|
|
| Bilimsel Mevzular Bir soru daha sorabilme sanatıdır bilim. |
İnsan ırkı "Ardi"den geliyorBilimsel Mevzular içerisinde İnsan ırkı "Ardi"den geliyor konusu: Etiyopya’da ortaya çıkarılan bir iskeletin, insanın evrimleştiği ‘insansılara’ ait, bulunan en eski bulgu olduğu belirtildi
Daha önce bulunmuş olan ve ‘Lucy’ adı verilen en eski insansı iskeletinden 1 milyon yıl ...

04-10-2009, 10:38
|
 |
Anarşi!
|
|
Üyelik Tarihi: 23-10-2007
Yaş: 36
Mesajlar: 957
|
|
İnsan ırkı "Ardi"den geliyor
Etiyopya’da ortaya çıkarılan bir iskeletin, insanın evrimleştiği ‘insansılara’ ait, bulunan en eski bulgu olduğu belirtildi
Daha önce bulunmuş olan ve ‘Lucy’ adı verilen en eski insansı iskeletinden 1 milyon yıl daha yaşlı olduğu anlaşılan ve ‘Ardi’ adı verilen 4,4 milyon yaşındaki iskeletin, insanın evrimine ilişkin yerleşik bazı kanıları da değiştirebilecek önemde olduğu kaydediliyor.
İskeletin, 50 kilogram ağırlığında, 1,22 metre boyunda ve ormanlık bir bölgede yaşadığı anlaşılan dişi bir insansıya ait olduğu anlaşıldı. ‘Ardipithecus ramidus’ adıyla sınıflandırılan canlının iskeleti, bulunan 125 kemik parçasının birleştirilmesiyle ortaya çıkarıldı.
Ardi’nin üst dişlerinin bugünkü maymunların uzun ve keskin dişlerine değil, daha çok günümüz insanının küt dişlerine benzediğini, dolayısıyla Ardi’nin diyetinin ağırlıklı olarak meyve ve kabuklu yemiş gibi, ağaçlarda yetişen ürünler olduğu anlaşıldı. Ardi üzerinde yapılan çalışmalarda, el ve ayak yapısının, bu insansının ağaçlara tırmandığını ancak zamanının büyük bölümünü yerde geçirdiğini gösterdiği anlaşıldı. Ardi’nin pelvis ve kalça kemikleri, bu insansının dik yürüdüğünü gösteriyor. Ayakları, dik yürümeye olanak verecek biçimde. Ancak ağaçlara tırmanmasına da yardım edebilecek kadar büyük ayak parmaklarına sahip.
Birleşik Devletler’in Kaliforniya Üniversitesi’nden Tim White, “Bulduğumuz, ortak ata değil ama bulabildiklerimiz arasında, ortak ataya en yakın olanı” dedi. White, insan ve şempanzelerin ortak atalarının 6-7 milyon yıl önce yaşadığının sanıldığını ifade etti. Tim White, maymun, şempanze soyunun ve insan soyunun ayrı ayrı evrimleşerek bugüne geldiklerini, ortak atadan ayrılmadan sonra birbirinden bağımsız olarak evrimleştiklerini söyledi.
National Geographic haberi:
Oldest "Human" Skeleton Found--Disproves "Missing Link"

fuck the system!
|

04-10-2009, 14:09
|
 |
The Man In Me
|
|
Üyelik Tarihi: 11-08-2008
Yaş: 35
Mesajlar: 253
|
|

Ahbabın tek istediği halısıydı.
Kahrolası halı odayı dolu gösteriyordu.
|

05-10-2009, 13:51
|
 |
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 07-05-2009
Mesajlar: 349
|
|
|
İnsanlarla (insanın evrimiyle) ilgili en önemli sorular :
1) Neden iki ayak üzerinde yürüdüler?
2) Neden vücutlarındaki yoğun kılları kaybettiler?
3) Neden bu denli büyük beyinler geliştirdiler?
4) Neden konuşmayı öğrendiler?
bilen varsa....buyrun...

Ben def ettikçe alçak virüsler ürüyor. Ben doğrumu deştikçe onlar komikmiş gibi gülüyor. Bilmiyorlar aslında onlar karşımda yavaşça ölüyor....
|

05-10-2009, 21:35
|
 |
M€M€ÑTØ MØRÍ
|
|
Üyelik Tarihi: 01-01-2007
Nerden: Asrub
Yaş: 29
Mesajlar: 2,355
|
|
Bu gibi enteresan soruların kaynağı Harun Yahya .NET - Evrimcilerin Patatesli Beyin Evrimi Masalı ve türevi sitelerdir. Linke gidince aynı 4 soruyu göreceksiniz. Özellikle motorize(!) sitelerden gelen ithamlara itibar etmemenizi, bilimi bilim insanlarının yorumları ile değerlendirmenizi öneririm.
Yukarıdaki mantık hatalı sorular ise evrimin niteliğini es geçerek insanların bu özellikleri bir anda kazandığı gibi bir perspektif ile gelmekte. Bu mantık ile bakarsak hiçbir canlı türü gelişmemeli hatta evrimin temel görüsü olan evrimleşme, kalıtsal değişim diye bir kavram olmamalıydı.
Evrim, canlı türlerinin nesilden nesile kalıtsal değişime uğrayarak ilk halinden farklı özellikler kazanmasıdır.
Tabi ki türler süreç içerisinde değişirken, duruşları, şekilleri, organları, davranış biçimleri de farklılaşacaktır. Burada evrime aykırı olan nedir?
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|

05-10-2009, 21:44
|
 |
The Man In Me
|
|
Üyelik Tarihi: 11-08-2008
Yaş: 35
Mesajlar: 253
|
|
Evrimi hala anlamadan, anlamak istemeden ve içeriğini bilmeden konuşanlar için gayet sade ve basit anlatılmış bir belgesel linki aşağıdadır. Hem de Türkçe. 45 dakikanızı ayırırsanız, biraz olsun objektif kalırsanız izlediklerinize, anlamamak için hiçbir sebep yok.
http://www.biyolojiegitim.yyu.edu.tr...ip/prensip.swf

Ahbabın tek istediği halısıydı.
Kahrolası halı odayı dolu gösteriyordu.
|

06-10-2009, 02:08
|
 |
The Man In Me
|
|
Üyelik Tarihi: 11-08-2008
Yaş: 35
Mesajlar: 253
|
|
Harun Yahya'dan son derece bilimsel bir Ardi yorumu. Herkesten sevgi-saygı bekleyen Harun Yahya'nın, bol inşallahlı-maaşallahlı ve "adamı işte böyle katlarım" bitirmeli, müthiş bilimsel yorumunu izleyiniz:
Harun Yahya - ADNAN OKTAR'S STATEMENT REGARDING THE FOSSIL ARDI - Download Page

Ahbabın tek istediği halısıydı.
Kahrolası halı odayı dolu gösteriyordu.
|

06-10-2009, 02:29
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-07-2009
Mesajlar: 117
|
|
Alıntı:
Sunasu´isimli arızadan alıntı
İnsanlarla (insanın evrimiyle) ilgili en önemli sorular :
1) Neden iki ayak üzerinde yürüdüler?
2) Neden vücutlarındaki yoğun kılları kaybettiler?
3) Neden bu denli büyük beyinler geliştirdiler?
4) Neden konuşmayı öğrendiler?
bilen varsa....buyrun...
|
Sayın Sunasu 4 nolu sorunuza cvp olarak alıntı ile aktarıyorum. Başlangıçta, sadece çalışırken, şu ya da bu işleme uygun düşen tek tek ünlemler kullanılıyordu.Bu bağırışlar,yavaş yavaş insanların belleğinde yer etti ve onların ne anlama geldikleri bilinçlerinde yerleşti.Çalışma eylemlerinin gelişmesi, bu bağırışların birbirlerinden ayırt edilmesine yol açtı. Öte yandan, bu olay,ses organlarının değişikliğe uğramasını hızlandırdı. İş sırasında, karşılıklı konuşmak ve anlaşmak zorunluluğu karşısında, başlangıçta az gelişmiş olan hançere, tellafuz edilen sesler çıkartmaya yetenekli bir organ haline gelmek üzere, değişikliğe uğradı.Böylelikledir ki, yüzyıllarca süren uzun bir ortak çalışmanın sonunda, kademe kademe, telaffuz edilen dil, insanlar arasında fikir alışverişinin ve ilişki kurmanın en üstün aracı olan dil, ortaya çıktı. Toplumun ilerlemesinde dilin çok büyük bir etkisi oluyordu; çünkü dil, insanların iş görme çabalarının bir araya toplanmasına ve aynı zamandaortaklaşa çalışmanın örgütlenmesinin geliştirlip yetkinleşmesine yardım ediyordu. Söz sayesindedir ki, birikmiş çalışma alışkanlıklarını koruyorlar ve yayıyorlar ve deney ve görgülerini yeni kuşaklara iletiyorlardı. Tarihinin başlangıcında, insanlığın çok kapalı küçük topluluklara bölünmüş olması yüzünden, her grubun dili temelinde, bağımsız bir gelişme izliyor ve bir grubun dili, öteki grubun dilinden ayrı oluyordu. 
|

06-10-2009, 20:30
|
 |
anarşit
|
|
Üyelik Tarihi: 22-12-2008
Nerden: Eskişehir
Yaş: 23
Mesajlar: 115
|
|
|
Soruların cevapları için...
Gerçekten cevabı istiyorsanız kendinize iki gün ayırın.Bu iki günün İlk günü; (1)iki ayak üstünde değil 4 ayak üstünde yürüyün; (3)beynininizin küçük kısımlarını kullanın ya da küçük bir beyniniz varmış gibi, basit şeyler için bile kendinizi yormayın; (4)kimseyle konuşmadan çevrenizle anlaşmaya çalışın; ve (2)bu seçtiğiniz gün, en garip yerlerinizde kılların olduğu ya da başka bie deyişle en kıllı halde olduğunuz gün olsun. Çıplaklığa dair bir soru ya da sorun gözükmediği için bu mevzuyu es geçiyorum; seçeceğiniz gün herkes çıplak olmayacağı için bunu şart koşamam. Gelelim ertesi güne.. Ertesi gün normal bir şekilde (1) iki ayak üstünde yürümeye başlayın, (3)kafanızı kullanarak zamandan kazanın, (2)traş olmanın rahatlık getirip getirmediğini kendi kendinize sorgulayın ve tabii ki de (4) konuşun... Bu iki günün nasıl olduğunu yaşamış olmasak da tahmin edebiliyoruzdur heralde. Demek istediğim o çağ ile bu çağ arasındaki insanın farkı, farklı olması hatta bu farkın kusursuz yaradılışın doğru olduğu anlamına gelmesi değil elbette. Demek istediğim "Neden" sorusunun cevabının; insanın ve diğer tüm canlıların, hayatı ister istemez daha kolay yaşanır hale getirmek istemeleri... Neden ateşi keşfettik, neden bilgisayarları geliştirdik, neden bir hayvan, hayatının bu yolla kolaylaşacağını anlar ve zamanla evcilleştirilebilmiştir? Yine aynı cevap. Ama bunlar mevzubahis canlının yaradılışından ötürü gelenler değil, onun neyi isteyip neyi istemediği ile açıklanabilir. Neyi istiyoruz, neyi istemiyoruz??.. Ve insan nereye gidecek??
|

07-10-2009, 13:04
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-07-2009
Mesajlar: 117
|
|
Alıntı:
Sunasu´isimli arızadan alıntı
İnsanlarla (insanın evrimiyle) ilgili en önemli sorular :
1) Neden iki ayak üzerinde yürüdüler?
2) Neden vücutlarındaki yoğun kılları kaybettiler?
3) Neden bu denli büyük beyinler geliştirdiler?
4) Neden konuşmayı öğrendiler?
bilen varsa....buyrun...
|
1-2 ve 3 no lu sorularınıza cvplar: İNSANIN KÖKENİ-İNSAN İLE HAYVANLAR ARASINDAKİ BİYOLOJİK AKRABALIK; 19. yüzyılda yapılan kazılar sırasında,bilginler,toprağın çok derin katlarında,dıryopıtek yada ^^ağaçlar üzerinde yaşayan maymunlar^^ adını verdikleri,çok gelişmiş maymunların fosil kalıntılarını buldular. Bu bulgulardan ve hayvanlar aleminin uzun yüzyıllar süren evriminin tahlilinden sonra, büyük İngiliz doğa bilgini Charles Darwin ve onun yolunda yürüyen bilginler,hayvanlarla insanlar arasında biyolojik bir akrabalık olduğunu ve insanın, bugün soyu tükenmiş olan çok gelişmiş bir maymun türünden geldiğini kanıtladılar. Bu sonuç insanın ve çağdaş antropoid (insansı) maymunların kemik çatısı, beyin gelişimi ve kan gurubu gibi anatomik,embriyolojik ve paleontolojik alandaki pek çok verilere dayanıyordu. Bilimin sonraki gelişmeleri, bu materyalist teoriyi parlak bir şekilde doğruladı. İNSANIN OLUŞUMUNDA İŞİN ROLÜ;İnsanın kökeni sorununu tam inceleyebilmek için, sadece biyoljik evrim sınırları içinde kalınmamalıdır.Bu biyolojik evrim, tek başına,hayvan-atadan,en eski biçimiyle olsa bile, ön-insansıya geçişi belirleyen olayın,nasıl bir olay olduğunu açıklamaya yeterli değildir. Hayvanlar aleminin, insanın ortaya çıkışına kadarki evrimini damgalayan nitelik değişikliklerinin keşfini Friedrich Engels'e borçluyuz; Engels, insanı, hayvanlar aleminden ayıran şeyin, insanın kendi eliyle yaptığı çalışma araçalarının yardımıyla gösterdiği toplumsal çalışma eylemi olduğunu saptamıştır. İnsanın ,evriminin bütünü içinde kesin bir rol oynamış olan bu özelliği,birdenbire ortaya çıkmış değildir. Kazılarda elde edilen bulgular,insanın en uzak atalarının, küçük hayvanları avlamak için her çeşit ağır nesneleri kullandıklarını, çağanoz ve kağlumbağaların bağalarını taşla kırdıklarını, keşfetmemize olanak sağlıyor. Doğada bulunan aletlerin sistemli olarak kullanılması, insanın atalarını, bu nesneleri, kendi ihtiyaçlarına göre değiştirmeye, ve daha sonra, çalışma avadanlıkları yapmaya ve çalışma eylemine geçmeye götürdü.Bu eylem sırasında, doğada bulunmuş nesneleri, kendi özel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla değiştiriyorlardı. Çalışma aletlrinin en kabataslak olanlarının bile yapımı, insanı, hayvanlar aleminden kurtarır, çünkü, hiç bir hayvan, belirli bir amaca ne kadar az yönelmiş olursa olsun, herhangi bir eylemde bulunamaz ve en ilkel nesneleri bile yapamaz. İnsanın atalarının çalışmaya yeterli hale gelmeleri, biyolojik evrimin etkisi altında olmuştur. Ama çalışma da, kendi yönünden insanların evriminin gidişini,sözkonusu biyolojik ilişkiler çerçevesi içinde etkilemiştir.
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:56 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|