Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Bilimsel Mevzular

Bilimsel Mevzular Bir soru daha sorabilme sanatıdır bilim.


Bilim Nedir?

Bilimsel Mevzular içerisinde Bilim Nedir? konusu: Evrim teorisi'ni daha iyi anlayabilmek için öncelikle bazı temel kavramları ve özellikle bilim, teori, hipotez gibi sözcüklerin anlamlarını bilmek faydalı olacaktır. Bilim, gözlenebilir olguları betimleme, olgular ve olgular arasındaki ilişkileri ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 25-11-2009, 21:02
kaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Anarşi!
 
Üyelik Tarihi: 23-10-2007
Yaş: 36
Mesajlar: 957
Standart Bilim Nedir?

Evrim teorisi'ni daha iyi anlayabilmek için öncelikle bazı temel kavramları ve özellikle bilim, teori, hipotez gibi sözcüklerin anlamlarını bilmek faydalı olacaktır.
Bilim, gözlenebilir olguları betimleme, olgular ve olgular arasındaki ilişkileri açıklayarak genel ilkelere varma ve bu genel ilkeleri ve genellemeleri tekrar olgulara dönerek test etme, yani dogrulama ve yanlışlama sürecidir. O halde bilimin gerçek amacı, duyumlar ve algılar yolu ile düşünceye ulaşmadır. Daha sonra da duyumlar ve algılar yolu ile elde edilen düşünceler sayesinde nesnel şeylerin ve olguların iç çelişmelerini, çeşitli süreçlerin iç ve dış ilişki ve baglantıları anlayacak, yavaş yavaş ve derece derece bütünsel bilgiye varacaktır.
Bilimler alanları, yöntemleri ve sonuçları açısından öncelikle iki grupta toplanırlar:


A. Formel Bilimler ( Aksiyomatik bilimler - Normatif bilimler - İdeal bilimler – Disiplinler / Matematik, Geometri, Mantık )

Konuları; insan zihninin doğadan soyutlayarak oluşturduğu ideal, soyut kavramlardır. (Sayılar, geometrik şekiller, akıl ilkeleri vb) Bu nedenle deney yöntemini kullanmazlar. Belli bir kabul edişten ( aksiyom ) yola çıkarak; bu genel doğrudan özel sonuçlar çıkaran bilimlerdir. Tümevarım (dedüksiyon) olarak adlandırılan bu akıl yürütme; doğru kabul edişe göre kesinlik kazanır. Ancak aksiyomlar, yani kabul edişler, farklı olursa bu kez varılan sonuçlar da farklı olacaktır. Örneğin Okildes’ten bu yana kabul edilen ve düzlem koşullarında geçerli olan geometri doğruları; bir başka sistem olan uzay geometri için geçerli değildir. Kısaca Formel bilimlerin doğrusu kabul ediş sınırları içinde kesinlik taşırlar. Başka bir kabul ediş sistemi ise yine kendi içinde kesinlik taşımaktadır.

Bu açıdan bakıldığında; formel bilimler kendi sistemleri içinde doğruluk ve kesinlik taşımaktadır. Ama bu onların önemini azaltmaz. Çünkü ancak formel bilimlerin ölçüler ve tutarlık konusunda vardığı noktadan sonra diğer bilimler mümkün olabilmiştir. Bir başka deyişle formel bilimler diğer bilimlerin olması için gerekli ve zorunludurlar.

Formel bilimler pozitif bilimlerin dilidir. Pozitif bilimlerin özünü oluşturan ölçü ancak matematik bilimleri ile mümkündür. Yine bilgilerin kendi içinde tutarlılığı ve sonuçların dile getirilişleri ile doğruluğunun denetlenmesi ancak mantıkla mümkündür.

B. Pozitif ( Olgusal ) Bilimler

Konuları sınırları önceden belirlenmiş olan somut varlık alanlarıdır. Evrenin belli özellikleri olan bir bölümünü ele alan bu gruptaki bilimler, soyut kavramlar üzerine araştırma yapmazlar. Deneylenemeyen konuları ele almazlar. Konuları içine giren somut varlık alanlarını incelerken genellikle tümevarım (endüksiyon) yöntemini kullanırlar. Tekil doğrulardan yola çıkarak, genel doğrulara ulaşmaya çalışırlar. Ancak pozitif bilimler bazen (özellikle de insan söz konusu olunca) bilinenden bir tek gerçeklikten yola çıkarak ona benzer olan durum için yargıya varırlar. Yani benzerliklerden hareketle akıl yürütürler. Bu yöntem benzeşim ( analoji/andırım) olarak adlandırılır.

Tümevarım ve andırım yöntemi ile elde edilen doğru bilgilerden sonradır ki pozitif bilimler, alanları içinde bir genellemeye varırlarsa; bundan sonra tek olaylar için dedüksiyon yöntemini uygularlar.
Tüm pozitif bilimlerde konularının gerektirdiği farklı özellikleri dikkate almazsak aynı yöntem kullanılır. Bu yöntem deneysel yöntemdir ve dört ana aşamadan oluşur.

1. Varsayım (Hipotez) : Ele alınan konuya ilişkin geçici açıklamalardır. Bu aşamada ileri sürülen sav henüz kanıtlanması gereken bir tezdir.

2. Betimleme : Konunun özelliklerine uygun olarak doğal koşulları içinde izlenmesi, araştırılması, ölçümlenmesi ve nedenlerinin araştırılarak betimlenmesi aşamasıdır.

3. Deneyleme : İncelenen olayın, doğal durumundan soyutlanarak; laboratuarda, yapay koşullarda ve bilimcinin denetiminde yinelenerek, etkenlerin ve bunların neden olduğu değişmelerin saptanması aşamasıdır.

4. Sonuç : Yapılan çalışmalardan sonra o konuya ilişkin doğru bilgilerin derlenmesi ve açıklanmasıdır. Bu aşamada iki farklı sonuç çıkabilir.

a. Kuram ( teori ) : Henüz tüm deney ve araştırmaların yapılamadığı veya yapılamayacağı durumlarda , ancak hiçbir yanlış örneğin de bulunmadığı sonuçlardır. İzafiyet, kuantum teorilerinde olduğu gibi

b. Yasa ( kanun ) : İncelen konuya ilişkin tüm deneylerin yapıldığı ve çalışmalar sonunda kesin sonuçların alındığı varılan bilgilerdir. Yerçekimi yasası gibi.

Pozitif bilimler ele alıp inceledikleri varlık alanının özelliklerine göre bu temel yöntemi kendi özellerine göre kullanırlar. Bazı bilimlerde laboratuar olanakları sınırlı hatta olanaksız olunca , betimleme çalışmalarına daha da fazla özen gösterilir. Yine bazı bilimlerde bir insan ömrü deneyleri tamamlamaya yetmemektedir. İşte bu gibi durumlarda ; her bilim kendi koşullarına göre ana çizgiden sapmadan yeni teknikler geliştirerek deneysel yöntemi kullanırlar.

Konuların özellikleri yalnızca yöntemi etkilemekle kalmamakta , giderek tüm bir bilime farklı özellikler kazandırmaktadır. İşte bu açıdan bakıldığında pozitif bilimler de kendi içlerinde sınıflara ayrılmaktadır.

i) Doğa Bilimleri : Konusu cansız ve canlı doğa (everen) olan bilimlerdir. Cansız doğa bilimleri konuları gereği daha kesin ve değişmeyen bilgilere daha da kolay olarak ulaşabilirler. Çünkü cansız doğa hemen hemen hiç değişmemektedir. Böyle olunca hem incelemek kolay olmakta hemen de varılan sonuçlar çok daha uzun zaman doğru kalabilmektedir. Örneğin Arşimet’in bundan iki bin beş yüz yıl önce bulduğu sıvıların kaldırma gücü yasası bu gün hala geçerliliğini korumaktadır. Astronomi, fizik, jeoloji ve kimya bu bilimlerin başında yer almaktadırlar.

Ancak aynı kesinlikte ve uzun süreler doğru kalan bilgilere canlı doğa bilimlerinde rastlamak olanaklı değildir. Çünkü canlı doğa sürekli bir değişim içindedir. Ve dahası canlılar basamağının üst sıralarına çıkıldığında her canlı türünün zaman içindeki değişiminin yanı sıra bireyler arasında farklılıklar da gündeme gelmektedir. Tüm bunlar canlı doğa bilimlerinin hem araştırmalarını zorlaştırmakta hem de sonuçlarını tartışılabilir kılmaktadır. Ayrıca doğru bilgilerde zaman içinde doğruluklarını yitirmektedir. Bu durumda canlı doğa bilimlerinin temel görevi konuları içindeki değişimleri saptamak ve evrim sürecini açıklamak olmaktadır.

ii) İnsan Bilimleri : Konusu insan olan bilimler canlı doğa bilimlerinin tüm zorluklarını taşımaktan öte; ayrıca insanın özelliği gereği iki temel zorlukla karşı karşıyadırlar. İnsan her canlı gibi değişir. Ama onun kişilik özellikleri öylesine gelişmiş ve bireyselleşmiştir ki insan bilimleri bu nedenle neredeyse genelleme yapamaz duruma düşmektedirler.

Yine insanın yaşadığı bir başka değişim süreci de diğer hiçbir varlıkta görülmeyen toplumsal olma özelliğinden kaynaklanmaktadır. Hatta bu alanda değişim iki boyutludur. Toplumsal yanıyla insan yalnızca zaman içinde değişmemekte aynı zamanda farklı toplumlarda farklı özellikler de taşımaktadır. İşte bu üç boyutlu değişim süreçleri insan bilimlerini daha dikkatli ve özenli olmaya zorlanmaktadır. Tüm bunlara bir de laboratuar olanaksızlıklarını eklersek; insan bilimlerinin niçin 19. yy.la kadar beklemek zorunda kaldıklarını daha kolay anlarız.


fuck the system!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 24-02-2010, 23:35
Orgon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CoSmiC VoiCe
 
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
Alıntı:
4. Sonuç : Yapılan çalışmalardan sonra o konuya ilişkin doğru bilgilerin derlenmesi ve açıklanmasıdır. Bu aşamada iki farklı sonuç çıkabilir.

a. Kuram ( teori ) : Henüz tüm deney ve araştırmaların yapılamadığı veya yapılamayacağı durumlarda , ancak hiçbir yanlış örneğin de bulunmadığı sonuçlardır. İzafiyet, kuantum teorilerinde olduğu gibi

b. Yasa ( kanun ) : İncelen konuya ilişkin tüm deneylerin yapıldığı ve çalışmalar sonunda kesin sonuçların alındığı varılan bilgilerdir. Yerçekimi yasası gibi.
Bu kısım biraz tartışılır. Kuram ve yasa aslında birbirine bağlı olan kavramlardır biri olmadan diğerinden bahsedilemez pek. Yani içeriğinde hiç bir yasaya atıfta bulunmayan bir teori yoktur bu salt varsayım olarak kalmasına neden olur.

Aralarında ne fark var?

Bilinen bir bir örnekle açıklayalım örneğin görecelilik teorisi. Teorinin kapsamı oldukça geniştir ve bir model sunar. Teorinin en önemli özelliği de model sunmasıdır. Bu model bir çok olguyu açıklayabilir. Ancak örneğin ışık hızının aşılamaması,zaman ve hareket arasındaki ilişki, hızların aritmetik olarak toplanamaması gibi olgular değişmez doğa yasalarıdır. Bu yasalar doğrudan görecelilik teorisini oluşturan yasalardır fakat teori bu yasalara indirgenemez, bunların sonuçlarını kapsamlı olarak açıklar.

Bir başka örnek evrim teorisi. doğal seçilim, doğal seleksiyon, türleşme, genetik sürüklenme, adaptasyon gibi olgular yine değişmez doğa kanunlarıdır. Evrim teorisi bu yasalardan herhangi birine indirgenip o sayede açıklanamaz bu yasalar üzerine kurulmuş kapsamlı bir teoridir.

Bunun dışında matematiksel yasalarla diğer doğa yasalarını da ayırmak gereklidir yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi. Örneğin yerçekimi yasası kütle çekimi daha doğrudur Newton matematiği ile sayısal olarak hesaplanabilir ancak mekanik yasalar doğa kanunlarının tanımı değildir bunlar mekanik, hareket kanunlarıdır sadece. Yani kapalı sistemlerde entropi artar söylemi termodinamiğin 2. yasasıdır. Ancak bunun artış hızını her kapalı sistemde hareket yasalarında olduğu gibi değişmez biçimde şu kadar artar şeklinde basitçe formülize edemeyiz. Aynı durum canlı bilimlerinde türleşme,seleksiyon,seçilim,genetik sürüklenme gibi kavramlarda da geçerlidir bunların formülü olmaz. Bir çok jeolojik yasadan da bahsedebilir,tektonijk hareketleri,kıtaların kaydığını,hatta yılda ne kadar kaydığını,olmuş ve olan depremlerin buna etkisini de yaklaşık olarak hesaplayabiliriz. Ancak yine de sabit bir formüle döküp şu kadar gün sonra, şurada şu şiddette bir deprem olacaktır diyemeyiz her durum için.

İşte bu noktada çoğu insanın yasadan anladığı değişmez formüller,teoriden anladığı da henüz kanıtlanmamış görüşler olduğu noktasındadır fakat bu doğru değildir. Teoriler bir model olması bakımından yeni bulgular ve yasalarla genişletilebilir ancak tamamen yanlış oldukları, yanlışlanabilecekleri söylenemez. Bunun ötesinde yasaların kapsamı da kısıtlı olabilir. Başka bir daha kapsamlı modelde Newton un hareket yasalarının geçersiz oluşu gibi. Bu noktada görecelilik newton ilkelerinin ötesine gitmiştir fakat bu demek değildir ki Newton ilkeleri bir yanılgıdır.

Bilimsel metot bu ilişkiler dahilinde düşünülüp tasarlanır. Teori varsayım,şüpheli gerçek olmadığı gibi,kanunlar da tüm her şeyi açıklayacak geniş ölçekli formülüzasyonlar olarak düşünülemezler. Bu ayrımlara dikat edilmelidir.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
betimleme, bilim, bilim nedir, bilimsel yasa, deneyleme, doğa bilimleri, formel bilimler, hipotez, insan bilimleri, kuram, olgusal bilimler, pozitif bilimler, teori, varsayım, yasa


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kinaye nedir? Laf sokma nedir? biri size laf soktumu nasıl çıkartırsınız? fenasi Biri Bana Anlatsın 6 05-02-2010 14:29
Felsefe-Bilim İlişkisi kaos Felsefe 0 26-09-2009 12:54
Kaç Bilim Var? fenasi Köşe Yazıları 1 29-10-2007 14:06
Bilim yuvası mı sea4ever Tartışmak İstiyorum 4 27-10-2007 15:07
Bilim Kurgu LYNX Öneri ve eleştirileriniz 2 08-05-2007 19:59


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:38 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info