|
|
| Bilimsel Mevzular Bir soru daha sorabilme sanatıdır bilim. |
İnsanin EvrimiBilimsel Mevzular içerisinde İnsanin Evrimi konusu: insan, omurgalilara omurgasizlardan daha yakindir(omurgasi var)
Memelilere diger omurgalilardan daha yakin(tüylü, süt bezi var, kulakta 3 kemik)
Primatlara da diger memelilerden daha yakin(pençe yerine tirnak, 4 kesici diş)
Şempanze ve ...

14-11-2009, 10:27
|
 |
Anarşi!
|
|
Üyelik Tarihi: 23-10-2007
Yaş: 36
Mesajlar: 957
|
|
İnsanin Evrimi
insan, omurgalilara omurgasizlardan daha yakindir(omurgasi var)
Memelilere diger omurgalilardan daha yakin(tüylü, süt bezi var, kulakta 3 kemik)
Primatlara da diger memelilerden daha yakin(pençe yerine tirnak, 4 kesici diş)
Şempanze ve gorile diger primatlardan daha yakin. insan- şempanze ayrimi yaklaşik 4-14 milyon yil önce oluştu, 5-6 diyenler de var, kesin degil. insanla şempanzenin DNA ve protein yapilar %99 benzer, gorille %98,6
insanda 23 kromozom bulunurken şempanzede 24 tane bulunur, kan proteinleri %100 ayndr.
insanligin evrim zinciri şu şekildedir
Australopithecus anamensis: buna ait iskeletleri 4.1 milyon yil öncesine aittir. Maymuna benzer, kisa boylu, küçük beyinli(günümüz maymun beyni kadar), kalin kaş kemerli. insanin atasi olmasi özelligini iki ayak üzerinde durabilmesine borçludur. Tam dik duramasa da bu özelligi vardir. iki ayak üzerinde yürüme özelliginin, büyük ormanlarin kurumasina ve besinlerin açik arazilerden bulunmasi gerektigine baglanir. Yürümeye çaliştilar, bunu yavrularina da ögrettiler, yani illaki genlerinde bir degişiklik olmasi gerekmiyor.
DiNCi: Açik arazide 4 ayak üzerinde yürüyen başka bir sürü canli var, onlar neden 2 ayakli olmadilar.
CEVAP: Bunlar aslinda bu özelligi ormanda kazandilar, yani yüksekteki meyvelere erişmek için iki ayak üzerinde durmaya çaliştilar, daha sonra açk arazilere geçince bu özellige iyice gerek duyulmaya başlandi.
Australopithecus afarensis(Lucy): 3.2 milyon yil öncesine aittir. Beyni çok az büyümüştür. 380-550 cm3.. taşlar kullanmiştir ama alet yapamamiştir. Şempanze de alet kullanabilir ama yapamaz.
.......(başka Aus... türleri de var)
Homolara gelinceye kadarki türler etçildi., homolarla birlikte etçilik başladi. Homolara geçişin sebebi ise bir iklim degişiklii olsa gerek.
Homo haiblis: 2,5 milyon yl öne ortaya çikmiştir. Alet yapabiliyor, av aleti. Beyni 600-750 cm3tür.
Bu, ilk üç tür Afrika kökenlidir.
Homo erectus: 1.8 milyon yl önce atas Afrikadan yola çikmiş, ama Asyada evrimleşmiş. 900.000 yl önce yaşamiştir.Ateşi kullanmştr, tam dik yürüyen ilk insan, beyni 775-1200 cm3.
Neanderthal: 200.000-30.000 yil önce yaşamişlardir, ancak son yapilan DNA çalişmalar sonucunda bunlarin insanin soy zincirinde yer alamayaca anlaşilmiştir. Bunlar başka bir insansi türdü, ama insan degillerdi. Bunlarin yerini normal insanlar aldi. Ayrca bebek ölümleri ve hastalk gibi sebeplerden dolayi bunlar yok oldular. Ölü gömme adetleri vardi. Beyni 1300-1610 cm3.
Cro-magnon: Neanderhallerin yerini birden bunlar ald ve bunlardan günümüz insan evrimleşti.
Homo sapiens sapiens(günümüz insan): 30000 yl önce ortaya çktlar, gelişmiş avclk, hayvanclk, çiftçilik yapyor, dili kullanabiliyor, büyük topluluklar kuruyordu. lkel sanat yapabiliyordu. son buzul çann bitimiyle(9000-7000 yl önce) yerleşik hayata geçtiler. Beyni 1200-2000 cm3
DiNCi: Neandertaller eski bir insan irkidir, Australopithecus ise eski bir maymun türüdür, soylari tükenmiştir.
EVRMCi:
1-Neandertallerin insan olmadigi genetik olarak ispatlanmiştir
2-Bir tür yok olacaksa neden yaratilir ki, hadi yok olan insanlar sapkinlik yaptilar, büyük suçlar işlediler de yok oldular, peki Australopithecus dedigin maymunlar neden yok oldu, onlarin yaratilmasinin anlami neydi.

fuck the system!
|

03-04-2010, 07:18
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 03-04-2010
Yaş: 33
Mesajlar: 3
|
|
|
yav iyi güzel diyorsun da yine de çok mantıksız geliyor. yani birinin bi kibrit çakması lazım. bi programın yazılmış olması lazım. bi bilinç lazım kardeşim. bütün bunların olması için. ilk canlı diyorlar 150 milyon öncesine dayanıyor. değil 150 milyon 150 trilyon yıl olsa dünyadaki maddelerin bir araya gelerek canlılık oluşturması ve bunun bir bilinçle devam etmesi gelişmesi ihtimali (istatistik okumuş biri olarak) bana göre %0'a yakın bir değer gibi görünüyor. çünkü bir canlılığın devam edebilmesi için sadece o canlının oluşması değil aynı zamanda onu yaşatabilecek ortamın da oluşabilmesi lazım. milyonlarca etken var bir canlının yaşayabilmesi için. bir canlı tamam kendini rastgele üretti diyelim. peki dış koşulları nasıl kendine uygun hale getirdi. bunu yapabilmesi için kendini aşması gerekir. meselelere bu kadar basit bakmayalım. adına allah demeyin ama bir bilinç olduğunu kabul edin. her ne ise o bilinçli bişey bunun adını koyalım artık. uzaydanmı geldi, başka boyuttamı bulunuyor. adına tabiat anamı dersin? bir bilinç kesin var. zaman nedir, sevgi nedir, evrenden başka diğer boyutlar da var bunlar ne gibi canlıları barındırıyor. ben cahil adamın tekiyim. sadece bu konularda biraz aydınlanmak istiyorum.
|

06-05-2010, 00:42
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 06-05-2010
Nerden: Dünya
Mesajlar: 12
|
|
|
kaamos; fizik bugün maddenin ve enerjinin daimi olduğunu söylüyor... Nasıl ki, dinler Tanrı'nın daimi olduğunu söylüyorsa... Asıl tartışma konusu bu ? Daimi olan enerji mi , Tanrı mı?
Tanrı daimi olamaz... olsaydı, dünya bugün bu halde olmazdı.. Ya da dünya bu halde ve tanrı daimi ise, tanrı kötüdür ki bu da din öğretileri ile çelişir...ya da tanrı başlangıçta vardı ama sonra öldü! yani sonsuz değildi tanrı..bu da öğretilere ters
o halde, daimi olabilecek tek şey kalıyor o da enerji...
buradan sonra, bahsettiğiniz uygun koşulları oluşturma ya da koşullara uyum sağlayabilme olayında ise; koşulları zaten madde kendisi oluşturuyor ve oluştururken kendisine uygun bir şekilde oluşturuyor. daha sonra koşullar maddenin kendi istemi dışında değiştiğinde ise mutasyonlar aracılığıyla, o ortama uyum sağlamaya çalışıyor...
|

15-05-2010, 20:07
|
|
|
|
anlamadığınız ya da "anlamak istemediğiniz" şey, dünyada canlılar oluştu ve koşullar canlılığa ayak uydurdu değil, koşullar zaten vardı canlılık bu koşullara göre oluştu.dennis adlı arkadaşın dediği gibi.
demem o ki dünyadaki atmosferde gaz azot değil belkide gaz sodyum olsaydı da daha farklı bi canlılık olabiilirdi.okyanusların dibine iniliyor artık saçma basınçlarda bile canlılık oluşabiliyor.şu eskimiş felsefelerden kurtulun artık.
|

26-05-2010, 05:32
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 03-04-2010
Yaş: 33
Mesajlar: 3
|
|
Yaradılış üzerine
islam tanrının insanı ona iyilik olsun diye dünyaya attığını söylemiyor.dünyaya atılma bir cezadır. insanların dünyaya atılması bir sınavın başlaması anlamına geliyor. Eğer
tanrının bir yardımı olsaydı sınav hileli olurdu dimi? Bence insan dünyada yanlız olsa da olmasa da, Allahın yardımı olsa da olmasa da, Allah'a karşı yapması gereken görevleri
olduğu çok açık. Allahın kimseye yardım ve iyilik borcu yok. Allahın 99 isimlerinden anlıyoruz ki o yine de çok merhametlidir, bağışlayıcıdır, daha bi dolu özelliği var. islami
öğretilerden anlıyoruzki bu kainat kıyamet ile yok edilecek ondan cennet ve cehennem yaratılacak. yani hiçbir din bu dünyevi hayatın bir sonu olmadığını söylemiyor ama bu
dediğin daimi enerjinin cennet ve cehennemin yaratılmasında kullanılacağı belli. insanlar yaşadığı trajedilerden, hayatın zorluklarından, kötülüklerden bıkmış olabilir. bunu
allaha düşmanlık yaparak gösterebilir. allahı despot ve kötü bir kral gibi görebilir. ama şunu unutmayın ki allah kavramı kötü kral kavramından çok farklıdır. çünkü seni yaratan
odur ve dolayısıyla senin sahibindir(ve senin tek sahibin odur). ve dünya sınavını geçersen seni ödüllendireceğini, geçemezsen seni cezalandıracağını bildirmektedir. ve kendisini tanımazlıktan gelirsen o zaman yandın işte. veya kölelikten kendi kendini azad edip ona düşmanlık yapmaya kalkarsan azaplardan azap beğen.o yüzden anarşistlerin hiç şansı yok :--))
(insan insana kölelik yapamaz. çünkü insan insanı yaratamaz.sadece seni yaratanın kölesi olursun.)
insanların yapması gereken şu kısacık hayatlarında dünyevi görevlerini ifa ederken uhrevi görevlerini de iyi niyet içerisinde aksatmamaktır. allah sınav kağıdına bakarken iyi niyetli
olacağını, yaşamakta olduğun zorlukları dikkate alacağını, elinden geldiğince kırık not vermemeye çalışacağını zaten bildirmektedir.
bilimsel konuları pek anlamam ama canlıların koşullarını kendilerinin oluşturması bana çok saçma geldi. şimdi dennis ve hopeyoung birbirinizle çelişiyorsunuz. biriniz koşulları
madde kendisi oluşturdu diyor diğeriniz koşullar zaten vardı canlılık bu koşullara göre oluştu diyor. hangisine inanalım.
Canlı, organize olan ve bu organize karakteri sayesinde de kendi devamını sağlayabilendir. Kendiliğinden çeşitli kimyasal tepkimeleri gerçekleştiren, bu tepkimeler sayesinde
yapı taşlarını kendisi oluşturabilen veya gerektiğinde bunları yıkabilen, üreyebilen, içinde bulunduğu koşullardan haber alabilen ve bunlara karşı tepkiler oluşturabilen ve en
önemlisi de, bunların hepsini yapabilmek için mutlaka enerjiye ihtiyaç duyan her şey "canlıdır". diyor bir yazıda.
ben de diyorum ki enerji dediğiniz şey Allah'ın nefesidir. aynı zamanda ne olduğunu daha kavrayabilmekten aciz olduğunuz enerji meselesinin ruha ne kadar yakın bir kavram olduğunu
unutmayınız. Enerji kısaca iş yapabilme yeteneğidir bunu ilkokul kitabından aldım. Enerji hakkında bildikleriniz nelerdir? nasıl birşeydir bu enerji? enerji meselesini bilimle
izah etmeye çalışırken ne kadar aciz düştüğünüzün ve ne kadar bilinemez bir kavramdan bahsettiğinizin farkındamısınız. din ruhtan bahsederken ne kadar bilinmeyen varsa, siz de
enerjiden bahsederken o kadar bilinmeyene sahipsiniz. bilimi dinin seviyesine düşürdüğünüzün veya yükselttiğinizin farkındamısınız? şu enerjiyi anlatın ya harbiden merak ettim. nasıl bişey bu? ben pek anlamam bilimden. gerçekten varmı böyle birşey? nasıl ispatlıyorsunuz?
yaratılış anlayışı "dünyada canlılar oluştu ve koşullar canlılığa ayak uydurdu" anlayışı değil."koşullar canlıların yaşamasına uygun olarak yaratıldı." anlayışıdır. yani denizin binlerce metre altındaki koşullar ordaki canlıların yaşamasına uygun şekilde yaratıldı veya ne bileyim marstaki canlının yaşaması için orada uygun koşullar yaratıldı gibi. yani sadece bir koşuldan bahsetmiyorum. yaratılmış koşullardan bahsediyorum. (en önemli avantajımız Allah'ın herşeye gücünün yetiyor olması anlayışıdır. Bu bize tartışmalarda büyük kolaylık sağlamaktadır.:-)) Sizin canlılığın nasıl olduğu konusunda nasıl bir ispatınız yoksa tahminlerden yola çıkıyorsanız islamın da ispatı yoktur zaten ispatlamak zorunda değildir. ispatlamak sizin işiniz.
Benim burda islamı savunmak gibi bir niyetim yok. sadece bir yaratıcı olması gerektiğinden bahsediyorum. bunun adına ne dendiği önemli değil ve ne kuran ne de incil benim
rehberim değildir. sadece yaratılış felsefesi diyorlar ya ona benzer bişey yapmaya çalışıyorum ve bunu yaparken kendimi tamamıyla özgür hisssediyorum. Kuranın veya incilin tahrif edilip edilmediği, allah kitabı olup olmadığı benim umurumda değil. masabaşı ürünü de olabilir. çünkü ciddi anlamda tarihin bir masaldan ibaret olduğunu ve çok bozulmuş olarak aktarıldığını düşünüyorum.
Ama bir gerçek varki bi şekilde insanlar çok eski zamanlardan beri tanrıya veya tanrılara inanıyorlar bunu da görmezden gelemeyiz. ve bu felsefenin çok ta çürük olduğunu söyleyemeyiz.
insanlarda tanrı geni olduğunu söyleyen bilim adamları bile var. ve kabul edelimki yaratılış felsefesi insanlara çok daha anlamlı geliyor.
örneğin
1- bu masayı nasıl ben yaptıysam. allah ta kainatı öyle yarattı gibi. bu anlayışı görmezden gelemezsin.
2- sınavlar hayatımızın ne kadar önemli bir parçasıdır değilmi. her anımızda bazı kararlar vermek, doğru şıkkı seçmek zorundayız. bu bizi doğruya da götürebilir yanlışa da götürebilir. yanlış
yaparsak cezasını çekeriz. doğru yaparsak ödülünü alırız. aynen bunun gibi dünyaya insanlık sınavından geçirilmek için atıldık. sevap işlersek ödüllendiriliriz günah işlersek
cezalandırılırız gibi.
3- tasavvuf felsefesi bunun gibi birçok güzel anlayışı getirmektedir, insanlığın olgunlaşmasını sağlayan.
belki de siz beyinlerinizi bu canlılık meselesine fazla yormamalısınız. bilimin sınırları olduğunu herşeyi bilemeyeceğini, kanıtlayamayacağını, insanoğlunun kainat karşısında birçok konuda aciz kaldığını ve tanrılık makamı kadar yüksek bir level'a (level sonsuz, level tanrı) ulaşamadan zaten kendi kendini bitireceğini, kendi kıyametini kendinin hazırlayacağını anlamak zorundasınız.
yani gerçekten inanıyormusunuz. birgün bütün insanların barış içinde yaşayabileceğine, dünyayı yoketmeden önce kendilerini atabilecekleri bir gezegen bulabileceklerine veya dünyayı eski güzel günlerine döndürebileceklerine inanıyormusunuz. bu dünyanın çok kısa bir zaman içinde insanlara hayat veremeyecek bir duruma geleceği kesin gözüküyor. bütün tahminler bunun üzerinde gelişiyor. nasa daha marsı gözlemleyebilmekten bile aciz. amerikalılar nasanın harcadığı paraları sorguluyor. gözlemci robotları sürekli ölüyor. bu konuda amerikaya güvenmeniz bile ayrı bir ironidir.
sizin inandığınız bilim ve teknoloji sizin elinizde sadece tüketiyor, öldürüyor, dünyaya hiçbir faydası dokunmuyor. bilimi dinleştirmekten, kutsallaştırmaktan, tanrıya bir alternatif olarak görmekten vazgeçin. bilimi insanlığın ve dünyanın yararına olabilecek konularda kullanın. tanrının mükemmel yarattığı bu dünyayı bozmayın, bozduklarınızı tamir etmeye çalışın.
|

27-05-2010, 00:02
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 01-07-2008
Mesajlar: 92
|
|
Alıntı:
kaos´isimli arızadan alıntı
insan, omurgalilara omurgasizlardan daha yakindir(omurgasi var)
Memelilere diger omurgalilardan daha yakin(tüylü, süt bezi var, kulakta 3 kemik)
Primatlara da diger memelilerden daha yakin(pençe yerine tirnak, 4 kesici diş)
Şempanze ve gorile diger primatlardan daha yakin. insan- şempanze ayrimi yaklaşik 4-14 milyon yil önce oluştu, 5-6 diyenler de var, kesin degil. insanla şempanzenin DNA ve protein yapilar %99 benzer, gorille %98,6
insanda 23 kromozom bulunurken şempanzede 24 tane bulunur, kan proteinleri %100 ayndr.
insanligin evrim zinciri şu şekildedir
Australopithecus anamensis: buna ait iskeletleri 4.1 milyon yil öncesine aittir. Maymuna benzer, kisa boylu, küçük beyinli(günümüz maymun beyni kadar), kalin kaş kemerli. insanin atasi olmasi özelligini iki ayak üzerinde durabilmesine borçludur. Tam dik duramasa da bu özelligi vardir. iki ayak üzerinde yürüme özelliginin, büyük ormanlarin kurumasina ve besinlerin açik arazilerden bulunmasi gerektigine baglanir. Yürümeye çaliştilar, bunu yavrularina da ögrettiler, yani illaki genlerinde bir degişiklik olmasi gerekmiyor.
DiNCi: Açik arazide 4 ayak üzerinde yürüyen başka bir sürü canli var, onlar neden 2 ayakli olmadilar.
CEVAP: Bunlar aslinda bu özelligi ormanda kazandilar, yani yüksekteki meyvelere erişmek için iki ayak üzerinde durmaya çaliştilar, daha sonra açk arazilere geçince bu özellige iyice gerek duyulmaya başlandi.
Australopithecus afarensis(Lucy): 3.2 milyon yil öncesine aittir. Beyni çok az büyümüştür. 380-550 cm3.. taşlar kullanmiştir ama alet yapamamiştir. Şempanze de alet kullanabilir ama yapamaz.
.......(başka Aus... türleri de var)
Homolara gelinceye kadarki türler etçildi., homolarla birlikte etçilik başladi. Homolara geçişin sebebi ise bir iklim degişiklii olsa gerek.
Homo haiblis: 2,5 milyon yl öne ortaya çikmiştir. Alet yapabiliyor, av aleti. Beyni 600-750 cm3tür.
Bu, ilk üç tür Afrika kökenlidir.
Homo erectus: 1.8 milyon yl önce atas Afrikadan yola çikmiş, ama Asyada evrimleşmiş. 900.000 yl önce yaşamiştir.Ateşi kullanmştr, tam dik yürüyen ilk insan, beyni 775-1200 cm3.
Neanderthal: 200.000-30.000 yil önce yaşamişlardir, ancak son yapilan DNA çalişmalar sonucunda bunlarin insanin soy zincirinde yer alamayaca anlaşilmiştir. Bunlar başka bir insansi türdü, ama insan degillerdi. Bunlarin yerini normal insanlar aldi. Ayrca bebek ölümleri ve hastalk gibi sebeplerden dolayi bunlar yok oldular. Ölü gömme adetleri vardi. Beyni 1300-1610 cm3.
Cro-magnon: Neanderhallerin yerini birden bunlar ald ve bunlardan günümüz insan evrimleşti.
Homo sapiens sapiens(günümüz insan): 30000 yl önce ortaya çktlar, gelişmiş avclk, hayvanclk, çiftçilik yapyor, dili kullanabiliyor, büyük topluluklar kuruyordu. lkel sanat yapabiliyordu. son buzul çann bitimiyle(9000-7000 yl önce) yerleşik hayata geçtiler. Beyni 1200-2000 cm3
DiNCi: Neandertaller eski bir insan irkidir, Australopithecus ise eski bir maymun türüdür, soylari tükenmiştir.
EVRMCi:
1-Neandertallerin insan olmadigi genetik olarak ispatlanmiştir
2-Bir tür yok olacaksa neden yaratilir ki, hadi yok olan insanlar sapkinlik yaptilar, büyük suçlar işlediler de yok oldular, peki Australopithecus dedigin maymunlar neden yok oldu, onlarin yaratilmasinin anlami neydi.
|
dinci: Neanderhaller bir insan ırkı değildir diyorsun. Farzedelim ki değil de senin piltdwonda yalan söylemeyen amcaların doğru! söylemiş olsunlar. Ve hiç bir suçları yokken bu dünyadan silinmiş olsunlar. Neden?
1.Aynı dinozorlar gibi diğer hayvanlar da yeryüzünün halifesi olan insana hizmet etmek için yaratılmıştır. Dinozorlar insanlarla hiç karşılaşmadı ki diyeceksin. Evet, dinozorlar insanlarla hiç karşılaşmadı. Çünkü dinozorlar insanların yaşayacağı dünyanın tesisi için zemin hazırlayıcısı durumundalar, 2. teori aynı evrim gibi TEORİ: dünyanın ilk zamanlarında yer çekimi günümüz kadar yüksek olmadığından dinozorlar aslında bazı sürüngenlerin o zamanki hallerinden başka bir şey değil. Aynı onun gibi Neanderhaller de -ki inanmıyorum insan olmadıklarına- Allah isterse soyları tükenir. Günümüzdeki soy tükenmesi farklı ama. Kur'an'da bu "Diyanet Meali - er-RÛM : 41. İnsanların bizzat kendi işledikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu , ki Allah yaptıklarının bir kısmını onlara tattırsın; belki de (tuttukları kötü yoldan) dönerler." ayetinde bildirildiği gibi insanların hataları yüzünden nesilleri yok olmaktadır. Ayrıca Allah'ın onları öldürmesinin, soylarını tüketmesinin sebebi ne ve ne hakla dersen varlığı yokluğu bile elinde olmayan yaratılmışlar onlara varlık hakkı tanıyan yaratıcısı tarafından rızıklandırılıyor, onlara el, ayak, kulak, burun, vs. veriliyor. hem de estetik bir halde. Neandertallerin estetik bir görünüşe sahip değildi dersen bunu sen bilmezsin senin evrimci amcaların rekonstüksüyon yöntemi ile yumuşak dokular giydirkleri maymunlara bir de insanî bakış kazandırmak için insanî göz takarak yüz şeklini oluşturuyorlar ve insanlara benzediklerini idia ediyorlar. Ne tesadüfse. Ama aslında ne dinozorların dış görünüşü ne de soyu çok eski zamanlarda tükenmiş canlıların yüz görünüşü hakkında bir bilgiye sahip değiliz. Yüz şeklini kemik dokunun üzerindeki yumuşak doku oluşturur. Yüzündeki simetriye bak. dışarıdaki hayvanlara ve bitkilere bir bak. onların güzel olması gerekmezdi evrim olsaydı. En çirkin olduğunu iddia eden aynada gözlerine baksın. Mükemmelliğine hayran kalır.
Demişsin ki "Şempanze ve gorile diger primatlardan daha yakin. insan- şempanze ayrimi yaklaşik 4-14 milyon yil önce oluştu, 5-6 diyenler de var, kesin degil. insanla şempanzenin DNA ve protein yapilar %99 benzer, gorille %98,6
insanda 23 kromozom bulunurken şempanzede 24 tane bulunur, kan proteinleri %100 ayndr. "
İnsandaki bir sinir hücresinin bir kromozomunda toplam 50.000 ciltlik ansiklopediye ancak sığacak bir vilgi varken sen 1 kromozom farkından bahsediyorsun. Ki ben bunun evrimle oluşmasından bahsetmiyorum. bu bir maymunun klavyenin tuşlarına tasara basarak Sheakpeare'in Hamleti'ni oluşturması ihtimaliniden yüzlerce kat daha zor hatta imkansız bir şey. kromozom sayısı belirleyiciyse kurt bağrı bitkisi ve moli balığında da 46 kromozom var. insana benzer bir halleri var mı?
Protein yapıları aynı değil ki sen kan proteinlerinden bahsediyorsun. Kan proteinleri A, B, RH gibi bir çok değişiklik gösterir insanda bile, kaldı ki kan görevi itibariyle ve duruşu itibariyle aynı proteinlere sahip olabilir. bu da doğaldır. Yaratıcı kullandığı bir malzemeyi başka bir yerde kullanamaz diye bir şey söyleyemezsin. Ayrıca Allah Kur'an'da : "Diyanet Meali - en-NAHL : 18. Allah'ın nimetini saymaya kalksanız, onu sayamazsınız . Hakikaten Allah çok bağışlayan, pek esirgeyendir. " demiştir. Yani yer yüzünde -kendinden de araştırabilirsin yeryüzündeki canlı sayısı değil türlerinin sayısı dahi tahminden ibarettir. Daha sayılamamıştır.Kaldı ki ben sonsuz diye bilenen uzaydan bahsetmiyorum. - sayılamayacak kadar çok türde yaratık var ve bunların birbirlerine benzememeleri imkansız. hiç bir ressam kendi hayalinden hiç görmediği bir kimse yapmaya kalktığında bile 50'den fazla yapamazken, hepsi artık bir diğeriyle aynı olurken sayısız canlılar arasında birbirlerine benzeyenlerin olmamasına imkan yoktur. Kan proteinleri aynı dediğin maymunda daha kaç çeşit doku vardır? neden bir çoğu benzemezken bunlar benziyor?
Yukarıdaki saydığın evrim zinciri adı üstünde bir teoridir. Eğer bu teori gerçek olsaydı milyonlarca ara geçiş formu olması gerekirdi. Oysa evrimciler sadece kendilerinin kabul ettiği bir kaç tane ara geçiş formu! dışında ki bunların da belli eskiden soyu tükenmiş bir türe ait oldukları fosil gösteremezler.
Oysa milyonlarca yıl önce yaşamış bir sürü hayvanın hala fosillerine müzelerden ulaşabilirsin. Oysa evrimcilerin elinde bibirine acemi eklenmiş olduğu belirlenen daha ancak yüztılımızda yapılan araştırmalarla görülen kafası farklı gövdesi farklı hayvanlara ait oldukları belirlenen hayvanlar dışında hayvan ara geçiiş formu yoktur. Buna yani evrime günümüzde hiç canlı kanıt yoktur. Eğer hala buna inanıyorsan bana bana msn'de insanın gelecekteki evrimleştiğinde nasıl olacağını anlat. sen bana sor ama her soruna cevap var. Belki karşıma ilk defa çıkan bir soru olur. En fazla bir gün isterim senden. bekirokumus91@hotmail.com
sana çok basit br soru daha
diyorsun ki şu zaman ortaya çıkmıştır. Sen de biliyorsun araştırsan göreceksin ki belki de biiliyorsun bütün canlılar bir anda bir devirde ortaya çıkmışlar. Peki neden yavaş yavaş değil de birden.
Kaldı ki Darwin'in yaşadığı çağda DNA denilen şeyin ne olduğu bile bilinmiyordu. Çünkü elektron mikroskobu yoktu. Hücre içi boş odalar şeklinde tasvir ediliyordu ki ismini de buradan alır. Kaldı ki okulunu bitirememiştir Darwin ve bir biyolog olamadan okulu bırakır. Okulda da başarısızdır. Çıktığı geziler soncunda hayvanların birbirlerine benzediklerini görür, arkasından önceden okumuş olduğu ilk çağ mtolojilerindeki evrime benzeyen dönüşümlerden de etkilenerek bu teoriyi ortaya atar. Hemen arkasından ingiltere gibi sömürgeci bir ülke artık sömürgeciliğine kılıf bulmuştur. "Bu gelişmemiş ilkel insanlar bizim gibi gelişmiş insanlar tarafından evrimleştirilmesi için işgal ediliyor bu topraklar. Hatta afrikadan getirdikleri bir kaç insan maymun ırkının son halkası, insan maymun arasında ara geçiş formu diye getirilmiş bu ailesinden ve çocuklarından koparılan insan intihar etmiştir.
hatta Darwin TEORİSİNE kanıt gösterirken elmalarda kendiliğinden oluşan kurtları örnek vermiştir. yani o sinek kurtlarının larvalarının dahi bilinmediği o dönemde ortaya atılan teori artık günümüzde belirli siyasi amaçlar dışında -hollywood(TAnrısız din budizm ve evrim teorisinin durmadan propagandasını yapıyor), ilngiltere ki artık o bile savunmuyo çünkü ırkçılığından dünya tarihindeki yıkıcılığı görüldü- savunulmayan bir TEORİ. Ders kitaplarında bile Darwin'in teorisinin yanlış oluğu işleniyor artık. Harward Üniversitesi geçenlerde bir bildiri yayınlayarak bu teorinin bir düzmece olduğunu açıklaması da buna bir örnek. Kabul eden profesör evet yanlış duymadınız profesörlerin bile bazı konuları bilmedikleri daha yeni anlaşıldı. Bu insanlar siyasi oyunlarla yükseliyorlar ve halkı kandırıyorlar. Neyse yoruldum. Konuşmak isteyen msn'de beni eklesin.
|

28-05-2010, 22:24
|
 |
ruimte
|
|
Üyelik Tarihi: 17-10-2009
Mesajlar: 431
|
|
Alıntı:
Kali´isimli arızadan alıntı
|
sikişmek ne demek max p sitesinde böyle bir kavrama rastlasmadım acaba yeni bir evrimsel buluşmu ?
izin almadan canlıların kemiklerini taciz ve tecavüz etmek nasıl bir bilim anlayışıdır tartışılır hem de iyi polemik yapılablir. !
|

28-05-2010, 22:59
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 02-01-2010
Nerden: Dünya
Mesajlar: 72
|
|
|
Tanrı kavramını sadece dinlerle bağıntılı tutup;dinlerin söylediği özellikte tanrı hayal edenler.Saçma dediğiniz dinlerden hayatı koparıyorsunuz da,tanrıyı mı kopramıyorsunuz ?
|

30-05-2010, 01:41
|
 |
Bu gece birileri ölecek!
|
|
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: Kali_fornia
Mesajlar: 1,401
|
|
Alıntı:
chAos´isimli arızadan alıntı
sikişmek ne demek max p sitesinde böyle bir kavrama rastlasmadım acaba yeni bir evrimsel buluşmu ?
izin almadan canlıların kemiklerini taciz ve tecavüz etmek nasıl bir bilim anlayışıdır tartışılır hem de iyi polemik yapılablir. !
|
Aman, hemen atla! Sikişmek senin ananla babanin yapmamasi gereken bir eylemdir. Git, bak: max p sitesinde 'mixing' ya da 'interbreeding' olarak geciyor.
Soyu tukenmis canlilardan izin almak, dinazor kemiklerini incelemek icin dinazorlara sormak gibi fikirlerle polemik yapmak sana yakisir bence, nasil 'having sex', 'breeding' gibi sozcuklere basitce 'sikişmek' denilebilecegi gibi o tur polemiklere ya da senin yaptigina 'her boka bir kulp takmak' da denilebilinir.
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:12 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|