Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Anarşizm

Anarşizm Biz ki caniyiz! Herkes için ekmek, iş ve her türlü bağımsızlık ve adaleti istiyoruz.

Anarşizm ve sosyalizm

Anarşizm içerisinde Anarşizm ve sosyalizm konusu: sorularım sadece albatros ve chAos a değil...? söyleyecek bir şeyleri olanlar çıkartsınlar ağızlarında ki baklayı...! zahmet olmazsa tabi... anarşizmin var olabileceği a'nın tanımı...? farklı renkler yan yana gelmeli mi...? gelebilir ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #121 (permalink)  
Alt 20-11-2009, 16:05
eco - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
eco eco isimli Üye şimdilik offline konumundadır
daima arıza
 
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
sorularım sadece albatros ve chAos a değil...? söyleyecek bir şeyleri olanlar çıkartsınlar ağızlarında ki baklayı...! zahmet olmazsa tabi...

anarşizmin var olabileceği a'nın tanımı...?
farklı renkler yan yana gelmeli mi...? gelebilir mi...?
ihtiyaçlar ve temini...?
şiddet ve gerekliliği ve kullanımı üzerine düşünceler...?
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #122 (permalink)  
Alt 20-11-2009, 19:57
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 20-11-2009
Mesajlar: 1
Anarşiszm var olamaz.ifade Leninindir.O da Engels'tan alıntısıdna söyler.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #123 (permalink)  
Alt 20-11-2009, 23:11
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
Alıntı:
Tanımı yapılabilir ile yapılamaz durumunda iki görüş oldu şimdi yapılabilirmi yapılamazmı . yani hem yapılabilir hem yapılamaz durumu ortaya çıkıyor. Bu durumda ne olacak. Tanım koymak anlamak için değil anlaşılmaz yapmak için konulan bir yöntemdir sanki. Tanımlanan her şeyin aslında tanımlamayacağı bu tanımlamaların sadece bireye ait olduğu ve bireylerin farklı tanım ve algılara saip olduğunu biliyoruz yani benim fikrimce. Bende tanım koyarım veya koymam ancak bu tanımlamayı genel doğru ve toplumsal olarak herkesçe kabul görülmesi gibi bir zorlayıcılıkda bulunmam, en azından öyle sanıyorum veya kendimi öyle kandırıyorum.
Bu konuyu tartışmadan önce ''dil''in ne olduğu hakkında biraz fikir sahibi olman gerekiyor. Ki bunu da izah ettim ve dedim ki ''elma'', ağaçta yedişen bir meyvenin kendisini sembolize eder; ama onun kendisi değildir. Şimdi anladın?
Alıntı:
İnsanlardan ve baktığımız dünyadan kendimizi soyutlayıp sanki dışında ve farklı özelliklere sahipmişiz gibi içinde bulunduğumuz durumlarda hep beraber olarak kafa yoracağımıza, yani herkes eğer varsa , bunu yapmıyorsa belli bir tanımlamaya uğramış uğratılmış gruplardan çözüm beklemek bilmem sürüye çoban olmakla veya iktidar olmakla aynı durumda seyreder. Çözümleri her birey kendisi yapar ve her bireyin çözümü genel bir çözüm yaratır bu kabul edilir veya edilmez.
Bir tanım verelim o zaman anarşizm kaostur. Tanım bu ,bu gerçek ben doğru söylerim. Yani şimdi tanımlama durumda oldum mu acaba ?
Belli figürlere takıntılısın hep. Hep belli figürlerin, kalıp söylemlerin etrafında dolanıyorsun. Sistem hayaletinden sonra ''sürü ve çoban''a geldik Bilmem farkında mısın, ama eleştirdiklerin de hep ''sürüleşme''den bahseder; ancak, tuhaftır, kapitalizmin toplumsal olana sindiği mevcutta her birey zaten kendini kurtarmanın derdinde değil mi? Bu durumda gerçekten bir sürüden bahsedebilir misin?
Alıntı:
Kriter yok her birey kendince yorumlar, ilkeler belirlemek belirleyici olmak her birey kendi kendine olabilir, kendince belirleyici olursun kendi üzerinde bu bireye bağlı. Yazılanlardan veya fikirlerden almak istediklerimizi alırız tümüyle bütünsel olarak alamayız zaten fikirler tümüyle birebir verilemez algımız henüz o evrimsel sürece girememiş diye kendimce felsefe yapayım. Nereye çekmek istersen oraya gidersin, istediğini anlarsın anlamak istemediğini almazsın kimse kimse üzerinde birebir bir baskılama ile fikirsel militarizmi yaratmamalı. Kısaca ilkeler belirlemelerin olduğu yerde kurallar olur veya eğitim disiplinleri olur böyle ortamda anarşist düşünce varlığını sürdürmez çeker gider tası tarağı toplayarak, çünkü bünyeye terstir. Yan yana yürünür öncü veya arkamızı kollayıcılar aramak biraz zavallılık olsa gerek, gerçi buda evrimimiz için olmazsa olmazlardandır deniliyor. Olabilir. Karşıtlıklar alternatifini yerini koymak değildir. Karşıt olup alternatif geliştirmek karşıtlığa dönüşmekle sonuçlanıyor her nedense tarihsel sürecimizde.
nasıl düşüneceğine karar veremem; ama ben metafiziğe inanmam ve maddeciyim. Her olay ve oluşun bir sebebi bir de sonucu olduğu gerçeğini bilir ve bunların izahların yapılabilir olduğunu düşünürüm.
Alıntı:
Tespit etme gereksinimi illaki tanımlama bunca korkuya ne gerek var ki? Nasıl ve ne şekilde anlmamak istiyorsan öyle anlarsın, bu senin belirlemendir buna bir şey diyemem. Ancak tanımlamalar ve tespitler önceden zihnimizde hazır kodlar şeklinde vardır. Biz durum ve olayları ve düşünceleri bu tanımlamalara uydururuz zihin işte hepimizde yani aynı türleriz beyin var soğanda var benimkinde sarımsak var.
Metafizik... metafizik... metafizik...

.
Alıntı:
iktidarın vahşileşmiş şekli eril karakterlidir. Doğal bir iktidar buna baskınlık diyelim vardır, mevcut durum ve toplumsal yapılardaki iktidar eril karakterlidir. Yani cinsiyetçi bir iktidar mekanizması vardır, tek yanlı merkezden kopuk bir zorlayıcılık. İktidar konusu farklı yorumları gerektiriyor. Uzun konu konuşmakla iletilebilir yazarak yapamayacağım. Kavramsal anlam ve tanımlarla yani akademik olan öğretilenler arasında derin bir sıkıntı yaşarken. Öğretilenlerden yeniden anlamlandırma yapmak ve buna kendini katmak zor herkese ait bir sözlük olmalı herkesin dili ve anlayışı farklıdır ve her bireyde zaten bu olmalıdır birey olmanın şarhoşluğu için.
iktidarın cinsiyeti yoktur, dilersen önce doğaya bak. E, insan dediğimizde doğanın bir parçasıysa şayet(ki eldeki bilgiler öyle olduğunu söyler) iktidar gücü elinde tutanın keyfiyetine kalmış bir durumdur. Güç de fizikten ibaret olmadığına göre iktidarın bin türlü şekli görülür. Erkek egemen toplumda yaşadığın gerçeği iktidarın erilliğine otomatik kanıt olmaz/olamaz.

Alıntı:
Zorunluluklar bizi zorlar değiştirir, bizde zorlayıcı olan durumu zorlar ve değiştiririz, değiştirmeyebilirizde o zaman mutasyon oluyor zorlayıcı olanca. Tabi bu zorlayıcılık doğallığında olmalı olmazsa sapmaya yol açıyor tarihsel felsefik sosyolojik veya doğal sapma.
İnsan koşullar onu zorlamadığı sürece mevcut olan süreci tersine yahut kendi istediği yönde işletmez. Kimseyi öldürmek, kimseye baskı uygulamak zorunda değilsin; ancak, bu durumda alacağın pozisyonu da iyi kurgulamalısın sadece...
Alıntı:
İndirgeme yapmam gerekti aslında indirgeme yaptığım durum anlatmak istediğim durumlarla bağlıdır. Okyanusa giden bir kolu belirttim ilgi çeken kısmı çoşkun olan ırmaktan su taşıdım sadece. Dövüş yok kavga yok sadece iç savaş iç savaş güzeldir kendi kendini yersin yenilirsin uzlaşırsın teslim olursun bazende kaybedersin vs…
Öldürmek niçin gayr-ı meşrudur hiç düşündün mü? Yahut şiddet niçin gayrı meşru?
Alıntı:
Şiddet mi savunma refleksimi şiddetin tanımını mevcut biçimde ele alıyorsak. Şiddet zorlayıcılığı barındırır doğal savunma refleksi detaylandırırsak farklıdır. Var olan şiddet tanımlarına göre duruma bakarsak şiddet karşıtını oluşturur. Kin ve intikam duygusunu ateşler geliştirir yüceltir. Ancak savunma saldırıyı yansıtır, ayna görevi görür doğal olanda bu sanırım. Günümüzdeki şiddet kaba vahşi ve hiçbir insani veya doğal duruma uymayan sapkın bir yapısallığa bürünmüştür.
Doğada olan her şey doğaldır zaten Ve neye göre ''sapkın''? Bunun somut bir temellendirmesini yapmayı denesene? Maddi dayanaklarını göstersene bana şiddetin sapkın olduğuna dair?

Alıntı:
Sadece pasiflik sadist ve mazoşizmi barındırabilir. Salt pasif olmak doğal gerçekliklerle çelişip çatışmak değildir buda kendi kendine yapılan bir şiddeti barındırır. Gandhii yi hatırlayarak şunu diyebilirim pasif olmak şiddete maruz kalmakla direkt yüz yüze gelmeyi de barıdırır. Yani pasiflik tümden red ediş var olanın tümden red edilmesidir buda bünyeye iyi gelmez. Savunma refleklerinide pasifize edersek bizzat şiddeti davet eder veya var eder konumda oluruz bunu bilmeden gandhiye selamlar bu arada.
Zurnanın pırt dediği yere geldin nihayet. Savunma, kendini koruma bir şiddet midir? Bu
Alıntı:
Hımmm doğru iyi yazamamışız demek çeliştirik olmuşum. İnsanız sonuçda çelişikde oluruz çelimsizde. Bir kesinlik koymak istemedim zaten istememde ama bu dil tahakkümüde barındırıyor idare edin işte. Anarşist felan değilim olmadığım bir şeyinde doğru veya yanlışını veya tanımını yapamam sadece fikir sporu üfürükten teyyare yani…
Olmadığının farkındayım
Alıntı:
Donkişot değilim o kadarda değil olsam olsam rozinante oluyom mevcut durumda. Hem hayaletlerinde yaşama hakkı var üstelik hayatler arası bir savaş görmedim sen gördüysen anlat. İnsanlar savaşır savaş insan icadı teknolojik bir icat aynı zamanda bilimsel bir icat atomik vs…
Ben hayaletler arası barış da görmedim, çünkü hayalet de görmedim
Alıntı:
Ciddi oranda belli oranda anarşik olabilir. Gandhi’de ciddi oranda belli oranda anarşik Tolstoy da veya Saddam da ciddi olmasada ucundan anarşik olabilir. Hiçbir şeyi tam ve katışıksız değildir yaw bu bilimsel değilmi? hadi ben uzaylıyım veya hayaletim bir şey bir durum bir olgu ve ne varsa bütünsellikden koparılıp tanımlanabilirmi her şey birbirine bağlı. Tanım koymak saçma geliyor bana göre gördüklerime ve duyduklarıma göre algıma göre veya herneysem işte.
Tanımın ne olduğunu biliyor musun ki?
Alıntı:
Hayda seküler mistik birde enafillah sen çok fenasın galiba. Bir şeyi beğenip beğenmeme durumu değil sadece söyleniyorum burada. Karar verici durumda olmam, olamayız zaten sadece dil konusunda mecburi zavalllıklar gösteriyorum ayıklamaya kalkarsak kelime oyunu çok çekiştir çek kelimeler esenek hele bu dil hepden esnek militarizm bolca bulandığı için bendede yazınca öyle çıkıyor ayyy inanmıyorum ya diyorum başkada yazmıyorum. Pere yoktu okuyamadık ne yapalım.
Yazılanları anlamadığın gibi analojiyi de anlamıyorsun yahut işine gelmedi
Alıntı:
Sistem derken kısa olsun diye yazıyorum eğer başka bir tanım veya kavram veya anlam varsa paylaş. Ne diyelim . sistem derken benliği diyorum. Fikirler hayaletlerle aynıdır hayal etmeden gelir yani hayal-et bu zamanla hayalet olmuş. Savaşmayalım sadece kendimizle savaşalım zaten öylede kim bilebilirki bu durumu buda fantezi olsa gerek. Fanlar çalışır uçak uçar yok onlar türbindi sanırım neyese. Halini görsen iyi olabilir biraz rengin solmuş. Anrşizm veya narşist diye birşey yok kardeşim, burada kardeş kelimesini islamla fantezi kurup sekülerik fanasilikle karıştırıpda sevis etme ister et isterme keyfine bak yaw…
Ben'den bahsediyorsan ''ben'' demen yeterliydi zaten
Alıntı:
Hımm bu bir soru acaba nedir bir düşüneyim: evet bir tür değil tek yöntemdir sıçrama zamansal algıları mekanlardan sıçrama yöntemi ile hem zaman hemde mekansal ezintilere çıkarım. Ne varki bunda bildiklerimden veya öğretilerden başka bildiğim tek şey bu zaten öğretim ve eğitim görmedim görsem baksana yazdıklarına nasıl bir dil ve yazım var anlarsın. İyice kafayı sıyırmış diyorlar yolda geçerken insanlar acıyarak bakarlar içlerindeki korkulardan beslenen duygularla. Komik gelecek yazdıklarımın ciddiyeti yok zaten görünce ciddiyetin kalmıyor bu dünyada bunuda mistiğe bağla ruhani felan filan nasıl istersen yorumla tanımla.. sana ne öğretirim nede söylerim gördün gördün göremedin görülmeyenin görünür olacağını bilmeden offff yaşarsın belki….
Ben kimseye acımam gerçekten acınacak bir hali yoksa Herkes seçimlerinden mesuldur o yada bu şekilde.
Alıntı:
O zaman benim ne anlamım olurdu. onları onlar yapan var kılan kendi düşüncelridir benide var eden kendi düşüncelerimdir. Bende bir sistemim sonuçta. Bunları ben yazıyorum kitap felan veya imza günleri panel veya insanlara öğretmek veya insanlara kendi varlığımı ispat etmek gibi bir durumda değilim tanrıyım ya ondan…
Laf kalabalığı yapma... Önce bilmediğin/görmediğin hayaletleri itham ettin/kendine göre olumsz bir yere koydun; sonra ''benim anlamım ne'' diye saçmalıyorsun. Yahu bana ne senden, ben seni mi konuşacağım, karın mıyım yahu
Alıntı:
Anlamadım burayı , aynı şeyleri diyoruz sanırım çeviremedim tam. Düşünce olmadan madde var olmaz. Zaten madde tanımı sadece kaba algılara göre yapılan bir duruma işarettir. Hımmm bilinç evrenin bir bilinci vardır sanıyom, düşünce üretiğine göre. Veya evren ve yıldızlar yok her şey bizle başlıyor bizle bitiyor veya bitmiyor başlamıyorda. Felan filan dur bir cern e gideyim orada tartışırız.
Anlaşılmayacak bir şey yok. Her şey maddedir, hayatta madde ve enerjinin dışında bir şey söz konusu değildir. Düşünceyse maddi olanın arasında ilişkiler kurma, ilişkileri anlama/görme yeteneğidir. Düşünce olmadan madde var olur, çünkü hep vardır; sadece sen göremezsin yahut varlığını bilmezsin.
Alıntı:
.
Kusuyorum burada benzetmeler insanın bireysel kimliğini yok etmektir .
İleri zekalıyız deseydim buna’da kurandan ayetle mi cevap verecektin, işte bilmem biz insanı en acayip varlık olarak her şeyin üzerinde yarattık diye.
Niye, şiir yazmak insan kimliğini yok etmek midir mesela? Ossur ossur ipe diz, tutan mı var

Alıntı:
Sonucu söyle bağlayayım yok en iyisi bağlamayım salayım gitsin. İnandırıcı neden olayımki neden böylesi bir şeye gerek duyayım ben sadece kendime inanırım. Kendimi inandırırım veya inanmak istediğime göre kendime eziyet ederim durum bundan ibaret. Her herkes kendine inansın önce bunu ne anlam ve nasıl görmek istiyorsan öyle gör gördüğündende gocunma . yazmak anarşist bir yöntem değildir inandırcılık açısından ve inandırmak değil ikna etmek olabilir ortaya söylersin alan alır veren verir karşılıklı bir gelişim ve değişim olabilir olmaybilirde ama bence oluyor yoksa neden insan olarak bildiklerimizi paylaşıyoruz veya yazıyoruz çiziyoruz heykel yapıyoruz kocaman floransadaki heykeller misal neden bu kadar kendimizi geriyoruz zorluyoruz bunun bir anlamı var bizde gevezelik ediyoruz gelişiyoruz arıyoruz belamızı …
Etkide bulunmak sözle veya yazarak sonrada tepkilere göre gelişim seyri sefası yapıyoruz. Farkımız yok aslında öz olarak. yapılmasını istemediklerimizi kendimiz yaparız aynamız olsada göremedikten sonra aynında bir anlamı kalmıyor.

Herkes anlamak istediği şekilde anlar suçlama olarak görürsen suçlama komplo olarak görürsen komplodur, eleştirdikerlmiz aslında bizde bizzat var olanlardır bunlardan kurtulma yöntemidir eleştirmek psikanalitik konuya girmeyecem giren girsin.
Son olarak tutarlılık bu örgüt devlet işi hiçde tutarlı olacak değilim zaten elle tutulur gözle görülür bir yanımda yok. Olanlar bilebilir ancak ben bilmem konu rayından çıktı ama yazımlar konu üzerinde fikir sporu veya fikir dansı ettiriyor. Dans edelim kurallı veya tutarlı olmadan.
Anarşizm şu bu o değildir. Bu kelime yazlıyorsa başlangıç da anlamak içindir. Bir kavram bir tanım değildir bu benim düşüncem. Mecburi bir tanımlama olsa olsa anlam olarak kaostur diyelirim.
Anarşik duygularınızla çünkü bir duygu işidir eylemidir .

iyi danslar
Gerisine cevap yazma isteği duymuyorum; zira içimden gelmiyor. Karşımda ergenlik psikozlarını atlatamamış kimlik bunalımında garaip bir birey var sadece yahut öyle görünmeyi seven ve kendinin de deyimiyle ''şizoit'' bir benlik. Güzin abla da değilim ki senin psikozlarını, sanrılarını dinleyip çözüm bulayım


Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...

Hayyam...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #124 (permalink)  
Alt 20-11-2009, 23:17
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
Alıntı:
eco´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
"Anarşistler insanların somut ihtiyaç ve talepleri ile onların nasıl karşılanabileceği konularında kafa yormak zorundalar."

harika bir tespit... üstüne konuşulması ne güzel olurdu... ! (ihtiyaçlar ve temini...!)

"Şiddet canlılığın kendine dönük tehdite/baskıya/saldırıya verdiği kaçınılmaz bir karşılıktır. Pasif red elbette oldukça etkili ve etkileyici bir karşı koyuştur; ancak, zaman ve koşulları hesaba katmayan, insanlığın geçmişten bu yana getirdiği kalıpları okuyamayanlar için istemesi hoş bir fantezi kalmaya mahkumdur. Tek geçer akçenin güç/iktidar/şiddet ve feodal/skolastik dinsel değerler olduğu bir coğrafyada mevcut olanın değişmesi, evrimci bir yöne yönelmesi belli oranda bir tepkiselliğe, karşı koyuşa ihtiyaç duyacaktır. "

üstüne konuşulması gerekli bir konu daha... ! (şiddet...!)
İnsan öldürmek yahut birine şiddet uygulamak niçin kötüdür? Bunun somut bir temellendirmesini yapabilecek bir baba yiğit var mıdır mesela? Ahlakın bile ''evrimsel'' olduğunu bilebildiğimize göre yerleşik ahlaki kalıpları reddeden anarşistler yine aynı ahlaki kalıpların ''iyi kötü'' eksenin yasakladığı ''öldürme'' eylemini niçin reddeder? Şiddet kime/neye göre kötüdür?


Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...

Hayyam...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #125 (permalink)  
Alt 20-11-2009, 23:28
eco - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
eco eco isimli Üye şimdilik offline konumundadır
daima arıza
 
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
"İnsan öldürmek yahut birine şiddet uygulamak niçin kötüdür? Bunun somut bir temellendirmesini yapabilecek bir baba yiğit var mıdır mesela? Ahlakın bile ''evrimsel'' olduğunu bilebildiğimize göre yerleşik ahlaki kalıpları reddeden anarşistler yine aynı ahlaki kalıpların ''iyi kötü'' eksenin yasakladığı ''öldürme'' eylemini niçin reddeder? Şiddet kime/neye göre kötüdür?"

insan öldürmek yada birine şiddet uygulamak kötü müdür...? ilk önce burada anlaşalım... anlaşsak bile tüm insanlık için bu anlama gelir mi...? yada gelmesi ve gelmemesi bizim için bi önem arz eder mi...?

somut temellendirme hakkında bir fikrim yok...? ama bildiğim bir şey var ki kötü dersem kötü iyi dersem iyidir... tabi ki benim için... aynı şey sana ona diğerlerine de geçerli... tüm insanlığı hatta... ama ilk paragrafa dönüyoruz burada...! peki tüm bunların bir önemi var mı...? evet bir yerde var oluyor ister istemez... şiddeti kullanmayı düşünmeye başladığımız an... hatta insan öldürmeyi düşündüğümüz anda ise hayati bir öneme kavuşuyor... bir de şiddeti kullanmaya iten neden giriyor burada devreye... ve buna değip değmeyeceği...? soruma soru soruna soru...?

ahlak evrimsel mi...? açıklama yapmalısın... kime neye nereye göre ve neden...?
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #126 (permalink)  
Alt 21-11-2009, 21:36
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
Alıntı:
eco´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
"İnsan öldürmek yahut birine şiddet uygulamak niçin kötüdür? Bunun somut bir temellendirmesini yapabilecek bir baba yiğit var mıdır mesela? Ahlakın bile ''evrimsel'' olduğunu bilebildiğimize göre yerleşik ahlaki kalıpları reddeden anarşistler yine aynı ahlaki kalıpların ''iyi kötü'' eksenin yasakladığı ''öldürme'' eylemini niçin reddeder? Şiddet kime/neye göre kötüdür?"

insan öldürmek yada birine şiddet uygulamak kötü müdür...? ilk önce burada anlaşalım... anlaşsak bile tüm insanlık için bu anlama gelir mi...? yada gelmesi ve gelmemesi bizim için bi önem arz eder mi...?

somut temellendirme hakkında bir fikrim yok...? ama bildiğim bir şey var ki kötü dersem kötü iyi dersem iyidir... tabi ki benim için... aynı şey sana ona diğerlerine de geçerli... tüm insanlığı hatta... ama ilk paragrafa dönüyoruz burada...! peki tüm bunların bir önemi var mı...? evet bir yerde var oluyor ister istemez... şiddeti kullanmayı düşünmeye başladığımız an... hatta insan öldürmeyi düşündüğümüz anda ise hayati bir öneme kavuşuyor... bir de şiddeti kullanmaya iten neden giriyor burada devreye... ve buna değip değmeyeceği...? soruma soru soruna soru...?

ahlak evrimsel mi...? açıklama yapmalısın... kime neye nereye göre ve neden...?
İlk kısımların cevabını vermek zorunda olan anarşistlerdir yahut şiddete kökten karşı olanlar.

İkinci soruysa basittir. Çünkü canlı doğadan türemiştir ve zihin dediğimiz karmaşık yeteneğe milyonlarca yıllık süreçlerle sahip olabilmiştir. Ahlakın evrimsel olduğunu ben değil; bilim söyler. Evrimi kabul ediyorsan bu gerçeği de kabul etmelisin


Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...

Hayyam...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #127 (permalink)  
Alt 21-11-2009, 22:06
eco - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
eco eco isimli Üye şimdilik offline konumundadır
daima arıza
 
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
"İlk kısımların cevabını vermek zorunda olan anarşistlerdir yahut şiddete kökten karşı olanlar. "

"İnsan öldürmek yahut birine şiddet uygulamak niçin kötüdür?" sorusunda ki yargıyı yapan sensin ama... kötüymüş sende niçinini soruyorsun...? ben de ilk basamağa dönüp "kötümüydü...?" diye soruyorum...
evet cevabı vermesi gerekenler şiddete kökten karşı olanlar yada anarşistler gibi görünüyor... ama bunun cevabını ilk önce senden duymayı isterdim...

"Ahlakın evrimsel olduğunu ben değil; bilim söyler. Evrimi kabul ediyorsan bu gerçeği de kabul etmelisin "

burada anlaşamıyoruz... evrim ve yaratılış teorileri gibi asla kanıtlanamayacak bilinmezlerden çok uzak olduğumu daha önceki yazılarımda da açıkça ifade etmiştim... ki buna rağmen ahlakın evrim teorisinde de yer bulamayacağına inanmaktayım... ahlakın evrimleşmesi diye nitelendirdiğimiz şey olsa olsa insanlığın geçen zamanla birlikte ve onlara sunulanlarla bakış açılarının bilinçli yada bilinçsiz değişmesidir... ki bir yıl içinde bile şu an ki ahlak standartlarını binlerce kat yukarıya (yada aşağıya) çekebilecek medya denen bir güç olduğunu unutmayalım... mesela tüm yasaklı sitelerin birden açılması ve tüm televizyonlara kırmızı noktalı filmler sunma serbestliğinin geldiğini bir düşünelim...

bu arada ihtiyaçlar ve teminleri üzerine de söyleyecek şeylerin olduğuna inanmaktayım... bir sosyalist olarak değil de albatros olarak cevap verirsen sevinirim...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #128 (permalink)  
Alt 23-11-2009, 09:05
chAos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ruimte
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2009
Mesajlar: 431
gözlerin hiçbir şey görmediği görüntünün beyinde üç boyutlu halde yazılımsal olarak oluşturuluduğunu bile bile halen maddenin görünürlüğünü ve ispatını bilimsel olarak yapıyorsak canetti'nin körlük manasındaki karakter oluveririz.

kendini görememek bir başka durum, kendini görmeden bir başka duruma anlam veya tanım veremeyiz. kendini kendin olarak ve kendine rağmen alt etmen gerekirken verilen tekrarlar ve yasıtmaları göremeyiz ve bunu klasik tanımlamalarla ile saldırgan agresif bir şekilde ve yaklaşım olarak egemen gelme gibi bir kandırmaca ile boğuşuruz ve sonuçda boğulurz.

bilmek bildiğini sanmak en büyük zihinsel ketlenmeyi yaratır. kurallar ve belli disiplinlerden kopamadan bakıyorsak görülen yalnızca gözün gördüğü olacaktır ve gözün aslında görmediği akademik bilimsel mevzularca ispat edilmiştir. kör bir saatçi gözleri ile göremez.

öğretilen beyinimize adeta zincirlenen bir algı var oda herşeye tanım verme gibi bir hastalık herşeyi ve her bireyi anında çözeriz kişilde psikanalizde hemen bir kahin oluruz hemen bir bilgin oluruz iki üç kelime veya kitap veya mekan gördüysek. herşeyi anında etiketleriz bize bu öğretilmiştir.

ve kendimizi cinsiyetçilik ve feodal kalıntılardan kurtaramamışsak halen karılığı ve karı olmanın kökenini zihinsel geriliğimizden atamamışsak neyi bildiğimizin bir anlamı yok bu sadece tiyatroda rol oynanıp bir operada güzel bir dinleti verdikten sonra kendi güdüselliğindeki sapma ile henüz yaşamsal bilinç oluşmayan küçük yaştaki insan yavrularına taciz veye tecavüze yol almak.

şu atomu ve atom altı durumlarını bir inceleyin bakıyorum bazılarımız çok bilgili her konuda. maddecilikle maddenin ötesindeki durumlarda sorun var. kaba materyalist bakışla kusura bakmayın ama ben bire bok göremedim taki maddenin ötesindeki durumları gözlemleyebilme imkanının buluncaya kadar. garip bir zıtlık durumu var bazıları maddede diretir ve karşıtındada ruhla ilgilenler hayalet diye tabir ettiğin durumlar oluyor, bu iki karşı kutup birbirini var ediyor kim neyi var ediyor bilemem. danışıklı dövüş gibi. bir tarafda kaba maddeciler bir diğer tarafda kaba ruhçular dünyanın her yerinde acayip dövüşürler. evrimciler ve yaratılışçılar. bir tarafda kutsal var sayılan kitaplar diğer tarafda -izmlerin işlendiği kadifemsi kitaplar.

madedenin bir ruhu varmı yokmu tartışmaları. birileri var diyor birileri yok diyor.
birileri önce maddde hep vardı ve canlı canlı olmayan maddeden var olageldi diyor diğerleri maddeyi var eden bir enerji olduğunu söyleyegelmiştir. ve gariptir çokda iddalıdırlar net şekilde saunma gösterirler, oysa iki durumdan yani doğru yanlış iyi kötü algısallığından çıksalar durumu daha yalın ve gerçekçi göreceklerdi ama nafile.

göremek istiyorsan içeri bakacaksın içine bak herşey orada var diğer imge ve simgeler sadece içe bakmanın araçlarıdır sana birşey göstermez kaba maddi görüş nede sadece ruhlar alemindeki dönen mistikler ve mistik uyşma halleri.

sarhoşken yazmayalım hele koka yaprakları çiğnemişken evrene ve yaşama ve mevcut gerçekliğe anlam vermeye çalışmayın sadece boşluğa bakın gözler aten görmeyecektir. ya maddenin cazibesine kapılır ölümlüler kervanına katılırsınız yada madde ötesindeki bilinmezliğe salakça ruhani ve mistik anlam verip bir ulu tanrı zatı muhterem veya totem yaratırsnız aslında olmayan bir durumu kendiniz için var edersiniz.

insan öldürmek neden kötüdür veya iyi kötü nedir böylesi bir tanımlama yapılabilirmi bu felsefe konusu yani vesfese.

eğer insan öldürmenin neden kötü olduğunu illaki anlamak istiyorsak size anayiğitçe bir somut pratik sunayım. ve bunu yaptıktan sonra neyin neden kötü olduğunu bizzat anlayacaksınız. belliki bazı insanlar acıya hiçde maruz kalmamış yani bedensel ve duygusal yıkımlar yaşamamışki bazı olgulara anlam veremiyor. somut: en sevdiğinizi sandığınız bir insanı öldürün bakalım ne anlayacaksınız ve bakalım öldürmenin iyimi kötümü olduğunu anlyacamısınız buyrun denemesi bedava. insan öldürmek neden kötüdür sorusuna cevap alacaksınız. şiddetin iyimi kötümü veya olumlumu olumsuzmu olduğunuda ancak 90 larda bir güzel sistematik işkenceye maruz kalmış olsa idiniz o zaman bunu anlayacaktınız ve bunun için gevezelik etmeye veya kitap okumaya gerek bile kalmazdı.

iktidar ve şiddet konusunda yeterince pencere açamıyorsunuz eco dan umutluyum sanki pencere arıyor algısallığı gerisi şimdilik klasik muzik tadında sadece kaba maddeci işin büyüsüsnden uzak ve yaşamsal bir tuzak aslında.

dünya dilinde yazdım ancak böyle indirgeme yapabildim ki yazmaktan öte konuşmak gerek çünkü klasik tanımlamalarla yaklaşımlar anlaşılmaz kılıyor bizi birbimize.

ve işin espirisi: materyalist determinist maddeci yaklaşımla metafizik mistik ruhanilik aynı temelden besleniyorlar. tanrısalığa inananlar ile tanrısallığa karşı kalıpçı bilimciler aynı temeller üzerinden inşa edilmiş farklı yapılardır.

ve sosyalizmi benimseyenler anarşizmi tanımlayamazlar, sadece o çok bilmişlikleri ölçüsünde gevezelik ederler bunada diyecek birşeyimiz olamaz. anarşizmi ancak anarşist olanlar anlamlandırabilir onlarda ne olduğunu değil ne olmadığının anlamını koyabilirler. çünkü hareket devam ediyor durağanlık yoktur eylem her an her mekanda sürer en öncelik zihnimizdeki kodeslerde taş duvarlar arasından derin vadilere açılan pencelerden bakmalarda.

nerde hareket orda bereket

anarşizmi bir küçük burjuva düşünselliğine dayandıran görüşlerde vardır. bu yaklaşımda benden değilsen kötüsün zavalllığıdır. marksist sol genelde böylesi yaklaşım içindedir kendileri uzaydan geldikleri için olsa gerek. ve bu sonuçta kapitalizmin dahada kök salmasını sağladı beyaz sapkalı hackerlar gibi bir durumda ve rolde olduklarını halen kavramış değiller ne diyelim.

sosyalizm kapitalizmin gelişmesinden başka birşey değildir.

ve son kaçtım acayip ukalalık ve kelaynaklık ettim bilenler af etsin kötü bir niyetim yok eğlenceli yazdım ve yazdıklarımı sakın ciddiye almayın.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #129 (permalink)  
Alt 23-11-2009, 12:58
eco - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
eco eco isimli Üye şimdilik offline konumundadır
daima arıza
 
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
açın pencerelerinizi açın...! ve tüm açılanlardan bir kerecik bile olsa bakın...! sonra görün...! sizin pencereleriniz den görünmeyenleri de görün...! elbette bir boş vaktiniz de olacaktır bir de gördüklerinizi düşünün...! siz de var olan düşüncelerle harmanlayın...! iki adet gözle bakmakla yetinmeyin...! açılmış tüm pencerelerden açılmış tüm gözlerle bakın dünyaya...! ve düşünün algılamaya açık tüm zihinlerle...!

hoşunuza gitmeyenler hatta nefret ettikleriniz ve umursamayacaklarınız da olacaktır gördükleriniz de... olsun...! sizin pencerenizden görünmüyor olmaları siz farkında değilsiniz diye görünmüyor düşünülmüyor ve yaşanmıyor oldukları anlamına gelmez... var olanlardan haberdar olmak yani bilmek istiyorsa insan (antitezini oluşturmak için bile olsa) bakmalıdır açılan her pencereden... dinlemelidir orada dile getirilenleri ve düşünmelidir bir dakika bile olsa bu -boş-koşuşturmacaya ara verip...

yoksa kızıp söylenmeye çemkirmeye bağrınmaya bile hakkı olmaz insanın... bunlarda emek ister...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #130 (permalink)  
Alt 23-11-2009, 15:02
anarchy_in_turkey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
azılı anarşist
 
Üyelik Tarihi: 11-06-2008
Nerden: kronstadt
Yaş: 29
Mesajlar: 394
Blog Başlıkları: 1
Alıntı:
AlbatrosS´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
İnsan öldürmek yahut birine şiddet uygulamak niçin kötüdür? Bunun somut bir temellendirmesini yapabilecek bir baba yiğit var mıdır mesela? Ahlakın bile ''evrimsel'' olduğunu bilebildiğimize göre yerleşik ahlaki kalıpları reddeden anarşistler yine aynı ahlaki kalıpların ''iyi kötü'' eksenin yasakladığı ''öldürme'' eylemini niçin reddeder? Şiddet kime/neye göre kötüdür?
Anarşistler yerleşik ahlaki kalıpları insanı kendisine yabancılaştırdığı onu yıprattığı için, daha doğrusu insanı varolan düzene daha fazla bağlamak istediği için reddeder(vergini öde, yasalara uy, yaşın gelince askere git vs vsvs...) reddederler. İnsan öldürmek veya birisine şiddet uygulmak kötüdür. Anarşistlerin desturu herşeyden önce dünyayı insanların acı çekmeyeceği bir yere sürüklemektir. Ha işte bu noktada ise pasifist ve vandalist ayrımına geçeriz orası ayrı...


i destroy to make, i hate love, i live to die what an anarchy causes myself...

Konu anarchy_in_turkey tarafından (23-11-2009 Saat 15:04 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
anarsizm, anarsizm ve sosyalizm, anarşizm, anarşizm ve marksizm, bireysellik, marksizm, sosyalizm


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Anarşizm darbeli matkap Anarşizm 8 30-04-2010 13:56
Anarşi - Anarşizm MümtazUlusoy Anarşizm 8 23-03-2009 00:45
Anarşizm; ideoloji mi metodoloji mi? kaos Anarşizm 0 24-02-2008 09:17
Anarşizm kaos Anarşizm 0 23-02-2008 10:42
Nihilizm ve Anarşizm tevfik Anarşizm 1 23-10-2007 16:17


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:46 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info