|
Türkiyede 2006 yılında 230 bin civarında toplam avcı var (kaçak avlananlar dahildir rakama). Geçen sene 57 bin avcı teskeresi alınmıştır. Türkiye'de nesli tükenmekte olan yaban koyunu sayısı yüzlerle ifade ediliyor. Devlet izni ile geçen sene 2 adet yaban koyunu vurulmuş ve karşılığında döviz girdisi alınmıştır. Peki kaçak vurulanlar bilinmiyor. Bu rakamlar aklımda kalan bir kaç rakamdan bazıları, ilgilenen araştırdığı zaman daha da vahim bir tablo ile karşılacaktır.
Neden herkes diğerini cahil ve bir halttan anlamaz sanıyor anlamış değilim. Şimdi bu kadar insan oturduğu yerdenmi yazıyor bütün bunları. En azından ben öyle değilim, avcılığıda bilirim, nasıl yapıldığınıda. Evet doğada yüründüğü ve temiz hava alındığı doğrudur. Bilinçli bir çok avcının işi fotosafari'ye çevirdiğide doğrudur. Arkadaşım olan eski avcılar kulübü başkanı bile tüfeğini duvara asıp yerine fotoğraf makinası aldı. Ama para için zehir ve dinamit ve buna benzer katliam aletleri ile sözde avlanan güruh yukardaki rakamın çoğunluğunu oluşturmaktadır. Hala av mevsimi felan dinlemeden doğaya çıkıp işi katliama çevirenlerle doludur her yer. Evet, sülün peşinde koşmak avcılıktır ve hala literatürlerde spor olarak gözükmektedir, ama doğada nesli tükenen sülünlerin, yıllar süren bir çalışma ile 400 çiftinin doğaya salındığını ve bunların artık gene nesli tükenmekte olanlar sınıfına anında dahil edildiğinide biliyormuyuz.
Vejeteryanmı? Ben değilim, sırf zevkim yüzünden nesli tükenme sınırında olan o güzelim sülün etinden uzak duruyorum sadece. Çiftlik bıldırcını yerim mesela...
|