|
|
| Anarşizm Biz ki caniyiz! Herkes için ekmek, iş ve her türlü bağımsızlık ve adaleti istiyoruz. |
Sömürgelikten KurtulmaAnarşizm içerisinde Sömürgelikten Kurtulma konusu: Mantıksal çıkarımın, federalizmin yaratıcılarını, sömürgelikten kurtulmanın [ decolonization ] kahince beklentilerine yöneltmesi dikkat çekicidir. Proudhon, " fethe dayanan " birimleri " rasyonel " birimlerden ayrı tutuyor, ve " kendi gerçek ...

20-09-2009, 08:14
|
 |
Anarşi!
|
|
Üyelik Tarihi: 23-10-2007
Yaş: 37
Mesajlar: 957
|
|
Sömürgelikten Kurtulma
Mantıksal çıkarımın, federalizmin yaratıcılarını, sömürgelikten kurtulmanın [decolonization] kahince beklentilerine yöneltmesi dikkat çekicidir. Proudhon, "fethe dayanan" birimleri "rasyonel" birimlerden ayrı tutuyor, ve "kendi gerçek sınırlarını aşan ve diğer örgütleri işgal etmeye veya kendine bağlamaya meyleden herhangi bir örgütlenmenin, büyüklükte kazandığını kuvvette kaybedeceğini ve dağılmaya yöneleceğini" görüyordu. Bir şehir (veya bir ulus) nüfusunu veya alanını ne kadar genişletirse, tiranlığa ve en nihayetinde de bozulmaya o kadar yakındır."Eğer uzak bir yerde tabi yerleşimler [subsidaries] veya koloniler oluşturursa, bu tabi yerleşimler veya koloniler er ya da geç ana şehre yalnızca federasyonla bağlanan yeni şehirlere dönüşecektir, aksi takdirde hiçbir [bağları] kalmayacaktır ...
Eğer yeni şehir kendi ayakları üzerinde durmaya hazırsa, kendi bağımsızlığını ilan edecektir: ana şehir hangi hakla onu tebaası, sömürülecek mülkü olarak görebilir ki? Bu nedenle zamanımızda Birleşik Devletler'in kendisini İngiltere'den kurtardığını gördük; ve yine Kanada da ismen olmasa bile benzer bir şekilde; ve Avustralya da ana ülkenin rızası ve onayıyla ayrılma yolundadır. Aynı şekilde, onu zorla ve yoksulluk sayesinde tek bir birim olarak tutmaya yönelik rezil, bencil güdülerimiz olmazsa, Cezayir de er ya da geç kendisini Afrika Fransa'sı olarak şekillendirecektir."
Bakunin'in gözü gelişmemiş ülkeler üzerindeydi, ve "emperyalist Avrupa"nın 800 milyon Asyalıyı kulu olarak tutup tutamayacağı konusunda şüpheliydi. "Kullukları içerisinde uyumakta olan 800 milyon Asyalı, insanlığın üçte ikisi kaçınılmaz olarak uyanacak ve harekete geçecektir. Ancak hangi yönde ve hangi amaca doğru?" "Herhangi bir baskı biçimine karşı olan herhangi bir ulusal ayaklanmaya duyduğu sempati"yi açıkça ifade etmekteydi, ve tebaa konumundaki halklara Napolyon karşısındaki İspanyol ayaklanmasının etkileyici örneğini vermişti. Yerli gerillalarla emperyalist birlikler arasındaki inanılmaz oransızlığa rağmen, işgalci güçler [ayaklanmayı] bastırmakta başarısız olmuştu, ve beş yıllık mücadelenin ardından Fransızlar İspanya'dan sürülmüşlerdi.
Her insanın "kendi başına olma hakkı vardır; ve hiç kimsenin kendi giysilerini, kendi ananalerini, kendi dilini, kendi görüşünü veya kendi yasalarını dayatma hakkı yoktur." Ancak, Bakunin aynı zamanda federalizm olmaksızın gerçek bir sosyalizmin olamayacağına inanıyor, ulusal kurtuluşun "kitlelerin ekonomik çıkarları kadar siyasi çıkarlarına" [uygun bir şekilde] başarılmasını ve "muğlak bir güçlü Devlet kurma niyetiyle" [olmamasını] arzuluyordu. Ulusal kurtuluşu [hedefleyen] herhangi bir devrim, "eğer insanlar olmaksızın yürütülürse ve bu nedenle başarı için imtiyazlı sınıfa dayanırsa ... kaçınılmaz olarak insanlara karşı olacak", ve böylece de "geriletici, feci, karşı devrimci bir hareket" haline gelecektir.
Sömürgelikten kurtulan ülkeler yabancı boyunduruğunu yalnızca yerli siyasi veya dini liderlerin kulluğuna düşmek için çıkarıp atarlarsa, bu üzücü olacaktır. Onların kurtuluşu, "kitleler içerisinde herhangi bir kutsal veya insani otoriteye karşı olan inancın kökten yok edilmesini" gerektirir. Ulusal mesele tarihsel olarak toplumsal meseleye göre ikincildir, ve kurtuluş toplumsal devrime bağlıdır. Tecrit olmuş ulusal bir devrim başarılı olamaz. Toplumsal devrim kaçınılmaz bir şekilde bir dünya devrimi haline gelir.
Bakunin, sömürgelikten kurtulmayı, devrimci halkların giderek genişleyen federasyonunun takip edeceğini önceden görmüştü. "Gelecek ilkin Avrupalı-Amerikalı enternasyonal birliğinin yaratılmasında yatmaktadır. Sonraları, çok daha sonraları, bu büyük Avrupalı-Amerikalı ulusu, Afrikalı ve Asyalı birimlerle bütünleşecektir." Bu analiz bizi doğrudan doğruya yirminci yüzyılın ortasına getirir.
Daniel Guerin
Kaynak: "2. In Search of a New Society"

fuck the system!
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:46 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|