Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Anarşizm

Anarşizm Biz ki caniyiz! Herkes için ekmek, iş ve her türlü bağımsızlık ve adaleti istiyoruz.

İşçicilik

Anarşizm içerisinde İşçicilik konusu: Kara Kızıl Notlar dergisinin 3 nolu Eylül-Ekim-Kasım 2005 sayısında yayımlandı. İşçicilik kapitalist ideolojinin kendinden menkul devrimcilere özgü bir formudur. Bu ideoloji, ücretli emeğin neden olduğu sömürü ve yabancılaşmayı fark edenler ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 21-09-2009, 22:53
kaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Anarşi!
 
Üyelik Tarihi: 23-10-2007
Yaş: 37
Mesajlar: 957
Standart İşçicilik

Kara Kızıl Notlar dergisinin 3 nolu Eylül-Ekim-Kasım 2005 sayısında yayımlandı.
İşçicilik kapitalist ideolojinin kendinden menkul devrimcilere özgü bir formudur. Bu ideoloji, ücretli emeğin neden olduğu sömürü ve yabancılaşmayı fark edenler arasında, ücretli emeğin kabulünü teşvik eden ve propagandasını yapan bir ideolojidir. Bu sebeple o yabancılaşmanın en yüksek biçimlerinden biridir.
İşçiye tapınma anlayışı Stalinizm ve Nazizm gibi çeşitli devlet ideolojilerinde bulunur. İşçiler ulusun, ekonominin, sermayenin yeni inşacıları olma görevlerinden dolayı onurlandırılır. İşçicilik bütün ücretli emeği değil “üretici” emeği yüceltir. Hatta büro işçilerini ve servis endüstrisi işçilerini de küçümseyerek sadece sermayenin yeniden üretimi ile en yakında ilişkisi olanları kutsar.
İşçicilik el emeğine, “çekiç ile yapılan işe” tapar. Onun proleter imgesi kaslı yapılı erkektir. Büro ve mağaza emeğini reddederek, o cinsiyetçi doğasını açık ederek kadın ücretli emekçilerin büyük bir kısmını da dışlar.
İşçicilik işçi hareketlerinin en başından beri var olmuştu. İlk işçi toplulukları Hıristiyanlıktan esinlenmiş gayretkeş bir tutumluluğu ve ağır işi yüceltmişti. Bu ahlakçı düşünceler, Hıristiyan ideolojisinin işçi sınıfı içinde kalmış bir ayağıdır.
İşçiciliğin en sağlam taraftarları başka çaresi olmadığı için el emeğini kullanan işçiler değil, fakat ahlaki bir tercih yapıp “devrimci” el emekçisi olmaya karar veren eski marjinallerdir. Onların işçiciliğe olan bu bağlılıkları, kendi sınıfsal statülerinin belirsizliğini telafi etme çabası ve farklı tercihlerde bulunmaya meraklı proleterleri kınama isteklerinin ifadesidir. İşçicilik teoride, devrimin işçilerin kapitalizm altındaki günlük mücadelelerinin sertleşmesinden doğacağını varsayar. Devrimler tarihi her defasında bu teoriyle çelişmiştir. Fransız ve Rus devrimleri kadınların mücadeleleri ile başlamıştı. Alman ve Portekiz devrimleri askeri itaatsizlikle başlamıştı. Paris 68 devrimi ise bir öğrenci mücadelesi ile başlamıştı. İşçicilik tarihin teorisini yalanlamasını, teorisini düzelterek değil, fakat tarihi yalanlayarak çözer. Her durumda, işçi olmayanların oynadığı rol ya marjinalleştirilmiş ya da inkâr edilmiştir.
Buna karşılık gerçek devrimci teori kapitalizmin zayıflık anlarını kavramak için gerçek olayların analizine yönelir.
İşçicilere göre üretici işçiler hayati öneme sahip bir konumdadırlar, çünkü onlar emeklerini geri çekerek kapitalizmin yıkılmasını sağlayabilirler. Gerçekte üretici işçilerin merkezde oldukları fikri abartılıdır; ne de olsa üretim, birikim döngüsünün tek bir parçasıdır. Haberleşme, dağıtım ve dolaşım ile uğraşan işçiler de güçlü kozlara sahip olabilirler. Banka işçilerinin bir grevi sermaye üzerinde bir araba fabrikası işçilerinin grevinden çok daha güçlü bir etkiye sahip olabilir. Benzer bir şekilde bir kent isyanları dalgası da daha güçlü bir etki yapabilir.
Proletarya arasında mücadelesi bir ayrıcalık taşıyan önemli ve merkezi fraksiyonlar arayışı, işçicilerin sahip olduğu hiyerarşik bir perspektifi gözler önüne serer. Bu komünizmin sadece onu pratiğe dökecek ordulara ihtiyaç duyan çoktan şekillenmiş bir program olduğu düşüncesinin ardılıdır. Bu anlayış 2. Enternasyonal tarzı sosyal demokrat ya da sendikalist tarzdaki antik sosyalizmden kalmadır.
Bu tarz bir teori sınıf mücadelesini erler ve komutanlarla yürütülen bir tür (burjuva) savaşı şeklinde görür; “Devrimci” programı yapar, işçiler de onu pratiğe döker.
İşçicilik ve entelektüalizm karşıt gibi görünse de aslında aynı madalyonun iki yüzüdürler. Birbirlerini tamamlarlar. İşçicilerin genelde entelektüellere yönelik kendi eleştirileri vardır, ama bu sadece başka entelektüeller içindir yoksa işçiciler için değil. İşçilere göre işçiler, kendisini uzmanlaşmış bir düşünürden başka bir şeymiş gibi gören işçici dışındaki entelektüellerden sakınmalıdır. İşçicilik, kapitalizme içkin olan (onun ayrılmaz bir parçası olan) düşünce ve eylemin karşıtlığını ve düşüncenin fiili ayrıcalığını besler.
Devrimci özne sadece üretici işçiler değildir ve hatta bütün işçiler bile değildir. O toplumsal güçten ve toplumsal refahtan yoksun olanlar, zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyi olmayanlar yani proletaryadır. Buna ek olarak, eğer proletaryanın kendisi etkinse proleter olmayan katmanlar da devrimci durumda tam bir rol alabilir. Bu en iyi Mahnovist hareket içindeki devrimci köylülerin ve İspanya iç savaşındaki komünist komünitelerin durumunda görülebilir.
Komünist hareketin hedefi ne işçi devleti ne de proletarya diktatörlüğüdür. O kapitalizm-karşıtı mücadele yoluyla insan toplumundaki bütün sınıfların yıkımıdır. İngilizce Orijinali:
Related Link: http://www.geocities.com/CapitolHill...ur80s9....html


fuck the system!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
İşçicilik


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:52 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info