Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Anarşizm

Anarşizm Biz ki caniyiz! Herkes için ekmek, iş ve her türlü bağımsızlık ve adaleti istiyoruz.

Devlet müdahalesi neden meydana gelir?

Anarşizm içerisinde Devlet müdahalesi neden meydana gelir? konusu: KISIM D.01 DEVLET MÜDEHALESİ NEDEN MEYDANA GELİR? D.01.1 Devlet Müdehalesi Başlangıçta Sorunlara Sebep Olmuş mudur? D.01.2 Devlet Müdehalesi Demokrasinin Bir Sonucu mudur? D.01.3 Devlet Müdehalesi Sosyalist midir? Devlet, kapitalizmin anti-sosyal ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 19-09-2009, 17:29
kaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Anarşi!
 
Üyelik Tarihi: 23-10-2007
Yaş: 37
Mesajlar: 957
Standart Devlet müdahalesi neden meydana gelir?

KISIM D.01
DEVLET MÜDEHALESİ NEDEN MEYDANA GELİR?

D.01.1 Devlet Müdehalesi Başlangıçta Sorunlara Sebep Olmuş mudur?
D.01.2 Devlet Müdehalesi Demokrasinin Bir Sonucu mudur?
D.01.3 Devlet Müdehalesi Sosyalist midir?


Devlet, kapitalizmin anti-sosyal etkilerinden ötürü topluma müdehale etmeye mecburdur. Kapitalizmin dayandığı soyut bireyci kuram ("herkes kendisi için") yüksek derecedeki bir devletçiliğe yol açar, çünkü ekonomik sistemin kendi [yarattığı] toplumsal açıdan yıkıcı işleyişlerle mücadele edecek hiçbir aracı bulunmamaktadır. Yine devlet, yanlızca yönetici sınıfın çıkarlarını korumak için değil, aynı zamanda kapitalizmin atomize edici ve yıkıcı etkisi karşısında toplumu korumak için de ekonomiye müdehale etmelidir. Dahası, kapitalizmin periyodik ekonomik gerileme ve durgunluklara yönelik içsel bir eğilimi vardır, ve bunları önlemeye yönelik girişim de devlet fonksiyonunun bir parçası haline gelmiştir. Ancak, bunları önlemek imkansız olduğu için (bunlar sisteme dahil oldukları için --bakınız Kısım C.7), devlet pratikte ancak onları geciktirmeye ve şiddetlerini azaltmaya çalışabilir. Toplumsal müdehalenin gerekliliği ile başlayalım.
Kapitalizm, gerek emeğin gerekse toprağın birer metaya dönüştürülmesine dayanır. Ancak, Karl Polanyi'nin belirttiği üzere, "emek ve toprak, her toplumun meydana geldiği insanoğullarından ve bunun [toplumun] içinde var olduğu doğal çevreden ayrı bir şey değildir; emek ve toprağın piyasa mekanizmasına dahil edilmesi, bizzat toplumun özünün piyasanın kanunlarına tabi kılınması demektir." (The Great Transformation, s. 71) Ve, insanlığın kendisini tamamen arz ve talebin ellerine teslim etmesiyle, bunun anlamı "insan toplumunun ekonomik sistemin bir aksesuarı haline gelmesi"dir. Ancak böylesi bir durum, "toplumun beşeri ve doğal özünü tamamen ortadan kaldırmadan uzun bir süre devam edemez; bu insanı fiziksel olarak yok edecek ve çevresini de yabaniliğe dönüştürecektir." (a.y., s. 41-42)
Topluluğun işsizlik kamçısına, tehlikeli çalışma koşullarına, 16 saatlik iş gününe, endüstrilerin ve mesleklerin yer değiştirmesine, ve bunlara eşlik eden ahlaki ve psikolojik çöküntüye karşı --yalnızca ekonomik etkilerin uzun vadede çok daha iyi olabileceği nedeniyle-- kayıtsız kalmaya devam edeceğini ummak saçmadır. Benzer şekilde, işçilerin örneğin kötü çalışma koşullarına karşı kayıtsız kalmalarını, uysalca kendilerine daha iyi koşullar sunacak yeni bir patronu beklemelerini, veya yurttaşların pasifçe kapitalistlerin gönüllü olarak çevreye karşı sorumlu bir şekilde davranmalarını oturup beklemelerini [ummak], insanlığa kölece, kayıtsız bir rol biçmektir. Neyse ki, iş gücü bir meta olmayı reddetmekte, ve yurttaşlarsa gezegenin ekosistemi tahrip edilirken aylakça durmayı reddetmekteler.
Bu nedenle, devlet müdehalesi piyasanın işleyişine karşı bir koruma biçimi olarak ortaya çıkar. Kapitalizm, rekabetçi piyasada "özgürlük" adına toplumun atomize edilmesine dayandığı için, piyasanın anti-sosyal işleyişlerine karşı olan savunmanın devletçi biçimler alması hiç de şaşırtıcı değildir --(böylesi toplumsal kurumlar kapitalizmin yükselişiyle ilk başta ezilmemişlerse bile zayıflatıldıkları için) böyle bir savunmayı sağlayabilecek başka pek az yapı bulunur. Böylece "bireycilik", ironik bir biçimde kapitalizm soyut bireyciliğe, otoriteye ve hiyerarşiye --devlette temsil edilen tüm niteliklere-- dayanan bir toplumsal örgütlenme lehine komünal toplumsal örgütlenme biçimlerini tahrip ettiği için "kolektivist" bir eğilim yaratır. Özgür (yani komünal) bir toplumda, toplumun kendini savunması devletçi değil, sendikaların ve kooperatiflerin doğasına --özgür ve adil bir toplumu güvence altına almak üzere gönüllü birlikler içerisinde birlikte çalışan bireyler (bakınız Kısım I)-- benzer bir şekilde olacaktır.
Toplumsal korumanın yanısıra, ülkenin ekonomisini (ve böylece de yönetici sınıfların ekonomik çıkarlarını) korumak amacıyla da devlet müdehalesi gereklidir. Noam Chomsky'nin belirttiği üzere, "serbest girişim"in yurdu olan ABD'de bile, "bağımsızlığın ardından ... yerli imalatın ve ticaretin yaratılması ve kuvvetlendirilmesine {yönelik olarak} yerli üretimi sübvanse eden, ucuz Britanya ithalatını yasaklayan, özel şirketler iktidarının yasal zeminini oluşturan, ve başka birçok yoldan karşılaştırmalı üstünlüğün [comparative advantage] boğucu hakimiyetinden sakınılmasını sağlayan merkezi kalkınmacı bir devlet {inşa edilirken}, ekonomiye yapılan kapsamlı devlet müdehaleleriyle kaynak ve piyasaların ele geçirilmesiyle" damgaanmıştır (World Orders, Old and New, s. 114)
Britanya ve bir grup başka ülkenin (ve daha yakın zamanda ise Japonya ve Uzak Asya'nın Kore gibi Yeni Endüstrileşen Ülkeleri) durumundaysa, ne gariptir ki devlet müdehalesi "serbest piyasa"daki gelişmenin ve başarının anahtarı olmuştur. Müdehaleci Japon veya Kore modellerini izlemek yerine, "serbest piyasa reformları"na (yani neo-liberal Yapısal Uyum Programlarına) tabi olmak şansızlığını yaşayan diğer "gelişmekte olan" ülkelerde ise, yoksulluk, evsizlik, yetersiz beslenme vb. şeylerdeki şiddetli artışla birlikte sonuçlar büyük bir çoğunluk açısından felaketvari olmuştur (seçkinler açısından, sonuçlar oldukça farklıdır tabii ki).
Ondokuzuncu yüzyılda, devletler ancak bundan faydalanabilecekleri ve bununla yaşayabilecek kadar güçlü olduklarında bırakınız-yapsınlar [politikasın]a yöneldiler. "İngiltere {aynen!} ancak ondokuzuncu yüzyılın ortasında, herhangi bir rekabetin üstesinden gelebilecek kadar güçlü olduğunda serbest ticareti kucaklamıştır." (Noam Chomsky, Op. Cit., s. 115). Bunun öncesindeyse, ekonomik gelişmeyi beslemek için korumacılık ve diğer önlemler kullanılmıştı. Ve bırakınız-yapsınlar ülkenin ekonomisini zayıflatmaya başldığında da, hızla geri adım atılmıştı. Örneğin, korumacılık kırılgan bir ekonomiyi korumak amacıyla sıklıkla kullanılır; ve militarizm, örneğin bugün hala ABD'de "Pentagon Sistemi"nde olduğu gibi, ekonomiye yardım etmenin yönetici sınıflar açısından gözde bir yolu olmuştur (bakınız Kısım D.8).
Devlet müdehalesi başından itibaren kapitalizmin bir özelliği olmuştur. Kropotkin'in söylediği gibi, " 'Devlet'in müdehale etmemesi' sistemi hiçbir yerde var olmamıştır. Devlet, her yerde Kapitalizm'in ve onun kitleler üzerindeki gücünün --doğrudan ve dolaylı-- ana dayanağı ve yaratıcısı olmuştur ve hala da öyledir. Devletler ortaya çıktığından beridir, hiçbir yerde kitleler kapitalistlerin baskısına karşı direnme özgürlüğüne sahip olmamıştır. ... Devlet daima kapitalist sömürücünün faydasına ekonomik yaşama müdehale etmiştir. Hırsızlıkta daima ona koruma sağlamış, daha da zenginleşmesi için yardımcı ve destekçi olmuştur. Ve bunun tersi de olamazdı zaten. Böyle davranmak Devlet'in işlevlerinden birisidir --asli misyonudur." (Evolution and Environment, s. 97-8). Bırakınız-yapsınlara yönelik sınırlı girişimleri daima başarısız olmuş, devletçi kökenlerine geri dönüşle sonuçlanmıştır. Seçici bırakınız-yapsınlar ve kolektivizm süreci bugün olduğu kadar geçmişte de kapitalizmin bir özelliği olmuştur. Aslında, Noam Chomsky'nin belirttiği üzere, "kapitalizm olarak adlandırılan şey temelde, ekonomi, siyasi sistemler, toplumsal ve kültürel yaşam üzerinde büyük bir kontrol kuran, yerel ekomomiye ve uluslararası topluma yoğun bir şekilde müdehale eden güçlü devletlerle yakın işbirliği içerisinde faaliyet gösteren, devasa ve büyük ölçüde hesap verme yükümlülüğü olmayan özel tiranlıklarıyla, bir şirketler merkantilizmi sistemidir [merkantilizm; 18. ve 19. yüzyıllarda özü koprumacılık yoluyla değerli madenlerin biriktirilmesine dayanan uluslararası ekonomik sistem]. Bu, aksi yöndeki hayallere rağmen Birleşik Devletler için çarpıcı bir şekilde doğrudur. Zenginler ve ayrıcalıklar, genel halk için gayet iyi olduğunu düşünmekle beraber, kendileri adına piyasa disipliniyle karşı karşıya kalmayı eskisi gibi istememektedirler." ("Anarchism, Marxism and Hope for the Future", Red and Black Revolution, sayı 2).
Bu nedenle, geleneksel görüşün aksine, şu sebeplerden ötürü devlet müdehalesi daima kapitalizmle ilintili olmaya devam edecektir: (1) otoriter doğası; (2) rekabetçi piyasanın anti-sosyal sonuçlarını engelleyememesi; (3) toplumun "ekonomik sistemin bir aksesuarı" olması gerektiği şeklindeki çürük varsayımı; (4) yönetici seçkinlerin sınıfsal çıkarları; (5) en başta isteksiz olan halka otoriter toplumsal ilişkileri dayatmanın gerekliliği.
Devlet müdehalesi kapitalizm açısından ücretli emek kadar doğal bir şeydir. Polanyi'nin özetlediği üzere, "ekonomik liberalizme ve bırakınız-yapsınlara karşı olan hareket, kendiliğinden bir tepkinin aşikar olan özelliklerinin tümünü sahipti, ... {ve} bırakınız-yapsınlardan 'kolektivizm'e doğru oldukça benzer geçişler, sürecin altında yatan nedenlerin derinliğine ve bağımsızlığına işaret edecek şekilde, farklı ülkelerde endüstriyel gelişimlerinin belirli bir aşamasında gerçekleşti." (Op. Cit., s. 149-150). "Hükümet toplumun dağılmasını isteyemez, çünkü bu kendisi ve hakim sınıfın sömürü kaynaklarından yoksun kalacağı anlamına gelir; ne de [hükümet] toplumu resmi bir müdehale olmaksızın kendi başına yaşamaya bırakabilir, çünkü o zaman insanlar çok geçmeden hükümetin yalnızca mülk sahiplerini korumaya hizmet etttğini anlayacak ... ve kendilerini her ikisinden de kurtarmak için acele edeceklerdir." (Errico Malatesta, Anarchy, s. 22)
Ve en başta "serbest" piyasanın yaratılması için devlet müdehalesinin gerekli olduğu da unutulmamalıdır. Yine Polanyi'den alıntılarsak, "{piyasa} sistemi oluşturulmadığı müddetçe, ekonomik liberaller bunun oluşturulması için hiç tereddüt etmeksizin devlet müdehalesi talebinde bulunmalıdırlar ve bulunacaklardır; bir kere kurulduktan sonra da, onu yaşatmak için." (Op. Cit., s. 149) Korumacılık ve sübvansiyon (merkantilizm) --işçi sınıfına karşı devlet şiddetinin serbestçe kullanılmasıyla birlikte-- en başta kapitalizmin ve endüstrinin yaratılması için gerekliydi (bakınız Kısım F.8 - What role did the state take in the creation of capital?).
Kısacası, bırakınız-yapsınlar kapitalizmin ideolojik temeli --sistemi meşru kılan din-- olmakla beraber, gerçekte uygulanmışsa bile bu çok nadir olmuştur. Yani, ideologlar "serbest girişim"i modern gönencin [prosperity, refah, mutluluk] temel taşı olarak yüceltirlerken, anonim şirketler ve şirketler Devlet masasında tıka basa beslenmektedirler.
"Serbest piyasa"ya yönelik son zamanlarda yaşanan heves aslında uzatılan ekonomik canlanmanın [boom] (kapitalizmin müdafilerinin, ironik bir şekilde, "kapitalizm"in işlediğinin bir "kanıt"ı olarak kullandıkları bir ekonomik canlanma) bir ürünüdür; ki bu, devlet koordineli savaş ekonomisi ile oldukça müdehaleci Keynezyen ekonomi artı asla varolmamış bir geçmişe karşı duyulan sağlıksız bir nostalji dozunun ürünüdür. Asla varolmamış bir sistemin bu kadar üretmiş olması gariptir!

Çeviren: Anarşist Bakış
Kaynak: "D.01 - Why does state intervention occur?", Anarchist FAQs.


fuck the system!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
devlet, gelir?, meydana, müdahalesi, neden


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Türkiye'ye Şeriât gelir mi ? Erdoğan Güncel Mevzular 58 15-09-2010 13:57
"Anarşizm" ne anlama gelir? kaos Anarşizm 0 19-09-2009 15:24
Devlet İle Devlet Olmak kurtulush Köşe Yazıları 0 06-07-2008 18:41
Ölsem Benimle Gelir Miydin... duarden Hayata Dair.. 0 04-05-2007 19:13
Sarılmak gelir içinden duarden Hayata Dair.. 0 04-03-2007 20:18


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:45 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info