|
|
 |

03-03-2009, 19:57
|
 |
çaylak madam
|
|
Üyelik Tarihi: 05-07-2008
Yaş: 26
Mesajlar: 467
|
|
ehe cidden baya dolmuşsun. Neyse ben derdimi anlatabildim sanırım. Milliyetçilik ve de herhangi bir getirisi yanımdan yöremden geçmez. Ama dili düzgün konuşalım demem karşımdaki insanlar tarafından milliyetçilik olarak algılanacak diye de susacak değilim. Sonuçta ben derdimi gayet basit cümlelerle ifade ettim.. Bu ilk mesajımda da böyleydi. Yani diyorum ki kullanıcı adımı büyük harflerle yazacak kadar çemkirecek ne buldun yazımda hala anlamış değilim 
"Eğer insanlar Tanrı olsaydı, kendilerini demokratik olarak yönetebilirlerdi. İnsanlar Tanrı olmadıklarına göre, mükemmel bir devlet insanlara göre değildir."
Jean-Jacques Rousseau
|

04-03-2009, 00:28
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
|
|
Türkçemizi doğru kullanalım diye 
|

04-03-2009, 01:06
|
 |
-
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
|
|
|
Bu ne ya, bir kurala sadece kural olduğu için habire muhalefet ediliyor... Kimse kimseden gramer konusunda guru olmasını istemiyor ki. Önce anlaşılır yazmasını istiyor, sonra da (konunun belirleyiciliğinde) doğru harfleri mümkün mertebe kullanarak. Yok olmadı şöyle diyeyim: özellikle yanlış harfleri kullanmayarak ve özellikle kural ihlali yapmadan yazmasını istiyor. Aceleden, bilmemekten ya da beşeri hatadan dolayı değil, "özellikle", yani kasten. Çünkü, başkaldırısını önce ve asıl başka yerde yapmalı. Kulağına i-pod kulaklığı takıp belediye otobüsünde hayvan gibi tıkıştırılmaktan ötürü kapıda sıkışan kadına ya da dibinde duran 70'lik kişiye burun kıvırıp görmemiş gibi yapmak üzere uyur pozisyonuna yatacağına, destek çıksın; mahalle derneği, öğrenci derneği kursun, belediyeye üye olsun, sözcüsü olsun hatta parti kursun, köşe yazarına yazsın, kurala olan allerjenliğine çokluk bir o kadar da ben destek vereceğim. Babasına bağırsın önce, lise ya da üniversite hocasına, okul müdürüne çatsın hiç bir şey yapamıyorsa.
Argo kural yıkmakla gelir oysa o bile kalıplaşır, erketeyi erteke yapmaya çalışıyor musunuz hiç mesela? Onu ne kadar özenle yazıyorsunuz doğru olsun diye, değil mi? O zaman neden güzeli "güsel" yapmaya çalışıyorsunuz? (hele bir de Marx, Kant ya da Heidegger falan konuşun hadi bakalım o harika Türkçe ile, neden o forumlara yazan hiçkimse bu derece gerzek bir duruma saplanmaz, oralarda böyle bir durum konu dahi edilmez). (ayrıca karşı çıkanların Türkçe yazımına bakıyorum, dönüp dönüp kendimi daha bir kontrol ediyorum, madem karşısın o zaman neden uyguluyorsun onu da anlamadım) Ama ben onu da geçtim kardeş, siz sadece nokta virgül koyun yeter, sbs kpss çözer gibi çözüyoruz bazı yazılanları... Ya da içimize doğru sövüyoruz. Bu kadar mı zor yani BEN derken biraz da O demek yaa? Kök tengri deme de, Tanrı diyorsun işte, binyıllarda o olmuş ama hala kullanıyorsun (TDK konusuna canı gönülden katılırım bu arada, her yerde olduğu gibi orası da kifayetsiz muhteris salaklarla dolu çünkü bu ülkede onlardan it sürüsü kadar var).
Bu kadar da elma armut karıştırmayın, sahiden yazık, o çöpe giden enerjileri verebilecek onca şey varken. Sırf karşı çıkmak için de karşı çıkılmaz ki olur olmaz herşeye...
Ve sadece kitap okuyarak adam da olunmaz.

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|

04-03-2009, 01:30
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
|
|
|
Sayın Alchemy,
hangi kuraldan bahsediyorsunuz, Türkçenin var mı öyle herkesin üzerinde ortak anlaşabildiği bir kuralı yada grameri? Dil bilimi eğitimi almış bir insanın konunun özüne ilişkin getirdiği eleştirileri hangi akla, mantığa hizmet edip hangi birikimle ''sırf muhalefet yapmak için muhalefet etme'' kabilinden bir alana kanalize edebiliyorsunuz? Burada mevzu bahis olan hadise buna benzer tartışma ve kampanyaların sığlığıdır; yoksa elbette, insanların anadillerini doğru ve estetik kullanabilmeleri kaygısını taşıyoruz. Böyle bir kaygıyı taşıdığım içindir ki, kendim dili doğru ve düzgün kullanmaya; ifade ve anlatımlarımı yine mümkün olduğu kadar etkili ve özenli yapmaya çalışıyorum.
Bu rahatsızlıkların asıl vuku bulduğu yer konuşmadır. Dildeki kelime ve seslerin telaffuzunda bilerek, özenti bir biçimde çarpıtıldığı; Türkçenin söyleyiş özelliklerinin içine edildiği doğrudur. Ancak, bunun sebeplerinin başında populer kültür kodları gelir. Medyanın bu konudaki özendiriciliği ortadadır. 15-16 yaşındaki çocuklar nerden duyuyorlar bu saçma telaffuzları, elbette medyadan!
Bırakın da bildiğimiz bir alanda düşüncelerimizi ifade edelim, aldığımız eğitimin hakkını verelim! Bu tartışmaları 250 senedir yapıyoruz biz!! Öztürkçe-osmanlıca, eski edebiyat-yeni edebiyat, eski şiir-yeni şiir!!..
Kimsenin düzgün konuşmaya-yazmaya itirazı yokken bu tepki fevkalede gereksiz, yersizdir...
Konu AlbatrosS tarafından (04-03-2009 Saat 02:01 ) değiştirilmiştir..
|

04-03-2009, 03:14
|
 |
-
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
|
|
|
Biz bıraktık efenim, bırakılmamış gibi bir haliniz mi var yoksa? Her konuya damlıyorsunuz (bunu bana burada çok diyen oldu ondan size pas ediyorum, yoksa bence damlayınız sorun yok). Ama "bırakın" şu mu demek: ben konuşursam tamam ama siz laf etmeyin...
Geçiniz... Burnuma adeta AKP koktu...
Sistem sizi güzel yontmuş. Hangi kural da ne demek? Demagoji de bir yere kadar pek sayın Albatrosss... Dil kuralı desem moronluk mu yapmış olacağım yoksa oltaya mı gelmiş olacağım?
Ses etmeyin, sadece sizin bana ve beğenmediğiniz herkese yaptığınızı yapıyorum.
Ya da edin, bunu tercih ederim: katıla katıla gülecek yer lazım ne de olsa.
Demek Türkçe'nin kuralı yok ha? Ya da (her ne kural olursa olsun) "ben o kuralı tanımam!"
O zaman hiçbir şeyin neferi olmayın. O zaman kimseyi kurallı tartışmaya davet etmeyin e mi? Tek bu başlıkta yazmıyorsunuz. Diğerlerinde de geçerli olsun bu kural tanımazlığınız, ve de HİÇBİR kuralı tanımayın o zaman...
Ya da,
Demagojiye devam.. Haydi kolaygele... Daha çok yol var...

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
Konu alchemy tarafından (04-03-2009 Saat 03:17 ) değiştirilmiştir..
|

04-03-2009, 04:55
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
|
|
Sayın Alchemy,
Anlatmaya çalıştıklarımdan bunu anlamınız, bu şekilde yorumlamınız gerçek bir manipülasyon şaheseri! Anlamamanıza saygı duyarım, ama konunun özünü anlayıp da bu şekilde çarpıtmanıza değil. Burada fikirler konuşuyor ve ben eğitimini aldığım bir alanla ilgili bir şeyler söyleme ihtiyacı hissettim.(Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunuyum-bunu belirtmekten hoşlanmasam da anlaşılmak için yazmak zorundayım) Yanlış buluyorsanız karşı tezini sunarsınız, doğru bir tartışma ve münazarının gitmesi gereken yol budur; sizin kişiliğiniz ve ''sen-ben'' arası çekişmeler benim ilgi alanım dışında.
Türkçe dil bilgisinin yöntem sorunlarından bahsettim yalnızca ve bu sorunların Türk Dilbilgisinde ciddi çelişkiler yarattığını izah ettim. Bunu yaparken de Ferdinand De Sausser'ın temellerini attığı Yapısal Dilbilim yönteminin mevcut olan klasik gramer yaklaşımlarını neredeyse çürüttüğünü anlatmaktı gayretim. Ve bu konuda basit birkaç örnek vererek dedim ki'' Klasik gramer ve dilbilgisi metotları son derece çelişkili, bilimsel olmaktan uzak ve dilin morfolojik unsurlarını yeterince çözümleyemiyor. ÖSS grameri ile üniversitelerde verilen eğitimin alakası yoktur(Her ikisi de aynı Klasik yaklaşımı kullanmalarına rağmen).
Türkçenin kendi içinde çelişen binlerce dil bilgisi öğretisiyle doğru düzgün bir gramer kaidesi olmadığını anlatmaya çalıştım. Söylenen şey dilin kendi içinde kuralları olmadığı değil; bu kuralları tasvir edenlerin kendi içlerinde binlerce kez çeliştikleridir.Bu ikisi arasında fark var değil mi? Bu bir elmanın resminin ''patates'' olarak resmedilmesi gbidir SAYIN ALCHEMY ve ben buna itiraz ederim! Elma elmadır, ve biz burda şiir yazmıyoruz; size göre, bana göre değişen bir olgu değildir bahsettiğimiz.
Burada açılan her konuya dalmamdan şikayetler gelmiş, sıkıntısı olan kimse efendi gibi yüzüme söylesin. Burada herkesin her yere yazamıyacağı şeklinde bir kural olduğunu da şimdiye kadar göremedim; ancak, konuları açan arkadaşlar, açtıkları konulara yazmamamı isterlerse bunu bana söyleyebilirler, ben de yazmam.
Anarşist bir forumdaki tahakküm ilişkilerine bakın!!! Ben yalnızca bireyim, kendimden sorumluyum; maşallah anarşist dayanışma dedikleri bu olsa gerek  Onlarla da görüşürüz, ha gayret az cesaret 
Konu AlbatrosS tarafından (04-03-2009 Saat 06:41 ) değiştirilmiştir..
|

04-03-2009, 17:13
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 20-11-2007
Nerden: İstanbul
Yaş: 21
Mesajlar: 209
|
|
|
Dün Benim Annem Bir Melek'i izlerken karşılaştığım ve çok beğendiğim bi sahne vardı:
Başını kaçırdığım için kim olduğunu tam anlayamadığım bi kız (Özgü Namal oynuyordu) tikky denilen yarım akıllıların konuştuğu şekilde konuşuyordu. Bi ara telefonda arkadaşıyla konuşurken (saatler süren ve çoğu anlaşılmaz bir diyalog) Neriman Hanım telefonu elinden aldı ve Türkçe'yi rezil ettiğin yetmiyormuş gibi bir de elin Lübnanlısını zengin ediyorsun diye azarladı kızı. AB'ye gireceğiz diye dilimizin içine etmemizin lüzumu yok. Zaten nasıl olsa giremeyeceğiz. Atatürk'ün zamanında söylediğini söylemeyi becerebilseydi bu hükümet biz şartlarımızı koyardık AB de bizi katmak için bu şartlara uymak zorunda kalırdı.
|

04-03-2009, 17:17
|
 |
ganimet tüccarı
|
|
Üyelik Tarihi: 29-05-2008
Nerden: ankara, kütahya
Mesajlar: 468
|
|
|
Atatürk eğer söylediklerini daha gerçekçi söyleseydi olabilirdi belki.Bize gerizekalı bi halk olduğumuz söyleseydi veya aslına bensiz bi şey yapamayacaksınız deyip aşşağılasaydı da biz de biz türküz hallederiz deyip bu konuma gelmeseydik.Neyse konu sapacak susuyorum.
ormanda yürürüm kimseyi tanımam
|

05-06-2009, 02:50
|
 |
-
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
|
|
Alıntı:
AlbatrosS´isimli arızadan alıntı
Sayın Alchemy,
Anlatmaya çalıştıklarımdan bunu anlamınız, bu şekilde yorumlamınız gerçek bir manipülasyon şaheseri!
|
(ve de devamı...)
Yok, manipülasyon (türkçe değil) şaheseri (türkçe değil) falan değil, sadece neredeyse hiçbir yazıyı okumadan yazmıştım ve bu sana muhalefet olarak alınmış doğallıkla (sen dememin sakıncası varsa tüm sen hitaplarını (türkçe değil) siz olarak alınmasını rica (türkçe değil)...), en son cevaplarda (türkçe değil) olduğun için.. Türkçe üzerine dilbilim uzmanı falan değilim, ve iddiasında (türkçe değil) da olmam elbette, ama dilini yeterinden iyi kullanan bir vatandaş (bu ne  türkçeleştirilmeye çalışılan bir türkçe değil) olarak gelmiş ve bulaşmışım konuya, çünkü "Türkçede kural olmasın" önerisi konusunda kılım.
Şöyle birşey demişsin: Türkçenin kendi içinde çelişen binlerce dil bilgisi öğretisiyle doğru düzgün bir gramer (türkçe değil) kaidesi (türkçe değil) olmadığını anlatmaya çalıştım.
Türkçenin yeter derecede doğru düzgün gramer kaidesi var bence, ama dediğin gibi Türkçe "Türkçe" sözcük ve ifadelere (türkçe değil) bırakıldığında tabi (türkçe değil). Konu belki de budur: mevcut (türkçe değil) hali (türkçe değil) ile Türkçe yetmemektedir ki, insanlar hem sözcük hem de ifade olarak bunun dışına çıkmaktalar giderek. Madem bu senin yetki(nlik) alanın, bir türkçe sözlükteki sözcüklerin % kaçı sahiden Türkçe, bunu biliyorsan bana söylemeni isterim.
Güney afrika diline benziyor Türkçe.
Ben tercümanım (türkçe değil). Önüme gelen finansal (kaynağı ingilizce bu kelimenin) metinlerin (metin Türkçe mi mesela bilmiyorum, ama muhtemelen değil) çevirisinde kullandığım kelimelere (kelime de Türkçe değil, Farsça mıdır Arapça mıdır..?) yaptığım çeviriler bir şaheser (bu da Türkçe değil): optimize etmek, minimize etmek, (hatta artık çüş şeklinde) hedge etmek falan... Çünkü Türkçesi YOK kardeşim!
Konuştuğumuzun zaten ne kadarı Türkçe? Onu geçtim, bunu bir şekilde bir kaideye (bu da Türkçe değil) oturtmuş görünen bir eğitim aldığımı hatırlıyorum (bu da türkçe değil), şimdilerde konuşulan ve yazılan ise bunları da iyice bozdu... Herkes herşeyi duyduğu şekilde yazıyor. Lazlar cam'a çam der mesela, söylediği şekilde yazması gibi.
İngilizce konuşan kişilerin aynı şekilde okunan ama farklı yazılan kelimeleri kastederek (türkçe değil) "nasıl yazılıyor" demeleri normal (türkçe değil) gelirdi. Şimdilerde bu Türkçede de olmaya başladı, çünkü, yanlış yazılan ve hatta telaffuz (türkçe değil) edilen kelimelere baktığınızda onlar zaten Türkçe değil; ör: aile -ayle...
Şimdi, şu anda yazdıklarım nedense dürtü şeklinde bana hitapla (bu da Türkçe değil) yazdıkların üzerine çıktı, cevap (bu da Türkçe değil) vermesen belki daha bile iyi olur çünkü bir evvelde (bu da türkçe değil) yazdıklarıma yeniden baktım da, her forumda Türkçe taraftarları ve karşıtları arasındaki klişe (bu da türkçe değil) konuya verilen genel bir yanıt şeklinde (muhtemelen türkçe değil). Bu kadar hassas (muhtemelen türkçe değil) olmanı anlayabiliyorum, ancak kasıt (muhtemelen türkçe değil) yok o nedenle saldırılarını üzerime alınmıyorum çünkü gerek de yok.
Hem madem (türkçe değil)anarşistlik olacak serde, o zaman hangi dilin ne kuralı ya? geçtim onu bunu, bu konu burada külliyen (türkçe değil)saçmalık kaçıyor zaten (türkçe değil) bu durumda. Şu halde HİÇ bir kural olmasın...
Ondan sonra birimiz diğerimize tercüman (bu da türkçe değil) oluruz artık.
Not: kaçmış "türkçe olmayan sözcük" mutlaka (türkçe değil) kalmıştır. O nedenle kendimi eleştireyim mecburen bu durumda: neyin savunması ki bu?

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|

05-06-2009, 08:07
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
|
|
Alıntı:
Şöyle birşey demişsin: Türkçenin kendi içinde çelişen binlerce dil bilgisi öğretisiyle doğru düzgün bir gramer (türkçe değil) kaidesi (türkçe değil) olmadığını anlatmaya çalıştım.
Türkçenin yeter derecede doğru düzgün gramer kaidesi var bence, ama dediğin gibi Türkçe "Türkçe" sözcük ve ifadelere (türkçe değil) bırakıldığında tabi (türkçe değil). Konu belki de budur: mevcut (türkçe değil) hali (türkçe değil) ile Türkçe yetmemektedir ki, insanlar hem sözcük hem de ifade olarak bunun dışına çıkmaktalar giderek. Madem bu senin yetki(nlik) alanın, bir türkçe sözlükteki sözcüklerin % kaçı sahiden Türkçe, bunu biliyorsan bana söylemeni isterim.
|
Türkçe'de yeterince ve düzgün dilbilgisi kuralı var(öztürkçem nasıl?  ) demişsiniz...
Sorarım size o zaman; dünyanın kaç ülkesinde ''imla klavuzları'' bizdeki kadar değişir ve kişiden kişiye farklılık gösterir?
Dünyanın kaç ülkesinde üniversiteye hazırlık sınavlarındaki dilbilgisi bilgileriyle akademik eğitimdeki bilgiler birbirini bu derece yalanlar?
Size ÖSS dilbilgisinden çok basit bir örnek vereyim mesela: Öss'de ve liselerdeki dilgisi kuralına göre ''isim fiillerle isim tamlaması oluşturulamaz'''. Bu tarz sorular da çıkmıştır.
Buna göre ''çocuk+lar+ın gül-üş+ler+i '' isim tamlaması değildir. Neden olarak da ''gül-üş'' sözcüğünün isim olmaması gösterilir. Fakat, ne hikmetse oradaki ''-üş'' ekinin ''isimden fiil yapma eki'' olduğuna hiç değinilmez. Bu konuda akademik eğitim almaya başladığınızda ise bunun tam tersi size öğretilir  Fakat, bunun da çoğu zaman yeterli olmadığını bilin.
Türkçeye yabancı dillerden geçen sözcüklerin oranı dönemlere göre değişkenlik gösterir. Şu an için bu oran %15 civarındadır.(tdk sözlüğü için).
Alıntı:
Güney afrika diline benziyor Türkçe.
Ben tercümanım (türkçe değil). Önüme gelen finansal (kaynağı ingilizce bu kelimenin) metinlerin (metin Türkçe mi mesela bilmiyorum, ama muhtemelen değil) çevirisinde kullandığım kelimelere (kelime de Türkçe değil, Farsça mıdır Arapça mıdır..?) yaptığım çeviriler bir şaheser (bu da Türkçe değil): optimize etmek, minimize etmek, (hatta artık çüş şeklinde) hedge etmek falan... Çünkü Türkçesi YOK kardeşim!
Konuştuğumuzun zaten ne kadarı Türkçe? Onu geçtim, bunu bir şekilde bir kaideye (bu da Türkçe değil) oturtmuş görünen bir eğitim aldığımı hatırlıyorum (bu da türkçe değil), şimdilerde konuşulan ve yazılan ise bunları da iyice bozdu... Herkes herşeyi duyduğu şekilde yazıyor. Lazlar cam'a çam der mesela, söylediği şekilde yazması gibi.
|
Bilim, sanat ve düşünce üretmekte son derece kısır bir toplumda bundan iyisi can sağlığı değil mi? Bu oldukça zahmetli ve sancılı bir süreçtir; eğitim sisteminin yeniden düzenlenmesi, bilgi ve kaynaklara ulaşımın kolaylaştırılması ve eğitimin özerk bir biçimde tüm topluma yayılmasıyla olacak iştir. Yabancı kökenli sözcükler konusunda çok tutucu değilim; neticede çok kültürlü bir toplumda yaşıyoruz. Bu söylediklerimiz bir Çerkez için yahut bir Kürt için ne kadar manalıdır söz gelimi?
Alıntı:
|
İngilizce konuşan kişilerin aynı şekilde okunan ama farklı yazılan kelimeleri kastederek (türkçe değil) "nasıl yazılıyor" demeleri normal (türkçe değil) gelirdi. Şimdilerde bu Türkçede de olmaya başladı, çünkü, yanlış yazılan ve hatta telaffuz (türkçe değil) edilen kelimelere baktığınızda onlar zaten Türkçe değil; ör: aile -ayle...
|
Bu konuda TDK bile tutarsızken sıradan birini kıyasıya eleştiremiyorum. TDK dahi zırtpırt imla şekilleriyle oynamıyor mu ?
Alıntı:
Şimdi, şu anda yazdıklarım nedense dürtü şeklinde bana hitapla (bu da Türkçe değil) yazdıkların üzerine çıktı, cevap (bu da Türkçe değil) vermesen belki daha bile iyi olur çünkü bir evvelde (bu da türkçe değil) yazdıklarıma yeniden baktım da, her forumda Türkçe taraftarları ve karşıtları arasındaki klişe (bu da türkçe değil) konuya verilen genel bir yanıt şeklinde (muhtemelen türkçe değil). Bu kadar hassas (muhtemelen türkçe değil) olmanı anlayabiliyorum, ancak kasıt (muhtemelen türkçe değil) yok o nedenle saldırılarını üzerime alınmıyorum çünkü gerek de yok.
Hem madem (türkçe değil)anarşistlik olacak serde, o zaman hangi dilin ne kuralı ya? geçtim onu bunu, bu konu burada külliyen (türkçe değil)saçmalık kaçıyor zaten (türkçe değil) bu durumda. Şu halde HİÇ bir kural olmasın...
Ondan sonra birimiz diğerimize tercüman (bu da türkçe değil) oluruz artık.
Not: kaçmış "türkçe olmayan sözcük" mutlaka (türkçe değil) kalmıştır. O nedenle kendimi eleştireyim mecburen bu durumda: neyin savunması ki bu?
|
Kullandığımız dil aracını elden geldiğince anlaşılır ve tutarlı kullanmak benim de dikkat etmeye çalıştığım bir durumdur; ancak, bu işin çözümü ''vatandaş Türkçe konuş!'' kampanyaları değildir, eğitim sistemi, bilimsel özerklik ve akademik sistemin içine edilirken bunlar pek manalı kaçmamakta. Sizin kaygılarınızı anlıyorum elbette, hatta katılıyorum da; ancak, bu konuda eğitim aldığım için -sizin dışınızda, kimin neyi ne maksatla söylediğini de biliyorum...
[/QUOTE]

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:20 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|