Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Anarşizm

Anarşizm Biz ki caniyiz! Herkes için ekmek, iş ve her türlü bağımsızlık ve adaleti istiyoruz.

Değişimin Esasları

Anarşizm içerisinde Değişimin Esasları konusu: Farklı işçi birlikleri arasındaki iş ilişkileri nasıl örgütlenecektir? İlk önceleri, Proudhon bütün malların değişim değerlerinin onları üretmek için gereken emek miktarınca ölçülebileceğini savundu. İşçilere "emek kuponları" [ work vouchers ] ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 20-09-2009, 08:04
kaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Anarşi!
 
Üyelik Tarihi: 23-10-2007
Yaş: 37
Mesajlar: 957
Standart Değişimin Esasları

Farklı işçi birlikleri arasındaki iş ilişkileri nasıl örgütlenecektir? İlk önceleri, Proudhon bütün malların değişim değerlerinin onları üretmek için gereken emek miktarınca ölçülebileceğini savundu. İşçilere "emek kuponları" [work vouchers] ile ödeme yapılacaktı; malların çalışma saati cinsinden hesaplanan perakende fiyatlardan satın alınacağı ticaret acentaları ve toplumsal dükkanlar açılacaktı. Büyük ölçekli ticaret, emek kuponlarıyla yapılan ödemeleri kabul edecek denkleştirici takas odaları ve Halk Bankası aracılığıyla yapılacaktı. Bu banka, etkin bir işleyiş için gerekli olan miktarları işçi birliklerine ödünç vererek aynı zamanda bir kredi kuruluşu olarak hizmet edecektir.
Bu mutuelliste diye anılan tasarım oldukça ütopistti ve kapitalist sistemde işlemesi elbette zordu. Proudhon, 1849'un başlarında Halk Bankası'nı kurdu ve altı hafta içerisinde yaklaşık 20.000 kişi katıldı, ancak bu kısa ömürlü oldu. Mutuellisme'nin yağ lekesi gibi yayılacağına inanmak, ve Proudhon'un sonradan ifade ettiği gibi: "Bu, eskisinin üzerine aşılanan ve yavaş yavaş onu dönüştüren yeni bir dünyadır, vaat edilen bir toplumdur!" [demek] kesinlikle gerçekliğin fazla zorlanmasıydı.
Ücretlerin çalışılan saate dayanması fikri pek çok açıdan tartışmaya açıktır. Kropotkin okulunun liberter komünistleri --Malatesta, Elise Reclus, Carlo Cafiero-- bunu eleştirmeyi ihmal etmediler. İlk olarak, bunun adil olmadığını düşündüler. Cafiero, "Peter'in üç saatlik çalışması Paul'ün dört saatlik [çalışmasına} denk olabilir" diyordu. Emeğin değerinin belirlenmesinde sürenin dışında kalan etmenler de dikkate alınmalıydı: yoğunluk, mesleki ve entelektüel eğitim, vb. Keza işçilerin ailevi yükümlülükleri de hesaba katılmalıydı. [15] Dahası, kolektivist rejimde, işçiler emeği satın alan ve denetleyen topluluğun ücretli kölesi olmaya devam ederler. Çalışılan saate göre ödeme ideal bir çözüm olmayabilir; bu, en iyisinden geçici bir çare olacaktır. Bizler muhasebe defterlerinin ahlakına, "alacak ve verecek" felsefesine son vermeliyiz. Biraz değiştirilmiş bir bireycilikten türetilen bu ödeme [renumeration] yöntemi, üretim araçlarının kolektif sahipliliğiyle çelişir, ve insanda derin bir devrimci değişime yol açmaz. Bu anarşizmle uyuşmaz; yeni bir sahiplik biçimi yeni bir ödeme biçimini gerektirir. Topluluk için yapılan hizmet para birimleriyle ölçülemez. İhtiyaçların hizmetlere önceliği olmalıdır, ve emeğin tüm ürünleri herkese ait olmalıdır, herkes kendi payını bedelsiz olarak almalıdır. Herkese ihtiyacına göre liberter komünizmin düsturu olmalıdır.
Kropotkin, Malatesta ve takipçileri, Proudhon'un onların itirazını önceden sezinlediği ve eski fikirlerini gözden geçirdiği gerçeğini dikkate almamış gözüküyorlar. Ölümünden sonra basılan Theorie de la Propriete adlı eserinde, eşit işe eşit ödeme fikrini yalnızca 1840'daki "Mülkiyet Üzerine Birinci Not"ta desteklediğini açıklar: "İki şeyi söylemeyi unutmuştum: birincisi, emeğin süresiyle yoğunluğu birleştirilerek ölçüldüğü; ikincisi, işçinin ücreti içerisinde eğitiminin maliyetinin amortismanı, ücretsiz bir çırak olarak kendi hesabına yaptığı çalışma, ve üstlendiği risklere karşı onu sigortalamak için [ödenen] primler dahil edilmemelidir; bunların tümü farklı mesleklerde değişik olacaktır." Proudhon, bu "eksikliği", karşılıklı sigorta kooperatif birliklerinin eşitsiz maliyetleri ve riskleri telafi etmesi gerektiği önerisiyle "onardığını" iddia etmişti. Üstelik, Proudhon, işçi birlikleri üyelerinin ödemelerini "ücretler" olarak değil, ortaklaşmış ve eş derecede sorumlu olan işçiler tarafından özgürce belirlenen bir kar payı olarak görür. Proudhon'un en yeni savunucularından birisi olan Pierre Haubtman, hala yayımlanmamış tezinde, bu şekilde yorumlanmadıkça işçilerin kendinden yönetimlerinin hiçbir anlamı olmayacağı yorumunu yapmaktadır.
Liberter komünistler, Proudhon'un mutuellisme'sinin ve daha mantıklı olan Bakunin'in kolektivizminin, sosyalist bir sistemde emeğin bedelinin nasıl ödeneceğini belirlememeleri nedeniyle eleştiriye açık olarak görürler. Bu eleştiriler, anarşizmin iki kurucusunun katı bir toplum modelini zamanından önce belirleme heveslisi olmadıkları gerçeğini dikkate almamış gözüküyor. Onlar, kendinden yönetim birliklerine bu konuda en geniş seçeneği bırakmak istemişlerdi. Bu esnekliğin ve kendi sabırsız tahminlerinden çok farklı olan sonuçların üzerine atlamayı reddetmenin haklılığını bizzat liberter komünistler gösterecekti: kendi seçimleri olan ideal sistemde, "emeğin herkes için yeterli olandan fazlasını üreteceğini" ve "burjuva" ödeme normlarının yerini, bolluk döneminde --bunun öncesinde değil-- özellikle "komünist" olan normların alacağını vurguladılar. 1884'de, planlanan anarşist enternasyonal programın taslağını hazırlayan Malatesta, komünizmin derhal ancak oldukça sınırlı sayıdaki bölgede gerçekleştirilebileceğini, ve "geri kalan [yerlerde]", "geçici bir dönem" için kolektivizmin kabul edilmesi gerekeceğini kabul etmişti.
"Komünizmin mümkün olabilmesi için, toplum üyelerinin yüksek seviyede ahlaki gelişimi, gelişkin ve derin bir dayanışma hissi gereklidir; ki devrim dalgasını bunu canlandırmakta yeterli olamayabilir. Bu şüphe, bu gelişime yönelik elverişli maddi koşulların başlangıçta mevcut olmamasıyla daha da geçerli bir hale gelir."
Anarşizm, Diego Abad de Santillan'ın liberter komünizmin derhal uygulanamazlığını oldukça benzeri terimlerle gösterdiği 1936 İspanyol Devrimi'nin arifesinde, bu deneyim sınavından geçmek üzereydi. O, kapitalist sistemin insanoğullarını komünizme hazırlamadığını savunuyordu: [kapitalist sistem] onların toplumsal güdülerini ve dayanışma hislerini geliştirmek bir yana, bu hisleri her yönden bastırmak ve cezalandırmak eğilimindeydi.
Santillan, anarşistleri daha gerçekçi olmaya ikna etmek üzere Rus ve diğer devrim deneyimlerini hatırlatıyordu. Onların, en yeni deneyimlerden çıkarılan derslere şüpheyle veya üstünlükle taslayarak bakmalarını eleştiriyordu. Bir devrimin doğrudan doğruya komünist anarşizm idealimizin gerçekleşmesine yol açıp açmayacağı konusunda şüpheliydi. Ekonominin düzensizleştiği, üretimin düştüğü, ve gıda arzının bir öncelik haline geldiği devrimin ilk aşamasındaki durumun gereklerine komünizmden ziyade kolektivist slogan "herkese emeğine göre" uygun düşecektir. Denenecek olan ekonomik modeller en iyisinden yavaş yavaş komünizme doğru evrilecektir. İnsanoğullarını katı toplumsal yaşam biçimleri içerisine hapsederek, onları demir parmaklıkların arkasına koymak, devrimi engelleyecek otoriter bir yaklaşıma yol açacaktır. Mutuellisme, komünizm, kolektivizm, bunlar aynı amaca ulaşmanın farklı araçlarıdır. Santillan, gelmekte olan İspanyol Devrimi için özgürce deneyim hakkını savunarak, Proudhon ve Bakunin'in akıllıca deneyselciliğine yönelmişti: "Başarılabilecek olan mutuellisme'nin, kolektivizmin veya komünizmin derecesi, her yerelde ve her toplumsal alanda özgürce belirlenecektir." Aslında, ileride görüleceği üzere, 1936'nın İspanyol "kolektifleri" deneyimi bütüncül [integral, bir bütünün ayrılmaz parçası, yekpare] komünizmin prematüre uygulamasından kaynaklanan zorlukları ortaya çıkaracaktı. [16]

Dipnotlar:
[15] Benzer bir tartışma için bkz., Karl Marks tarafından 1875'de yazılmasına rağmen 1891'e kadar yayınlanmayan The Critique of Gotha Programme.
[16] Küba bugün el yordamıyla ve zamansız bir şekilde bütüncül komünizme ulaşmanın yollarını arıyor.

Daniel Guerin
Kaynak: "2. In Search of a New Society"


fuck the system!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
değişimin, esasları


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:46 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info