Alıntı:
Ebruli´isimli arızadan alıntı
Evlilik Üstüne...
- Siz birliktelik için doğmuşsunuz. Ölüm meleğinin beyaz kanatları sizi
ayırana kadar ayrılmayacaksınız. Allahın sessiz tanıklığında bile
beraber olacaksınız. Ama birlikteliğinizde mesafeler bırakın;
bırakın ki, cennetin rüzgârları aranızda dansedebilsin...
- Birbirinizi sevin ama, aşk tutsaklığı istemeyin... Bırakın aşk,
ruhunuzun kıyılarına vuran dalgalar gibi olsun...
- Birbirinizin bardağını doldurun ama aynı bardaktan içmeyin;
ekmeğinizden verin birbirinize ama aynı somundan ısırmayın...
- Birlikte şarkı söyleyin; lakin birbirinizi yalnız bırakmayı da bilin.
- Sazın telleri de yalnızdır ve armoni içinde aynı melodiyi
seslendirir...
- Birbirinize kalbinizi verin ama karşılıklı kilitleyip saklamak için
değil!
- Sadece hayatın eli o kalbi saklar! Birlikte durun, ama yapışmayın,
tapınakların sütunları da bitişik değildir!
- Ve unutmayın; meşe ile çınar birbirlerinin gölgesinde büyümezler...
Khalil Gibran...
|
Sevgili Ebruli,
Cibran alıntın çok yerinde...
Yazmayacaktım ama Cibran'ı okuyunca dayanamadım...
"Yaşam alanları"na saygı ancak böylesi şiirsel ve şık anlatılabilirdi.
Modern insan denen yaratıkçığın artık evliliğe bakışı değişti. Kentsel göç arttıkça ve evliliğin felsefik boyutu sorgulanmaya açıldıkça, mülkiyet, geçim, bakılma, himaye edilme vs gibi zorunluluklar kalmamaya başladı.
Bu tip saiklerden evlenenler de, yaşam alanlarının korunamadığını farkettiklerinde, bu kuruma son verme yolunu tercih eder oldular.
Açıkçası, tek eşliliği savunan bir insanın, 40-50 yıl aynı kadınla/erkekle sevişmesi de ne denli coşkuludur bilinmez.
Lakin -ütopik de görünse- ben "birlikte varoluş"un hülyasına inanmak istiyorum yine de...Bu da benim duygu yanım...
Her kadının birden çok erkeğe, her erkeğin de birden çok kadına ihtiyacı olduğunu da düşünürüm ben, aşk denen tamamen akil dışı kısa süreçlerin dışındaki vakitlerde. Lakin ahlakî baskılar bu tip beraberlikleri şiddetle kınar, dinle, toplum baskısıyla sistemin devamlılığı için tek eşililiği ve evlilik kurumunu onar. (Teorikte bu kadar cesur düşünmemize rağmen, pratikte hemen hepimizin üzerinde bu tür bir egemenlik sözkonusu)
Ben neden evliliklerin uzun soluklu olmamasından öte, evlilik kurumunun mevcudiyetini ve gerekliliğinin sorgulanmasını dilerim...