Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Bilimsel Mevzular

Bilimsel Mevzular Bir soru daha sorabilme sanatıdır bilim.


BIG BANG ile ilgili AKILLI BIR SORU (cevap bende)

Bilimsel Mevzular içerisinde BIG BANG ile ilgili AKILLI BIR SORU (cevap bende) konusu: Alıntı: Herşeyden önce bana yalancı deme ! Çünkü beni tanımıyorsun yalan söyleyip söylemeyeceğimi bilmiyorsun. Yanlış yazmışsın , yanlış bilgilenmişsin de ok diyeyim ama yalancı deme. Üstelik sana yalan söylemek gibi ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #61 (permalink)  
Alt 22-06-2010, 13:53
Orgon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CoSmiC VoiCe
 
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
Alıntı:
Herşeyden önce bana yalancı deme ! Çünkü beni tanımıyorsun yalan söyleyip söylemeyeceğimi bilmiyorsun. Yanlış yazmışsın , yanlış bilgilenmişsin de ok diyeyim ama yalancı deme. Üstelik sana yalan söylemek gibi bir ihtiyacım yok. Hele ki İslam inancı benim için gerçek ve kutsal birşeyken bunun için yalan söylemek çok küçültücü birşey olur ki bu yazışmaların sonunda senin veya herhangi birinin inanmasına vesile olabilme ihtimalim çok küçükken yalan söylememin hiçbir anlamı yok.
Derim, çünkü yalancısın. Wikide ne yazdığını yazdım oraya arkealarla ilgili olarak, istersen bilim teknik dergisinin sitesine bak orada da vardı bildiğim kadarıyla. Sallama. Hem sallıyorsun hem dezenformnasyon yapıyorsun bir de üstüne diyorsun ki,buna galiba sadece sen inanıyorsun. Sana yalancı demneyecemde kime diyecem hep böylesiniz siz bilmeden sallar bir de bilmişllik taslarsınız hatalarını öğretmekle de mükkellef değilim güya her şeyi çözmüşün ya Harun Yahya yı referans alarak biyoloji biliminde )

Alıntı:
Ben wikipediada üstte gördüğün yazıya istinaden yazdım.
Anlamadan bilmeden yazınca böyle oluyor işte. Arkean devir ile arkea nın aynı şey olmaması arkea nın bilinen en eski canlılar olması gerçeğini değiştirmiyor bunun da bahsettiğimiz şeyle bir ilgisi yok.

Alıntı:
Hiç lafı uzatmaya gerek yok Allah inancı görünmeyene bilinmeyene inanmayı gerektirir. Zaten herşey alenen ortada olsaydı Dünya imtihanının bir anlamı kalmazdı. Sözlerinde sürekli bahsettiğin " Sonsuz tesadüflerin bir araya gelmesi sonucu yaşam oluşmuştur" gibisinden düşüncelerin mantığını benim küçük aklım kabul etmiyor. Sonsuz sayıdaki tesadüfün bir araya gelmesini algılayamıyorum. Bir birgisayarın bütün parçalarını bir odaya savur sonra içeride istediğin kadar doğa olayı oluştur (rüzgar , yağmur v.s) o parçaların tesadüfen bir araya gelerek bilgisayarı oluşturmasını bekleyemezsin. Değil 3.5 milyar yıl, 350 trilyon yıl beklesen yine olmaz. Ama sen olmuş diyorsun. Buna nasıl inanılır.Bilinçsiz bir şekilde etrafa savrulan madelerin, mucizevi bir şekilde , böylesine harika bir yaşamı, bukadar geniş bir canlı çeşitliliğini oluşturması nasıl mümkün olabilir. Bilim araştırır , kanıtlar bilmem ne yapar diyorsunuz da üstüne birde tesadüfleri eklemeden yapamıyorsunuz. Tesadüfü kabul eden bilim, bilimmidir ? birde bunu düşünün bakalım.
Sen ne anladığını sanıyorsun ki? Bilgisayar ne? Doğa böyle değil anlamıyorsun işte. İnsan biçimci düşündüğün için her şeyi bilinçli tasarım ile açıklayabileceğini farz ediyorsun. İnsanın bilinç dediği şey nedir onu düşün önce sen bırak doğa nasıl oluşmuştur diye ahkam kesmeyi, doğayı öyle tasarımla falan açıklayamazsın. Tasarladığın her şey en çok gelişmiş bilgisayar gibi olur doğal unsurlara veya canlı organizmaya dönüşmez çünkü kendine göre sınır çizip kendine göre tasarlıyorsun.

Tesadüf demek rastgelelik demek senin anlamakta zorluk çektiğin bir gerçek ve aslında anlamak istemesende gördüğün herşey sayısız değişkenin bir araya gelmesinden ötürü ortaya çıkıyor bir sınır çizgisi bir çerçevesi, önceden çizili bir projesi yok. Sanıyorsun ki çok özel koşullar bilerek bir araya getirildi de sen ortaya çıktın. Yok öyle bir şey. Doğada sayısız unsur var birbirini etkileyen hepsini öğrenip uzmanlaşamazsın ilişki kuracaksın. Hazır cevap beklenmez evrenden herşeyi tek cümle veya tek bir şeyle açıklayacak; tembel kafalılıktır bunun adı, inanç da kılıfı. Her şeyi görünmez bilinmez sonsuz güç sahibi bir hayalet yapmıştır diyince herşeyi açıklanmış mı farz ediyorsun? Bu ne işer yarıyor peki o sonsuza dua edince mars a gidebilmeni mi sağlıyor? Bütün insanlar sizin gibi düşünseydi şimdi o bilgisayarda yazıyor olamazdın tembelsiniz siz düşünmek yerine hazır fikre inanmayı seçiyorsunuz. Tabi galilei ler Bruno lar boşa işkence çekmiş oluyor sizlerin yüzünden hala aynı dinozor kafalar devam etmekte saçmalamaya bilimi biyolojiyi uzmanından değil, şarlatanlardan öğrenmeye çalışmakta gönlünüze göre konuşuyorlar çünkü. Öbürünü anlayamıyorsunuz teknik terimler var diyorsunuz. Bilimin dili de sizin yüzünüzden farklılaştı zaten, sahte tanrılarınız kızmasın diye şifreli dil oluşturdu bilim herkes anlamadı böylece. Leonarda Da Vinci nin tüm eserleri şifrelidir bilir misin, şu Da Vinci şifresi kitabının ismi de oradan geliyor, adam doğrudan yazsa çoktan papazlar meydanda yakmışlardı onu da. Bir haltdan çaktığınız yok, telkinlerle yönlendiriliyor kendiniz buldunuz bu düşünceleri sanıyorsunuz.

Tanrı nedir tanımlayabilir misin? Herşeydir,herşeyden ötedir diyeceksin. Ne demek her şey herşey diyince herşeyi anlamış onun da ötesini de anlamış mı oluyorsun? Aklınız almaz tabi. Güneşte her saniye 600 milyon ton hidrojen helyuma dönüşüyor ve bu olay 5 milyar yıldır sürüyor ve 5 milyar yıl daha sürecek. Üstelik güneş küçük yıldız, iyiki de küçük yoksa yüz milyarlarca ton hidrojen helyuma dönüşür 100 milyon yılda da süper nova ile dağılıp giderdi. Artık elementlerinden de gezegenler oluşurdu bizim güneş sistemimizdeki 10 gezegen gibi. Güneşin ne kadar büyük olduğunu bile algılayamıyorsunuz Allah yaratmış diyince anlamış farz ediyorsunuz herşeyi. Bilgisayarın ne ki? Ne işe yarıyor senin özel ihtiyaçlarını karşılamaktan başka kendi başına varolabilen birşey mi? Doğada niye olamıyormuş. Doğada neden bilgisayar oluşsun yahu? Her şey sana göre mi olacak öyle olmadığına göre hemen tesadüf imkansız diyorsun neymiş doğada uçak olmuyormuş. Uçak ne niye doğada uçak oluşsun? Kuş oluşmuş sen kuşa bakıp uçak yapmışın kabaca maddeyi şekillendirip. Hala soruyorsun doğayı kim yapmış diye. Kimse yapmamış doğayı doğadan öte birşey yok zaten sende onun içinde oluşanlardan birisin. Kim ne demek hem bir kişi mi yapıyor her şeyi kim kişilik belirtir tanrı çok büyük varlıktır demen durumu değiştirmiyor hala kendi merkezinden inşacı tasarımcı arıyorsun demek bu çokluğa kafan basmıyor. Basmaması lazım zaten de basamaz. Evren sonsuz en azından senin için. Ayrıca hazır cevap tam tersine tanrı inancıdır herşeyi tek kelimeyle açıklanmış varsayar ha herşeyi Allah yarattı de otur, ha pembe unicorn sıçmış de otur, ha görünmez bilinmez uçan tosbağa üflemiş de, ha Zeus de ha Ra de farketmez. Hepsi aynı baştan savma indirgemeciliktir bir şeyi açıklamaz. Ama illa istiyorsun ki anlayabileceğin tek bir kalıp olsun ve herşeyi buna göre tanımla. Bu düşüncenin kendini yok ettiği an işte insan düşünmekten yorulup kafadan uydurduğuna tapınmak ölümden sonra da varlığının devam edeceğini düşünmek istiyor bunu arzulaması da ölmmek istememesi, merakının duramaması. Bu doğal ama bahane olamaz kusura bakmayın siz öyle istiyorsunuz diye evreni bir varlık üfleyerek şişirmez, koskoca evren bu üflediğin plastik balon değil.

E işte biz niye böyleyiz, dünya da neden hayat var bu mucize değil mi? Mucize değil, farklı bir durum. Evrenin ücra köşelerinde sıvı su oluşmuş bir yerde de aynı soruyu soranlar olabilir. E işte her şey çok ince bir plan dahilinde hesaplanmış gibi? Yoo. O planlar tamamen sana ait. Sen sanıyormusun ki dünyanın yörünge çapı hep aynı? Hayır değil. Dahası güneş de durmuyor aslında sayısız gözlem yapıp durmasan tahminlerde bulunamazsın kağıtlara yazdığın gibi değil yörüngeler her şey hareket halinde. Hadi bunu bir formüle oturt bakalım güneşi de sabit kabul etmeden nasıl hesap yapacaksın? Yapamazsın sana referans şart ama o referans sana ait sana göre o yüzden görecelilik teorisi diye kuantum diye kaos kuramı diye yıırtınıp duruyor insanlar burada anlamıyorsunuz ki hala ilkçağdan kalma kapalı sisttemlerin gerçekten olduğunu zannediyorsunuz evrende. Doğada bi defa üçgen yok, çember yok, düzgün daire yok, mutlak sıfır yok, ideal gaz yok bunlar hep bizim sabitlerimiz. Hiç bir şey bilmeyenin sabiti de tanrı. Bilmediğine tanrının işi tanrının iradesi diyip geçiyor. İrade bir defa gene organizmaya dair bir davranış bir şeyi ister çaba gösterir veya direnç gösterir irade budur. Tanrı neyi istiyor ki madem herşey ise? Evren tanrı tarafından yaratıldıysa tanrı nerede duruyor? Yoktan yarattıysa evren yokken kendi neredeydi? Bir defa evrenin yaratıldığı bir an var ise bu zamanı tanımlar. Zaman ise evrenin kendisinden doğar ondan önce bir zaman olmaz, Zaman saat kaçta başladı diye bir soru saçmadır kendini çürütür. Bunlar mantıklı mı? Değil çünkü bu gibi indirgemeler doğayı kişileştirmekten kaynaklanıyor mitolojilerden ve efsanelerden besleniyorlar gerçeklerle bir ilgisi yok hayal ürünü tamamı.

İşte diyor ki Behe, bakterinin kamçısındaki mükemmel motor kendiliğinden oluşamaz bir bilinç gerekir. Mükemmel motor ne bir defa? Sen onu kendi motor mekanizmana benzetip seninkinden daha verimli çalıştığı için mükemmel motor oluyor, motora benzettiğin içinde bilinç tasarımı oluyor var mı öyle yağma ne güzel fikir o öyle ) Aradaki tüm süreçleri aklın almıyor hepsini aklında tutamıyorsun diye atlayıp bakteri kamçısında motıor mühendisi arıyorsun. Peki senin o çok övündüğün tasarım yeteneğin beynninin ön lobundaki aktivitelerin birer toplamı ona ne diyeceksin? Bilinci tasarlayan bilinç de neyin nesi? Öyle çelişik şeyler ki bunlar algılayamıyorsunuz. Bilinçli bilgisayar yapıyorsun, hafızası seninkinden fazla görünüyor çünkü pasif. Ama senin unutkan bilincin serbest çalıştığı için o kadar da büyük bilincinle tasarladığın bilgisayarından. Sen yaşamak için bir kişinin tuşuna dokunmasına ihtiyaç duymuyorsun kendi yaşamını sağlayabiliyorsun. E işte belki tanrı da böyledir bizi tasarlamıştır o mükemmeldir biz eksiğizdir. Bu öyle olmuyor ki sen tanrını kendi yerine koymuş, doğayı kişileştirmiş, kişileştirmekle de kalmamış edilgen olarak düşünmüş oluyorsun sadece.

Bir de şurdan bakalım hani çok mükemmelmişiz ya biyolojik olarak. Bunu bilemezsin ki? Evren çok farklı da olabilirdi o zaman gene bir bilinç oluşabilirdi içinde ona göre yaşayan? Neye göre kıyaslıyorsun bunu? Şeklin bu biçimde olmasaydı, başka türlü düşünüyor olsaydın çok saçma düşündüğünü mü düşünecvektin referansınm ne burada? Referansın daima kendinsin dolayısıyla da kendin varsın diye şaşırman da anlamsız. Saçmasapan bir ucubesin belki ama senin için ucubeliğin ve imkansızlığın,anlamsızlığın tanımı nedir? Senin algılamakta zorluk çektiğindir sana benzemiyorsa tuhaftır sana göre. 29 harfi kağıda yazıp havaya savuruyorsun sonra diyorsun adım yazmadı ama benim bir adım var demekki tesadüften öte bir bilinç var. Ne bilinci? Niye adın yazsın ki? İşte elementleri kazana attık karıştırdık içinden tavşan çıkmadı demek ki bilinçli tasarım var. İyide hemen sen ol dediğin için olacak diye bir kanıya nereden vardın? Tanrıyı da bu yüzden saçmalayıp uydurmuşsun zaten ol diyince oluyormuş ama onun bir anı senin için milyar yılmış bak sen kıvırmalara. ) O elementleri 4 milyar yıl bir gezegende karıştır bakalım sulak alanda neler çıkıyor ordan tavşanla beraber öyle senin kazana atıp 3 saat karıştırmanla olmuyor diye bunu yapan biri var tesadüfen olamaz demekle olmuyor bu işler. Ayrıca birkaç elementle de olmaz o milyar tonlarca elementi karıştır bakalım bi gezegende hele ondan sonra de rastgelelikten bir şey olmaz. ) O kadar dar ve basit düşünüyorsunuz ki yani sanıyorsunuz sonra çokmakıllıca düşünüyoruz inanmayanlar anlayamıyor bunu )

Alıntı:
Farzedinki bir rahatsızlığınız var ve doktora gittiniz. Doktor sizi muayene etti ve hastalığınızı söyledi. Doğal olarak sorarsınız. - Bu hastalık bende neden oluştu doktor bey ( yada hanım)
Doktor : Bi sebebi yok tesadüfen oluşmuş. Bir bilim adamının söyleyebileceği bir sözmü sizce. Bu ne kadar bilimsel bir düşünün. Bilim birşeyin nasıl olduğunu araştırırken, neden olduğunuda araştırır.
Doktor tesadüfen oluşmuş demiyor çünkü rastlantıların mesela o mikroorganizmaların hangi koşullarda nerede hastalığa neden olduğunu tahmin etmeye çalışıyor her hastalığı da tedavi edemiyor bunun adı bilim. Sen şimdi kendi düşünce sistematiğni doktor ile neden kıyaslıyorsun çekil hele bakalım ordan kafan basmaz tıp bilimine senin. ) Neden böyle diyorum? Çünkü senin mantaliten şu herşeyi tek bir nedene bağlamaya çalışmak. Senin bu durumdaki cevabın da şu Allahın takdiri, hasta mı oldun, allah öyle uygun görmüş demek ki. Doktoru ne örnek veriyorsun hastayı tedavi edemeyecek olan senin mutlak yaratıcının iradesi fikrin tıp bilimi böyle işlemez kıvırma. Biz rastlantı derken de rastlantıya inanıp, ona tapınmıyoruz bir evrensel olgudan değişkenlerin bolluğundan ve bilinç dışı ilişkisinden bahsediyoruz sizin gibi her şeyi tek bir hayali kavramın iradesine bağlamadığımız için ağzınıza tesadüfü sakız ediyorsunuz. )

Alıntı:
Daha önce burda yine birine söylemiştim. Farzedelimki siz haklısınız. Ben ömrüm boyunca boşuna bir inanca sarılmış olurum , sonra ölürüm yok olur giderim. Kaybedeceğim hiçbirşey yok. Ama ya ben haklıysam siz neler kaybedeceğinizin farkındamısınız.
Bu da en aptalca savunmadır dindarlarda. Her an neler kaybetiğinmin farkında bile değilsin hiç bir şey anlamıyorsun bile doğadan tapınacak şey arıyorsun. Bu yaşamak değil bana göre itaat ve hiçliğine kendini inandırmak. Benim kaybedecek birşeyimm yok asıl bu kadar egoist ve aptal bir mükemmel yaratıcının olması fikri herşeyi bir yana bıraksak gene saçmalıktan ibaret ve insanları kendi arzular için kullananlara hizmet ediyor ben bu suça ortak olmam vicdanım da çok rahat o nedenle. Hiç bir tanrıdan da korkmam olduğunu farz etsek de çünkü ben kendimi sorguluyorum en baştan benden büyük güç ne emretmiş umurumda olmaz, varsa da ondan bir şey beklemem bile herkes kendi boyutundan ve kendi eyleminden sorumludur. Ha şu da var tanrıyla da alay edebilirim korkmak yerine beni yargılayamaz bile korkutamaz da. Bir tanrı senin düşündüğün gibi varsa bile ona yasltaklanmaya çalışacağımı sakın bekleme yani. Hatta ben ondan daha fazlasıyım acıyı, çaresizliği, çabayı, amacı biliyorum onun herşeye gücü yettiğine göre sözde insanlık ne demek bilemez gelsin bir aciz olmayı tatsın hiç bir şey bilmeden yaşamanın zorluklarını görsün ondan sonra bana akıl versin yani onun aklına da merhametine de ihtiyaç duymuyorum. Dalkavukların tanrısı da kendilerinin ahlakını temsil eder zaten bence tanrının olma ihtimaliyle bir ilgisi yok bunun kendi dalkavukluğunuzu gerekçelendirmeye uğraşıyorsunuz o kadar. Tanrıya yaranmaya çalışan, güçlüye yaranmaya çalışandır, güçlüye yaranmaya çalışıp kendi postunu garantiye almaya uğraşan herhangi ahlaki iyilikten bahsedemez onun dalkavukluğuna soyunur, bu özelliklere sahip insanların iyi bir dünya yaratmaktan ziyade varolan herşeyi sömürüp kendine gerekçe üretmek alışkanlığıdır. Yani kaybedecek o kadar çok şey var ki bu durumda insanlıktan çıkmak demek bu. : ))
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #62 (permalink)  
Alt 22-06-2010, 16:46
Hubble - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 01-06-2010
Yaş: 31
Mesajlar: 49
Alıntı:
Sen ne anladığını sanıyorsun ki? Bilgisayar ne? Doğa böyle değil anlamıyorsun işte. İnsan biçimci düşündüğün için her şeyi bilinçli tasarım ile açıklayabileceğini farz ediyorsun. İnsanın bilinç dediği şey nedir onu düşün önce sen bırak doğa nasıl oluşmuştur diye ahkam kesmeyi, doğayı öyle tasarımla falan açıklayamazsın. Tasarladığın her şey en çok gelişmiş bilgisayar gibi olur doğal unsurlara veya canlı organizmaya dönüşmez çünkü kendine göre sınır çizip kendine göre tasarlıyorsun.
Anlamıyorsun. Zekisin ama akıllı değilsin. Herşeyi zekanla çözebileceğini zannettiğin için hataya düşüyorsun. Bir bilgisayarın tesadüfen oluşma ihtimalinin , bütün yaşamın oluşma ihtimalinden daha fazla olduğunu görüyorsun ama kabul etmek istemiyorsun.

Alıntı:
Hazır cevap beklenmez evrenden herşeyi tek cümle veya tek bir şeyle açıklayacak; tembel kafalılıktır bunun adı, inanç da kılıfı.
Bunun kılıfı benim için inanç senin içinse tesadüf hangimizin kılıfı daha uygun.

Alıntı:
Bu ne işer yarıyor peki o sonsuza dua edince mars a gidebilmeni mi sağlıyor?
İnanmaktaki amacım Mars'a falan gitmek değil Ama inanç insanı, senin, benim sonsuz sandığımı düşündüğün evrenin ötesine götürür (senin inanmaman bunun yanlış olduğunu göstermez, sen benim düşündüğümü göremiyorsun diye bu benim düşünmediğim anlamına gelmediği gibi).
Alıntı:
Bütün insanlar sizin gibi düşünseydi şimdi o bilgisayarda yazıyor olamazdın tembelsiniz siz düşünmek yerine hazır fikre inanmayı seçiyorsunuz.
Bu ne demek yahu Sen bilgisayarı yada diğer bütün icatları sadece ateistlermi buldu sanıyorsun.

Alıntı:
Tabi galilei ler Bruno lar boşa işkence çekmiş oluyor sizlerin yüzünden hala aynı dinozor kafalar devam etmekte saçmalamaya bilimi biyolojiyi uzmanından değil, şarlatanlardan öğrenmeye çalışmakta gönlünüze göre konuşuyorlar çünkü.
Sen bu adamlara müslümanlarınmı işkence ettiğini düşünüyorsun. İslam dininden haberin varmı senin. Hani şu inan ilk ayetinin "Oku" olduğu Kuran' ı biliyormusun. Dünyanın en büyük devrimcileri peygamberlerdir haberin varmı. Bütün cahilliklerin adet haline geldiği dönemlerde insanlara ilmi, ahlakı, insanlığı öğretirler hiç duydunmu.

Alıntı:
Tanrı nedir tanımlayabilir misin? Herşeydir,herşeyden ötedir diyeceksin. Ne demek her şey herşey diyince herşeyi anlamış onun da ötesini de anlamış mı oluyorsun? Aklınız almaz tabi.
Eğer kastettiğin Allah' sa, hayır herşeydir falan demem. Tanımlama işine gelince ben kendimi bile gerçek anlamıyla tanımlıyamıyorum ki Allah' ı nasıl tanımlıyım. Ama sen kendinide doğayıda dünyayıda tanımlamışsın , herşeyi anlamışsın artık anlaman gerekende bişey kalmamış sanırım. Hoş anlamadığın yerler var onlarada tesadüf değip geçiyorsun anlamaya ne hacet.

Alıntı:
Doğada bi defa üçgen yok, çember yok, düzgün daire yok, mutlak sıfır yok, ideal gaz yok bunlar hep bizim sabitlerimiz.
Bal peteklerinde altıgenler var. Onlarda Allah' ın bir mucizesi üstelik düzgünlerde

Alıntı:
Tanrı neyi istiyor ki madem herşey ise? Evren tanrı tarafından yaratıldıysa tanrı nerede duruyor? Yoktan yarattıysa evren yokken kendi neredeydi? Bir defa evrenin yaratıldığı bir an var ise bu zamanı tanımlar. Zaman ise evrenin kendisinden doğar ondan önce bir zaman olmaz, Zaman saat kaçta başladı diye bir soru saçmadır kendini çürütür.
Bunlar senin gibi çok bilmişlerden beklenmeyen sorular? Ben az çok fikir sahibiyim ama muhtemelen sen benden çok biliyorsundur. Allah' ın birşey istediği yok. Birşey istemek için ihtiyaç olması gerekir, Allah' ın bir ihtiyacı yok. Evren Allah tarafından yaratıldı ancak Allah nerde diye sormak çok saçma olur. Çünkü zamandan ve mekandan münezzeh oluşu onun için bir yer isnad edilemeyeceği gösterir. Allah şurdadır diyemezsin o bütün herşeyi kuşatmıştır. Örnek olarak bu soluduğumuz hava nerde demek gibi birşeydir. Zaman olayına gelince zaman sadece madde için vardır Allah' ın yarattığı andan itibaren başlar.
Alıntı:
Peki senin o çok övündüğün tasarım yeteneğin beynninin ön lobundaki aktivitelerin birer toplamı ona ne diyeceksin? Bilinci tasarlayan bilinç de neyin nesi? Öyle çelişik şeyler ki bunlar algılayamıyorsunuz. Bilinçli bilgisayar yapıyorsun, hafızası seninkinden fazla görünüyor çünkü pasif. Ama senin unutkan bilincin serbest çalıştığı için o kadar da büyük bilincinle tasarladığın bilgisayarından. Sen yaşamak için bir kişinin tuşuna dokunmasına ihtiyaç duymuyorsun kendi yaşamını sağlayabiliyorsun. E işte belki tanrı da böyledir bizi tasarlamıştır o mükemmeldir biz eksiğizdir. Bu öyle olmuyor ki sen tanrını kendi yerine koymuş, doğayı kişileştirmiş, kişileştirmekle de kalmamış edilgen olarak düşünmüş oluyorsun sadece.
Kendi varlığına okadar saplanmışsınki senden daha üstün bir varlığı kabullenemiyorsun. İşte bu yüzden senin bilincini tasarlayan daha büyük bir bilinç senin için çelişki oluyor.

Alıntı:
Bir de şurdan bakalım hani çok mükemmelmişiz ya biyolojik olarak. Bunu bilemezsin ki? Evren çok farklı da olabilirdi o zaman gene bir bilinç oluşabilirdi içinde ona göre yaşayan? Neye göre kıyaslıyorsun bunu? Şeklin bu biçimde olmasaydı, başka türlü düşünüyor olsaydın çok saçma düşündüğünü mü düşünecvektin referansınm ne burada?
Şöyle olabilirdi böyle olabilirdi. Ama olmadı biz bilinçli düşünebilen canlı birer insan olarak yaratıldık. O olabilirdileri birde farklı açılardan düşün bakalım. Dünyanın sıcaklığı 12 milyon derecede olabilirdi ozaman ne sen neden senin sınırlar arasına sıkışmış aklın olmayabilirdi. Yada ebeveynlerimizden biri daha biz doğmadan ölebilirdi ozaman yine biz olmazdık. İş olasılıkları sıralamaya geldiğinde ikimizde işin içinde çıkamayız.

Alıntı:
29 harfi kağıda yazıp havaya savuruyorsun sonra diyorsun adım yazmadı ama benim bir adım var demekki tesadüften öte bir bilinç var. Ne bilinci?
Ne bilinci var biliyomusun benim adımı koyan kişinin bilinci var. Eğer senin bir çocuğun varsa yada olursa adını koyarken 29 harfi kağıda yazar ve havaya atarsın artık ne çıkarsa çocuğuna o ismi verirsin. Nasıl olsa sana göre tesadüfen varoldu, varsın adıda tesadüfen olsun olmazmı Gerçi o kağıtları yazıp havaya atanda bir bilinç sahibidir ama neyse olsun o kadar artık. hale bak İşin içine bir bilinç girmeden çocuğumuza isim bile veremiyoruz

Alıntı:
O elementleri 4 milyar yıl bir gezegende karıştır bakalım sulak alanda neler çıkıyor
Güneş sisteminde ki diğer gezegenlerde en az dünya kadar yaşlı ve onlardada en az dünyadaki kadar element var o halde orda neden bizimki gibi bir yaşam oluşmamış yahu. Bütün tesadüfler bizim gezegenimizi mi bulmuş. Bırak insan gibi düşünebilen bir canlıyı herhangi birşey olsun tek bir tane ağaç olsun onada razıyım.
Alıntı:
Doktor tesadüfen oluşmuş demiyor çünkü rastlantıların mesela o mikroorganizmaların hangi koşullarda nerede hastalığa neden olduğunu tahmin etmeye çalışıyor her hastalığı da tedavi edemiyor bunun adı bilim. Sen şimdi kendi düşünce sistematiğni doktor ile neden kıyaslıyorsun çekil hele bakalım ordan kafan basmaz tıp bilimine senin. ) Neden böyle diyorum? Çünkü senin mantaliten şu herşeyi tek bir nedene bağlamaya çalışmak. Senin bu durumdaki cevabın da şu Allahın takdiri, hasta mı oldun, allah öyle uygun görmüş demek ki. Doktoru ne örnek veriyorsun hastayı tedavi edemeyecek olan senin mutlak yaratıcının iradesi fikrin tıp bilimi böyle işlemez kıvırma. Biz rastlantı derken de rastlantıya inanıp, ona tapınmıyoruz bir evrensel olgudan değişkenlerin bolluğundan ve bilinç dışı ilişkisinden bahsediyoruz sizin gibi her şeyi tek bir hayali kavramın iradesine bağlamadığımız için ağzınıza tesadüfü sakız ediyorsunuz. )
Sen beni bilime karşımı sanıyorsun. Ben herzaman bu dünyanın sebeplere göre yaratıldığını savunmuşumdur. Hİçbirşey sebepsiz yere kendiliğinden oluşmaz herşeyin bir sebebi vardır. Ha bu sebepleri bilebiliriz yada bilemeyiz ama herzaman vardır. Cüzzamın sebebi bilinmiyordu ama şimdi biliniyor demekki sebepler herzaman var ama biz bütün sebepleri bilmiyoruz. Sizin bilemediğiniz sebeplerden ötürü tesadüfleri göstermenizi ağzımızda sakız yapmamız bundandır.

Alıntı:
Hiç bir tanrıdan da korkmam olduğunu farz etsek de çünkü ben kendimi sorguluyorum en baştan benden büyük güç ne emretmiş umurumda olmaz, varsa da ondan bir şey beklemem bile herkes kendi boyutundan ve kendi eyleminden sorumludur. Ha şu da var tanrıyla da alay edebilirim korkmak yerine beni yargılayamaz bile korkutamaz da. Bir tanrı senin düşündüğün gibi varsa bile ona yasltaklanmaya çalışacağımı sakın bekleme yani. Hatta ben ondan daha fazlasıyım acıyı, çaresizliği, çabayı, amacı biliyorum onun herşeye gücü yettiğine göre sözde insanlık ne demek bilemez gelsin bir aciz olmayı tatsın hiç bir şey bilmeden yaşamanın zorluklarını görsün ondan sonra bana akıl versin yani onun aklına da merhametine de ihtiyaç duymuyorum.
Bu sözler tamamen ama tamamen ikiyüzlülüktür. İnsanoğlu böyledir, dünyada iki kuruş menfaat için elini öpmedik insan bırakmaz, ama cenneti istemiyorum bunun için yaltaklanmam der Hem ikiyüzlü hem riyakarsın. Kafana bir silah dayasalar ayaklarına kapanırsın herkezin ama cehennemden kormuyorum diyorsun. Patronun işten kovmasın diye atmadık takla bırakmazsın anca arkasından konuşursun, işten atılırım aç kalırım diye üçbuçuk atarsın sonra ben korkmuyorum dersin. İşte şimdi kimin yalancı olduğu ortaya çıktı. YALAN söylüyorsun. Maaşına % 100 zam yapsalar bayram edersin eskisinden çok daha fazla çalışırsın ama bütün bu dünyadaki nimetlerin çok daha fazlasına sahip olabileceğin cenneti istemiyorum diyorsun. Sen kendini kandırırsın ancak , bana karşı değil en azından kendine karşı dürüst olda doğruları buraya yazmasanda kendine söyle. Eğer söylüyemiyorsan git bi aynaya bakta yalancı, riyakar, ikiyüzlü bir insanın neye benzediği gör.

Ya insan inanmıyabilir , ama en azından biraz olsun dürüst olur ve derki inanmıyorum ama gerçek olması durumunda çok şey kaybederim. Ben desemki şuan dünyada bir ejderha varsa ben ondan kormuyorum gider dişlerini sökerim ne korkucam yahu. İnanırmısın ? Ben bunu söylerim çünkü gerçekten ejderha olmadığını düşünürüm. Eğer gerçekten varsa sözü benim için değerli olmaz yinede korkmam. Ama gerçekten karşıma bir ejderha çıksa korkmamam mümkünmü. Bu durumda söylediğim yalan olmuyorda iki yüzlülük olmuyorda ne oluyor. Senin üzerine benzin dökseler ateşe vericez seni deseler altına edersin, ama lafa gelince kormuyorum derdin dimi. Ulan korkmıyacak tek bir insan varmı yaa. Yalan söylenirde bukadar mı olur yaa. Sana söyleyecek bir söz bulamıyorum saçma sapan fikirlerinle ve sahte kabadayılığınla sen kendini gösterdin zaten bundan sonra ne denilebilirki.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #63 (permalink)  
Alt 23-06-2010, 04:22
Orgon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CoSmiC VoiCe
 
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
Alıntı:
Anlamıyorsun. Zekisin ama akıllı değilsin. Herşeyi zekanla çözebileceğini zannettiğin için hataya düşüyorsun. Bir bilgisayarın tesadüfen oluşma ihtimalinin , bütün yaşamın oluşma ihtimalinden daha fazla olduğunu görüyorsun ama kabul etmek istemiyorsun.
Zeka ölçer, akıl ölçer mi oldun şimdi de. Harun Yahya nı müridinden akıl zeka öğrenecez he he he. Çözebileceğimi zekam ile çözerim araştırarak. Çözemediğim de çözülemez olur,elbet çözen olur. Çözülmezse de anlayışım bu kadardır. Ne yani tanrı bilir diyince bir şey mi demiş oluyoruz ne ilgisi var. Saçmasapan konuşuyorsunuz yani. Bilgisayar diyor hala. Yaşamın oluşma ihtimali bağımsız olasılıklardan birden toptan şekilde hesaplanmaz matematiği de götünüzden anlıyorsunuz. Aminoasitler oluştu di mi, mars da hatta asteroitlerde bile var. Dünyada nasıl oluştuğu da laboratuvar ortamında bile gösterildi defalarca her yerde oluşabiliyorlar. Bunların bir araya gelip protein oluşturması çok yüksek olasılık eğer ortamda su varsa. Protein oluştu, lipid aynı şekilde oluştu. Al sana hücre zarları ama daha canlı değiller bunlar. Aşamaları yukarda açıkladım bunlar milyon yıllar milyar yıllar sürüyor aşama aşama basitten karmaşığa doğru. Ama sizin gibi sivri zekalar bütün hepsinin aniden ortaya çıkma olasılığını hesap etmeye çalışıp, sonra da bu imkansızdır diyor. Tam tersine olmaması imkansız bunun dünya koşullarında. Birden at oluşmaz tabi bomboş gezegende onun ihtimalini niye hesaplıyorsun sen öyle olur mu hiç. O ihtimali size sormak lazım tanrı birden yaratıyormuş ya. İmkansız olan o. Ama yok aklımız ermezmiş,onun herşeye gücü yetermiş. Bilmiyorum hayat nasıl oluştu demiyorlar da, herşeye gücü yeten yarattı tek tek diyorlar neymiş bu doğrusuymuş )

Alıntı:
Bunun kılıfı benim için inanç senin içinse tesadüf hangimizin kılıfı daha uygun
İnanç ne? Herkes herşeye inanabilir bunun doğa ile alakası ne? Patlıcana inanıyorum dev bir karnıyarıktır evren demek gibi bişi bu inanarak bir şey mi öğrenilirmiş. Ben tesadüf derken evrendeki olayları önceden planlayan bir bilinç yok bilinç zaten organik diyorum. Tesadüfe inan diyen yok bir şeye inanma anlamaya çalış. İnanarak anlayamazsın. İnanç yalanları kurtarır sadece, doğrunun inanca gereksinimi olmaz doğru doğruddur kendini gösterir. Yalan için lazım inançlar ondan inanç diye tutturuyor din alimleri durmadan. Alimlikleri de gene inanç. Adamlar alim olduklarına inanıyorlar allaha herkesden çok dua ettik, onun adını en çok biz söyledik diye.)

Alıntı:
İnanmaktaki amacım Mars'a falan gitmek değil Ama inanç insanı, senin, benim sonsuz sandığımı düşündüğün evrenin ötesine götürür (senin inanmaman bunun yanlış olduğunu göstermez, sen benim düşündüğümü göremiyorsun diye bu benim düşünmediğim anlamına gelmediği gibi
Olamaz zaten mars a gitmeye inanarak mars a gidemezsin hesap kitap yapman doğayı anlaman lazım inançla olmaz o işler. İnanç bir arpa yol da götürmez olduğun yerde sayarsın. Evrenin ötesini düşünüyorum orda tanrı var dedin diye evreni aşıp ötesine mi gitmiş oluyorsun zihninde? Senin zihnin nerde ki? ) Bütün düşündüklerin evrene dair, ötesi diye bişi yok. Ben inanmasam da o düşünüyormuş. Sen uyduruyorsun kafandan evrenin ötesini sanki dünyadan çıkmış da evreni gezmiş dolaşmış,anlamış çözmüş bir de neymiş ötesini düşünüyormuş bak hele sen. ) Daha kıçındaki donundan haberi yok evrenin ötesine gitti adam seçici algısıyla hayalinde. Bunu da gerçek sanıyor. Sen bu kafayla sözde ve lafta her yere gidersin maksat gittim düşündüm de. Evrenin ötesiymiş ha ha ha.

Alıntı:
Bu ne demek yahu Sen bilgisayarı yada diğer bütün icatları sadece ateistlermi buldu sanıyorsun.
Yok Harun Yahya gibi ruh hastaları buldu ordan burdan çarpıttıkları uyduruk fikirlerle, kendi kendilerine inanarak. ) Duacıların bulmadığı kesin. Bir şeyler bulanların bunları tanrıyı ararken bulmadığı da kesin. Peygamberler de bulmuş değil.

Alıntı:
Sen bu adamlara müslümanlarınmı işkence ettiğini düşünüyorsun. İslam dininden haberin varmı senin. Hani şu inan ilk ayetinin "Oku" olduğu Kuran' ı biliyormusun. Dünyanın en büyük devrimcileri peygamberlerdir haberin varmı. Bütün cahilliklerin adet haline geldiği dönemlerde insanlara ilmi, ahlakı, insanlığı öğretirler hiç duydunmu.
Var haberim tüm dinlerden, hepsi aynı terane. Müslümanların işkencelerini de şimdi bile görüyoruz. El ayak kesmek sizde kadını mal gibi görmek sizde, tanrı adına adam öldürüp cihata soyunmak sizde, her türlü pislik sizde kısaca. Sonra da ne o asıl islam o değil. Asıl islam da neyse onu da bir tek allahınız biliyor,allah ı da kimse anlayamıyor, sonra da sen sağ ben selamet. ) Devrimciymiş miş muhammed ahlak getirmiş. Belli oluyor hala arabistanda çocuk yaşta kızlarla evlenme modası var o yüzden çok ahlaklı şeyler öğretmiş.

Alıntı:
Eğer kastettiğin Allah' sa, hayır herşeydir falan demem. Tanımlama işine gelince ben kendimi bile gerçek anlamıyla tanımlıyamıyorum ki Allah' ı nasıl tanımlıyım. Ama sen kendinide doğayıda dünyayıda tanımlamışsın , herşeyi anlamışsın artık anlaman gerekende bişey kalmamış sanırım. Hoş anlamadığın yerler var onlarada tesadüf değip geçiyorsun anlamaya ne hacet.
Sen ne anlıyorsun bir anlat da duyalım saçma saçma bilgiçce konuşma da. Allah diyince herşeyin özünü anladım varsayıyor adam. ) Hemde tanımlayamıyor onu, bilmiyor. Ben anlamadığımı puta bağlamıyorum ki, anlamak için daha çok araştırıp okuyorum,anlamadığım da olacak elbet evren sonsuz. Anlamadığıma kulp takmıyorum allahın işi akıl ermez diye. Bilmediğimi kabul ediyorum ben insan olduğumun farkındayım,hayvan olduğumun da. Ama sen maymunu beğenmez kendini pek üstün sanır onu küçümsersin sanki onun gibi beslenmiyor,uyumuyor, aç kalmıyor ölmüyor gibi. Varlığını da doğaya sığdıramazsın evrenin ötesinde falan ararsın buna da anlamak dersin sonra. Kendinize bakın siz benim neyi anlamadığımı anlayabilecek ölçüden çok uzaksınız.

Alıntı:
Bal peteklerinde altıgenler var. Onlarda Allah' ın bir mucizesi üstelik düzgünlerde
Hah arının altıgen peteği de allahın mucizesi oldu şimdi, arı bişi yapamaz yoksa. Milyon yıldır var arılar ama olsun bişi yapamaz akılsızlar allah programlamıştır di mi? ) İşinize gelince akıldan üstün tanrı çünkü insan aklı bilinci yetersiz,işinize gelmeyince de arıda akıl yok altıgen yuva yaptığına göre biri onu programlamıştır ondan. Sonra da ben oluyorum kendi aklına tapan bunları söyleyenler değil. ) Her canlının diğerine baskın nitelikleri var sen geometri buldun diye altıgen yuvaya şaşırıp kozmik matematikçi arayacağına, acaba benim aklım da aynı arı gibi doğadan geliyor olmasın diye bir düşün.

Alıntı:
Bunlar senin gibi çok bilmişlerden beklenmeyen sorular? Ben az çok fikir sahibiyim ama muhtemelen sen benden çok biliyorsundur. Allah' ın birşey istediği yok. Birşey istemek için ihtiyaç olması gerekir, Allah' ın bir ihtiyacı yok. Evren Allah tarafından yaratıldı ancak Allah nerde diye sormak çok saçma olur. Çünkü zamandan ve mekandan münezzeh oluşu onun için bir yer isnad edilemeyeceği gösterir. Allah şurdadır diyemezsin o bütün herşeyi kuşatmıştır. Örnek olarak bu soluduğumuz hava nerde demek gibi birşeydir. Zaman olayına gelince zaman sadece madde için vardır Allah' ın yarattığı andan itibaren başlar.
Zaman saat kaçta başlamış? ) Işık için ne diyeceksin o ne zaman olmuş? Işığın zamanı yok, kütlesi de yok. Onu açıkla bakalım madem çok iyi biliyorsun zamanın ne olduğunu. Yoksa tanrı mı? : )) E=mc^2 Işığında bilinci olmaz. Alah bir şeye ihtiyaç duymuyorsa yaratamaz da.Çünkü bir şeyi yaratmak için nasıl yaratılacağını bilmesi,birşeylere şekil vermesi lazım. Bu da gene insan demek. Yoktan varolan hiçbişi de yok. Uzay-zamanda varlığı olmayan şey de yok demektir kuşatamaz hiçbirşeyi. Soluduğumuz hava ise gerçektir atmosferde yer kaplar,bir ağırlığı bir etkisi vardır, tartılabilir.

Alıntı:
Kendi varlığına okadar saplanmışsınki senden daha üstün bir varlığı kabullenemiyorsun. İşte bu yüzden senin bilincini tasarlayan daha büyük bir bilinç senin için çelişki oluyor.
Bilinç zaten alet yapar,keser biçer,tasarlar,kendine göre yontar,ihtiyaçlarını karşılar. Bilinç budur. Bilincin nedeni ise organizmadır, metabolik reaksiyonlar ve sinir ağıdır. Sebebi üst bilinç değildir bilincin bilincin nedeninde bilinç bulamazsın. Çünkü sayısız değişkenin birlikte, sınırlı bir varoluş içinde eşgüdüm kazanmasıdır bilinç. Sınırsız bilinç olmaz. Benden büyük olan şey çok. Dünya var,güneş var bunlar bile yeterli. Kendi aklını herşeyin üstünde sanan ben değilim tanrının aklı diyerek uyduruk bir sonsuz bilince tapan, sensin. Ben herşeyi bir tekil varlığın bilincine bağlamıyorum ki,bilincin ne olduğunu biliyorum çünkü. Bilmediğin için putlaştırıp inanan sensin bilinci. )

Alıntı:
Şöyle olabilirdi böyle olabilirdi. Ama olmadı biz bilinçli düşünebilen canlı birer insan olarak yaratıldık. O olabilirdileri birde farklı açılardan düşün bakalım. Dünyanın sıcaklığı 12 milyon derecede olabilirdi ozaman ne sen neden senin sınırlar arasına sıkışmış aklın olmayabilirdi. Yada ebeveynlerimizden biri daha biz doğmadan ölebilirdi ozaman yine biz olmazdık. İş olasılıkları sıralamaya geldiğinde ikimizde işin içinde çıkamayız.
Saçmalamışsın. Marsta da olsak bilinçsiz mi olacaktık diye kendin saçmalamıştın ben değil. 12 milyon derecede gezegen olmaz yıldız atmosferidir o. Ebeveynlerin ölürse sen doğmadan olmazdın doğru. İçinden çıkılmayacak durum yok yaşam dünyaya has yani su uygun ısı ve sirkülasyona. Diğer koşullarda bu kadar çok makro molekül oluşup canlılık yaratamıyor bu nadir bir durum. Nadir olması az rastlanır olmasıdır özel olarak tasarlanmış olduğunu göstermez. Bol su olan başka gezefen yok bildiğimiz olsa orada da cenlı olma olasılığı yüksektir.

Alıntı:
Ne bilinci var biliyomusun benim adımı koyan kişinin bilinci var. Eğer senin bir çocuğun varsa yada olursa adını koyarken 29 harfi kağıda yazar ve havaya atarsın artık ne çıkarsa çocuğuna o ismi verirsin. Nasıl olsa sana göre tesadüfen varoldu, varsın adıda tesadüfen olsun olmazmı Gerçi o kağıtları yazıp havaya atanda bir bilinç sahibidir ama neyse olsun o kadar artık. hale bak İşin içine bir bilinç girmeden çocuğumuza isim bile veremiyoruz
Ne ilgisi var çocuğa isim koymakla şimdi. Bilinç seçim işte kendine göre yontup anlam veriyorsun herşeye. Doğa ise böyle değil çok daha fazlası bunun. Senin dışındaki herşeyi düzenleyebiliyor mu bilincin? Hayır çünkü bilinç senin yaşaman için bir araç. Rastlantıyı neden reddediyorsun? Çünkü o zaman kendine göre basitçe açıklayamıyorsun doğayı o kadar çok şeyi hesaplayamam,ne olacağını kestiremem diye. Bunun tamamen sana özgü olduğu gerçek ama herşeyi kontrol edemezsin sadece kendini ve yaşamını görece kontrol etme şansın var bilincinle. Çocuğa neden isim koyuyorsun? Tanımlamak çağırabilmek için. Peki bu isim onu anlatıyor mu? Hayır. Tıpkı tanrı kavramının hiç bir şeyi açıklayamaması gibi.

Alıntı:
Güneş sisteminde ki diğer gezegenlerde en az dünya kadar yaşlı ve onlardada en az dünyadaki kadar element var o halde orda neden bizimki gibi bir yaşam oluşmamış yahu. Bütün tesadüfler bizim gezegenimizi mi bulmuş. Bırak insan gibi düşünebilen bir canlıyı herhangi birşey olsun tek bir tane ağaç olsun onada razıyım.
Profesörü Harun Yahya olan böyle saçma sorular sorar işte. Su yok su. Kaç defa anlatacaz bunu. Çözücü maddedir su,makro moleküllerin oluşmasını da sağlar. Canlıların çoğu kütlesi sudur. Ne daima buz ne de daima buhar olmalıdır ki makro moleküllere neden olacak organik çorba oluşsun. Yaşam suda başlar. Venüsde olmaz çok sıcak ve su hep buhar. Mars da olmaz atmosfer ince, manyetizma yok, su yok fazla. Merkür kızgın bir kaya gibi atmosferi de yok. Diğer gezegenler katı değil organik çorba ortamı imkansız, çoğunluk gazlar. Yaşam yaygın bir oluşum değil evrende o yüzden bazı bilim adamları mucizevi diyor,mucizeden kasıtları tanrı iradesi değil, çok nadir ve özel koşullar dahilinde oluşabilmesi. Dünya özel değil,onu özel kılan suyun çok olması. Başka gezegenlerde de olabilir ama yine nadir olacaktır o yüzden bilemiyoruz,evren çok büyük.

Alıntı:
Sen beni bilime karşımı sanıyorsun. Ben herzaman bu dünyanın sebeplere göre yaratıldığını savunmuşumdur. Hİçbirşey sebepsiz yere kendiliğinden oluşmaz herşeyin bir sebebi vardır. Ha bu sebepleri bilebiliriz yada bilemeyiz ama herzaman vardır. Cüzzamın sebebi bilinmiyordu ama şimdi biliniyor demekki sebepler herzaman var ama biz bütün sebepleri bilmiyoruz. Sizin bilemediğiniz sebeplerden ötürü tesadüfleri göstermenizi ağzımızda sakız yapmamız bundandır.
Siz biliyor musunuz tüm sebepleri tanrı diyince tüm sebeplerin adına? Asıl siz bilgisizliği iş edinmişsiniz biz rastlantı diyorsak herşeyi tekil ve mutlak bir nedene bilince indirgemenin bilimsel olmamasından ötürüdür. Ağzınızda sakız yaptığınız tanrı size göre herşeyi açıklıyor güya. Biz tesadüfe inanmıyoruz inanç değil bu. Sizin sorununuz inanca göre düşündüğünüz bu inancında sadece allah inancı olması gerektiğini zannettiğiniz için o putsallaştırmayı biz devre dışı bırakınca tesadüfe inandığımızı sanıyor oluşunuzdur. Biz doğayı doğa üstü ile açıklamaya çalışmıyoruz çünkü doğa üstü kavramlar hiç de doğanın üstünde değildirler. Aksine onun en basite, tasarıma, iradeye, yaratıcılığa indirgenmesi,daha da kötüsü edilgen hale sokulup hayali bir kavramla dogmatik biçimde nitelenmeye çalışılmasıdır. Cüzzamın nedeni tanrı değildir araştırırsan gerçeği bulursun kıçından sallayarak her şeye neden olan dev hayalete göre açıklayamazsın. Sen bilimden anlamıyorsun Harun Yahya ağzıyla konuşmak bilim karşıtlığıdır.

Alıntı:
Bu sözler tamamen ama tamamen ikiyüzlülüktür. İnsanoğlu böyledir, dünyada iki kuruş menfaat için elini öpmedik insan bırakmaz, ama cenneti istemiyorum bunun için yaltaklanmam der Hem ikiyüzlü hem riyakarsın. Kafana bir silah dayasalar ayaklarına kapanırsın herkezin ama cehennemden kormuyorum diyorsun. Patronun işten kovmasın diye atmadık takla bırakmazsın anca arkasından konuşursun, işten atılırım aç kalırım diye üçbuçuk atarsın sonra ben korkmuyorum dersin. İşte şimdi kimin yalancı olduğu ortaya çıktı. YALAN söylüyorsun. Maaşına % 100 zam yapsalar bayram edersin eskisinden çok daha fazla çalışırsın ama bütün bu dünyadaki nimetlerin çok daha fazlasına sahip olabileceğin cenneti istemiyorum diyorsun. Sen kendini kandırırsın ancak , bana karşı değil en azından kendine karşı dürüst olda doğruları buraya yazmasanda kendine söyle. Eğer söylüyemiyorsan git bi aynaya bakta yalancı, riyakar, ikiyüzlü bir insanın neye benzediği gör.
Ağzını topla gerzek, haddini bil. Gülsem mi ağlsam mı şu zavallı haline. Sen kendini anlatmışsın burada bu dediklerinin hiçbirini de hayatım boyunca ne yaptım,ne de bundan sonra yaparım. Asıl sen bu paragrafta ne mal bir yalaka olduğunu kanıtlamış, yaltakçılığını gerekçelendirmek için ahlaksızlığına beni de alet etmeye çalışmışsın zavallı şekilde. Takke düştü kel göründü. Yalakanın, dalkavuğun tekisin demek ki korkuların yüzünden güçlüye iman ediyor adını da inanç koyuyorsun. Kusura bakma hiç alınmıyorum bu sözlerinden ama ne derece terbiyesizleşebildiğini de görebiliyorum götün sıkışınca. Zavallısın,köle olmaktan kurtulamayacaksın sen asla. Bana gelince yine üzgünüm ama başıma silah dayamaya göt ister o silahı adamın kıçına sokar tetiği de çekerim. Kendi işim var konumda uzmanım kimse de beni işten atamaz, o işi yapan benim. Cennet sikimde değil,olsa da tenezzül etmem senin gibi tanrı yalakalarıyla dolu olan yerde işim ne tüm gün çimlerde otlanıp göt büyütme hayali kurmak bana göre değil ben doğayı ve evreni merak ediyorum boş oturma hayalleri kurmuyorum. Hiç bir şeyin fazlasında da gözüm yok, bedava verselerde haketmediğim şeye tenezzül etmem. Yalan söylemiyorum sen yalan söylediğime inanmak istiyorsun çünkü bütün inancın kendi kıçını garantiye almak üzerine senin. Korkak ve yalakasın o yüzden ağzını açmış gökten ödül bekliyorsun öldükten sonra bunca umursamazlığına rağmen. Sözde iş yaptın ya her türlü yalakalığı yaptın ya tanrına o da seni altın yaldızlı cennetine kabul edecek. Din zaten sizin gibiler için. Bir işe yaramayan asalaklar için teselli yani.

Alıntı:
Ya insan inanmıyabilir , ama en azından biraz olsun dürüst olur ve derki inanmıyorum ama gerçek olması durumunda çok şey kaybederim. Ben desemki şuan dünyada bir ejderha varsa ben ondan kormuyorum gider dişlerini sökerim ne korkucam yahu. İnanırmısın ? Ben bunu söylerim çünkü gerçekten ejderha olmadığını düşünürüm. Eğer gerçekten varsa sözü benim için değerli olmaz yinede korkmam. Ama gerçekten karşıma bir ejderha çıksa korkmamam mümkünmü. Bu durumda söylediğim yalan olmuyorda iki yüzlülük olmuyorda ne oluyor. Senin üzerine benzin dökseler ateşe vericez seni deseler altına edersin, ama lafa gelince kormuyorum derdin dimi. Ulan korkmıyacak tek bir insan varmı yaa. Yalan söylenirde bukadar mı olur yaa. Sana söyleyecek bir söz bulamıyorum saçma sapan fikirlerinle ve sahte kabadayılığınla sen kendini gösterdin zaten bundan sonra ne denilebilirki
Korkmuyorum,olsa da korkmuyorum ister inan ister inanma. Ejderhadan da korkmam gidip dişini de sökmem ejderhaya kendimi ispat edecem diye. Tıpkı tanrı olsa ona da yalakalık yapmayacağım,götü yiyorsa insan olmaya davet edeceğim gibi. Korkmuyorum ulan geri zekalı mı nedir. Ha ha ha ha. Korkak yaa. Ödünüz kopuyor ölecez diye sizi zavallılar. Altınıza sıçıyorsunuz korkunuzdan ve işin komiği tanrınız ödlekler tanrısı mıdır nedir böyle inandırmış kendine sizi ateşle korkutarak. Ha ha ha ha. Koptum yaa zavallı ya bunlar acıdım şimdi. İlla korkutacak adam aklınca, korkmuyor muşum diye de yalancı,ik yüzlü,tiyakar, her şey oldk hakaret üstüne hakaret tipe bak. Zavallısın lan sen altına da sıçıyorsundur hergün kesin yandık diye. Pu ha ha ha. )


dam Harun Yahya dan daha ödlekmiş, big bang konusunu getirdiği yere bak niye korkmuyor muşum,kesin korkuyormuşum korkmadığımı söylersem,ateşten,ejderhadan,tanrıdan; yalancıymışım iki yüzlüymüşüm, riyakar mışım. Yoo sadece ödlek değilim, korkuyla da dize getirilemem. Çok korkuyorsan tanrın olsa da, tüm günahlatını ve suçlarını bana at gitsin belki kurtulursun sayemde. Ha ha ha ha. Böyle konuşan bir adamı da çarmıha gerip sonra tanrının oğlu ilan etmişti bu ödlekler ve para peşinde köle olmuş yalakalar sürüsü. Adam öldüğüyle kaldı, şimdi hala birbirlerini yiyorlar. Hemde kendilerini daha iyi öbürünü kafir bularak. Hepsi aynı koyun sürüsü halbuki götleri sıkışınca her şwy beklenir bunlardan dinleri imanları da kalmaz çünkü tanrıları kadar sahte inançları da. Kendileri sahtekar en baştan çünkü. Bunlar çok komik mahluklar cidden de iyiki ben öyle değilim vicdanım ne kadar da rahat. : )))
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #64 (permalink)  
Alt 23-06-2010, 10:09
Hubble - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 01-06-2010
Yaş: 31
Mesajlar: 49
Senin neden sürekli teknik terimlerle konuştuğunu anladım. Ne kadar saçmaladığını herkez anlamasın diye Şu haline bak, şu yazdıklarına bak. Benim yazdıklarıma verdiğini sandığın cevaplara bak. Daha yazdıklarımdan tek kelime anlamadan sallamış, saçmalamış durmuşsun. Yazdıklarının bir çok yerinde çelişkilere düşmüşsün. Bide korkusuzmuş kafasına silah dayasalar adamın götüne sokarmış Kurtlar vadisini fazla izliyorsun sanırım Polat Alemdar olmuşsun bir anda. Nasıl olsa yazıyorsunya bol keseden atmak kadar kolay bişemi var. Aciz zavallı sahte kabadayı.

Alıntı:
Saçmalamışsın. Marsta da olsak bilinçsiz mi olacaktık diye kendin saçmalamıştın ben değil.
Bunu ben demedim şaşkın Senin kendi dünya dinini yazdığın yerde bir başkası sana demiş Bu adam kimin ne dediğini bile bilmiyo

Söz marstan açılmışken.
Marsta su yokmuş da o yüzden orda yaşam olmazmış. Lafa gelince evrimi şöyle anlatırlar. " Bu dünyada su olmasaydı asit olsaydı ozamanda ona göre bedenimiz olurdu ona göre beslenirdik" falan filan. E madem canlılar şartlara göre şekilleniyor özellik kazanıyor. O zaman marstaki şartlara göre canlı olsaydı yada atmosfere istiyacı olmayan bir canlı olsaydı. Bu dünyada bunca canlı türü tesadüfen oluşmuşta bir başka gezegende daha suya rastlanmamış. Yine söylüyorum, sonsuz tesadüfler zinciri birtek bizim gezegenimizimi bulmuş. Yok orda organik çorba olmazmış Bu kadar bilim adamı daha neyi araştırıyo bilmem. Herşey tesadüfen oluşmuştur diyin olsun bitsin. Adam cinslerin ayrımını anlatırken bile

Alıntı:
Basit canlılarda eşeyleşmenin temelleri İlkin DNA transferinde göze çarparlar ve bu transferde cinsel organları ve zorunlu eşeyli üreme olmasa da DNA yı alan dişi, DNA yı verene erkek diyebiliriz. Ancak bu organizmalar hem alıcı hem verici olabilirler ortama ve o andaki duruma göre henüz cinsel farklar ve cinsel çekim oluşmamıştır. Gen transferi zorunlu değildir, ancak basit canlılarda yanyana geldiklerinde meydana gelen bir olasılıktır.
Diye anlatırlar. yanlız şu "Gen transferi zorunlu değildir, ancak basit canlılarda yanyana geldiklerinde meydana gelen bir olasılıktır." Cümlesi çelişkilimi banamı öyle geldi. Bir canlı zorunlu olmadığı birşeyi neden yaparki. belkide henüz düşünemediği için ne yaptığının farkında değildir

Alıntı:
Zaman saat kaçta başlamış? ) Işık için ne diyeceksin o ne zaman olmuş? Işığın zamanı yok, kütlesi de yok. Onu açıkla bakalım madem çok iyi biliyorsun zamanın ne olduğunu. Yoksa tanrı mı? : )) E=mc^2 Işığında bilinci olmaz. Allah bir şeye ihtiyaç duymuyorsa yaratamaz da.Çünkü bir şeyi yaratmak için nasıl yaratılacağını bilmesi,birşeylere şekil vermesi lazım.
Zaman saat kaçta başlamış diye sorumu olur yaa bukadarda saçmalanırmı. Sen zamanı saatten ibaretmi sanıyorsun. Saatin durduğunda zamanda dururmu sence. Yada saatini geri al bakalım zamanda geriye gidebiliyomusun Oldu olucak zaman hangi gün başlamış ? diyede sor Komiksin yaa Halini düşünüyorumda. Takvim yaprağını yırtmayı unuttuğun birgünde, " ulan bak yine unuttum takvim yaprağını yırtmayı millet çarşambaya geçti biz salıda kaldık
Sen ne saçmalıyorsun kuzum saat zaman değil günün hangi anında olduğumuzu gösteren bir araçtır. Bir fizikçi olmamama rağmen ışığı şöyle tanımlayabilirim. Madde ve ışık birbirleriyle bağlantılıdır, ışığın olmadığı yerde madde görünmez, maddenin olmadığı yerde ışık görünmez. Aynı zamanda ışık ve zaman bütün maddeninde var olmasına sebep olur. Bu arada zamanın olmadığı yerdede madde ve ışık olmaz. Bunlar benim bildiklerim eksik yada yanlışsa düzeltirsin.
"Allah bir şeye ihtiyaç duymuyorsa yaratamaz da.Çünkü bir şeyi yaratmak için nasıl yaratılacağını bilmesi,birşeylere şekil vermesi lazım." demişsinde, yine kendi küçük aklınla algılamaya çalıştığın için tökezlemişsin. Bilinen şeyleri yapmak yada onlardan ilham almak insanlara has birşeydir. Yaratıcının bu gibi şeylere ihtiyacı olmaz. Sen yaratıcıyı kendin gibi sayarsan böyle kafan karışır saçmalarsın işte.

Bu arada Harun Yahya müridide değilim, keza kendisi mürşit değil. Yazdıklarımdan hiçbirinide onun kitaplarından derlemedim.
Buda sana son yazımdır. İstersen kendini bu tartışmanın galibi sayarak tatmin olabilirsin.İmamı Rabbani' nin de dediği gibi "Cahillerle giriştiğim tüm münakaşaları kaybettim." Sana, okuduğun ama kendine göre yorumladığın bilimle mutluluklar dilerim.
Ha bide yeni bir inanç türetmişsin, tebrik ederim. Zaten ,ancak senin gibi biri üzerine bastığı birşeye tapabilir Tıpkı cahilliye dönemindeki insanların, tapınmak için helvadan yaptıkları putları yedikleri gibi

Konu Hubble tarafından (23-06-2010 Saat 10:52 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #65 (permalink)  
Alt 23-06-2010, 12:07
dilary95 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
artık arıza değil
Red Beard Champion, Stick Avalanche Champion, Yankee Go Home Champion
 
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: istanbul
Yaş: 16
Mesajlar: 226
Blog Başlıkları: 1
orgon çok saolll
gerçekten bu kadar yazının arkasında duyarlı bir insan varmış.
teşekkür ederim.
yani yalnış anlaşılmak istememek de bir işarettir
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #66 (permalink)  
Alt 23-06-2010, 16:14
Orgon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CoSmiC VoiCe
 
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
Alıntı:
Senin neden sürekli teknik terimlerle konuştuğunu anladım. Ne kadar saçmaladığını herkez anlamasın diye Şu haline bak, şu yazdıklarına bak. Benim yazdıklarıma verdiğini sandığın cevaplara bak. Daha yazdıklarımdan tek kelime anlamadan sallamış, saçmalamış durmuşsun. Yazdıklarının bir çok yerinde çelişkilere düşmüşsün. Bide korkusuzmuş kafasına silah dayasalar adamın götüne sokarmış Kurtlar vadisini fazla izliyorsun sanırım Polat Alemdar olmuşsun bir anda. Nasıl olsa yazıyorsunya bol keseden atmak kadar kolay bişemi var. Aciz zavallı sahte kabadayı.
Sen Harun Yahya dan alıntılarla konuşurken çok iyi de ben okuduğum ve eğitim aldığım konulardaki bilimsel terimleri kullanınca anlamasınlar diye söylemiş oluyorum. Anlamayan sadece sensin. Ayrıca dansöz gibi kıvırıyorsun. Yukarda alıntıladığın her zırvalığa ve çarpıtmaya yanıt verildi onları unuttun şimdi yeni şeyler saçmalıyorsun. Senin kendi çelişkilerin gösterildikçe yeni uydurma sözlerine cevap vermekle mükellef miyiz hıyar. Kurtlar vadisini de senin gibiler izler tek bir bölümünü izlemedim

Ayrıca senin gocunduğun ne geri zekalı? Ciddi soruyorum sorunun ne senin. Yukarıda yazdığın son iki paragrafta bir sayfa küfürü hakedecek şekilde hakaretlerini sıralamış kendi tutumunu anlatmışi,zorla beni de öyle göstermeye çalışmışsın. Bu tartışma üslubu musdur başına silah sayasalar korkarsın ama allah dan korkmadığını söylüyorsun, maaşına zam yapsalar bayram edersin ama cenneti istemediğini söylüyorsun falan. Ne bunlar böyle denyo musun nesin. Sen kim oluyorsun kendin korkuyorsan banane. Ben korkmuyorum var mı diyeceğin? Kafama silah mı dayayacaksın korkutmak için, sorunun ne senin hasta mısın? Hıyar yaa.

Alıntı:
Bunu ben demedim şaşkın Senin kendi dünya dinini yazdığın yerde bir başkası sana demiş Bu adam kimin ne dediğini bile bilmiyo

Söz marstan açılmışken.
Marsta su yokmuş da o yüzden orda yaşam olmazmış. Lafa gelince evrimi şöyle anlatırlar. " Bu dünyada su olmasaydı asit olsaydı ozamanda ona göre bedenimiz olurdu ona göre beslenirdik" falan filan. E madem canlılar şartlara göre şekilleniyor özellik kazanıyor. O zaman marstaki şartlara göre canlı olsaydı yada atmosfere istiyacı olmayan bir canlı olsaydı. Bu dünyada bunca canlı türü tesadüfen oluşmuşta bir başka gezegende daha suya rastlanmamış. Yine söylüyorum, sonsuz tesadüfler zinciri birtek bizim gezegenimizimi bulmuş. Yok orda organik çorba olmazmış Bu kadar bilim adamı daha neyi araştırıyo bilmem. Herşey tesadüfen oluşmuştur diyin olsun bitsin. Adam cinslerin ayrımını anlatırken bile
Aynı saçma cevapları yazdığı için bütün dindarlar öyle oluyor hepinizi toplasak bir akıl etmiyor ne yapalım. ) Ayrıca benzer zırvaları yazdınn sonuçta farketmez.

Nasıl asit olsaydı, kim anlatmış onu. Asit denizleri olursa mümkün ama bunun olması pek mümkün değil lakin asit varsa baz da vardır ve nötrleşme tepkinmeleri sonucunda ortamda bol miktarda tuzlar oluşur. Çözücü ortam olmadan mars da aminoasitleri havada mı denk getirecek de protein oluşturacakta sonra su yokken zarlar oluşacak organizma oluşacak ne saçmalıyorsun.? Canlıların ortalama en az % 60 ı su bunu anlamayacak kadar geri zekalıysan evrim teorisyenleri ne anlatsın sana? Asit kullanan canlıymış öyle bir şey olmaz bilimkurgularda olur o. Ayrıca o kadar asit için gene daha fazla su lazım hiç bir halttan haberin yok ki, ne kimya bilirsin, ne fizik, ne biyoloji anca uydurup uydurup sallıyorsun kıçından. Kendi çelişkilerin de önemli değil hiç sen salayacan biz ne kadar aptalca olduğunu yazacaz sen sonra gene sallayacan öbür çelişkilerini gözlerden saklamaya çalışıp biz yine yazacaz. )

Burada tesadüf diye haykırıp duran kendinnsin herşeyi bir tanrıya bağlamıyoruzx diye tesadüfe bağladığımızı ona inandığımızı iddia etmeyevçalışıyorsun. Herşeyi tek bir şeyle açıklamak derdimiz yok bilim de bunu yapmaz bu aptalın basit aklıdır. Her şeyi anlatıyoruz aşamalarıyla adam tanrıya dayandırmadan anlatabiliyoruz diye sinir yapıp tesadüf de olsun bitsin diye saçmalıyor. ) Lan sen tanrı ile açıklasana eşeyselleşmeyi bir görelimn senin sorullarına cevap vermek benim görevim mi? Buyur madem çok eminsin tanrıdan, zarlaşmayı, eşeyselleşmeyi, DNA zincirinin oluşumunu, genetik varyasyonları ve oluşumunu, türler arasındaki benzerlikleri, embriyolojik benzerlikleri ve kök hücre uygulayımının başarısını tanrıya dayanarak açıkla! Hepsini tanrı yapmış dizasyn var demekle olmuyor bu işler bana kullanabileceğim bilimsel bir şey söyle ve işe yaradsın boş konuşma. Sen evrenin tüm sırlarını soracaksın ben hepsini sana anlatmak zorunda kalacağım,sonra bir yerde bir tane bilmediğim bişi olursa kendine pay biçecek tanrıyı kanıtlanm8ıış varsayacaksın öyle mi? Çok beklersin sen benimn sorularımı cevapla dininle ben senin sorduklarının hepsini bilimsel literatüre bağlı kalarak ancak aslında çok da teknik ayrıntıya girmeden mankafa olduğun için basit şekilde açıklıyorum. Buraya bir sayfa fotosentez mekanizmasını yazsam kimyasal formüllerle ne anlayacaksın ki sen? DNA transkripsiyonunu veya,crossing over ı veya mitoz sırasındaki kimyasal olayları. Hiç bir bok bilmiyorsun anlatılanı da anlamıyorsun, deniz yılanı ile yılabnn başlığını ayırt edemeyenn salağın çarpıtmalarıyla beni sorguya çekiyorsun. Sıkışınca da yalancısın, şöylesin böylesinb,sende korkarsın,sende cennet istersin diye iyice saçmalamaya başlıyor, neredeyse kafama silah dayamakla tehdit edecek duruma düşüyorsun. Siz böylesinmiz zaten yaltakçı,yalaka,başkasının gücüne yaslanıp kendine övünç edinen asalaklarsınız biliyorum ne mal olduğunuzu o yüzden de şaşırmıyorum. )

Alıntı:
Diye anlatırlar. yanlız şu "Gen transferi zorunlu değildir, ancak basit canlılarda yanyana geldiklerinde meydana gelen bir olasılıktır." Cümlesi çelişkilimi banamı öyle geldi. Bir canlı zorunlu olmadığı birşeyi neden yaparki. belkide henüz düşünemediği için ne yaptığının farkında değildir
Bunu bilerek yapmıyor ki zorunluluktan ötürü yapsın veya yapmasın. Amip beslenirken yalancı ayaklarının bir arzu ile besin alanına doğru uzadığını mı sanıyorsun sen? İlkel canlılar konusunda canlı cansız ayrımı kompleks canlılar kadar keskin değildir diye anlatmıştım yukarıda. Beslenme de üreme de bir sinir uyarımına dayalı değil onlarda. Canlının nerede başladığını anlayamıyorsunuz mucizevi sanıyorsunuz siz sorun orada. Amip dediğimiz bir sitoplazma çekirdek ve sayısız makro moleküler yapı. Peki bu yapı nasıl çalışıyor? Kendi döngüsü var ve her molekül reaksiyona girebileceği diğer moleküllerle ilişkili. Senin hücreninm içinde de bu olaylar hala devam ediyor ama ama sen milyarlarca hücresin. Amip pasif ancak ortamda moleküler çekim dolayısıyla zarın yani amipin içindeki kutuplaşmalar besin dediğimiz maddeye doğru uzamaya başlıyor zar ile birlikte. Amip in yer değiştirmesi de fagositoz veya pinositoz ile beslenmesi de bu şeklde. Difüzyon, osmos fagositoz,pinositoz bunların hepsi zar içindeki makro moleküllerin çevredeki reaktif diğer makro veya mikro moleküllerle reaksiyona girmesi sırasında oluşan olaylar. Henüz bir uyaran bir sinir tepkisi yok bu canlılarda. İçgüdü diyebileceğimiz bir şey bile yok. Virüs nasıl çoğalıyor? Virüs RNA ve protein kılıftan ibaret, cansız ortamda yüzlerce yıl dursun protein kılıf RNA yı da dış etkilerden ayırdığı için hiç bir şey olmaz. Ama canlı dokuya girince RNA sı diğer RNA moleküllerine bağlanır kimyasal özelliği nedeniyle ve birçok eş RNA oluşturur o ortamdan elde ettiği moleküllerle virüsün üremesi de böyle daha önce de anlattım. İki ilkel hücre yan yana gelince de DNA ları birbiriyle kimmyasal reaksiyona girip bağ yapıyorlar yanyana gelmezlerse nasıl olacak bu,olamaz. Rastlantı sonucu olabiliyor işte anlamak işinize gelmiyor ki illa bir müdahaleci uyduracaksınız. Bende çelişki yok sen doğayı anlamıyorsun. )

Alıntı:
Zaman saat kaçta başlamış diye sorumu olur yaa bukadarda saçmalanırmı. Sen zamanı saatten ibaretmi sanıyorsun. Saatin durduğunda zamanda dururmu sence. Yada saatini geri al bakalım zamanda geriye gidebiliyomusun Oldu olucak zaman hangi gün başlamış ? diyede sor Komiksin yaa Halini düşünüyorumda. Takvim yaprağını yırtmayı unuttuğun birgünde, " ulan bak yine unuttum takvim yaprağını yırtmayı millet çarşambaya geçti biz salıda kaldık
Sen ya gerçekten aptalsın, ya da işine gelmediği için nasıl kıvırsam diye kendini yırtıyorsun. Umarım ikincisidir o yüzden sana acımıyorum zaten. Sen demedin mi zamanı allah başlattı diye? Bir şeyin başlatılması demek, başladığı an,başlamadığı an ve sürdüğü an olarak ayrılmasını gerektirir. Sen zamanı bir tanrıya başlattığın anda zamandan önce bir zamandan,zaman başladıktan sonra bir zamandan bahsetmiş olursun ki bu zaman kavramına aykırıdır. Saat kaçta başlamış diye sorma nedenim zamanı biz ölçtüğümnüze göre zamanın başladığı an a 0 dersek bu an hangi zamanda başlamış madem diye sorduğum içindir. Çünkü senin zaman kavramın onu bir varlığa başlattığın anda çelişki yaratır. Zaten zamanın tanımı önce sonra,ilk son,başlangıç son gibi kavramların göreceli ölçüsüdür. Bunu başlatamazsın o yüzden başka bir varlığa. Zamandan önce diye bir soru soramazsın önce sonranın kendisi zamana dair bir sonuç olduğundan ötürü. Anladın mı? Anlamadın. )

Alıntı:
Sen ne saçmalıyorsun kuzum saat zaman değil günün hangi anında olduğumuzu gösteren bir araçtır. Bir fizikçi olmamama rağmen ışığı şöyle tanımlayabilirim. Madde ve ışık birbirleriyle bağlantılıdır, ışığın olmadığı yerde madde görünmez, maddenin olmadığı yerde ışık görünmez. Aynı zamanda ışık ve zaman bütün maddeninde var olmasına sebep olur. Bu arada zamanın olmadığı yerdede madde ve ışık olmaz. Bunlar benim bildiklerim eksik yada yanlışsa düzeltirsin.
Zaten tüm bildiğini sandıkların eksik ve yanlış onları düzeltmekten bir hal oldum ama sen hala kendi yetersiz iddialarının geçerliliğinde ısrar etmektesin buna rağmen. )

Zaman zaten görecelidir onu neye göre başlatıyorsun bir tanrıya? Evrenin kendisinden bağımsız bir zaman mı var da zamanın başladığı andan bahsediyorsun? Zamanın bulunmadığı bir yerde bir şeyin başladığını nasıl söyleyebiliyorsun veya devam ettiğini veya biteceğini? Söyleyemezsin senin zaman tanımların geçersiz. Saat e çok takılma senin önce sonra kavramın da göreceli bir süreci tanımlıyor ve sen diyorsun ki tanrı başlattı zamanı. Zaman dışında başlayan biten bir şeyden bahsedemezsin dolayısıyla da tanrın hayali bir varlık olarak, bu gerçeklikte puf olur gider. )

Zaman, hareket eden cisimlerin birbirine göre bağıl hızının matematiksel ifadesidir. Bu ifade Einstein ın formülü ile gösterilir. Görme duyumunun konuyla doğrudan ilgisi yok maddeyi gören gözlerimiz ona çarpan fotonlardan, yansıyanların göz merceğimizde absorbe edilmesi ile oluşan bir olaydır ancak maddenin varlığını görme duyumumuz oluşturmaz. Yani kör de olsan madde vardır, çarparsın. Maddenin olmadığı yerde ışık görünmez evet çünkü ışığı görecek göz lazımdır. Ancak gözün görmüyor oluşu orada ışık olmadığını değil,gözün olmadığına da delalet olabilir. Nitekim farklı araçlarla gözümüzün göremediği bir çok dalga boyunda ışığın evrende varolduğunu biliyoruz.

Işık ve zaman maddenin oluşmasının nedeni değildir, madde ve hareket göreceli zamanın algılanma nedenidir. Işık için bir zamandan bahsedilemez bizim göreceli zamanımız için ışık saniyede uzayda yaklaşık 300 bin km/sn yer değiştirir fakat ışık için bu sırada hiç zaman geçmez. Bunu da hızın ışık hızına yaklaştıkça zamanın genliğinin artmasından ötürü biliyoruz. Aslında zamanın göreceliliği açısından gerçek, zamanın tamamen yerel ve öznel olduğudur. Tüm evren için bir zaman ölçüm cihazı varsayamayız. Yani evrenin genel bir zaman çizgisi yoktur madde açısından varolan oluşumlar alıştığımız zaman algısına neden olurlar ve biz bunun geçmişten geleceğe doğru aktığını söyleriz. Ancak anti madde açısından bu böyle değil simetriğidir. Foton açısından yoktur. Madde ve anti madde de fotonlardan oluşabildiği gibi çiftler halinde,fotonlar da anti madde madde çarpışmalarından oluşabilmektedirler. Bütün bu olaylar durmadan gerçekleşir ve biz çok küçük kısmını kendi boyutumuzda kendi ölçüm araçlarımız ile kaydedebiliriz. Zaten bir pozitronun aslında zamanda geri giden elektronun kendisi olduğunu da bilirsek ki biz onu hem zamanda ileri giden elektron hem de çifti olan zamanda geri giden pozitron olarak görebilir fakat sadece birini yakalayabiliriz (ve birbirine çarpıştırırsak da ışık olurlar) zamanın ne derece göreceli olduğu yüksek enerji fiziği deneyleri sonucunda ortaya çıkmış olur. Zamanı,uzayı,ışığı,maddeyi ve de enerjiyi basit benzetmelerle tanımlayıp görecelilik ve kuantum bulgularının dışında ifade etmek bilimsel açıdan yanlış olacaktır.

Alıntı:
"Allah bir şeye ihtiyaç duymuyorsa yaratamaz da.Çünkü bir şeyi yaratmak için nasıl yaratılacağını bilmesi,birşeylere şekil vermesi lazım." demişsinde, yine kendi küçük aklınla algılamaya çalıştığın için tökezlemişsin. Bilinen şeyleri yapmak yada onlardan ilham almak insanlara has birşeydir. Yaratıcının bu gibi şeylere ihtiyacı olmaz. Sen yaratıcıyı kendin gibi sayarsan böyle kafan karışır saçmalarsın işte.
tökezleyen ben değilim sensin. Yaratma eylemi sen ne kadar sonsuz yaratıcı desende bir iradeyi, bir eylemi ve ne şekilde olursa olsun bilincin seçimi ile belirlenmiş bir davranışı simgeler. Bunların tamamı da insanidir. Her şeyi yoktan yaratan tanrı dediğin için benim anlamadığım bir yaratıcılşığı kendin anlamış da onu anlatıyormuşsun gibi yapamazsın. Yaratmak bir fiildir ve evrenin yoktan varolmadığı da zamanın göreceli olduğu da bilindiğine göre, senin yaratıcı dediğin şey evreni kişileştiren bir insan biçimcilikten öte anlam ifade etmemektedir. Ayrıca algılayamadığın bir şeyden söz etmek de manasızdır,algıamıyorum bilmiyorum ama var demekle algıladığının ötesinden bahsettiğini iddia etmen aslında tam tersibne algını yüceltmeye çabaladığınmın kanıtıdır ve ve yine gerçekte algının ne olduğu dahil kendi farkında değilsindir boş iddialarla konuşmaktasındır.

Alıntı:
Bu arada Harun Yahya müridide değilim, keza kendisi mürşit değil. Yazdıklarımdan hiçbirinide onun kitaplarından derlemedim.
Buda sana son yazımdır. İstersen kendini bu tartışmanın galibi sayarak tatmin olabilirsin.İmamı Rabbani' nin de dediği gibi "Cahillerle giriştiğim tüm münakaşaları kaybettim." Sana, okuduğun ama kendine göre yorumladığın bilimle mutluluklar dilerim.
Ha bide yeni bir inanç türetmişsin, tebrik ederim. Zaten ,ancak senin gibi biri üzerine bastığı birşeye tapabilir Tıpkı cahilliye dönemindeki insanların, tapınmak için helvadan yaptıkları putları yedikleri gibi
Müritler mürit olduğunu bilmezler çünkü öfkeli bilinçaltlarında onun yerini alma duygusu vardır fakat onunla özdeşim kurmadan da bunu yapamayacaklarını bildiklerinden daimma çelişkiye düşerler. Sen ve Harun Yahya ilişkisi de böyle,onun sayfalarında yazan ne varsa buraya alıntılamışsın hiç kıvırmana gerek yok. Kitaplardan derlememişsin onun sitelerinden derlemişsin kitaplarından derlemedim diyerek yalan da söylemiş olmuyorsun değil mi o küçük hesap delisi aklınla. )

Benim cehaletimi iddia eden yukarıdaki yazılarında kendi cehaletini beyan ettiği içinn cahil imamının ne dediği de önemli değil hatta muhtemelen senin gibileri kast etmiştir, senin kadar cahil olmadığından )

Ürettiğim inanç yok,o işimn ironisi ama insanlar dünya ya inansalar tanrıya inanmaktan daha hayırlı olacağı kesindir bunun insanlık için. Bastığın yerleri de toprak diyerek geçme tanı düşün altında varolan sonsuz doğayı. ) Sende gökten inmedin dünyaya sadece basmıyor,havasını soluyor, onun sayesinde varım diyorsun kendini daha öte bir şey gösterme çaban aslında ne derece bencil biri olduğunun göstergesidir.

Ben tartışmayı kazanmaya veya galip gelmeye de çalışmıyorum bu senin zavallığındır ben sadece tartışıyor sorguluyor,öğrendiklerimi paylaşıyorum. Mutluyum da dileklerine ihtiyacım yok. Bilimi neye göre yorumlayıp yorumlamadığım sana kalmamış ama ben bilimsel literatüre bağlı deney ve gözlem sonuçlarına gre yazıyorum,senin dinini kesin adderek neye göre yorumladığın ki gördüğüm kadarıyla bu kendi öznel beklentilerin hem de tüm evrenden, daha şüphelidir. )
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #67 (permalink)  
Alt 23-06-2010, 16:27
chAos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ruimte
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2009
Mesajlar: 431
süper uyumlu çift seçiyorum sizi .

tamam tamam girmeyecem buraya

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #68 (permalink)  
Alt 24-06-2010, 02:46
Kali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bu gece birileri ölecek!
 
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: Kali_fornia
Mesajlar: 1,401
Blog Başlıkları: 1
Okey, tartışmayı kazanmaya veya galip gelmeye de çalışmasa da bu tartışmayı Orgon kazanmıştır.

Galip taraf olarak bu tartışmanın en güzel atışını tekrar edelim, ağır çekimle bu sefer....

<<<<<<<<<<<<Sen ya gerçekten aptalsın, ya da işine gelmediği için nasıl kıvırsam diye kendini yırtıyorsun. Umarım ikincisidir o yüzden sana acımıyorum zaten. Sen demedin mi zamanı allah başlattı diye? Bir şeyin başlatılması demek, başladığı an,başlamadığı an ve sürdüğü an olarak ayrılmasını gerektirir. Sen zamanı bir tanrıya başlattığın anda zamandan önce bir zamandan,zaman başladıktan sonra bir zamandan bahsetmiş olursun ki bu zaman kavramına aykırıdır. Saat kaçta başlamış diye sorma nedenim zamanı biz ölçtüğümüze göre zamanın başladığı an a 0 dersek bu an hangi zamanda başlamış madem diye sorduğum içindir. Çünkü senin zaman kavramın onu bir varlığa başlattığın anda çelişki yaratır. Zaten zamanın tanımı önce sonra,ilk son,başlangıç son gibi kavramların göreceli ölçüsüdür. Bunu başlatamazsın o yüzden başka bir varlığa. Zamandan önce diye bir soru soramazsın önce sonranın kendisi zamana dair bir sonuç olduğundan ötürü. Anladın mı? Anlamadın...... >>>>>>>>>

Konu Kali tarafından (24-06-2010 Saat 02:49 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #69 (permalink)  
Alt 03-07-2010, 18:15
Xinharmonisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 03-07-2010
Nerden: İstanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 9
Cevabı sen değil, kendini akıllı sanan babanda bilmiyor. Kimse bilmiyor.

Evren sürekli genişleme ve daralma sürekliliğini sonsuz defa tecrübe etmiş olabilir, ya da big bang'e neden olan şey paralel evrenlerin çakışması olabilir, yani big bangden önce aslında bu evren yoktu; ama türevlerine benzer şeyler vardı, muhtemel olarak. Kesin olarak bilemeyeceğiz, belki çook zaman sonra. Çünkü evrende sorulmuş en büyük sorudur bu, cevabını sen bildiğini iddia ediyorsan; bence sen bir şarlatansın.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #70 (permalink)  
Alt 19-08-2010, 10:38
manitu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 14-08-2010
Yaş: 37
Mesajlar: 9
Teleskop nikli kardeş sen ve sen gibiler, harun yahya müritleri, olmayan bilginizle, oradan buradan devşirme, tercüme yazılarla varsayalım evrim teorisini çürüttünüz kendi aklınızca... Yahu bu yine de tanrıyı var etmez ki, hadi diyelim tanrıyı iliklerinize kadar hissediyorsunuz, o zaman islamın neresini elle tutabiliyorsunuz ki? Sen önce aç tarafsız gözle ve "korkularından arınarak" o saçma kitabı oku bir adamakıllı... Gerçekten biraz beynin varsa ve cesaretli isen o havada kalan binlerce saçmalık ile yüzleş, o sorularla yüzleş hele bir sen... Sen kendine karşı cesur ol önce buralarda hava basacağına...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
(cevap, akilli, bang, bende), ilgili, soru


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Vicdani ret ile ilgili düşünceniz? uykusuz Anketler 60 18-07-2010 12:41
öss ile ilgili bilgi arzı mağrur Serbest Kürsü 4 29-07-2008 14:24
Che ile ilgili güzel bi hikaye lo-fi Geyik Mevzular 2 24-07-2008 19:36
uye onaylanmasi ile ilgili simyaci Biri Bana Anlatsın 6 04-02-2008 00:59


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:43 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info