|
Siyasal alanın, sandık demokrasisine hapsolmadığını ve olmaması gerektiğini biliyorsak, oy vermek yada vermemek kimseye bir şey kazandırıp kaybettirmez. Burjuva parlamenter sistem ve demokrasi denilen azınlığın genel isteklerinin diktatörlüğü anlamına karşılık gelen ''brujuva demokrasisi seçimleri''ni merkeze (sistemin merkezi elbette) koyarak yapılan bir analizher halükarda eskik kalacaktır diye düşünüyorum. Bu bağlamda, seçim yada oy karşıtı olmak, zaten mevcut siyasal zeminde, sistemi hırpalama anlamında bir işleve sahip olamayacaktır. Seçmenlerin büyük çoğunluğunun oy vermediği kapitalist bir ülkede burjuva parlamenter sistem kısmen sekteye uğrasa da yönetim ve baskı mekanizmaları kendi özgün liderlerini çıkaracaktır. İster seç(!) ister seçme kapitalizmin sürüyü güdecek(!) bir çoban yaratmakta güçlük çekmeyecektir. Siz rektörü seçmediniz diye, üniversite sisteminde bir değişim oldu mu? Elbette hayır, yalnızca bazı idari işlerde bir yavaşlama oldu! Seçimleri temelli boykot ederek de sistem sekteye uğramaz, bir süreliğine işler yavaşlar bence. Bu sözlerimden seçimleri onayladığım anlamı çıkmasın. Tek söylemeye çalıştığım, bu iktisadi ve sosyal sistemin dışına oy vermemekle çıkılamayacağıdır.Oy verelim yada vermeyelim; asıl mücadele sahamız, sokaklardır, kültürdür, eğitimdir, kısacası eylemdir. Eyleme ulaşabilmek için öncelikle kültürel yapı tabandan değişmeli ki bunu da yaratacak olan, bu dinamizmi yakalaycak olan, dayanışma ve örgütlülük bilincine sahip ''özne-birey''lerdir. İnsanlık yüzyılllardır hep kötü şeyler/dersler vermedi bize; dayanışma gibi güzel değerler de aktardı. Anarşizm ''iktidar ve otorite'' analizleriyle insanlığa ışık tutarken, bazı arkadaşların ''iktidar ve otorite'' karşıtı olmak adına neredeyse her türden dayanışma kültürünü reddetmeleri, kendi adıma üzüntü verici. Kollektif eylemliliğin olmadığı bir yerde tavırlarımız gerekli dönüşümü ve etkiyi yaratmaktan uzak kalacaktır. Netice itibariyle mevcdun iktsadi, politik ve sosyal birçok dayatmasından aynı derecede rahatsızoluyoruz. Dayanışma ve örgütlenme bilincinin daha yukarılara çekileceği bir geleceğin/günün ümidiyle...

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|