Alıntı:
|
bu da anarşizm hakkında birşey bilmeyen birinin basit sorusunu bile anarşizmi savunan ilgili kişiler tarafından makul cevaplarla çözümlenemiyorsa, anarşizmin temellerinin çok sağlam olmadığı fikrini doğurdu bende
|
Yanılıyorsun dostum . Anarşizmin temel amacı asla politik proboganda ile insanları ikna etmek ve peşinden sürüklemek olamaz. Anarşi'nin temel amacı, özgür eylem alanlarını yaratmak ve onları genişletmektir, Yani anarşistler ikna etmez, ispat eder (Güzel oldu lan bu sucuk markası sloganına benzese de). Bu, benim yorumum değil, Proudhon'dan Paul Goodman'e ve Collin Vard'a kadar bu anlayışı pek çok anarşist düşünür savunmuştur ve CNT gibi topluluklarında da bunu görürsün..
Alıntı:
burada anarşist toplumlardan bahsediliyor ama anarşist kişiler bir topluluk oluşturamaz. böyle bir topluluğun oluşturulabilmesi her bireyin mutlak anarşist olması gerekir ki bu ütopik birşeydir. bu da insanın yaradılışına daha doğrusu doğasına aykırıdır.
bir arkadaşımız kızılderelilerden örnek vermiş anarşist toplum olarak ancak bildiğim kadarıyla anarşizmde hiyerarşi yoktur oysa kızılderelilerde şefler ve kabilede sözü geçen kişiler vardır.
|
Kabul edelim ya da etmeyelim, şu an hepimiz köleyiz. Nasıl mutlak olarak köleysek, özgür toplumda da mutlak olarak özgür olacağız -şu an ekmeği parayla alıyor ya da çalıyorsak ve ikisi de kapitalist ilişkiler olarak özümsenmişse, hepimizin kapitalist olduğu sonucu çıkar, ekmeği özgürce alıp bölüştüğümüzde de bu şekilde, ortada bir görüş kalmayacak ve/veya anarşi kendi dünya görüşlerini yaratacaktır. Şu kızılderili meselesine gelince, yapay önder/doğal önder ilişkisine bakmalı. Genteslerdeki ilişkiler büyük oranda usta-çırak ilişkisine benziyordu, ki bu doğal bir ilişkidir.Eğer evine demir yaptıracaksan demirci ustasına istediği yardımı yapman gibi bir durumdur biraz. Ve sen bir marangozsan, demirci ustası da mermer yapılacağında senin buyruğuna girecektir. Kabile şeflerinde de durum böyledir, onlar doğayı ve töreleri en iyi tanıyanlardır ve bu yüzden liderdirler.Bilgili ve çok-yönlü insan yaşamı için doğal liderlik kesinlikle daha değişkendir..
"Eğer konu ayakkabı boyamaksa, ayakkabı boyacısının otoritesine güvenirim"
Mihail Bakunin
Bir aile büyüğünün deneyimlerine saygı duymak ile hitlerin buyruğuna girmek bir değildir.
Doğal/Yapay önder konusunda iyi bir yorum, Kaos'tan çıkan "eylemde anarşi" adlı kitapta mevcut...
Ayrıca ispanyol devrimi ve mahnovşina'yı da bir araştır derim, içeriden çökme yoktur, aksine her ikisinde de başarılı bir uygulama vardır. Dış işgal sonucu yıkım, ordu konutanları dahil hiç kimsenin teorik yanılgısı olarak algılanamaz,bunu herkes kabul ediyor..
Mesele insan doğasıysa, Kropotkin'in bu konudaki tezlerini incelemekte fayda vardır derim...
Alıntı:
|
sonuç olarak ilk gönderilen mesajdaki 3 sorunun insanın oluşturduğu bir toplamda anarşizm tarafından çözüleceğini sanmıyorum. insanlar bu zamana kadar gelen, uydurulan vs dinler ve tanrılardan korktukları halde bile sizin anarşizm modelindeki insanlar kadar dürüst ve paylaşımcı olamadılar.
|
Neden sanıyorsun?Korku ve dış otoritenin insan üzerinde etkisizliği kanıtlanmıştır da ondan. Bu, anarşist bir söylev değil, Mustafa Kemal bile "korku üzerine hakimiyet kurulamaz" diyor. Mesele korku değil, bilgidir. Ve asıl sorun, insanları erdemli kılacak yaşamın uzun süre önce kaybedilmesidir. Öyleki; ekonomi ve toplumsal düzen, bunların sonucunda ve sebebi olarak çarpık insan ilişkileri; maalesef ki yaşantımız üzerinde dinlerden daha etkilidir. Öyle ki egemen sınıflar dini bir ilizyon ve çıkar makinesi haline getirmekte pek de zorlanmamışlardır.
Kendi kendine mutlak özgürlük nasıl mümkün diye düşünmeyen ve bu konuda yazılıp çizilenleri ve deneyimlenenleri okuyup araştırıp eleştirmeyen bir kişi anarşist olamaz, ve bütün dünya görüşleri için böyledir diyebiliriz -çünkü onlar da ikna edilen değil arayan insan tarafından benimsenebilir ancak...