179908'e...
"tatmin edici değil" içi tıka basa kapitalizmle dolu bir cümle...! işimiz zor...! insanoğlu tatmin olmaz bir yaratıktır arkadaşım... nefis ve gurur denen şeyleri doyurmak mümkün değildir... ne kadar versen bir okadar daha isterler ve bu böyle devam eder gider... kapitalist ekonomi de insanın bu durumuna uyanmış ve nefsi ve gururu körükleyerek kendine sonsuz kaynakta bir tüketim alanı oluşturmuştur... aksi takdirde "daha fazlasını iste" gibi sloganlar yerine "yetinmeyi bil" gibi öğütler duyardık reklamlarda... konu çok uzun üç soruda sorduğun ve üç cevapta anlamayı beklediğin şey eğer bir insanlık tarihi varsa o tarihin başından beri olan bir yaşama şekli bazen bir felsefe bazen bir oyun bazen bir hamle bazen gülmek bazen ağlamak kulakları müzikle dolmak zihni yaşananları kabullenmemek sorgulamak şüphelenmek isyan etmek ve bazen direnmek... fikrimce "mülkiyet hırsızlıktır" özüyle bu dünyanın hatta kainatın tamamında yaşayan her insanın yaşaması için gerekli olan havaya suya ve toprağa eşit miktarda hakkı vardır... bu doğarak elde edilmiş bir haktır... ve kişinin elinden alınması hırsızlığın temelidir... yaşaması çin elinden alınmışları temin etmek zorunluluğunda olan insan ise baskı ve silah zoruyla selfleştirilmiş, köleleştirilmiş, müminleştirilmiş, işçileştirilmiş, askerleştirilmiş, köylüleştirilmiş, marabalaştırılmış, halklaştırılmış yani senin anlıyacağın VATANDAŞLAŞTIRILMIŞTIR... bu numaralandırılmış ve binlerce parçaya binlerce inanca binlerce sempatiye binlerce taraftarlığa binlerce ırka bölünmüş bu insanların sırtından geçinmek ki silahların gölgesinde pek de zor olmasa gerek... hele hele yüzlerce yıldır aşılanan tatminsizlikten sonra çıldırmışçasına yapılan üretimi çıldırmışçasına tüketildiğini görmek ve bu tüketim için çıldırmışçasına düzene uyup düzeni yaşamak günümüzün gerçeğiyken HANGİ KAPİTALİST DÜZENİN DÜNYAYI ZENGİNLİĞE GÖTÜRDÜĞÜNÜ HAYAL EDİYORSUN...? anlayamadım... ayrıca dünyayı zenginliğe götürmek neyin nesi onu da anlamadım... kim neden böyle bir vazife edindi ve nasıl çıktı yola... tüm insanlığın onayını aldımı fabrikalara tıkıp insanlık dışı şartlarda çalışma koşullarıyla zamanlarını -aslında-ömürlerini çalarken...?
eco
cevap 1 tatmin edici değil. herkesin iyi huylu iyi niyetli olması gerektiğini söylüyorsun. ama bu böyle. hayal kurarız ama hayal kurucaksak kapitalist düzenin dünyayı zenginliğe kavuşturacağınıda kurabilirim. hayalle bir yere varılmaz. bazı insanlar kötüdür. anarşist çarkların dönüşü sakata gelecektir bu durumda.
tatmin etmeye çalışmak gibi bir niyetim yoktu ve olmayacakta...
herkesin iyi huylu iyi niyetli olması gerektiğini söylememişim... bu senin çıkarımın... ve zayıf ve basite indirgenmiş... sanırım üç soruda anlamayı beklemende de bu sorun var... alt yapı eksikliği gibi... okumaktan ve bilgi edinmekten kaçıyormuşsun gibi... düzenin çıkarcı tarafını kullanıyormuşsun gibi... "tüm zihinlere insanın yaşamına dair en doğal düşüncenin yerleşmesi demek karşılaşacağını düşündüğün bu kötü durumların düşüncede bile varolmaması demek... " demişim... toplu bir insanlık bilincinden bahsediyorum... insanın erdemlerine ve doğla hayatına geri dönmesinden bahsediyorum... nasıl şu anda yaşayan insanlık çılgınlar gibi tüketmek ve daha fazlasını istemek üzerine bilinçlendirildiyse insanlık üzerinede bilinçlendirilebilir üstelik bu daha kolay olur çünkü doğamızda var...! özümüz bu...!
cevap 2 tatmin edici değil. sen istedin diye insanlar şehirleri terk etmez. çöplerin hepsi fazla tüketimden ileri gelmiyor izmariti yere atacaklar. umumi tuvaletler dışarıya taşacak.
tatmin etmeye çalışmak gibi bir niyetim yoktu ve olmayacakta...
insanlar ben istedim diye değil şehirin ve şehir yaşamının onlara sunduklarının onların hayatlarını çaldığını anladıklarında terk edecekler... hatta terk ederken yıkacaklar yakacaklar... mesela tüm bankaların yıkımında bizzat varolmak isterim...

izmaritler için endişelenme sigara üretimi olmayacak içmek istiyorsan kendi tütününü kendin yetiştirirsin... yada ürettiğin başka bir bitkiyle takas yaparsın...
ne o...! yerleri süpürmek kendi pisliğini temizlemek... gururunumu kırıyor...? kırılmasın... yapılması gereken... :
"rolf... herkes kendi kapısını süpürsün...! "
cevap 3 tatmin edici değil. insanların sayısını azaltarak bunlara çare olamazsın herkes için fazlaca ev olduğunu sanmıyorum olsa dahi boğazdaki villaları isteyecekler şehrin güzel yerlerinde neden yaşamayalım diyecekler hem zaten orda oturanlar ahlaksız hırsızlardır diye düşünecekler. bu sadece evde değil otomobiller ve bir çok eşya içinde geçerli.
tatmin etmeye çalışmak gibi bir niyetim yoktu ve olmayacakta...
insanların sayısını ben değil doğa azaltacak... böyle hor kullanmaya ve didik didik edilmeye ne kadar daha dayanabileceğini sanıyorsun...? herkese yetecek kadar ev var... buna hiç şüphen olmasın... fazlasıyla bina var... tabi yıkılması gerekenlerde var... mesela boğazdaki villalar gibi... ne işleri var boğazın kıyısında... o sahillerden denize bakmak balık tutmak bizimde hakkımız... hepsini yıkıp yürüyüş yolu yapabiliriz...
ayrıca otomobillerin eşyaların bir önemi yok arkadaşım... zaten mala mülke paraya tapınmaktan düşüncede sıyrılmak bile bir devrimdir ve çok derin hayaller ve düşünceler ve uzun zaman gerektirir... eğer bu otobüse bineceksen yol çok uzun ve otobüs her türlü konfordan yoksun... yapılacak en iyi şey gözlem yapmak ve kitap okumak...
"armut piş, ağzıma düş" diye yaşamak hayatı, insanda tatminsizlikte yaratır hazımsızlıkta...
o armutu pişiren sen ol...!
yinede cevap için teşekkürler...
"yinede..." teşekküre bak...
