Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Anketler


Vicdani ret ile ilgili düşünceniz?

Anketler içerisinde Vicdani ret ile ilgili düşünceniz? konusu: uuu görmeyeli baya tepki almışım. Ne güzel "...Vicdani ret milliyetçilerin, ulus vatandaşlarının yorucu ve angarya olduğu için keyfi reddettiği bir eylem değil, dünya vatandaşlarının öldürmemek ve öldürmeye alet olmamak adına ...

Anket: Vicdani ret ile ilgili düşünceniz nedir?
Açık Anket: Kimin hangi seçeneğe oy verdiği görülsün mü?
Cevap şıkları
Vicdani ret ile ilgili düşünceniz nedir?

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #21 (permalink)  
Alt 11-09-2008, 02:03
vasko - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 01-08-2008
Nerden: Ankara
Mesajlar: 198
uuu görmeyeli baya tepki almışım. Ne güzel

"...Vicdani ret milliyetçilerin, ulus vatandaşlarının yorucu ve angarya olduğu için keyfi reddettiği bir eylem değil, dünya vatandaşlarının öldürmemek ve öldürmeye alet olmamak adına aldığı bir karardır. “Var olmak için karşıdakini öldürmek gerekiyorsa ben yokum” diyebilmektir. Senin savaş altında olan da savaştığın ülkeden olan da bu kararı alabilir ve bu korkaklık değil, cesaret gerektiren bir seçimdir.
İnsanca eylemlerden bahsediyorsun peki o halde kaba kuvvet kullanarak benden askerlik yapmam isteniyorsa bunun insanca olduğuna inandırabilir misin beni?..."

Sevgili non
Bu yazınızda karşı olduğum herhangi bir nokta yok. Katılıyorum.
İlk yorumumu uyku sersemliğinde yazmıştım ve pek anlaşılır olamadığımı görüyorum.
Yada sanki bir tek sonunu okuyup çıkarımlar yapmış gibisiniz.
İkiside olabilir, ama ben ilkinden yanayım

İlki biraz düz mantıkla yazıllmış bir yorum oldu. Her ülkenin bizde olduğu gibi bütün sağlam erkeklerin çıkıcak olası bir savaşta koşulsuz sualsiz askere götürüldüğü yanılgısına kapıldım. Ama arifim heryerde öyle olmadığını hatırlattı. Almanya'nın gönüllü/profesyonel askerleri vs..

Bakın bu ülkenin askere alım koşullarının ve yönteminin doğru olduğunu savunmuyorum.
Yukardada bahsedildiği gibi bir çok nedenden ötürü askere gitmeyi reddetme, kaçma durumunda mahkemelerde yargılanıp hapse atılmak.. Böyle bir sistem utanç verici, diktatörce.. Böyle bir sistemde; Askere götürülmek istenen kişinin düşüncelerine bakmaksızın, zorla, aksi hali suç kabul edilen bu sistemde vicdani ret hakkını kullanmak isteyip tüm bu zulümlere katlanmak ya aptalcadır, yada cesurca.. İkisini ayırt etmek zor.
Vicadni ret hakkını kullanmak isteyebilirsiniz, ama önce sistemi değiştirip bu hakkı kabulettirmek zorundasınız.

Savaşı sevmek, isteyerek katılmak için dediğiniz gibi kana susamış psikopatik insanlar olmamız gerekir. Ama biz değiliz. Öldürmeyi sevmiyoruz. Öldürmeyi isteyerek yapamayız.
Doğrudur haklısınız. İnançları gereği savaşmayabilir, dünya görüşü farklıdır. vs.
Dediğim gibi ilk yorumum düz mantık oldu.
Örneğin:
Ülkemizin dünya görüşü insancıl, öldürmeyi ve bunun için eğitim almayı kabul etmeyen, savaşı reddeden bir çoğunluğu olduğunu düşünelim. (Ne güzel keşke olsa ) Ve zaten ülkemizde Almanya'da olduğu gibi gönüllü yada profesyonel asker yok.. Normalde olduğu gibi zorla değil ama her erkek askerlik eğitimi almaya gidebilsin. Bunun yanında birde vicdani ret hakkımız olsun.
Şimdide Ülkemize bizim gibi düşünmeyen, barbar, kana susamış, vahşi bir başka ülke tarafından savaş açıldığını düşünün. Nedeni ne olursa olsun...
E bizde savaşmak yerine oturup medenice konuşmak istiyoruz düşüncelerimiz gereği. Ama yok, bu vahşi ülke hemen sonuç istiyor, gücü olmayan bir ülkeyle niye konuşsun.. Zaman harciyacağına yakar yıkar alır ülkeyi..
Neyse düşman askerleri kapıya dayandı. Bizde ülkemizi savunmak istiyoruz haliyle. Ve halkın erkeklerini askere, savaşmaya çağırıyoruz zorlamadan. İsteyen gelir. İstemeyen insani hakkı olarak ret eder.
Vahşi ülkenin askerleri bizim ülkenin askerlerinden çok çok fazla olsun. Yada bizimkisi çok çok az.
Askeri gücümüz zayıf ve yok oluyor. Ülkemiz yavaş yavaş elden gidiyor. Vicdani hakkını kullanmış olan çoğunluk hala haklarının arkasına saklanıyorlar. Ülkesinin zor durumda olduğunu gördüğü halde kılını bile kıpırdatmayacak retçilere diyorum bencil ve korkak diye. Lütfen yine yanlış anlamayın... Bütün retcilere demiyorum. Retci olsada cesur, ülkesini sevenler var. Retci olmak demek savaştan, ölümden korkan demek değildir; Savaşı sevmemek, öldürmeyi kabul etmemek demektir. Korktuğu için istememekle, yapabileceği halde sadece istememek.
Bahsettiğim bu örnek ülkede ikinci istemeyenlerden olan retçiler zaten savaştadır...

Bu örnek ülke ve bizim ülkemiz arasındaki fark ne? Biri askere zorla almıyor, çoğunluk insancıl, retçi. Bizimkisi ise zorla askere alıyor, ve çoğunluk zaten asker doğduğunu idda ediyor.
Sizin istediğiniz sistem örnekteki ülkenin sistemi: Zorla olmasın, istemeyen gitmesin askerliğe. Zaten çoğunluk kana susamış, giden gitsin savaşsın, adam öldürsün... fln.
Size şunu söyliyim.
toplumun ne düşündüğü kesin bir kriter olamaz.
Hiç bir ülke halkının ne düşündüğü gibi bir değişkene bel bağlamaz. Almaya'ya bakın vicdani ret hakkını vermiş halkına, ama aynı zamanda işini sağlama alıp askerliği paralı yapmış ve profesyonel asker yetiştirmiş. İsteyen girer yada okulunda büyüyüp profesyonel asker olur.

Bitiriyorum:
Önce sistemi ikna edin. Değişmesini sağlayın. Bu sistem değişmeden vicdani ret hakkına iyi gözle bakılmaz hatta tehlikeli sayılır. Hem kendi tekil hakkınızı hemde ülkenin çoğul hakkını korumanın yollarını arayın. hem toplum olarak bir olmalıyız, hemde toplum içinde bir.

saygılar efenim.
Gene uykusuzum kusura bakmayın.


......
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #22 (permalink)  
Alt 11-09-2008, 16:45
KedERpERESt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
mendebur
 
Üyelik Tarihi: 04-09-2008
Nerden: giresun
Mesajlar: 18
vicdani ret olsa bile ben bu askerlik hakkımı kullanmak isterim her ne kadar pesimist anarşist ateist veya daha ileri noktalarda satanist dahi olsam veya olsak insanız ve türk vatandaşı isek bu noktada vatanımızı koruma ihtiyacını gütmeliyiz bazı şeyler ancak kaybedilince kıymete biner sağlık gibi vatanda böyle birşeydir ... Yoksa hepimiz vicdani ret hakkımızı kullanalım ve bizi amerikadan gelecek rambo ve a takımı korusun... Sizin vicdani ret hakkınıza saygı duyuyor bende severek ve isteyerek vicdani onay hakkımı kullanıyorum bunu yaparkende bizim için ölenleri anmadan edemeyeceğim bilsinler gerekirse bizde canımızı vereceğiz ...
Saygılar.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #23 (permalink)  
Alt 11-09-2008, 20:44
non serviam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
M€M€ÑTØ MØRÍ
Desert Battle Champion, Rotation Champion, Gyroball Champion, Sharpshooter Champion, Graveyard Champion, Lasagna From Heaven Champion, Trotter Track Champion, Killer Bob Champion, Canyon Glider Champion, Alien Clones Champion, Bat and Mouse 2 Champion
 
Üyelik Tarihi: 31-12-2006
Nerden: Asrub
Yaş: 27
Mesajlar: 2,329
Blog Başlıkları: 8
Alıntı:
vasko´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
uuu görmeyeli baya tepki almışım. Ne güzel

Sevgili non
Bu yazınızda karşı olduğum herhangi bir nokta yok. Katılıyorum.
İlk yorumumu uyku sersemliğinde yazmıştım ve pek anlaşılır olamadığımı görüyorum.
Yada sanki bir tek sonunu okuyup çıkarımlar yapmış gibisiniz.
İkiside olabilir, ama ben ilkinden yanayım
Hayır yazılanın sonu ya da başına göre değerlendirmedim, genel olarak başını da sonunu da ortasını da kabullenmiyorum. Bütün bir yazı yazmak yerine yazınızdan değerlendirme yapayım beraber görelim o halde.
Alıntı:
vasko´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
İlki biraz düz mantıkla yazıllmış bir yorum oldu. Her ülkenin bizde olduğu gibi bütün sağlam erkeklerin çıkıcak olası bir savaşta koşulsuz sualsiz askere götürüldüğü yanılgısına kapıldım. Ama arifim heryerde öyle olmadığını hatırlattı. Almanya'nın gönüllü/profesyonel askerleri vs..

Bakın bu ülkenin askere alım koşullarının ve yönteminin doğru olduğunu savunmuyorum.
Yukardada bahsedildiği gibi bir çok nedenden ötürü askere gitmeyi reddetme, kaçma durumunda mahkemelerde yargılanıp hapse atılmak.. Böyle bir sistem utanç verici, diktatörce.. Böyle bir sistemde; Askere götürülmek istenen kişinin düşüncelerine bakmaksızın, zorla, aksi hali suç kabul edilen bu sistemde vicdani ret hakkını kullanmak isteyip tüm bu zulümlere katlanmak ya aptalcadır, yada cesurca.. İkisini ayırt etmek zor.
Baskılar karşısında fikirlerin savunulması ne zamandan beri aptallık olarak nitelendiriliyor, bunu nasıl düşünebilirsiniz ve sebepleriniz neler? Daha önce de korkak olarak nitelendirmiştiniz. Bu iş bu kadar basit mi yani ya cesaret ya aptallık diyebilmek?

Alıntı:
vasko´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Vicadni ret hakkını kullanmak isteyebilirsiniz, ama önce sistemi değiştirip bu hakkı kabulettirmek zorundasınız.
Sistemi koyanların hiyerarşisi altında sessiz kalarak sistemi değiştiremezsiniz.
Tepki göstermek yerine sisteme uymak aksine sistem ile bir sorununuz olmadığı, onu kabullendiğinizi gösterir.


Alıntı:
vasko´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Savaşı sevmek, isteyerek katılmak için dediğiniz gibi kana susamış psikopatik insanlar olmamız gerekir. Ama biz değiliz. Öldürmeyi sevmiyoruz. Öldürmeyi isteyerek yapamayız.
Doğrudur haklısınız. İnançları gereği savaşmayabilir, dünya görüşü farklıdır. vs.
Dediğim gibi ilk yorumum düz mantık oldu.
Ben böyle bir şey demedim. İnsanlar din ve vatan gibi sahte değerler ile kandırılarak cephelere sürülür ve birileri kazanırken birileri hayatlarını kaybeder. Savaşlar psikopatlık ya da kan dökmek için değil çıkar meseleleri üzerine kuruludur.

Alıntı:
vasko´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Örneğin:
Ülkemizin dünya görüşü insancıl, öldürmeyi ve bunun için eğitim almayı kabul etmeyen, savaşı reddeden bir çoğunluğu olduğunu düşünelim. (Ne güzel keşke olsa ) Ve zaten ülkemizde Almanya'da olduğu gibi gönüllü yada profesyonel asker yok.. Normalde olduğu gibi zorla değil ama her erkek askerlik eğitimi almaya gidebilsin. Bunun yanında birde vicdani ret hakkımız olsun.
Şimdide Ülkemize bizim gibi düşünmeyen, barbar, kana susamış, vahşi bir başka ülke tarafından savaş açıldığını düşünün. Nedeni ne olursa olsun...
E bizde savaşmak yerine oturup medenice konuşmak istiyoruz düşüncelerimiz gereği. Ama yok, bu vahşi ülke hemen sonuç istiyor, gücü olmayan bir ülkeyle niye konuşsun.. Zaman harciyacağına yakar yıkar alır ülkeyi..
Neyse düşman askerleri kapıya dayandı. Bizde ülkemizi savunmak istiyoruz haliyle. Ve halkın erkeklerini askere, savaşmaya çağırıyoruz zorlamadan. İsteyen gelir. İstemeyen insani hakkı olarak ret eder.
Vahşi ülkenin askerleri bizim ülkenin askerlerinden çok çok fazla olsun. Yada bizimkisi çok çok az.
Askeri gücümüz zayıf ve yok oluyor. Ülkemiz yavaş yavaş elden gidiyor. Vicdani hakkını kullanmış olan çoğunluk hala haklarının arkasına saklanıyorlar. Ülkesinin zor durumda olduğunu gördüğü halde kılını bile kıpırdatmayacak retçilere diyorum bencil ve korkak diye. Lütfen yine yanlış anlamayın... Bütün retcilere demiyorum. Retci olsada cesur, ülkesini sevenler var. Retci olmak demek savaştan, ölümden korkan demek değildir; Savaşı sevmemek, öldürmeyi kabul etmemek demektir. Korktuğu için istememekle, yapabileceği halde sadece istememek.
Bahsettiğim bu örnek ülkede ikinci istemeyenlerden olan retçiler zaten savaştadır...

Bu örnek ülke ve bizim ülkemiz arasındaki fark ne? Biri askere zorla almıyor, çoğunluk insancıl, retçi. Bizimkisi ise zorla askere alıyor, ve çoğunluk zaten asker doğduğunu idda ediyor.
Sizin istediğiniz sistem örnekteki ülkenin sistemi: Zorla olmasın, istemeyen gitmesin askerliğe. Zaten çoğunluk kana susamış, giden gitsin savaşsın, adam öldürsün... fln.
Size şunu söyliyim.
toplumun ne düşündüğü kesin bir kriter olamaz.
Hiç bir ülke halkının ne düşündüğü gibi bir değişkene bel bağlamaz. Almaya'ya bakın vicdani ret hakkını vermiş halkına, ama aynı zamanda işini sağlama alıp askerliği paralı yapmış ve profesyonel asker yetiştirmiş. İsteyen girer yada okulunda büyüyüp profesyonel asker olur.
Asıl siz beni anlamadınız galiba; paralı ya da profesyonel askerlik sistemine de, her türlü militarizme de karşıyım. Hiçbir ülke için kılını kıpırdatmayan o korkağım ben. Ulus ya da vatan düşüncesine karşıyım, hiçbir ülkeyi sevmiyorum. İnsanlar uluslar kurup dünyayı sınırlara böler ve sonra onu birbirlerinden korumak ordular kurup silahlar üretirler. Sonuçta silah üreticileri, komutanlar ya da şehit olacağınızı söyleyen din adamları değil, suçsuz ve kandırılmış insanlar kaybeder. Gözlerini açmak yerine vatan millet hikayelerine kanarak militarizme destek verenler olduğu müddetçe sistem falan değişmez. Hangi güruhun aptal ya da zeki, korkak ya da cesur olduğunu bu bağlamda değerlendirelim, kananlar mı uyananlar mı?

Alıntı:
vasko´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Bitiriyorum:
Önce sistemi ikna edin. Değişmesini sağlayın. Bu sistem değişmeden vicdani ret hakkına iyi gözle bakılmaz hatta tehlikeli sayılır.
Sistemi sisteme dahil olarak değiştiremezsiniz. Önce sistemin karşısında durun ki sistem bocalasın. Vicdani ret düşüncesine iyi gözle bakılmamasını bütün olarak sisteme değil, sistemin öğüttüğü gözü kapalı bireylerdir. İnsanlar din, vatan, milliyetçilik gibi sahte anlamlar yüklenmiş değerler ile kandırılıyor. Dünyayı sınırlara bölüp parçalıyorlar ve cepheye sürdüklerini aynı şeyle kandırıyorlar; vatan! Her alçağın son sığınağı vatanseverliktir derken yüklenen değer altından insanları sömürenlere sesleniyor Bernard Shaw.

Alıntı:
vasko´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Hem kendi tekil hakkınızı hemde ülkenin çoğul hakkını korumanın yollarını arayın. hem toplum olarak bir olmalıyız, hemde toplum içinde bir.
Kime karşı hakkınızı savunmak istiyorsunuz ki iktidara mı yoksa toplumlara mı? Toplum derken kastedilen ulus mu yoksa insanlık mı? Siz bu ülkenin haklarını düşünüyorsunuz bense insanlığın hakları ne olacak diyorum.

Alıntı:
vasko´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
saygılar efenim.
Gene uykusuzum kusura bakmayın.
Bizden de saygılar, kusurum varsa beraber bakalım.


"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #24 (permalink)  
Alt 11-09-2008, 21:52
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
-
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,055
Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok filminin bir bölümü... Kazılı siperlerde birbirlerine top ve mermi yağdıran taraflar "dinlenmek" için (maç ya da "iş" yapıyorlar sanki) süreli ateşkese girdiklerinde, neredeyse birkaç adım uzaklıktaki siperlerden birinde olan taraf diğerinden sigarasını yakmak için ateş ister. Sigara içenin ise ateşi kalmamıştır, o nedenle, nasılsa ateşkestir diyerek, diğer cepheye geçer ki sigarasını ateş olarak verebilsin. Bu şekilde bir diyalog başlar. Birbirlerini görürler, gözlerinin içine bakarlar, birbirlerine dokunurlar... Ufaktan giderek derinleşen şekilde sohbet etmeye başlarlar, öyle ki, ateşkesin sonuna yaklaşırken, biri diğerine karısı ve çocuğuna ait cebindeki fotoğrafı gösterir... Öbürü ona katılıp kendisininkileri anlatır... Eni konu sohbet edip insanlık hal ve durumlarını paylaşırlar...

Ve sonra... Ateşkes biter.

"Düşman" cephede olan, "kendi" cephesine döner... "Mesai" başlayacaktır...

Vicdanı olan herkes, vidanının gerektirdiği tüm hakları kullanmalıdır: öldürmeme hakkı, yaşamama hakkı, organlarını başkasına vererek yaşatmak ve öldükten sonra bile yaşamak hakkı...

İnsanların hakkı vardır. Sahiden de vardır...

Ancak tüm sorun, bu hakların varlığını görüp de kendilerini feda edenlerin, bu hakların algısına ayamamış kişiler tarafından, anlaşılmak şöyle dursun, adete "hain, nankör ve imansız" ilan edilmeleridir.

Bence bu da savaş kadar acı...


Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #25 (permalink)  
Alt 21-09-2008, 17:56
Karaliche - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kültür Mantarı
 
Üyelik Tarihi: 21-09-2008
Nerden: Vikebukt
Yaş: 20
Mesajlar: 11
Vicdani ret hakkı elbette olmalı. Bir insan inanmadığı bir şey uğruna niçin savaşsın? neden ölsün?


Østen for sol og vesten for måne...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #26 (permalink)  
Alt 21-09-2008, 18:09
jmsking - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 03-08-2008
Yaş: 20
Mesajlar: 55
başlarda bişey cevapsız kalmış da. Mesela bia arkadaş , herkes aynı anda vicdani ret hakknı kullansa ne olur.. Herkes aynı anda vicdani ret hakknı kullanırsa zaten uğruna savaşılacak birşey olmaz. Yani insanlar kendi geleceklerini başkalarının elkine bırakmak istiyor demektir. İnsanlar bunu da isteyebilir. yani burda da hak yine vatandaşa kalmalı. Zorla Kendini korumak zorunda değil..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #27 (permalink)  
Alt 21-09-2008, 21:05
Sosyopat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kızıl arıza Багэр
 
Üyelik Tarihi: 05-12-2007
Nerden: stenbol
Yaş: 36
Mesajlar: 988
olay ret'se insan olanın herşeye ret hakkı olmalı,yaşam dahil...


Asal insan;kendisinden başkasına dönüşemeyen insandır...
Asil insan;kendisine herşeyi katabilen insandır...
Кызыл Багэр

Konu Sosyopat tarafından (21-09-2008 Saat 21:05 ) değiştirilmiştir.. Sebep: imla hatası
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #28 (permalink)  
Alt 25-09-2008, 17:40
tribus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 08-06-2008
Yaş: 27
Mesajlar: 2
Vicdan i red öncelikle insani bir haktır. Baskıya karşı bir direnmedir.Nedir bu baskı ? İnsanı, isteği dışında bi oluşumun için sokmak .
Red e karşı insanların kafasındaki en temel sorulardan biri vatan müdafasıdır. Eee kimse gitmezse kim koruyacak bu vatanı ?
Önemli olan şey aslında vatanın korunması değil , insanlığın ve insanın kendini korumasıdır.bu ikincisi yapıldığında vatanı korumak gibi bi ihtiyaç da olmayacaktır.
Ben avlanmaya çıkmam .Hiç de hoşlanmam. Ama doğada kaldığımda yaşamam için avlanmam gerekiyorsa bunu yapabilirim. Aynı koşulda vicdan i reddi savunup , ordu alehtarı konuşmalarım yada görüşlerim , çevremin işkal altında olduğunda onu müdafaha etmiyeceğim anlamına gelmez. (Tabii bu pasifistler için geçerli olmayabilir.)
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #29 (permalink)  
Alt 27-09-2008, 21:41
master2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 17-06-2008
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 35
Arkadaşlar bu başlıkta bir gariplik var, gariplik şudur ki; sadece vicdani retçilerin yorumları ve görüşleri önplanda, Ankette "Vicdani Ret Hakkı olmamalı" şıkkını 40 kişi işaretlemiş ! Eeee bunlar nerede ? Militarizm yanlıları görelim sizi, in misiniz cin misiniz ?
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #30 (permalink)  
Alt 30-09-2008, 01:39
vasko - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 01-08-2008
Nerden: Ankara
Mesajlar: 198
Hayır yazılanın sonu ya da başına göre değerlendirmedim, genel olarak başını da sonunu da ortasını da kabullenmiyorum. Bütün bir yazı yazmak yerine yazınızdan değerlendirme yapayım beraber görelim o halde.

Tamam zaten bende ilkinden yana olduğumu söyledim


Baskılar karşısında fikirlerin savunulması ne zamandan beri aptallık olarak nitelendiriliyor, bunu nasıl düşünebilirsiniz, sebepleriniz neler? Daha önce de korkak olarak nitelendirmiştiniz. Bu iş bu kadar basit mi yani ya cesaret ya aptallık diyebilmek?

Daha önce korkak deme gereği duyduğum ve nedenlerini açıkladığım konuyla, şimdiki korkak dememin ve nedenlerinin bir alakası yok. Önce kinde neden korkak dediğimi açıklamıştım.
Hayır, tabi ki basit değil, o yüzden ya aptalcadır ya da cesurca dedim. (Araya daha fazla seçenek koyabilirsin) İkisinden birinde karar kılmadım; Ne aptalca olduğunun kanaatindeyim nede akıllıca. Olaylara ve kişilere göre değişebileceğini söylüyorum. Ama siz sanki sadece aptalcadır diyormuşum gibi yanıt vermişsiniz:
“Baskılar karşısında fikirlerin savunulması ne zamandan beri aptallık olarak nitelendiriliyor, bunu nasıl düşünebilirsiniz, sebepleriniz neler?”
Fikirler uğuruna her sisteme karşı çıkışın aptalca ya da cesurca olduğunu söyleyemem. Böyle kesin bir genelleme olmaz. Aptallık çoğu zaman cesurlukla eşdeğer olabilir:

Bir baba çok sevdiği tek çocuğunun bir aslan tarafından (ya da herhangi vahşi bir hayvan tarafından) öldürüp yemek üzere kıstırıldığını görür. Baba çocuğunu kurtarmak için o hayvanla ölümüne boğuşabilir. Büyük ve kalıcı yaralarla kurtulabilir ya da ölebilirde. Sırf çocuğunu kurtarmak için hayvanla birlikte uçuruma da atlayabilir. Bu baba kesinlikle cesurdur. Ama çocuğunu kurtarmak için bulduğu çözüm akıllıca değildir. Sadece cesurcadır.
Hayvanla ölümüne boğuşmak akla hiç bir şey gelmiyorsa yapılabilecek en son şeydir. Başka bir çözüm yolu bulamamışlıktır. Baba hayvanla boğuşurken beynini değil kendi hayvanlığını kullanmıştır.

Ben ne aptallığın nede cesurluğun yanındayım. Cesur ya da aptal olmadan, akıllıca çözüme ulaşabilenin, hem kendini hem de çocuğunu en az zararla kurtarabilenin, koruyabilenin yanındayım. Fikirleri, idealleri uğuruna sistemle boğuşup o zorluklara, zulümlere katlanmak cesurca olabilir. Öyledir de. Ama akıllıca bir çözüm değil. Orda bahsettiğim aptalca ile kastetmek istediğim buydu. Akıllıca olmayana aptalca dedim. Ama bu yanlış bir zıtlık oldu.
Akıllıca olan çözümün ne olduğunu sorabilirsin. Bilmiyorum Ama her zaman kimseyle boğuşmayı gerektirmeyen başka çözüm yolları vardır diye düşünüyorum. O yolu da bulan bulur. Bulamayan boğuşur.

"Sistemi koyanların hiyerarşisi altında sessiz kalarak sistemi değiştiremezsiniz.
Tepki göstermek yerine sisteme uymak aksine sistem ile bir sorununuz olmadığı gösterir."
Sisteme uyun öyle değiştirin de demedim
Vicdani ret hakkını kullanmaya çalışmak tepki göstermek değildir. Tepkiyi ret hakkınızı kullanmak için gösterin. Bir şey aynı anda hem araç hem sonuç olamaz. Ulaşamadığınız sonucu araç olarak kullanamazsınız. Bu sadece zarar getirir.


“Ben böyle bir şey demedim. İnsanları din ve vatan gibi sahte değerler ile kandırılarak cephelere sürülür ve birileri kazanırken birileri hayatlarını kaybeder. Savaşlar psikopatlık ya da kan dökmek için değil çıkar meseleleri üzerine kuruludur. “

Tüm Bunları size cevap olarak yazmadım zaten. Orda ki “siz”i genel olarak söyledim. Öyle bir şey söylemediğinizin farkındayım.

Evet, savaşlar genelde çıkar meseleleri üzerine kuruludur, ama hepsi değil. Önceden bahsettiğim gibi bir ülkenin çıkar savaşı diğer ülkenin savunma savaşı olabilir. Savaşın savunduğum bir tarafı yok ama savunma savaşı yani işgal altında olan ülkenin kayıpsız ya da en az kayıpla kazanmasını isterim. Buda savaşı savunduğum anlamına gelmez.
Bahsettiğim savaş tipini yine aynı babayla örnekliyim:

Baba evine birilerinin zorla girmeye çalıştığını görür, hatta o birileri evlerini ve yiyeceklerini elinden almak istiyor, karısını ve çocuklarını kullanmak, öldürmek istiyor olsun. Baba bu durumda bir asker gibi, ama daha çok evini ve ailesini sevdiği için o birileri ile tekme tokat, bıçak sopa kavga edecektir. Korumak için. Ailesini ve evini sevdiği için koruyacaktır. O birileri ile kavga etmesi babanın kavga etmeyi çok sevdiği anlamına gelmez. Kavga etmek kötü bir şey, ama aileni ve evini kaybetmek daha da kötü bir şeydir. Her şeyi kaybetmemek birkaç şeyin kaybedilmesine bağlıysa hangisini seçersin?
Tabi baba kavga etmeyi sevmiyorsa, inancında kavga etmeye yer yoksa, kavgaya inanmıyorsa vs. kavga etmeyebilir. Ama o çok sevdiği ailesinin ve evinin kendi idealleri uğuruna ellerinin arasından kayışını da izlemek zorunda kalır.


“Asıl siz beni anlamadınız galiba; paralı ya da profesyonel askerlik sistemine de, her türlü militarizme de karşıyım. Hiçbir ülke için kılını kıpırdatmayan o korkağım ben. Ulus ya da vatan düşüncesine karşıyım, hiçbir ülkeyi sevmiyorum. İnsanların uluslar kurup dünyayı sınırlara böler ve sonra onu birbirlerinden korumak ordular kurup silahlar üretirler. Sonuçta silah üreticileri, komutanlar ya da şehit olacağınızı söyleyen din adamları değil, suçsuz ve kandırılmış insanlar kaybeder. Gözlerini açmak yerine vatan millet hikayelerine kanarak militarizme destek verenler olduğu müddetçe sistem falan değişmez. Hangi güruhun aptal ya da zeki, korkak ya da cesur olduğunu bu bağlamda değerlendirelim, kananlar mı uyananlar mı?”

Anlaşıldı baya farklı şeylerden söz ediyoruz.
Dediğim gibi size cevap olsun diye yazmadım, Genel olarak pek anlaşılmadığımı düşünüp biraz daha ayrıntıya girmek istedim.

Keşke.
Tüm ülkeler birleşip tek bir dünya ülkesi olsak, sınırlar olmasa, savaşlar olmasa, herkes barış içinde, mutlu… Ne güzel olurdu dimi? Olması gereken bu. Keşke olsa…
Dünyadaki 260 ülkenin hepsini ikna edip barıştırır ve birleştirebilirsen sonuna kadar arkandayım. Ülkelerini kurmak ve korumak için ölmüş, her şeylerini feda etmiş olanları onlara unutturup yok saydırabilirim diyorsan daha da arkandayım.

Her ülke savaş ile doğar savaş ile yok olur. İnsanların gruplaştığını, toplulaştığını görüyorsan orda küçük büyük çatışma, çarpışma, kavga, ya da savaş olasılığının yüksek olduğunu da bilirsin. Okullarda bile gruplaşmalar ve grup kavgaları olurken, insanlığın ülkelere ayrılıp savaşması çok normal. Normal ama yanlış. 260 ülke demek diğer koşulları saymazsak çok fazla savaş olasılığı demektir. Ülke varsa savaş her zaman olasıdır.
İnsan ülkelere böldüğü dünyayı tekrar birleştirip bütün yapabilecek kadar erdemli veya gelişmiş bir tür değil ne yazık ki. Çoğunluğa bakarsak durum bunu gösteriyor…

Şimdi olması gereken, doğru olan, iyi olan tüm dünya insanlarının sınırları kaldırıp birleşmesi değil mi? Ulaşmak istediğimiz iyi standartımız bu. Şu anki durum ise iyiden çok çok uzak, hatta alakasız… Şu anki kötü dediğimiz durumdan bir anda seçtiğimiz standartımıza ulaşmamız beklenemez. Standartımıza daha yakın, daha az kötü olana ulaşmaya çalışmalıyız her seferinde. Adımlarımız ne kadar büyük olursa olsun hedefimize bir anda ulaşamayız. Onun için o yanlış bu yanlış, her şey yanlış diyeceğimize bulunduğumuz bu kötü durumdan daha az kötü olana geçmeye çalışmalıyız. Benim yapmaya çalıştığım şey bu.

paralı gönüllü askerlik olayında da alchemy'nin söylediği gibi yürek burkucu durumlar çıkıyor. Öldürmek askerin ekmek teknesi oluyor. Öldürdükleride iş arkadaşları :/...
Garip. Savaşmamak en makul çözüm aslında ama bu kararıda tüm ülkelerin vermesi lazım.
Umarım gelecekte savaşa gidecek olanlar robot askerler olur. Robotlar yesin birbirlerini... Aklıma başka bir şey gelmiyor..

(Ayrıca haklısınız korkak demekle hata yaptım sanırım, pasivist demek daha doğru olurdu.)


“Sistemi sisteme dahil olarak değiştiremezsiniz. Önce sistemin karşısında durun ki sistem bocalasın. Vicdani ret düşüncesine iyi gözle bakılmamasını bütün olarak sisteme değil, sistemin öğüttüğü gözü kapalı bireylerdir. İnsanlar din, vatan, milliyetçilik gibi sahte anlamlar yüklenmiş değerler ile kandırılıyor. Dünyayı sınırlara bölüp parçalıyorlar ve cepheye sürdüklerini aynı şeyle kandırıyorlar, vatan. Her alçağın son sığınağı vatanseverliktir derken yüklenen değer altından insanları sömürenlere sesleniyor Bernard Shaw.”

Mesela öss bir sistem. Öss’yi kaldırmak istiyorsan öss’ye girmeyerek onu kaldıramazsın. Öss sistemine uyarak engeli geçmelisin. Geçemezsen össnin senden üstün olduğunu kabul etmiş olursun. Senden üstün bir şeyi alt edemezsin. Geçtikten sonra onu yıkmaya çalışabilirsin.

Demokrasi. Demokrasiye uyarak, demokratik bir yolla demokrasiyi kaldırabilirsin. Bu çözüm yürüyüşler düzenlemekten, panzerler altında kalmaktan, polislerden dayak yemekten, ölmekten daha akıllıca bir çözümdür. Ve şu anda yapmaya çalıştıkları bunun gibi bir şey zaten. (Tabi demokrasinin kendini koruyan yasaları vardır. Kendine tehlikeli bulduklarını içeri almaz. O yüzden %100 demokrasiden söz edilemez.)

Sistemleri kaldırmak için ona uymanız gerekir demiyorum, aklıma gelen örnekler bunlar.

Kesinlikle haklısın gözü kapalı bireyler arttıkça çözüm yolarıda kapanıyor. Sorunu çözmeden önce insanlara bir sorun olduğunu göstermek, bilinçlendirmek gerekir. Ondan sonrası ise aynı sorun üstünde düşünen 100binlerce beyin veya 100binlerce boğuşmaya hazır kızgın insan demektir.

Vatan millet din sahte değerler demek. Olabilir. Sahte ama birleştirici değerler. Ülkeleri bir tutan değerler. Ama ülkelerin dünyayı sınırlara bölüp parçaladığını düşünürsek kurtulunması gereken şeyler olarak görülebilir.


“Kime karşı hakkınızı savunmak istiyorsunuz ki iktidara mı yoksa toplumlara mı? Toplum derken kastedilen ulus mu yoksa insanlık mı? Siz bu ülkenin haklarını düşünüyorsunuz bense insanlığın hakları ne olacak diyorum.”

Toplum derken kastettiğim ulustu. Dediğiniz gibi sadece "bu ülkenin" değil her ülkenin diğer ülkelerle karşı haklarını savunuyorum. Ama aynı zamanda ülke olarak kastettiğim toplumun içinde ki bir bireyin tüm insanlığa, bireylere karşı haklarını da savunuyorum.
Dediğiniz gibi sadece bu toplumun değil, tüm toplumların diğer toplumlara karşı hakkını ve toplumları oluşturan bireylerin tüm birey ve toplumlara karşı hakkını savunuyorum. Anlatmaya çalıştığım buydu...

Ülekeler sevsende sevmesende var. İstesende istemesende dünyayı sen doğmadan yüzyıllar önce ülkelere bölmüşler zaten. Bu durum kötü olabilir, yanlış olabilir. Ama bunu bir anda düzeltemezsin, ancak daha az kötüye ulaşabilirsin. Ülkeler olmasaydı hangi toplumun hangi toplumlara olan hakkını savunabilirdim? Buna gerek kalmazdı. Ama varlar, ve savunuyorum. Çünkü sınırları kaldırmaya gücüm yetmiyor. Herkez istemedikten sonra hiç bir sınır kalkmaz.

Bir toplumun hakkını çiğnemek demek o toplumu oluşturan bütün bireylerin hakını çiğnemek demektir. Toplum demek insanlar demektir. Toplumun hakkını savunurken insanların hakkınıda savunursun.

Ama insanlar toplumlara ayrılmanın zararlı, saçma ve gereksiz olduğunu unuttular. Hepimizin tek bir gezegende yaşadığımızı, kardeş olduğumuzu, insan olduğumuzu unuttular. Farklı ülkeden olan birisi sanki bizden bambaşka ve düşman bir varlıkmış gibi görülüyor. Oysa hepimiz insanız... Bu hatırlanmadıkça ülkeler ve savaşlar hep var olucaktır.


......

Konu vasko tarafından (30-09-2008 Saat 01:41 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
düşünceniz?, ilgili, vicdani, vicdani ret


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Bunları Herkes Bilmez sangre Tarih 97 31-07-2009 14:55
işte 21.yüzyılın ergenekonu sakin Güncel Mevzular 15 28-07-2008 20:33
Doris Lessing 'den 'Pek Sevimli Olmayan Bir Hikaye kaos Edebi Mevzular 0 13-07-2008 12:00
Siborg Manifestosu kurtulush Köşe Yazıları 2 06-07-2008 21:11


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:39 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info