heryer test olmuş
Ey kara cübbeli!
Taş atma bu dünyayı bilmek isteyenlere.
Onlar yaradanın sanatı peşindeler;
Seninse aklın fikrin abdest bozan şeylerde...
Dünya dediğin bir bakışımızdır bizim;
Ceyhun nehri kanlı göz yaşımızdır bizim;
Cehennem, boşuna dert çektiğimiz günler,
Cennetse gün ettiğimiz günlerdir bizim.
Ben bıyıkları süpürge etmişim meyhanede:
Hayırmış, şermiş bırakmışım ikisini de.
İki dünyayı karpuz gibi önüme koysalar
Ne birine metelik veririm, ne ötekine.
Ömer Hayyam
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:17 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|