Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Bilimsel Mevzular

Bilimsel Mevzular Bir soru daha sorabilme sanatıdır bilim.


AIDS

Bilimsel Mevzular içerisinde AIDS konusu: AIDS, Acquired Immuno Deficiency Syndrome kelimelerinin kısaltması olarak ortaya çıkmış ve Edinilmiş Yetersiz Bağışıklık Sistemi Sendromu olarak Türkçe'ye çevrilmiştir. AIDS ilk olarak 1981 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde keşfedilmiştir. Keşfinden hemen ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 29-01-2009, 11:14
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 10-03-2007
Mesajlar: 159
Standart AIDS

AIDS, Acquired Immuno Deficiency Syndrome kelimelerinin kısaltması olarak ortaya çıkmış ve Edinilmiş Yetersiz Bağışıklık Sistemi Sendromu olarak Türkçe'ye çevrilmiştir.

AIDS ilk olarak 1981 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde keşfedilmiştir. Keşfinden hemen sonra hızla yayılarak; erkek, çocuk, siyah, beyaz, Latin, Asyalı, zengin, fakir demeden bir çok insanın ölümüne neden olmuştur. Günümüze kadar AIDS'ten 225.000 kişinin öldüğü kaydedilmiştir. Bu sayı her 13 ila 15 ayda ikiye katlanmaktadır.

AIDS için halen kesin olarak bilinen bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. AIDS'ten korunmak bu tehlikeli ve ölümcül virüsün yayılmasını önlemek için uygulanabilecek tek yoldur. HIV, Human Immune Deficiency Virus, vücut bağışıklık sistemi virüsü, AIDS tamamen vücut bağışıklık sistemi ile ilgili olduğundan, hastalığa sebep olan virüse bu isim verilmiştir. Virüs, insan vücudunun hastalıklara karşı direncini sağlayan bağışıklık sistemini etkisiz hale getirmektedir. Vücut bağışıklık sisteminin etkisiz hale gelmesi, virüsten etkilenmeden önce kolayca başedebildiği deiğer hastalık mikroplarıyla artık çarpışamayacak duruma gelmesi demektir. Bu da basit bir enefeksiyonun bile ölümcül hale gelmesine sebep olabilir. AIDS hastalarının yarısından çoğu bağışıklık sistemlerinin etkisiz hale gelmesi yüzünden basit enfeksiyonlara yenilerek hayata veda etmişlerdir.

İnsan vücudu bir defa HIV virüsü ile enfekte olmuşsa artık bu virüsün hiçbirşekilde yok edilmesi yada vücuttan atılması mümkün değildir. Fakat, virüsün etkilerine engel olmak için bir takım ilaçlar geliştirilmiştir. Bunlardan ilki ve ençok bilineni AZT (Zidovudine) adı verilen ilaçtır. Bu ilaç virüsün çoğalmasını engellemektedir. AZT AIDS virüsünün meydana getirdiği belirtilerin görünmesini engellemekte ve AIDS'li hastanın yaşamının kısmen de olsa uzamasını sağlamaktadır.

Bilim adamları AIDS'le savaşabilmenin diğer yollarını aramaya devam etmektedirler. Son yıllarda bu konuda büyük gelişme kaydedilmiştir. AIDS'e karşı korunmak için aşıların testleri halen deneysel aşamadadır. 1990 yılının başlarından itibaren bu konuda başarılı sonuçlar kaydedilmektedir.

AIDS dokunma, öpüşme, solunum gibi dış kontaklarla bulaşan bir hastalık değildir. Bu nedenle insanların AIDS'li hastalara yaklaşmaması ya da onları toplumdan dışlaması hem gereksiz hem de yanlış bir tutumdur. Çünkü AIDS'li bir hastaya dokunarak veya yanında bulunarak AIDS'e yakalanmanın mümkün değildir. Ayrıca AIDS evcil hayvanlardan, tuvaletlerden, yüzme havuzlarından, tabak ya da bardaklardan bulaşıcı özellik göstermez. Bu nedenle insanların bu konularda korkutulması ya da yersiz bir kaygıya neden olunması çok yanlıştır. AIDS'in ana bulaşma yolu seksüel birleşme, uyuşturucu kullanıcılarının enjektörlerini paylaşması ve çok da az olsa kan transferidir. Ne yazık ki, AIDS hastalığına yakalanmış hamile bir kadının daha doğmamış bebeği de bu hastalığa yakalanmış demektir.

Neden AIDS'i daha önce duymamıştık? AIDS 1981 yılına kadar tanımlanmış bir hastalık değildi. AIDS'in izinin sürülmesi doktorların bu bilinmeyen hastalığı yeterli derecede tanımasıyla başladı. AIDS'in ilk rastlandığı 1981 yılında ABD'de 316 kişinin AIDS hastalığına yakalandığı tespit edilmiştir. Beş yıl sonra 1986 Ağustos'unda 23.000 vaka rapor edilmiştir. Hastalığın artışı büyük bir hızla devam etmiş ve 1990'larda sadece ABD'de 60.000 nin üstünde AIDS hastası tespit edilmiştir. Bu hızlı artış, bilim adamları, doktorlar ve hükümetler için bir alarm sinyali olmuş ve onları konuyla ciddi biçimde ilgilenmeye itmiştir.

AIDS'in gerçek kökeni bilinmemektedir. Çünkü AIDS yeni gelişmiş bir hastalıktır. AIDS'in kökeni hakkındaki en geçerli görüş hastalığın Afrika kökenli olduğudur. Afrika'da ki yeşil maymunların taşıdığı bir virüs insanlarda rastlanan AIDS virüsüne çok benzemektedir. Bilimsel tahminler maymunlarda rastlanan virüsün doğal ortamda organizmalar içinde yaşamını sürdürerek, mutasyon geçirdiği ve burdanda insanlara geçtiği üzerinde yoğunlaşmaktadır. Görülen mutasyonun çok nadir olduğu da görüşler arasında yer almaktadır.

Bir başka görüş ise virüsün biyolojik silah olarak üretilmek istendiği fakat sonucun etkisi uzun sürede görüldüğü için araştırmalara devam edilmediği, ve bir ara nasıl olduysa labaratuvar dışına çıkarılarak insanlara bulaştırıldığı üzerinedir. Yeşil maymunlar Afrika'nın çoğu bölgesinde lezzetli bir yemek olarak görülmektedir. Virüsün maymunlardan insana iyi pişmemiş organlardan ya da etlerin pişirilmeye hazırlanırken meydana gelebilecek kesik vb. gibi yaralardan bulaşmış olabileceği de düşünülmektedir. Çünkü bilindiği gibi virüsün bulaşma yollarının en önemlilerinden biri kandır. Hastalığın ilk insana bulaşması böyle olmuştur. Bundan sonra hastalık diğer insanlara seksüel birleşme ve uyuşturucu kullanımı ve kan transferleri sırasında yayılmıştır. Afrika devletlerinin bir çoğu bu görüşün mantıklı olduğunu savunmaktadır. Bu olayların hiçbiri ırkla ilgili değildir. Şunu unutmamak gerekir ki tek bir kişi değil tüm insanlık AIDS'in gelişmesinden sorumludur ve bizde bu sorumluluğu paylaşmaktan ve bu öldürücü virüsün yayılmasını engellemekten sorumlu sayılırız.

Kaynak: aidsnedir.com
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 29-01-2009, 22:53
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
-
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
Alıntı:
akeboshi´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
AIDS ilk olarak 1981 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde keşfedilmiştir.

(...)

Şunu unutmamak gerekir ki tek bir kişi değil tüm insanlık AIDS'in gelişmesinden sorumludur ve bizde bu sorumluluğu paylaşmaktan ve bu öldürücü virüsün yayılmasını engellemekten sorumlu sayılırız.
Demeyin yaaaa!

Demek bu "keşfedilmiş" Amerika'da...
Demek "sorumluyuz" biz...

Durduk yerde bu belayı icad eden şimdi kendine utanmadan kâşif taltifi vermiş...
Bu yetmemiş, bir de "eğer yayılırsa, bu sizden haaa" demiş...

Bu, Kemal Abi'nin kendi işini yapamadıkça her maliye görevini vatandaşın sırtına yüklemesine benzedi...

Ne güzel yiyoruz biz de. Yük taşımaya kesin çok alışık olmalıyız...

Hülasa --> Müdahil taraflara: Yuhunuz...


Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 27-02-2009, 21:45
blue_radish - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 06-10-2008
Mesajlar: 35
Degisik teoriler var. The Origin of AIDS die bi belgeselde virusun insanlara gecmesini Koprowski adindaki cilgin bi doktorun oral cocuk felci asisinda kullandigi SIV viruslu sempanze organlarina baglio. Asinin kullanildigi bolgelerle AIDS in ilk goruldugu bolgeler cakisio. Dr. Koprowski aksini iddia etsede sempanzeleri kullandigi belgelerle ispatlanmis. Hipotez kabul edilmemis yetersiz kanit sunuldugu icin. Ya da tip ve bilim dunyasinda doktorun arkasi cok saglam. Afrika'da sempanzeleri avlayan yerlilerin etini iyi pisirmeden yedikleri icin mi bu belayla ugrasioruz. Birbiriyle rekabet icinde iki Amerikali doktor; birisi Afrikayi secio digeri Sovyet Rusyaya bagli ulkeleri... Ucuncu dunya ulkelerindeki insanlarini kobay olarak kullaniolar. Asi ise yarasa Amerikada ki hastalara mi uyguluolar? Her acidan dehset verici bir olay.

Konu blue_radish tarafından (27-02-2009 Saat 21:48 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 27-02-2009, 21:49
blue_radish - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 06-10-2008
Mesajlar: 35
Standart origin of AIDS

[GVIDEO]-5936718990962540374&ei=QUOoSbKEFJ7OqwLxy5TiCg&q=or igin+of+aids&hl=en[/GVIDEO]
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 27-02-2009, 23:24
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 04-02-2007
Mesajlar: 720
Artık var olan şey için kim çıkarmış, sorumluluğu kime yüklenmiş, nerden çıkmış gibi soruların bir faydası yok ne yazık ki... Var olan ölümcül bir hastalık var ve bundan korunmanın yolları hakkında bilgi sahibi olmak lazım...


Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 02-03-2009, 21:56
blue_radish - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 06-10-2008
Mesajlar: 35
Korunma kismi kolay. Hala cilgin gibi yayildigina gore insanlar uygulamada zorluk cekio, o ayri bi konu. AIDS bi bilmece gibi biseye donusmus. Ya da cozulmeyi bekleyen bi cinayet gibi bisey. Sorulari yanitlamak icinde her turlu bilgiyi elde etmek zorundasin. Daha nasil sempanzeden insana gectigi bile bilinmiyor. Her iki teoride viruse farkli bi kimlik verio bence. Tabii bi konuda yeteri kadar bilgi sahibi olmadan konusmak kolay bisey. Su anda yaptiim gibi. Bu konuda vurgulamak istedigim bilimsellikten cok etik bi sorun. Hindistan'da cuzzam hastaligindan surati paramparca olan insanlar var. Cuzzam?! Boyle bi hastalik mi kaldi die dusunuoruz. Insanlarin gereken ilaci almaya paralari yetmio. Diger taraftan yeni ilaclari bu insanlar uzerinde yardim adi altinda deniyorlar.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 10-05-2009, 14:18
Sıfır - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 08-05-2009
Nerden: 3.Boyutta
Mesajlar: 120
Aslında şempanzelerde AİDS virüsünün bulunduğunu ama onların bağışıklık sisteminin bu virüsten etkilenmediğini okumuştum.Özellikle 1980'li ve biraz daha önceki henüz genler ve dna yapıları ile ilgili fazla bir aşama kaydedilmemiş yıllarda özellikle evrim teorisinin de etkisi ile (İnsanın maymundan gelmesi teorisi) maymunların bilim dünyasının göz bebeği olduğunu ilaç ve çeşitli araştırmalarda kobay olarak maymunların kullanıldığını bilirsiniz.Sanıyorum (büyük ihtimal) maymun organlarının insana transferi sırasında ortaya çıkmış bir hastalık olsa gerek.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 09-08-2011, 18:38
mephi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 09-08-2011
Nerden: urras
Mesajlar: 7
hiv bir laboratuvar virüsüdür bu kesin, öldürücü ve cinsel yolla bulaşan bir virüsün tesadüfi deneyler sonucu olamayacağını düşünüyorum. bununla ilgili bir diğer teori virüsün sadece afrikalıları hedef aldığıdır. amaç afrikanın sömürülmeye devam etmesidir ve hatta yok edilmesidir. yardım adı altında afrikada aşılanan 1 milyon çocuk, yeni nesil bir soykırımın habercisidir.
Afrika’da AIDS felaketi » opereysin.com – Seviyeli, kaliteli…
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
aids, hiv


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Aids uyarı reklamı vasko Güncel Mevzular 3 30-08-2008 01:58
tanrıların gazabı... veba...AIDS asmara Tarih 3 23-11-2007 15:37


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:31 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info