|
1)Nazım 'ı ne sen ne öldürdün ne de ben öldürdüm alchemy.Onu öldürenler kara sayfaya geçti çoktan.Zaten sorun Nazım 'ı kimin öldürdüğü değil. Sorun, o kara sayfaya geçenlerin öğrencilerinin bugün kalkıpta onu sahiplenmesi.Halbuki zihniyet aynı, ideoloji aynı.Ne oldu da şimdi ona kucak açtılar?Değişen ne?Sen dedin ya; Nazım bu kadar saçma bir şeyin peşinde olmayacak kadar derin bir adamdı, diye.Ama " Hadi seni ülkene getirelim de yabancı ellerde bir başına kalma " demek daha saçma.
Mesela:
Sn Erdoğan ve ekibi seni ülkenden kovdu, kimliğini elinden aldı,ailenden,sevdiğin herşeyden mahrum bıraktı.Doğduğun toprakları sana yasakladı, anlatılamayacak kadar çok acı çektin, hapislerde yattın,ve daha bir sürü şey...Ve sen öldün (!) aradan belli bir süre geçti.Sonra küçük Erdoğanlar kalkıpta, senin yaşadığın onca şeyi hiçe sayıp ,sana onurunu geri vermek , senin ticaretini yapmak istediler! Sen yoksun ama seni seven onca insan ,başta ailen olmak ,üzere milyonlarca insan var.Buna izin verirler mi sanıyorsun. Eğer verirler diyorsan gerçekten boşuna yaşıyorsundur.
2)Kırık kalp konusuna gelince. Ben " Nazım hayatı boyunca kalbi kırık yaşadı, bu saatten sonra bu kalp düzelmez, düzeltilemez " derken, onun ve ailesinin kırılan onurundan bahsetmek istemiştim.
Ve asıl kızgınlığım ona yüz kızartıcı damgalar vurup ( mesela vatan hainliği gibi) sonra da hiç birşey olmamış gibi can ciğer kuzu sarması olanlara.Yani senin özür dilemene gerek yok. Ne senin ne de yeni öğrencilerin.Anlatmak istediğim de bu zaten.Onun ve ailesinin kimseden özür beklentisi yok.Tek istedikleri artık onu rahat bırakmaları.Onlara göre Nazım yabancı bir ülkede değil, "ikinci vatanım "dediği yerde.
3)YÖK ' e gelince. Sen dört göz sekiz kulak bu konudaki önerileri bekle.En kısa zamanda.

Ben düşündükçe var dünya. Ben yok ,o da yok
Konu neriman tarafından (07-08-2008 Saat 22:28 ) değiştirilmiştir..
|