Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Anarşizm

Anarşizm Biz ki caniyiz! Herkes için ekmek, iş ve her türlü bağımsızlık ve adaleti istiyoruz.


Refahın kutuplaşması ile otoriter hükümet arasındaki ilişki nedir?

Anarşizm içerisinde Refahın kutuplaşması ile otoriter hükümet arasındaki ilişki nedir? konusu: KISIM D.09 REFAHIN KUTUPLAŞMASI İLE OTORİTER HÜKÜMET ARASINDAKİ İLİŞKİ NEDİR? D.09.01 Kapitalizmde Siyasal İktidar Neden Yoğunlaşır? D.09.02 "Görünmez Hükümet" Nedir? D.09.03 Hapsetme Oranları Neden Yükseliyor? D.09.04 Hükümet Gizliliği ve Vatandaşların ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 20-09-2009, 08:32
kaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Anarşi!
 
Üyelik Tarihi: 23-10-2007
Yaş: 36
Mesajlar: 957
Standart Refahın kutuplaşması ile otoriter hükümet arasındaki ilişki nedir?

KISIM D.09
REFAHIN KUTUPLAŞMASI İLE OTORİTER HÜKÜMET ARASINDAKİ İLİŞKİ NEDİR?

D.09.01 Kapitalizmde Siyasal İktidar Neden Yoğunlaşır?
D.09.02 "Görünmez Hükümet" Nedir?
D.09.03 Hapsetme Oranları Neden Yükseliyor?
D.09.04 Hükümet Gizliliği ve Vatandaşların Gizlice İzlenmesi Neden Artıyor?
D.09.05 Ancak Otoriter Hükümetler Daima Sansüre Bulaşmazlar mı?
D.09.06 Sağ Ne İstiyor?



İşçi sınıfının yaşam standartlarının aşınmasıyla beraber refahın kutuplaşma oranındaki artıştan daha önce bahsetmiştik. Bu süreç Noam Chomsky tarafından "Üçüncü Dünyalaşma" olarak adlandırılmaktadır. ABD'de özellikle akut bir biçimde ortaya çıkmaktadır --[zenginliğin] en kutuplaştığı yer olması nedeniyle en yüksek yoksulluk oranına sahip, "en zengin" sanayileşmiş ulus--, ancak süreç diğer "ileri" endüstriyelleşmiş ülkelerde de, özellikle de Birleşik Krallık'ta, gözlenebilir.

Üçüncü Dünya hükümetleri genellikle otoriterdir, çünkü yoksullaştırılmış ve memnuniyetsiz kitleler arasındaki isyanları bastırmak sert tedbirleri gerektirir. Bu nedenle "Üçüncü Dünyalaşma" yalnızca ekonomik bir kutuplaşmayı değil, aynı zamanda giderek otoriterleşen hükümetleri de ima etmektedir. Philip Slater'ın ifade ettiği üzere, geniş, eğitimli ve uyanık bir "orta sınıf" (yani ortalama geliri olanlar) demokrasinin her zaman bel kemiğini oluşturur, ve refahı yoğunlaştıran herhangi bir şey demokratik kurumları zayıflatmaya eğilimlidir (A Dream of Deferred, s. 68).

Eğer bu doğruysa, ABD'deki refahın kutuplaşmasıyla birlikte artan otoriterliğin işaretlerini de görmeyi umarız. Bu hipotez, aralarında şunların da bulunduğu sayısız olgu tarafından doğrulanmaktadır: "imparatorluğa özgü başkanlık"ın giderek büyümesi (siyasi gücün yoğunlaşması); yürütme dallarının yasal olmayan operasyonları (örn. İran-Kontra skandalı, Grenada ve Panama işgalleri); tavana vuran hapsetme oranları; daha fazla resmi gizlilik ve sansür; Aşırı Sağ'ın yükselişi; daha fazla polis ve hapishane; FBI'ın yaygın gizli telefon takip talepleri; vs. Suçla başa çıkmak için [kullanılan] aşırı sert tedbirlere [yönelik] kamuoyu desteği; kontrolden çıkmış olan yönetici sınıfın açgözlülüğünün --medya tarafından dikkatlice karartılan bir olgu-- sebep olduğu sürmekte olan toplumsal çözülüş karşısında panik olmaya başlayan yurttaşların giderek otoriterleşen ruh halini yansıtmaktadır.

Temsili demokrasi ile anayasal güvenceye sahip özgürlüklerin, Birleşik Devletler ve benzeri anayasal sivil hak "korumalarına" sahip diğer liberal demokratik uluslarda otoriter hükümetleri imkansız yapacağı düşünülebilir. Ancak, gerçekte, "ulusal olağanüstü durum" açıklaması merkezi hükümetin ceza görmeksizin anayasal güvenceleri göz ardı etmesine imkan tanımakta, ve Hannah Arendt'in "görünmeyen hükümet" --idarenin ismen dokunmaksızın anayasal yappılardan kaçınmasına imkan veren mekanizmalar (bakınız Kısım D.9.2)-- dediği şeyi meydana getirmektedir.

Bu bağlamda, Naziler'in "demokratik" Weimar anayasası teoride yürürlükte kalırken Almanya'da "gölge hükümet" yarattıklarını hatırlamak önemlidir. Hitler, ilk önceleri programlarını anayasa yoluyla, mevcut hükümet kurum ve bölümlerini kullanarak uygulamıştır. Ardından Weimar hükümetinin işlevlerini taklit eden Nazi büroları kurmuş; fiili gücü Nazi büroları (özellikle de SSler ve Hitler'in kendisinin) elinde tutarken, bu öncekilerin güçsüz bir şekilde varolmalarına müsade etmiştir. Rusya'da Komünist Parti de Bolşevik devrimin ardından benzeri bir görünmez hükümet yaratmış; Komünist Parti ve Genel Sekreter gerçek gücü elinde tutarken, devrimci anayasa ile hükümet bürokrasisini yerinde bırakmıştı (Bakınız Marilyn French, Beyond Power, s. 349)


Eğer "gelişmiş" endüstriyel ülkelerdeki bu toplumsal çöküş yönelimi sürerse, açıkça otoriter olan, "kanun-ve-nizam" zemininde kampanya yapan sağ-kanat yönetimleri seçen seçmenlerini tasavvur etmek güç değildir. Yaygın bir ayaklanma, yağmalama, ve kargaşa karşısında (özellikle de varoşları aşığ banliyöleri tehdit ederse) tepkisel histeri hükümetin hem icracı hem de yasa yapıcı dallarını otoriter tiplere doğru yönlendirebilir. Orta sınıf (yani profesyoneller, küçük iş adamları vb.) o zaman kanun ve nizamı yeniden tesis etme sözü veren savaşçı tipteki karizmatik liderleri destekleyeceklerdir --özellikle de bunlar etkileyici askeri ve polis referanslarına sahiplerlerse.


Otoriter yönetimler, bir kere seçildiklerinde, dünden hazır yasamanın ve mahkemelerin desteğiyle de, kolayca icra dalına neredeyse diktaröryal güçler vererek, bugün var olandan çok daha yaygın bir görünmez hükümet mekanizması yaratabilirler. Böyle bir yönetim hükümetin medya üzerindeki kontrolünü büyük ölçüde arttırabilir, sıkıyönetim ilan edebilir, dış militarizmi kızıştırılabilir, polisin, ulusal muhafızların, gizli polisin ve dış istihbarat birimlerinin finansmanını ve kapsamını daha da genişletebilir, ve yurttaşların daha yaygın gözetilmesinin yanısıra muhalif politik grupların içine sızmayı da yaygınlaştırabilirler. O zaman, rastgele aramalar ve el koymalar, sokağa çıkma yasakları, hükümetin tüm örgütlü toplantıları denetlemesi, hükümetin politikalarına muhalefet eden veya onları bloke etmeye çalışan grupların taciz edilmesi veya doğrudan yasaklanması, ve politik muhaliflerin ve "ulusal güvenlik" açısından tehlikeli olduğu yargısına varılan diğerlerinin hapsedilmesi rutinleşecektir.


Bu gelişmelerin hepsi birden gerçekleşmeyecektir, ancak çoğu insanın otoriter ele geçirmenin başlamış olduğunun bile farkında olmayacağı şekilde yavaş yavaş, farkedilmeksizin, ve --"kanun ve nizam"ın sağlanması gereği veriliyken-- mantıksal bir şekilde olacaktır. Aslında, bu ABD'de halihazırda başlamıştır (bakınız Bertham Gross'un Friendly Fascism, South End Press, 1989).


Aşağıdaki alt bölümlerde, yine esasen Birleşik Devletler örneğine gönderme yaparak, yukarıda bahsedilen artan otoriterliğin belirtilerinin bazılarını inceleyeceğiz. Bu kısımlara SSS'ın içinde yer veriyoruz, çünkü burada soruşturulan rahatsız edici eğilimler anarşist toplumsal yeniden inşa programına bir kat daha aciliyet kazandırmaktadır. Radikal ve muhalif grupların ağzı bağlanırsa --otoriter idare altında her zaman olduğu üzere-- bu programın başarılması daha da güçleşecektir.


Çeviri: Anarşist Bakış
Kaynak: "D.9 What is the relationship between wealth polarisation and authoritarian government?", Anarchist FAQs.




fuck the system!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
arasındaki, hükümet, ilişki, kutuplaşması, nedir?, otoriter, refahın


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Emperyalizm ile kapitalizmdeki toplumsal sınıflar arasındaki ilişki nedir? kaos Anarşizm 0 20-09-2009 08:25
Kapitalizm ile ekolojik kriz arasındaki ilişki kaos Anarşizm 0 19-09-2009 18:42
Özel mülkiyet ile zilyet arasındaki fark nedir? kaos Anarşizm 0 19-09-2009 17:08
AKP ile DTP arasındaki fark nedir? neriman Tartışmak İstiyorum 18 05-08-2008 19:27
Sizce Hükümet istifa etmelimidir? LYNX Anketler 63 19-10-2007 20:44


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:55 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info