|
|
 |

10-09-2009, 13:20
|
 |
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 28-06-2009
Mesajlar: 250
|
|
görmeden inanmam 

Sizi tanımıyorum! Sizin yasalarınızı, nizamınızı, kuvvete dayanan yetkinizi tanımıyorum! Bu yüzden asın beni!  Louis Lingg
|

10-09-2009, 13:45
|
 |
psy
|
|
Üyelik Tarihi: 10-09-2009
Mesajlar: 335
|
|
aşka inanmak' ne demek? bu duygunun varlığına inanmak mı?
yoksa aşkın gücüne,ne kadar güvenilir bir duygu olduğuna inanmak mı bahsedilen?
1.si ise evet var.şarkılarda,filmlerde,destanlarda,kitaplarda... muhteşem,büyüleyici
bir şekilde anlatılan; gerçek dünyada ise daha farklı (belki sıradan,belki acımasız,belki karşılıksız...) olan bir duygu var.inanıyorum. 
ama bu duyguya ne kadar güvenilir? zaten başlangıcı bile garip olan aşk -Dickens'ın sözleriyle 'gözden kalbe düşen yıldırım'- ilerleyen süreçlerde de karşıdakinin karşılık vermemesine,ulaşılmaz olmasına göre şiddetlenmekte :O
'aşkın,aşık olduğunuz kişiyle alakası yoktur.' aşk aktarımdır.sizin için önemli olan,hayatınızda yer etmiş insanlara karşı duyduğunuz duyguları o kişiye aktarmaktır. (bu uzun bir hikaye)
tanıyarak olan duygu ise sevgidir 
Konu ozgen tarafından (10-09-2009 Saat 14:00 ) değiştirilmiştir..
|

10-09-2009, 14:35
|
 |
Gözüm apla...
|
|
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 33
Mesajlar: 3,878
|
|
|
İnanıyorum. Hatta kendisine sıkça tapınmak grektiği konusunda halila abi, cemile abla , salim abi ve ben karar verdik. Aşk kitabını alıp duvara astık. mutluyuz.
Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
|

11-09-2009, 10:56
|
 |
psy
|
|
Üyelik Tarihi: 10-09-2009
Mesajlar: 335
|
|
|
ayrıca AşK en büyük aptallık halidir.
aptallık hali: dünyayı görmezsin tek gördüğün karşındakidir.kıyamet mı kopmuş,dünya mı batmış umrumda değildir.varoluş üzerine,hayata dair hiçbir soru'n yoktur.kısa sürekli olarak beyinden 'sorgulama bölümü' alınmıştır.aşırı bir mutluluk söz konusudur.
zaten mutluluk da bir aptallık hali değil mi?
|

11-09-2009, 14:01
|
 |
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 28-06-2009
Mesajlar: 250
|
|
Alıntı:
ozgen´isimli arızadan alıntı
ayrıca AşK en büyük aptallık halidir.
aptallık hali: dünyayı görmezsin tek gördüğün karşındakidir.kıyamet mı kopmuş,dünya mı batmış umrumda değildir.varoluş üzerine,hayata dair hiçbir soru'n yoktur.kısa sürekli olarak beyinden 'sorgulama bölümü' alınmıştır.aşırı bir mutluluk söz konusudur.
zaten mutluluk da bir aptallık hali değil mi?
|
yukarıdaki parçadan ulaşılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?
A-)sadece ve sadece aptallar aşık olur.
B-)bile bile aptal olmak daha büyük aptallıktır.
C-)mutlu olmak aptallıktır,mutlu olmamalıyız.
D-)mutluluk aptallara mahsustur,akıllılar mutlu olamaz.
E-)ya akıllı olup mutsuz olacağız ya da beynimizi aldırıp mutlu mesut yaşayacağız.
kafayı yemek üzereyim. idare edin
aşkmış peehhhhhhhhhh 

Sizi tanımıyorum! Sizin yasalarınızı, nizamınızı, kuvvete dayanan yetkinizi tanımıyorum! Bu yüzden asın beni!  Louis Lingg
|

11-09-2009, 15:16
|
 |
psy
|
|
Üyelik Tarihi: 10-09-2009
Mesajlar: 335
|
|
[QUOTE=betul;104897]yukarıdaki parçadan ulaşılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?
A-)sadece ve sadece aptallar aşık olur.
B-)bile bile aptal olmak daha büyük aptallıktır.
C-)mutlu olmak aptallıktır,mutlu olmamalıyız.
D-)mutluluk aptallara mahsustur,akıllılar mutlu olamaz.
E-)ya akıllı olup mutsuz olacağız ya da beynimizi aldırıp mutlu mesut yaşayacağız.
F-)her insanın aptal dönemleri olur.
G-)aşık olduktan sonra aptallaşırız
H-)korkmayın aşk geçici olduğundan bu dönem de geçici
I-)bu durumu bilse de herkes bu duruma düşmek ister
şıklar daha da genişletilebilir... 
kimse mutluyken 'ben neden mutluyum' demez.sadece anı yaşar.(gerçi bu iyi mi kötü mü tartışılır) mesela hayata,tarihe bakarsan en köklü değişikliklerin,reformların en kötü dönemlerde yapıldığını görürsün.
bahsetmeye çalıştığım.mutsuzluğun sebebiyle düşünmeye mahkum olmak.
aşk tabi ki güzeldir.düşünmemenin en üst boyutu çünkü.
ohhh kafa rahat yani 
Sana derim sana ey benim aklım
Sakın ha başıma gelme bir daha.
Şu dünyaya sarhoş olan yararmış
Ayık ol, kendini bilme bir daha.
Mahzuni
|

11-09-2009, 18:26
|
 |
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 28-06-2009
Mesajlar: 250
|
|
Alıntı:
bahsetmeye çalıştığım.mutsuzluğun sebebiyle düşünmeye mahkum olmak.
aşk tabi ki güzeldir.düşünmemenin en üst boyutu çünkü.
ohhh kafa rahat yani
|
bikaç yorum önce de demiştim görmeden inanmam 
her aşk denemesinde bozguna uğramış,şu aptal mutluluğu tadamamış biri olarak diyecek çok bişeyim yok. inanmıyorum aşka falan,birileri kanıtlayabilse inanmam diye diretecek değilim de kanıtlanamıyor işte  ya da sorun bendedir baştan saçma bulduğum içindir bütün terslikler.herneyse işte.. 

Sizi tanımıyorum! Sizin yasalarınızı, nizamınızı, kuvvete dayanan yetkinizi tanımıyorum! Bu yüzden asın beni!  Louis Lingg
|

11-09-2009, 20:59
|
 |
Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 07-05-2009
Mesajlar: 349
|
|
|
Aşk ,' Allah'a inanmak gibidir.Sorgulamayacaksın

Ben def ettikçe alçak virüsler ürüyor. Ben doğrumu deştikçe onlar komikmiş gibi gülüyor. Bilmiyorlar aslında onlar karşımda yavaşça ölüyor....
|

11-09-2009, 22:58
|
 |
Yasli Çocuk
|
|
Üyelik Tarihi: 25-11-2008
Nerden: Londra
Yaş: 23
Mesajlar: 139
|
|
|
inanmiyorum
"Anarşi taleplerin değil, yaşamın bir meselesidir" Gustav Landauer
|

12-09-2009, 03:31
|
 |
fausta
|
|
Üyelik Tarihi: 12-08-2008
Nerden: yitik kent
Mesajlar: 28
|
|
Aşkın kimyası çözüldü!
Dizlerin bağlarının çözülmesi, düşüncelere dalıp gitme, ondan başka hiçbir şey düşünememek... Bunlar aşkın görünen işaretleri. Ama aşık olduğunuzda kimyasal olarak vücudunuzda neler değişiyor? Çalışıp çabalayarak veya bir hap alarak aşık olmak mümkün mü? İşte cevabı...
Ne diyordu Sezen Aksu, o unutulmaz şarkısında? Ben her bahar aşık olurum/Rüzgar olur, yağmur olurum/Filizlenir anılarda gururum /Taşar içimden ruhum... Gerçekten her bahar aşık olmak mümkün mü, niye bazıları daha çok aşık oluyor, aşık olmayı kolaylaştıran ilaçlar var mı hatta aşk bir hastalık hali mi? 'Zen ve aşık olma sanatı' kitabının yazarı, psikolog Brenda Shoshanna'ya göre aşık olmak dünyanın en gerçekçi, dürüst ve olgun eylemi. İnsana yaşam enerjisi veriyor, kendini olumlu olarak koşullandırmayı sağlıyor. Aşkın kuralı, kanunu yok. Nasıl aşık olurum diye bakabileceğiniz bir yol gösterici kitap da bulamazsınız. Ama yine de aşık olmak yol gösteren bir kaç taktik var. Bunları geliştirebilmek için de aşkın vücudun kimyasını nasıl etkilediğini bilmek gerekiyor...
Aşık olduğumuzda vücudumuzda neler oluyor?
Çiçeği burnunda aşıkların çoğu zamanlarının yüzde 90'ını sevdikleri insanı düşünmekle geçiriyor. Bu onların kişisel beyanı. Beyinlerindeki milyarlarca sinir hücresinde kalp çarpıntıları uçuşuyor. Bu durumu Amerikalı antropolog Helen Fisher yaptığı bir klinik çalışmayla kanıtladı. Deneklerinin beyinlerindeki kan akışını gözlemleyen Fisher'in vardığı sonuç şu: Tutku ne kadar artarsa, beyinde heyecan ve keyif duygusunu salgılamaya yarayan hormonlar daha çok uyarılıyor ve aktif hale geliyor. Dopamin, noradrenalin ve phenylethylamin maddelerinin daha çok salgılanmasıyla ellerimiz daha çok terliyor, nefes alış-verişimiz hızlanıyor, tansiyonumuz ve nabzımız yükseliyor! Aşık olanların genellikle yemeden içmeden kesilmesi, uykusuzluk çekmesi gözden kaçmaz. İşte bütün bunların nedeni de aslında bu çok çalışan hormonlar. Onlar yüzünden hem hiperaktif hale geliyoruz, hem yemiyoruz içmiyoruz hem de uyku düzenimiz bozuluyor. İşte bu yüzden de ilişkimize daha bağımlı hale geliyoruz. Eğer söz konusu olan karşılıksız bir aşksa o zaman deyim yerindeyse 'junky'lere dönüyoruz. ''Buna hiç de şaşırmamak gerek'' diyor doktorlar. Çünkü halüsinasyona neden olan ilaçlar, beynimizde salgılanan 'phenylethylamin' maddesini de içeriyor!
Aşık olmak hasta olmak mı demek?
Bir anlamda evet! Ama bu, 'aşık olmayın'anlamına da gelmiyor elbette. Psikolog Helen Fisher'e göre aşk bir 'takıntılı olma' hali. Olayın temel ekseninde bu var. Kontrol edilmesi veya önüne geçilmesi çok zor. Aşık olanların partnerlerine karşı hissettikleri bu takıntılı durumun nedenini İtalya Pisa Üniversitesi'nden Psikiyatrist Donatella Marazziti de araştırmış. Marazziti, ruhsal dengeyi sağlayan serotonin hormonunun kandaki miktarını incelemiş. Çünkü serotonin miktarı düştüğünde vücutta baş aşağı gidiyor. Psikiyatristin vardığı sonuca göre aşık olanlarda serotonin miktarı normal değerin yüzde 40 altında. Zaten dengede olmayan ruh hali, bir de sevdiğinden yoksun kalırsa, iyice altüst oluyor. Depresyon, korku ve anksiyete ortaya çıkıyor... Marazziti bu durumu 'mikroparanoya' olarak yorumluyor!
Aşık olmak öğrenilebilir mi?
Pek çok aşık kişiye sorduğunuzda 'tesadüfen oldu' diye yanıtlar sizi. Uzmanlarsa bu konuda yapabileceğiniz basit şeyler olduğunu söylüyor. Mesela, dışarıya açılmak, bir arayış içersinde olduğunuzu diğerlerine belli etmek işe yarıyor. Bilimsel olarak da önemli olan, dopamin sistemini harekete geçirmeyi başarmak! Küçük bir yakınlaşma bile aslında beyindeki dopamin seviyesini yükseltebiliyor. Ama bunun için de seçici olmamayı önermiyoruz! İlk görüşte aşk diye bir şey söz konusu (daha çok erkeklerin başına geliyor!) ama yine araştırmalar gösteriyor ki her iki kişiden biri partnerini çok önceden tanıyor!
kaynak: Aşkın kimyası çözüldü!
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:01 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|