Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Anarşizm

Anarşizm Biz ki caniyiz! Herkes için ekmek, iş ve her türlü bağımsızlık ve adaleti istiyoruz.

Kapitalizm ve İşsizlik

Anarşizm içerisinde Kapitalizm ve İşsizlik konusu: KISIM C.9 "SERBEST PİYASA" KAPİTALİZMİ DESTEKÇİLERİNİN İDDİA ETTİĞİ ÜZERE BIRAKINIZ YAPSINLAR KAPİTALİZMİ İŞSİZLİĞİ AZALTIR MI? C.9.1 Ücretlerin Azaltılması İşsizliği Azaltır mı? C.9.2 İşsizliğin Sebebi Ücretlerin Çok Yüksek Olması mıdır? C.9.3 ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 19-09-2009, 17:08
kaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Anarşi!
 
Üyelik Tarihi: 23-10-2007
Yaş: 37
Mesajlar: 957
Standart Kapitalizm ve İşsizlik

KISIM C.9
"SERBEST PİYASA" KAPİTALİZMİ DESTEKÇİLERİNİN İDDİA ETTİĞİ ÜZERE BIRAKINIZ YAPSINLAR KAPİTALİZMİ İŞSİZLİĞİ AZALTIR MI?

C.9.1 Ücretlerin Azaltılması İşsizliği Azaltır mı?
C.9.2 İşsizliğin Sebebi Ücretlerin Çok Yüksek Olması mıdır?
C.9.3 "Esnek" Emek Piyasaları İşsizliğin Çözümü müdür?
C.9.4 İşsizlik Gönüllü müdür?

İlk olarak, Batı'daki "fiilen varolan kapitalizm"in, kapitalist sınıfın yüksek kar oranlarını güvenceye almak amacıyla işsizliği fiilen idare ettiğini belirtmeliyiz (bakınız Kısım C.8.3) --diğer bir deyişle, işçi sınıfı için piyasa disiplini, yönetici sınıf için devlet koruması. Edward Herman şuna dikkat çekiyor:
"Hatta muhafazakar ekonomistler, fiyat düzeyinin istikrarlı olmasıyla tutarlı olan en düşük [işsizlik] düzeyi olarak tanımlanan 'doğal işsizlik oranı' kavramını geliştirdiler {ki Herman bunu "mülk sahibi sınıfların tercih ettiği işsizlik oranı" olarak tanımlar}, ... ancak doğrudan test edilemeyen, fazlasıyla soyut bir modele dayandığı için, doğal oran ancak fiyat düzeyinden anlaşılabilir. Yani, eğer fiyatlar tırmanıyorsa, işsizlik 'doğal oranın' altındadır ve çok düşüktür ... Bu çeşit bir metafiziksel el çabukluğunun kaba olmasının yanısıra, doğal işsizlik oranı kavramının kendisi yapısal bir sapmaya sahiptir. Fiyat düzeyi - işsizlik değiş-tokuşunu [trade-off] etkileyen tüm diğer kurumsal etmenler (piyasa yapıları ve bağımsız fiyatlandırma gücü, yurt içinde ve yurt dışındaki iş alemi yatırım politikaları, gelir dağılımı, maliye ve para [politikalarının] bileşimi vb.) verili kabul edilir, ve kontrol edilebilir değişken olarak yalnızca emek piyasasının sıkılığı üzerine yoğunlaşır. Enflasyon asli tehlikedir, emek piyasası (yani ücret oranları ve işsizlik düzeyleri) sorunun çözüm yeridir." (Beyond Hypocrisy, s. 94)
Kapitalizmde yönetici sınıfın işsizliği bu şekilde manipüle etmek istemesi, ve onların karla, mülkiyetle ve iktidarla ilgili sorunlarını saptırmaları bir yerde anlaşılabilir bir şeydir. (Yüksek işsizlik düzeylerinin işaret ettiği) depresyon yönetimi, yönetim hiyerarşisi iyice güven altındayken işçilerden daha fazla kar elde edilmesini mümkün kılar. Zor zamanlarda, işçiler patronlarına karşı çıkmadan önce iki kere düşünürler, ve böylece daha fazla, daha uzun sürelerle ve daha kötü koşullarda çalışırlar. Bu, artı değerin reel ücretlere göre yükselmesini sağlar (aslında, ABD'de, 1973'den bu yana karlar büyük bir ölçüde artarken reel ücretler durağan kalmıştır). Ayrıca, böyle bir politika, yatırım, karlar, güç vb. konulara ("diğer kurumsal etmenler"e) ilişkin politik tartışmaların azalmasını, ve işçi sınıfından insanlar kendi ihtiyaçlarını karşılamakla fazlasıyla meşgul oldukları için bunların saptırılmasını sağlar. Tabii ki, bu "doğal" oran hem görünmez hem de hareket edebilir olduğu için, tarihsel kanıtların anlamsız olduğu öne sürülebilir --görünmez, hareketli bir değerle her şeyi ispatlayabilirsiniz. Ancak eğer durum böyleyse, "doğal" oranı muhafaza etmeye yönelik herhangi bir girişim de --bunu keşfetmenin tek yolu enflasyon düzeylerini takip etmek olduğu için-- keza anlamsızdır (ve görünmez, hareketli bir değerle, kuram olay gerçekleştikten sonra daima doğrudur --eğer işsizlik yükseldikçe enflasyon da yükseliyorsa, doğal oran yükselmiştir; eğer işsizlik yükselirken enflasyon düşüyorsa, düşmüştür!). Bunun anlamı insanların, işsizlik düzeyinin (görünmez ve hareketli) "doğal" oran altına düşeceği ve yönetici sınıfın çıkarlarına zarar vereceği (yüksek enflasyon oranları faiz gelirine zarar verir, ve tam istihdam işçilerin gücünü arttırarak karları sıkıştırır) zayıf ihtimali nedeniyle işsiz bırakıldığıdır. Çoğu ana akım ekonomistinin bu yanlış düşünceyi onayladığı biliniyorken, bu yalnızca "bilim"in güçlünün ihtiyaçlarına göre kendisini nasıl uyarladığını göstermektedir.
Böylece, "serbest piyasa" kapitalizmi taraftarlarının bir maksadı vardır; "fiilen varolan kapitalizm" yüksek işsizlik düzeyleri yaratmıştır. "Daha saf" kapitalizmin tam istihdam yaratıp yaratmayacağı sorusu ortaya gelir.
Birincisi, bazı "serbest piyasa" kapitalizmi taraftarlarının piyasanın eşitlik sağlama gibi bir eğilimi olmadığını savunduklarını belirtmeliyiz; bunun anlamı tam istihdamın mümkün olmadığıdır, ancak pek azı kendi kuramlarında bu açık sonucu belirgin bir şekilde ifade eder. Ancak, çoğu tam istihdamın gerçekleşebileceğini savunur. Anarşistler de keza "serbest piyasa" kapitalizminde tam istihdamın gerçekleşebileceğine inanırlar, ancak bu sonsuza kadar (uzun dönemde) sürmez. Polonyalı ekonomist Michael Kalecki'nin Keynezyen öncesi kapitalizme ilişkin olarak söylediği gibi, "sermaye teçhizatı yedeği ve yedek işsizler ordusu, en azından {iş} çevriminin dikkate değer bir kısmı boyunca kapitalist ekonominin tipik özelliklerindendir." (George R. Feiwel'in alıntısı, The Intellectual Capital of Michael Kalecki, s. 130)
Tam istihdamdan ziyade, kısa tam istihdam dönemleri ile daha uzun süreli artan ve azalan işsizlik dönemleri[den oluşan] döngüler, "serbest piyasa" kapitalizminin daha yüksek olasılıklı bir sonucudur. Kısım B.4.4 ve Kısım C.7.1'de savunduğumuz üzere, başarılı şekilde işlemesi için kapitalizmin işsizliğe ihtiyacı vardır; ve işsizliğin zaman içerisinde artması ve azalmasıyla "serbest piyasa" kapitalizmi hızlı büyüme [boom, canlanma] ve hızlı gerileme [slump, çöküş] dönemleri yaşar (bu, 19uncu yüzyıl kapitalizminden takip edilebilir). Bu nedenle, kapitalizmde tam istihdamın uzun ömürlü olması olası değildir (ne de tam istihdamdaki hızlı büyümeler iş çevriminin asli kısmını oluşturur). Dahası, neo-klasik ekonominin mantığı veriliyken bile, kapitalizmin dengede olduğu kavramı veya işsizliğin geçici uyarlamalar [dengeye yönelen gelişmeler] olduğu yanlıştır. Proudhon'un söylediği üzere:
"Ekonomistler {makinaların işsizliğe sebep olduğunu} kabul ederler: ancak burada da, bir süre sonra {yatırımlardan kaynaklanan} fiyatlardaki düşüşe paralel olarak ürün talebindeki artışı takiben emeğin öncekinden daha büyük miktarda talep edilmesini sağlayacağı {şeklindeki} ölümsüz nakaratlarını tekrar ederler. Hiç şüphesiz ki, zamanla denge yeniden tesis edilecektir; ancak bu noktada, dengenin, başka bir noktada [tekrar] bozulmasından daha hızlı bir şekilde yeniden tesis edilemeyeceğini eklemeliyim, çünkü icat etme [invention] ruhu asla durmaz ..." (System of Economical Contradictions, s. 200-1)
Kapitalizmin kalıcı bir işsizlik yarattığı ve aslında işlemek için buna ihtiyacı olduğu, pek az --ki eğer varsa-- kapitalistin onaylayacağı bir sonuçtur. Tam istihdamın kapitalizmde oldukça seyrek olduğu tarihsel kanıtı ile karşı karşıya kaldıklarında, gerçekliğin kendi kuramlarına yeterince yakın olmadığını ve değiştirilmesi gerektiğini (genellikle refah "reform"u ve "sendikaların gücü"nün azaltılmasıyla emeğin gücünü zayıflatarak) söyleyeceklerdir. Yani suçlu olan kuram değil, gerçekliktir (yine Proudhon'dan alıntılarsak, "Politik iktisat --yani mülk sahiplerinin despotluğu-- asla yanlış olamaz: [suçlu] proletarya olmalıdır." (Op. Cit., s. 187) Yani eğer işsizlik varsa, bunun sebebi kapitalistlerin emeği disiplin altına almak için işsizliğe ihtiyaçları olması değil, reel ücretlerin çok yüksek olmasıdır (neo-klasik kuramın yanlış olduğuna ilişkin kanıtlar için bakınız Kısım C.9.2). Veya eğer işsizlik yükselirken reel ücretler düşüyorsa, bunun yegane anlamı reel ücretlerin yeterince hızlı düşmediğidir --ampirik kanıtlar varsayımlardan kaynaklanan mantıksal çıkarımları yanlışlamak için asla yeterli değildir! (Bir başka yan unsur olarak, ekonomi "bilimi"nin en çarpıcı yönlerinden birisi de ampirik kanıtların iddiaları çürütmek için yeterli olmamasıdır. Sol-kanat ekonomist Nicholas Kaldor'un bir keresinde dikkat çektiği üzere, "{a}ncak, bilimsel bir kuramın temel varsayımlarının [kuramın] konusunu teşkil eden fenomenin, davranışın doğrudan gözlenmesi temelinde seçilmesinin aksine, ekonomi kuramının temel varsayımları ya doğruluğu kanıtlamaz türdendir ... ya da gözlemle doğrudan çelişen türdendir." (Further Essays on Applied Economics, s. 177-8) Veya, standart "uzun dönemde" ekonomik ifadesini ele alacak olursak, zaman fiilen verilmediği sürece, bir kuram kabul veya reddedilmeden önce ne kadar kanıt toplanması gerektiği muğlak kalmaya devam eder.)
Tabii ki, herhangi bir ideoloji konusunda en son gülen sıklıkla gerçekliktir. Örneğin, 1970'lerin sonundan ve 1980'lerin başlarından itibaren dünyanın dört bir yanında pek çok ülkede sağ-kanat partiler iktidara gelmişti. Bu rejimler, bir miktar piyasa kuvvetinin işsizliği azaltacağı, büyümeyi arttıracağı vb. şeyler söyleyerek birçok serbest piyasa yanlısı reform gerçekleştirmiştir. Gerçekliğin oldukça farklı olduğu kanıtlanmıştır. Örneğin, İngiltere'de, Tony Blair liderliğinde İşçi Partisi'nin yeniden göreve geldiği 1997'de işsizlik (azalmakla birlikte) İşçi [Partisi] hükümetinin en son hükümeti bıraktığı 1979 Mayıs'ındakinden hala daha yüksekti. 18 yıllık emek piyasası reformu işsizliği düşürmemişti. Neo-liberalizmin iki eleştirmenin sözleriyle, "dünya ekonomisinin sermayenin serbestleşmesinden bu yanaki performansı, sıkı bir şekilde denetlendiği [zamana göre] daha kötüdür" ve "şimdiye kadar, {liberalleşmiş kapitalizmin} fiili performansı [yapılan] propagandayı doğrulamamıştır" derken durumu olduğundan hafif göstermemektedirler. (Larry Elliot ve Dan Atkinson, The Age of Insecurity, s. 274, s. 223)
Son olarak, kapitalizmin bırakınız-yapsınlarının 19uncu yüzyıldaki en parlak döneminin tarihçesine üstünkörü bir göz atış bile, iş için işçiler arasındaki "serbest" rekabetin tam istihdama yol açmadığını görmeye yetecektir. 1870 ile 1913 arasında, en gelişkin 16 kapitalist ülkede işsizlik ortalama % 5.7 idi. Bunu, 1913-50'deki % 7.3 ile, ve 1950-70 arasındaki % 3.1 ile karşılaştırınız. Eğer bırakınız-yapsınlar tam istihdama yol açmış olsaydı, sayılar tam bunun tersi olacaktı. Yukarıda (Kısım C.7.1'de) tartışıldığı üzere, otoriter doğası ve kar için üretimin gereklilikleri nedenleriyle, tam istihdam kapitalizmin değişmez bir özelliği olamaz. Özetlemek gerekirse, işsizliğin dostumuz işçilerden çok özel mülkiyetle ilgisi vardır.
Ancak, "serbest piyasa" kapitalizminin, sistemlerinde işsizliğin uzun süreler boyunca varolmayacağı iddialarının neden yanlış olduğu tartışılmaya değerdir. Ayrıca, bunu yapmak, onların kuramlarının zayıflığını, onların "çözümünün"sebep olacağı işsizliği ve insani sefaleti gösterecektir. Bunu bir sonraki kısımda yapacağız.

Çeviri: Anarşist Bakış
Kaynak: "C.9 Would Laissez-faire Capitalism Reduce Unemployment, as Supporters of 'Free Market' Capitalism Claim?", Anarşist Sıkça Sorulan Sorular.


fuck the system!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
kapitalizm, İşsizlik


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
İslam ve Kapitalizm solplatform Köşe Yazıları 2 23-03-2011 21:13
Kapitalizm Komada lo-fi Güncel Mevzular 4 28-06-2010 21:55
Kapitalizm öz-sahipliğe mi dayanır? kaos Anarşizm 0 19-09-2009 16:19
Kapitalizm Hiyerarşik midir? kaos Anarşizm 0 19-09-2009 15:39
Kapitalizm ve Mustafa Kemal solplatform Tarih 0 17-09-2008 12:06


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:44 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info