Alıntı:
mOr_gözyaşı´isimli arızadan alıntı
Yalnız tanrıya inanmanın toplumsal bi yönü warsa ki olduğunu sanmıyorum işte ozaman düşündüklerimin bilinmesine gerek duyarım die düşünüyorum. Saygılarımla..
|
Kısa bir an için düşündüğümde, tanrıya inanmanın toplumsal yönleri olarak aklıma şunlar geliyor (ve neden tanrı düşüncesi ile mücadele edilmesi gerektiği hakkında):
* Tanrı ve din düşüncesi, kapitalizmin, insanları uyutmada en kuvvetli kaynaklarından biri olduğu için, sürekli sıcak tutulur ve radikalleşmesi için elde fırsatlar varsa bunları uygular (türban örneği gibi).
* Din düşüncesi, insanlar arasında düşmanlığı körükler, sürekli "biz ve onlar" sınıflamasını yaratır, insanların bölünmüş olmaları yine kapitalist sınıfın ve devletlerin işine gelir. "Din ve tanrı uğruna her an canını vermeye hazır" aptallar ordusu yaratır, bunlar savaşlarda bir masal uğruna savaşırlar, masumlar da ölür. Bunlar canlı bomba olurlar veya aydınların kafasına bir kurşun sıkarak toplumun ilerlemesine sekte vururlar.
* Din ve tanrı düşüncesi, eğitim sisteminin ileri gitmesini engelleyerek, fasaryalarla dolu masallarla çocuk ve genç beyinleri zehirler, böylece ileride bireysellikten ve insanlıktan uzak "ümmet" yaratmaya çalışır.
* Senin ülkende yeteri miktarda ve yeterli kalitede okul, hastane, sanat ve bilim merkezleri yokken, adım başı camilere ve imamlarına para yetiştirmeye çalışır, halkın üretimi boş yere bunlara yedirilir.
* Din ve tanrı düşüncesi, deniz feneri gibi oluşumlarla insanları soyar.
* Din ve tanrı düşüncesi kadını dışlar, bırakın birey olmalarını, onları ümmetin içine bile almaz. Ev işleri ve seks köleliği dışında yaşam sahası tanımaz.
* Din ve tanrı düşüncesi, içi boş ve saçmasapan tehdit ve korkularla insanların ruh sağlığını bozar. Çevresinden, doğadan ve bilimden uzaklaştırarak, sorunların doğru teşhisinden kopartarak insanı çözümden de eder. Farklı bakış açılarının oluşumuna izin vermez. İnsanları dünyadan koparıp öteki dünyaya kanalize olmaya iter, oysa onların öteki dünyaya kanalize olmalarını isteyenler ise bu dünyanın mallarına bayağı bir kanalize olup malı götürürler. (Yakın zamanda yayınlanan "Home-Yuva" belgeselindeki bir bilgiye göre, dünyadaki her dört insandan biri 2000 yıl öncesinin şartlarında hayatlarını sürdürüyorlar. Bunların içinde, islam ülkelerinde yaşayanların da ciddi bir pay oluşturduğunu düşünüyorum).
Daha birçok ekleme yapılabilir. Uzatmaya gerek yok. Ama bana sorarsan, bu iş epeyce "toplumsal" görünüyor, tek amaç "toplum" adı altında insangüderliği korumak. Yoksa dinin başka bir anlamı yok.