|
|
| Anarşizm Biz ki caniyiz! Herkes için ekmek, iş ve her türlü bağımsızlık ve adaleti istiyoruz. |
Anarşistler neden devlete karşıdır?Anarşizm içerisinde Anarşistler neden devlete karşıdır? konusu: KISIM B.2
ANARŞİSTLER NEDEN DEVLETE KARŞIDIRLAR?
B.2.1 Devletin Ana İşlevi Nedir?
B.2.2 Devletin Yardımcı İşlevleri Var mıdır?
B.2.3 Yönetici Sınıf Devlet Üstündeki Denetimini Nasıl Sürdürür?
B.2.4 Devlet Merkeziyetçiliği Özgürlüğü Nasıl ...

19-09-2009, 15:54
|
 |
Anarşi!
|
|
Üyelik Tarihi: 23-10-2007
Yaş: 37
Mesajlar: 957
|
|
Anarşistler neden devlete karşıdır?
KISIM B.2
ANARŞİSTLER NEDEN DEVLETE KARŞIDIRLAR?
B.2.1 Devletin Ana İşlevi Nedir?
B.2.2 Devletin Yardımcı İşlevleri Var mıdır?
B.2.3 Yönetici Sınıf Devlet Üstündeki Denetimini Nasıl Sürdürür?
B.2.4 Devlet Merkeziyetçiliği Özgürlüğü Nasıl Etkiler?
B.2.5 Merkezileşmeden Kimler Faydalanır?
Daha önceki kısımda belirtildiği gibi (Kısım B.1'e bakınız), anarşistler tüm hiyerarşik otorite [yetke] biçimlerine karşıdırlar. Ancak tarihsel olarak, zaman ve enerjilerinin çoğunu özellikle iki ana biçime karşı çıkmaya harcamışlardır. Birisi kapitalizmdir, diğeri ise devlettir. Bu iki otorite biçimi sembiyotik [ing. symbiotic, ortak yaşayan] bir ilişki içindedirler ve kolayca birbirlerinden ayırd edilemezler. Bu kısımda, anarşistlerin devlete neden karşı olduğunu açıklarken, devletle kapitalizm arasındaki ilişkiyi de incelememiz gerekecektir.
Peki devlet nedir? Malatesta'nın ifade ettiği üzere, anarşistler, "kendi işlerinin idaresinin, kendi kişisel davranışları üstündeki denetimin, kendi kişisel güvenlikleri için sorumluluğun --gasp etme veya delegasyon yolu ile-- hhalktan alarak, herkes ve herşey için yasalar yapma ve halkı bunlara uymaktan --gerekirse kolektif zor kullanımıyla-- sorumlu tutma gücüne sahip olan diğerlerine devredilmesini sağlayan; politik, hukuki, yargısal, askeri ve finansal kurumların toplamı anlamında ... Devlet kelimesini kullanırlar." (Anarşi, s. 13)
Şöyle devam eder: "Bize göre, hükümetler (veya devletler) ... insanlar arası ilişkileri düzenleyen yasalar yapma, bunların yerine getirildiğini görme gücüne sahip olan, ... (ve) isteklerini yerine getirilmesine herkesin itaat etmesini sağlamak için bütün bir topluluğun fiziki, entelektüel ve ekonomik gücünden meydana gelen toplumsal gücü kullanmak için --az ya da çok-- bir güce sahip olan yöneticiler içindir". (Op. Cit., s. 15-16 --keza Kropotkin'in Devlet: Tarihsel Rolü, s. 10'e bakınız) Bu, Randolph Bourne'nin devleti, bir yönetici elitin belirli bir coğrafi bölgede politik-askeri hakimiyet kurması olarak nitelendirmesine, hepsi değilse bile anarşistlerin çoğunun katılacağı anlamına gelmektedir (Vakitsiz Yazılar içinde "Devlet Üstüne Bitirilmemiş Parçalar"a bakınız). Murray Bookchin bu konuda şunları yazıyor:"Asgari olarak, Devlet profesyonel bir toplumsal baskı sistemidir. ... Baskı profesyonel, sistematik ve örgütlü bir toplumsal kontrol biçimi olarak kurumsallaştırıldığı --şiddet tekeliyle de desteklendiği-- zaman ancak tam anlamıyla Devlet'ten bahsedebiliriz." (Toplumu Yeniden Şekillendirmek, s. 66) Bu nedenle, anarşistler açısından devletin üç şeyle belirginleştiğini söyleyebiliriz:1) Belli bir [coğrafi] alan dahilinde "şiddet tekeli";
2) Bu şiddetin "profesyonel", kurumsal bir doğaya sahip olması; ve
3) Hiyerarşik bir doğa, gücün ve inisiyatifin bir azınlığın elinde merkezileşmesi. Bu üç yön arasında, sonuncusu (merkezileşmiş, hiyerarşik doğası) en önemli olanıdır, çünkü gücün bir azınlığın elinde yoğunlaşması toplumun hükümet ve yönetilenler olarak bölünmesini sağlar (bu ise bu bölünmeyi zorla dayatacak profesyonel bir organın yaratılmasını gerektirir). Böylesi bir bölünme olmaksızın, şiddet tekeline gereksinimimiz olmayacak; böylece de güç ve hiyerarşi tarafından damgalanmamış bir eşitlerin birliği ortaya çıkacaktır (birçok devletsiz "ilkel" kabilelerde olduğu gibi). Bazı devlet tipleri (örn. Komünist ve sosyal-demokrat olanlar) doğrudan doğruya yanlızca politik-askeri tahakkümle uğraşmakla kalmaz, aynı zamanda üretim araçlarının devlet sahipliliğinde olması sayesinde ekonomik tahakküm de kurar; liberal demokratik kapitalist ekonomilerde ise, bu gibi mülkiyet [hakları] özel bireylerin ellerindedir. Ancak liberal demokratik devletlerde, politik-askeri tahakküm mekanizması şirket seçkinlerince ve kendileri yararına kontrol edilir, ve bu sebeple büyük şirketler sıklıkla daha geniş bir "devlet-yapısı"na [ing. state-complex] ait olarak nitelendirilirler.
Devlet, gücün bir azınlığın ellerine teslim edilmesi [ing. delegation, gücün temsilcilere devredilmesi] [demek] olduğu için, açıkça hiyerarşiye dayanır. Gücün teslim edilmesi, seçilmiş insanların onları seçen kitlelerden giderek izole olmasına ve onların kontrolü dışına çıkmasına yol açar. Ayrıca, bu seçilenler çeşitli meseleler üstünde güce sahip kılındıkları ve onlara bunlar hakkında karara varmaları söylendiği için, karar-almalarına yardımcı olacak bir bürokrasi kısa zaman içinde çevrelerinde gelişir. Ancak, bu bürokrasi, enformasyonu denetlemesi ve devamlılığı yüzünden, bir süre sonra seçilmiş görevlilerden daha fazla bir güce sahip olur. Bu ise, aynen politikacıların onları seçenlerden daha fazla bir güce sahip olması gibi, (sözde) halkın hizmetkarları olanlara hizmet edenlerin hizmet ettiklerinden daha fazla bir güce sahip olması anlamına gelir. Devlet benzeri (yani hiyerarşik) örgütlenmelerin hepsi kaçınılmaz olarak bürokrasi yumurtlar. Bu bürokrasi, resmi kurallar ne olursa olsun, bir süre sonra de facto gücün odaklanma noktası haline gelir.
Sıradan halkın bu marjinalleşmesi ve güçsüzleşmesi (ve böylece bürokrasinin güçlenmesi) anarşistlerin devlete karşı çıkmalarındaki anahtar nedendir. Böylesi bir düzenleme, bireyin güçsüzleşmesini, kişiyi --umutları, rüyaları, düşünceleri ve duyygularıyla biricik olan bir birey [olarak] değil-- bir nesneye veya sayıya indirgeyen bürokratik, otoriter yönetime boyun eğmesini sağlar. Proudhon'un etkili bir şekilde belirttiği gibi: "YÖNETİLMEK demek, ne hakkı ne irfanı [ing. wisdom] ne de erdemi [ing. virtue] olmayan yaratıklar tarafından tahkik edilmek, casus gibi izlenmek, yönlendirilmek, yasalara bağımlı kılınmak, numaralandırılmak, kütüğe kaydedilmek, fikir aşılanmak [ing. indoctrinated], vaaza çekilmek, denetlenmek, hesaplanmak, değer biçilmek, sansür edilmek, emir altında tutulmak demektir ... YÖNETİLMEK demek, birinin [bir kimsenin] her hareketinin, her işleminin not edilmesi , kayda geçirilmesi, sıraya alınması, vergilendirilmesi, mühürlenmesi, ölçülmesi, numaralandırılması, değerinin biçilmesi, lisans verilmesi, yetki verilmesi, nasihat edilmesi, tembih edilmesi, yasaklanması, reforme edilmesi, düzeltilmesi, cezalandırılması demektir. Kamu yararı gerekçesiyle ve genel fayda adına, yükümlülüğe bağlanmak, eğitilmek, soyulmak, sömürülmek, tekellere bağımlı kalmak, gaspa uğramak, köşeye sıkıştırılmak, gizemlerle büyülenmek, yağmalanmak demektir; en ufak bir direniş belirtisiyle veya yakınma sözcüğü karşısında, baskıya uğramak, ceza görmek, küçümsenmek, taciz edilmek, takibata uğramak, itilip kakılmak, sopayla dövülmek, silahsız bırakılmak, boğazlanmak, hapse atılmak, yargılanmak, mahkum edilmek, kurşuna dizilmek, sürgüne gönderilmek, kurban edilmek, satılmak, ihanete uğramaktır; ve bunların hepsini taçlandıracak şekilde alaya alınmak, gülünç düşürülmek, kötü davranılmak ve onuru kırılmak [demektir]. İşte hükümet; işte onun adaleti ve işte onun ahlağı!" (Genel Devrim Fikri, s. 294) Anarşistler, engin bir faaliyet alanına ve ölümcül bir kuvvetine denetimine sahip, bir önceki kısım'da betimlenen otoriteyle ilgili tüm olumsuz karakteristiklerden muzdarip olan devleti "esas [nihai]" hiyerarşik yapı olarak görürler. Bakunin "Devlet'e ilişkin her mantıksal ve açık teori otorite ilkesi üstüne, yani daima kendilerini yönetme yetisinden yoksun olan kitlelerin, şu veya bu şekilde tepeden kendilerine dayatılan lütufkar irfan ve adalet boyunduruğuna her zaman itaat etmeleri gerektiği şeklindeki teolojik, metafiziksel ve politik bir düşünce üstüne kurulmuştur." (Anarşi Üstüne Bakunin, s. 142) Böylesi bir otorite sistemi, doğası itibariyle, merkezileşmiş, hiyerarşik ve bürokratik olmak zorundadır. Ve merkezileşmiş, hiyerarşik ve bürokratik doğası nedeniyle, devlet, büyüme ve gelişmesini engelleyerek ve halk kontrolünü imkansız kılarak, toplum üstünde büyük bir yük haline gelir. Bakunin'in ifade ettiği üzere:"Devlet tarafından temsil edildiği söylenen toplumun genel çıkarları, ... (gerçekte) ... bölgelerin, komünlerin ve birliklerin, ve çok sayıdaki bireyin olumlu çıkarlarının devlete tabi kılınarak, genel ve kalıcı olarak olumsuzlanmasıdır. ... [Devlet'e tabi kılınmayla] tüm en iyi arzular, ülkenin bütün canlı kuvvetleri sofuca boğazlanır ve defnedilir." (Bakunin'in Siyasi Felsefesi, s. 207) Bu bölümün geri kalanında, devleti, toplumdaki rolünü, [toplumun] özgürlüğü üstüne etkisini ve varlığından kimlerin faydalandığını tartışacağız. Bu konuda okunması için Kropotkin'in klasik makalesi, Devlet: Tarihsel Rolü önerilir.
Çeviri: Anarşist Bakış
Kaynak: "B.2 Why are anarchists against the state?", Anarşist Sıkça Sorulan Sorular.

fuck the system!
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:43 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|