|
|
| Anarşizm Biz ki caniyiz! Herkes için ekmek, iş ve her türlü bağımsızlık ve adaleti istiyoruz. |
Anarşizm, temel soruAnarşizm içerisinde Anarşizm, temel soru konusu: Alıntı:
whatever ´isimli arızadan alıntı
Farklı bir anlam çıkartmıştım, benim sözümden sizin çıkarttığınız gibi.
Benim ne yazdığımı unuttuğumdan (yazmadığım şeyi yazdığımı düşünmekten) dolayı anlamadığınızı düşünmüştüm. "Ben ateistim" diye tartışmada kimliğini ...

15-08-2009, 22:39
|
 |
M€M€ÑTØ MØRÍ
|
|
Üyelik Tarihi: 31-12-2006
Nerden: Asrub
Yaş: 30
Mesajlar: 2,356
|
|
Alıntı:
whatever´isimli arızadan alıntı
Farklı bir anlam çıkartmıştım, benim sözümden sizin çıkarttığınız gibi.
Benim ne yazdığımı unuttuğumdan (yazmadığım şeyi yazdığımı düşünmekten) dolayı anlamadığınızı düşünmüştüm. "Ben ateistim" diye tartışmada kimliğini açıklayan kişinin söylediklerini ilahi kudrete yorumladığımı düşünmenize şaşırdım. İnanç kavramından kurtulamamış olduğum konusunda size katılıyorum. Hiç birimiz inanç kavramından kurtulamadık.
|
Çünkü kurtulmak istemiyorsunuz. Ne algılayabildiğimiz ne de bilimsel bir dayanağı olmayan bir hiçliğe inanmakla, sırtımızdaki vicdan yükünü atarak mutlu olduğumuzu sanıyoruz. İnsanlar hiçbir etki altında kalmadan, özgür iradelerine güvenmeli, seçme özgürlüğü ve vicdan hürriyetini ellerine alarak sorumluluğu üstlenmeli. İnanç sistemleri, tanrı, dinler, insan onurunu aşağılıyor.
Alıntı:
whatever´isimli arızadan alıntı
Aykırı olduğunu söylemiyorum, sadece kişiliğin tek belirleyici etkenleri olmadığını söylüyorum.
Ben size, id, süper ego ve egonun oluşumunu, gelişimini anlatmak için psikoseksüel gelişimden bahsetmiştim. Karakter benim anlattığım şekilde insanda oluşur. Psikanalizden çok psikolojiye aykırı buluyorum söylediklerinizi.
|
Söylediklerimde psikanalize ya da psikolojiye aykırı bir durum yoktur efenim, bilgilerinizi gözden geçiriniz. Freud'un kişiliği oluşturan üç temel yapısındana bakmanızı ve bu temel yapıların ikisinin çevresel şartlar ile etkileşim halinde olduğunu söyledim. Hala aksini iddia ediyor, kendinizle çelişiyorsunuz.
Araştırınız, dayanağınız varsa aksini gösteriniz: İd, ilkel benliktir ve doğuştan gelir. Cinsellik ve şiddet buradadır. Ve süper ego ile bastırılır.
Ego, gerçeklik prensibiyle işler. Çevresel şartları değerlendirerek davranışın olası sonuçlarını tartar, anlık dürtüleri kontrol altında tutar. Süper ego da ego gibi cinsel eğilimleri, arzuları kontrol altında tutar fakat süper egomuz, ailemizden edindiğimiz eğitim, yaşadığımız toplumun normları ve kendi deneyimlerimiz ve hayat şartları gibi etkenler ile biçimlenir. Şimdi, burada ve diğer iletilerimde psikanalize aykırı bulduğunuz nedir? Görüyoruz ki, insan doğasının özgürlüğü kaldıramayacağı psikanalizin değil, şahsi çıkarımınız.
Alıntı:
whatever´isimli arızadan alıntı
Bütün bunları anlatmamın sebebi sizin insanların anarşizmde, sosyal anayasalarla korunan değerlerin zaten çiğnemeyeceğini düşünmeniz. Örneğin seri katil olmayacağını. Yaşama hakkı en temel haktır, bu hakkın güvencesini (insanların dini, toplumsal ve kapitalist düzenin aşıladığı duygulardan kurtulduğu zaman) insanın kendi kendine vereceği önermenize karşı, bir seri-katil karakterinin daha bireyin "din, mülk hırsı" gibi kavramları anlayamayacağı yaşlarda oluşabileceğini söylüyorum.
Bireyin özgür bir iradesi yoktur ve işin en acı tarafı bir insanın ne kadar "özgürüm" diyorsa o kadar köle olmasıdır. Anarşizm de bana kalsa en ilkel kölelik sistemidir.
|
Siz daha Anarşizmin ne vaat ettiğini bilmiyorsunuz. Size mevcut değerlerin yok edilmesinden bahsediyorum sizde mevcut değerlerin korunmasından bahsediyorsunuz.
Örgütlenme, dayanışma ve kendinden yönetim, doğrudan demokrasi kavramlarını araştırın o halde. Ekonomik ve kültürel durumlar illa ki kişiliğe etkide bulunacaktır. Bunun aksini iddia etmek psikolojiyle falan bağdaşmaz. Varsa dayanak gösterin.
Alıntı:
whatever´isimli arızadan alıntı
Burayı ayrı olarak alıntılamayı gerek görmemiştim sadece. İnsanların içinde bulunduğu yaşam biçimi, çevresine bağlıdır, katılıyorum, fakat bu bağlılık kişinin her zaman toplumsal doğru ve yanlışları kabullenmesi veya kabul etse de uygulaması anlamına gelmez. "Toplumsal normların, kültürün kişiliğe etkileri ya da söylediklerimde psikanalize aykırı taraf neresi?" altında açıkladığım gibi.
|
Toplumsal yanlış ya da doğrulardan bahsetmiyorum. Yazdıklarımı değerlendirirken kendinizi doğru, yanlış, iyi, kötü gibi kavramlardan soyutlayınız. Kişilik, dış çevreyle etkileşim halinde gelişir.
Alıntı:
whatever´isimli arızadan alıntı
Enteresan, bu paragrafı olduğu gibi yanıtlamıştım. Bir moderatör tarafından mesaj değiştirilmediyse teknik bir hata sonucu silinmiş olmalı. Tekrar açıklayayım; Nietzsche'nin "gereksiz insanlar" hakkında sadece o düşüncesi yoktur, o sözünü temel almamıştım, zaten ben bir sözü temel alarak konuşmam. İnsanları, kapitalizmin kapitale göre ayırdığı gibi (winner, loser) o da düşünsel olarak ikiye ayırdığını okumuştum. Her neyse zaten nietzsche söylediyse doğrudur diye bir şey yok. Ne söylediysem, "ben" söyledim diye kabul ederseniz sevinirim.
|
Ama gerçekten enterasan, bu sitede biri pasif biri aktif iki kurucu var ama moderatör yok 
Nietzsche, insanı hayvan ile üstinsan arasında görür. Üstinsan değer yargılarını parçalayan, düşünebilen insandır. Söylediklerinizi güçlü kılmak için seçtiğiniz alıntıları ifade ediliş amaçlarının dışında kullanmazsanız ben de çok sevineceğim
Alıntı:
whatever´isimli arızadan alıntı
Anahtar sorulara yönelik genel cevaplar vermeye çalıştım. Planlı bir komplo değil bu. Hatırlattıkça siz, cevaplamaya çalışırım.
|
Sorduğum soruların cevaplarını zaten biliyorum. Amacım sorgulamanızı sağlamak.
Alıntı:
whatever´isimli arızadan alıntı
Para olarak ekmek, elma, dişçinin hizmetini düşünebiliriz tamam. O zaman ya bilim adamları, filozoflar, onlar ne vererek geçimini sağlayacak? Hadi diyelim herkes onları çok sevdi onlara beleşten bütün imkanları sağlıyorlar, bu herkesin hoşuna gidecek, elma toplayan adam da fırıncı da dişçi de eğitimini sürdürmeye bakacak. Bütün insanlar tüm gün üniversitelere kapanırsa, onlarca kendini tekrarlayan ayak işi tabanlı sektörler nasıl ayakta kalacak (tarım, çiftçilik, hayvancılık vs.)?
|
Böyle bir şey yok. Anarşizmde geçim sağlamak ya da emek satmak gibi bir ideal de yok ve olmadı. Bugün nasıl belli sürelerle, seve seve(!) askerlik yapıyorsanız, o enerjiyi kadın erkek ayırmadan, pis ya da ağır işler denilebilecek görevler için kullanabilirsiniz. Ayrıca filozof, yazar, bilim adamı dediğiniz kitle de emekçidir.
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|

16-08-2009, 00:44
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 12-08-2009
Yaş: 24
Mesajlar: 13
|
|
Merhaba,
Öncelikle bu başlığa kendim veya düşüncelerimle ilgili yazdığım herşey gerçekdışıdır.
Eco'ya hitaben yazdıklarım her şey kişisel saçmalıklardır ve tartışacağınız kişiyi yansıtmamaktadır.
Diğer mesajlarda alıntı yaparken, non serviam ile giden konuşmayı baz alırsanız sevinirim.
@eco;
Düzene geçişte olacak ara-formları göremiyorsunuz. Ben sırf "kendim çalışmayayım insanlar benim için çalışsın" diye liberal ekonomiyle olan herhangi bir sistemi (dini temelli bir sistem) getireceğim. İşin ilginç yanı, bu zorla olmayacak, insanlar sizin değil de benim devletimi seçecek ve bunun temel nedeni onları savunmak için var olan 200 kişilik ordum olacak (bakınız sineklerin tanrısı kitabı). Senin bana bir kişi saldırman bir şey ifade etmeyecek. Şayet sen de sistemi korumak için arkana 200 kişiyi alırsan bir "savaş" doğmuş olacak, "şehit"ler verilecek, insanlar ölecek ve "silahlı bir ordusu olan her yapı saçmalıktır".
Ordusu olan bir anarşizm olmaz.
Alıntı:
|
farkında değilmisin bu sen sen değilsin! eğitilmiş öğretilmiş uyutulmuş hatta savunucusu olmuş bir vatandaşsın...
|
Sürekli kimliklere yoğunlaşıyorsunuz. İşte bu yüzden sana yazmak istemedim. Çünkü kafalarda hayali bir "düşman" oluşacak, egonuz gerçekçi düşüncenin önünü kapayacak.
Asıl uyutulan sensin. Aksi olduğunu düşündüğün sistemi savunarak, kapitalist sistemin gerçek çarklarının dönmesinde gerekli enerjiyi sağlıyorsun. Biraz daha dikkatli bakarsan gerçek köleliğin anarşizmde olduğunu göreceksin. Anarşizm, o kadar gözleri kör eden bir dindir ve bir o kadar da gerçektir ki; gerçek tanrı bu dinin içinde yatar,
çünkü ölmüştür, çünkü insan doğumuyla anarşizmi öldürmüştür.
Bahsettiğiniz bütün bu "kötü" olarak nitelendirdiğiniz şeyleri (ki bana kalsa bunlar iyi ve doğrudur), İNSAN kendi ÖZGÜR İRADESİ ile yapmış veya yapılmasına izin vermiştir.
Acı olan şey insanların benim dinsel temellerle yönetilen devletimi kendi hür iradesiyle seçmesi olacaktır.
Alıntı:
|
paranın olduğu yerde suç oranı az olur gibi saçma sapan bir yorum yapmışsın hatta avukatlara sormamızı söylemişsin!
|
Böyle bir şeyden bahsetmedim. Suçun tek kaynağının para olmadığını söyledim eğer yazıların devamını okuduysan suç bir örneğe (katile) dönüştü, oraları da okuyarak soru sistemimdeki ana hatları daha iyi anlayabilirsin.
ve işte öyle...
@non serviam;
Sorular, sizden önce tartıştığım kişinin anarşizm yorumuna yönelikti. Benim kafamda bir anarşizm yok, herhangi bir şekilde anlamadım sadece kitlelerin dayandığı temel prensiplerdeki hatalı bulduğum noktaları soruyorum.
Alıntı:
|
Ne algılayabildiğimiz ne de bilimsel bir dayanağı olmayan bir hiçliğe inanmakla, sırtımızdaki vicdan yükünü atarak mutlu olduğumuzu sanıyoruz. İnsanlar hiçbir etki altında kalmadan, özgür iradelerine güvenmeli, seçme özgürlüğü ve vicdan hürriyetini ellerine alarak sorumluluğu üstlenmeli. İnanç sistemleri, tanrı, dinler, insan onurunu aşağılıyor.
|
Din, elinizdeki kara kaplı kitaplar değildir. Anarşizm de bir dindir, aynı şekilde siz de böyle bir ütopyaya ibadet ederek mutlu oluyorsunuz. İnsanların özgür bir iradesi yoktur, çünkü yaparken önüne sunulan "seçenekler"den seçmek zorundadır.
Alıntı:
|
Söylediklerimde psikanalize ya da psikolojiye aykırı bir durum yoktur efenim
|
Alıntı:
|
Ekonomik ve kültürel durumlar illa ki kişiliğe etkide bulunacaktır. Bunun aksini iddia etmek psikolojiyle falan bağdaşmaz. Varsa dayanak gösterin.
|
Öncelikle ben çevre faktörünü atlamıyorum. Söylediğim şey ; olaylar sadece "ÇEVRE" ile ilgili değildir.
İnsan, şu iğrenerek baktığımız ÇEVRE'yi de ÇEVRE diye bir şey yokken kendi yaratmıştır ve her zaman kendi aradığından daha kötü bir ÇEVRE'de yaşayacak, eğer böyle bir çevre yoksa yaratacaktır..
İd, ego ve süper egonun ne olduğunu biliyorum, aynı şekilde ne olmadığını da. Cinsellik dedğiniz gibi id'de saklıdır. Şiddeti, cinsellikten ayırmamak gereklidir, şiddet de cinselliğin bir dışavurumudur.
Özgürlüğün tanımını yapalım; "Başkasının hakkına (ben sadece temel olan yaşama hakkı olarak bakıyorum) dokunmadan, istediğini yapabilme özgürlüğü". Bir insanın diğer insanı öldürmesi de bir özgürlüktür. Bu özgürlüğün kısıtlanmadığı bir toplum ise ne kadar yaşanılabilirdir.
İnsanı KATİL kılan ruhsal problemler "dini, toplumsal veya kapitalist kurallar" kaynaklı olmak zorunda değildir. Size göre en mükemmel, en doğru sistemde de öldürme/ölüm olayları olacaktır. Çünkü bu durum çocuğun daha önce anlattığım gibi 0-12 yaş gelişim sürecinde de meydana gelebilir (adam öldürme eğilimi) ve bu süreç arasında çocuk Allah inancına sahip değildir, Mülk hırsına sahip değildir veya toplumsal TÖRE kurallarını sindirecek seviyede değildir. Olay tamamen çocuğun daha önce anlattığım gibi, büyürken yaşadıkları ile ilgilidir (0-24 yaş; ilk cinsel deneyimi, ilk cinselliği keşfedişi, tuvalet eğitimi vs).
Ama siz bu noktada benim çevre faktörünü kabul etmediğimi düşünüyorsunuz. Bu imkansız bir şey, çevre her zaman en etkili mekanizmadır ama olay kişinin 0-24 yaş (0-24 yaş; ilk cinsel deneyimi, ilk cinselliği keşfedişi, tuvalet eğitimi vs) ile ilgili yaşayacağı DİN, KAPİTALİZM veya TOPLUM kaynaklı olmayan sorunlardan da doğabilir.
İşte bu noktada psikanalizin temellerini yıkıyorsunuz diyorum çünkü bana "doğru çevre" ile böyle bir şey olamayacağını söylüyorsunuz.
Alıntı:
|
Siz daha Anarşizmin ne vaat ettiğini bilmiyorsunuz. Size mevcut değerlerin yok edilmesinden bahsediyorum sizde mevcut değerlerin korunmasından bahsediyorsunuz.
|
Böyle bir şeyden bahsetmiyorum.
Alıntı:
|
Söylediklerinizi güçlü kılmak için seçtiğiniz alıntıları ifade ediliş amaçlarının dışında kullanmazsanız ben de çok sevineceğim
|
Küçük bir araştırmayla Nietzsche'nin "gereksiz insan"la ilgili bir çok aforizmasına daha ulaşabilirsiniz.
Alıntı:
|
Sorduğum soruların cevaplarını zaten biliyorum. Amacım sorgulamanızı sağlamak.
|
 Madem "kimlik"leri seviyorsunuz. Konuştuğunuz kişiyi kafanızda bir on puan daha yükseltirseniz sevinirim.
Alıntı:
|
Böyle bir şey yok. Anarşizmde geçim sağlamak ya da emek satmak gibi bir ideal de yok ve olmadı. Bugün nasıl belli sürelerle, seve seve(!) askerlik yapıyorsanız, o enerjiyi kadın erkek ayırmadan, pis ya da ağır işler denilebilecek görevler için kullanabilirsiniz. Ayrıca filozof, yazar, bilim adamı dediğiniz kitle de emekçidir.
|
Tamam, çok güzel. Sizden önce tartıştığım arkadaş emek satımının olduğundan (takas yöntemiyle) bahsediyordu ki bu da bir satıştır. Her şeyin parasal bir değeri vardır fakat oraada para yoktur. Bu konuyu sonra tekrar açmayı düşünüyorum, çünkü sırf bu yazdığınız paragraf bile onlarca soru işareti doğuruyor.
Konu whatever tarafından (16-08-2009 Saat 03:36 ) değiştirilmiştir..
|

16-08-2009, 15:59
|
 |
M€M€ÑTØ MØRÍ
|
|
Üyelik Tarihi: 31-12-2006
Nerden: Asrub
Yaş: 30
Mesajlar: 2,356
|
|
Alıntı:
whatever´isimli arızadan alıntı
@eco;
Düzene geçişte olacak ara-formları göremiyorsunuz. Ben sırf "kendim çalışmayayım insanlar benim için çalışsın" diye liberal ekonomiyle olan herhangi bir sistemi (dini temelli bir sistem) getireceğim. İşin ilginç yanı, bu zorla olmayacak, insanlar sizin değil de benim devletimi seçecek ve bunun temel nedeni onları savunmak için var olan 200 kişilik ordum olacak (bakınız sineklerin tanrısı kitabı). Senin bana bir kişi saldırman bir şey ifade etmeyecek. Şayet sen de sistemi korumak için arkana 200 kişiyi alırsan bir "savaş" doğmuş olacak, "şehit"ler verilecek, insanlar ölecek ve "silahlı bir ordusu olan her yapı saçmalıktır".
Ordusu olan bir anarşizm olmaz.
|
Anarşistlerin ordusu değil, örgütlenmeleri olur. İspanya İç Savaşı'nda dünyanın dört bir yanından İspanya'ya akın eden insanlar bunun başarılı bir örneğini göstermiştir. Ne var ki, Komünist Parti ve Stalin'in katkılarıyla zafer faşist Franko iktidarının olmuştur. İnsanlar yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamak için dayanışmaya ihtiyaç duyar. Bu çerçevede üç seçenekleri vardır: diğerlerinin iradesine tabi olarak köleleşmek, kendi iradesini hakim kılarak otorite olmak ve kendisinin de dahil olduğu bütünün iyiliği için ortaklaşa yapılmış anlaşmalara dayalı bir yaşam. Anarşistler tabi ki son tercihi seçerler; diğerinin tekliğine, özgürlüğüne saygı gösterirken, bireylerin özgür ve eşit topluluklar olarak bir arada yaşamı. Devletin her davranışı şiddettir ve devlet şiddetini yasa olarak adlandırır. Nerede bir iktidar varsa orada şiddet olması kaçınılmazdır. Birisinin canı yandığı zaman, buna engel olmak için kişi, şiddete başvurur. Yani bu durumda şiddeti karşılamak için, yani savunma ve varolma için şiddet kullanılabilir. Anarşistler bunun dışındaki şiddet eylemlerine karşıdır ancak şiddeti karşılamak için, karşı şiddet ile tepki verebilirler.
Alıntı:
whatever´isimli arızadan alıntı
Sürekli kimliklere yoğunlaşıyorsunuz. İşte bu yüzden sana yazmak istemedim. Çünkü kafalarda hayali bir "düşman" oluşacak, egonuz gerçekçi düşüncenin önünü kapayacak.
|
Kimliklere yoğunlaşıyoruz çünkü görmek istemeseniz de kimliklerden kurtulamamışsınız ve her halinizle bunu belli ediyorsunuz.
Alıntı:
whatever´isimli arızadan alıntı
Asıl uyutulan sensin. Aksi olduğunu düşündüğün sistemi savunarak, kapitalist sistemin gerçek çarklarının dönmesinde gerekli enerjiyi sağlıyorsun. Biraz daha dikkatli bakarsan gerçek köleliğin anarşizmde olduğunu göreceksin. Anarşizm, o kadar gözleri kör eden bir dindir ve bir o kadar da gerçektir ki; gerçek tanrı bu dinin içinde yatar,
çünkü ölmüştür, çünkü insan doğumuyla anarşizmi öldürmüştür.
Bahsettiğiniz bütün bu "kötü" olarak nitelendirdiğiniz şeyleri (ki bana kalsa bunlar iyi ve doğrudur), İNSAN kendi ÖZGÜR İRADESİ ile yapmış veya yapılmasına izin vermiştir.
Acı olan şey insanların benim dinsel temellerle yönetilen devletimi kendi hür iradesiyle seçmesi olacaktır.
|
Bireyin uyuması için “insan” dışında bir değere tabi olması gerekir. Yapay değerlerin reddi uyumanın değil, aksine ayık olmanın göstergesidir. Anarşizm, diğer politik görüşlerin aksine bir sistem ya da programa değil, insana ve onun özgürlüğüne dayanır. Hiç bir ulus, din, inanç onun üzerinde değildir. Doğumundan itibaren beyinleri din ve milliyetçilik gibi saçma sapan değerlerle iğdiş edilen bireyin özgür iradesinden söz edemeyiz.
Alıntı:
whatever´isimli arızadan alıntı
Böyle bir şeyden bahsetmedim. Suçun tek kaynağının para olmadığını söyledim eğer yazıların devamını okuduysan suç bir örneğe (katile) dönüştü, oraları da okuyarak soru sistemimdeki ana hatları daha iyi anlayabilirsin.
ve işte öyle...
|
Ekonomik şartlar da, kültür, dış çevre ve toplumsal normlar gibi şiddet uygulanmasındaki etkenlerden birisidir.
Alıntı:
whatever´isimli arızadan alıntı
@non serviam;
Sorular, sizden önce tartıştığım kişinin anarşizm yorumuna yönelikti. Benim kafamda bir anarşizm yok, herhangi bir şekilde anlamadım sadece kitlelerin dayandığı temel prensiplerdeki hatalı bulduğum noktaları soruyorum.
|
Sistem üzerinden eleştirmeye devam.. Bilmediğiniz, anlamadığınız bir kavrama nasıl olur da eleştiri sunabilirsiniz? Hangi kitlelerin hangi prensiplerinden bahsediyorsunuz?
Alıntı:
whatever´isimli arızadan alıntı
Din, elinizdeki kara kaplı kitaplar değildir. Anarşizm de bir dindir, aynı şekilde siz de böyle bir ütopyaya ibadet ederek mutlu oluyorsunuz. İnsanların özgür bir iradesi yoktur, çünkü yaparken önüne sunulan "seçenekler"den seçmek zorundadır.
|
Anarşizm insanı temel alarak, bireyi özgürleştirmeye dayanır. İlahi bir kavram olduğu sanılan ancak ne algılayabildiğimiz ne de bilimsel bir dayanağı olmayan bir hiçlik ve bu saçmalığa -sahtekarlığa- olan inanç, insanı köleleştirir. Bireyin en temel hakkı olan yaşama ve özgürlük istemek mi din oluyor  Hadi ama komik olmayın. Bu konuları tartışmak istiyorsanız da din, ulus gibi yapay değerlerden kendinizi soyutlayın. Aklın kısıtlayıcı bağlarından kurtulmadan sorgulama yapamadığınız aşikar.
Alıntı:
whatever´isimli arızadan alıntı
Öncelikle ben çevre faktörünü atlamıyorum. Söylediğim şey ; olaylar sadece "ÇEVRE" ile ilgili değildir.
İnsan, şu iğrenerek baktığımız ÇEVRE'yi de ÇEVRE diye bir şey yokken kendi yaratmıştır ve her zaman kendi aradığından daha kötü bir ÇEVRE'de yaşayacak, eğer böyle bir çevre yoksa yaratacaktır..
|
Bunu ikinci kez yazıyorum. Her seferinde düşünceyi bir birinden bağımsız değerlendirdiğiniz için anlamıyorsunuz. Bakın, insanlık meydana geliş sürecinden itibaren yaşadıkları coğrafyada topluluklar kurmuş, her bir topluluğun iletişim şekli, inancı, kültürü doğmuştur. Bu topluluklar yayıldıkça, farklı topluluklarla karşılaşılmış, iletişim kurmuş, yakınlaştıkça kendi inançlarını, kültürlerini diğer topluluklarda hakim kılmaya çalışmıştır. Bu uğurda girişilen çabalar günümüze değin sürmüştür. Günümüzde ise gelişen her şey gibi insanlık da evrilmiş, gelişmiştir. Buna rağmen hala ilkel kavramlar üzerinde durmak ilkelliktir.
Alıntı:
whatever´isimli arızadan alıntı
İd, ego ve süper egonun ne olduğunu biliyorum, aynı şekilde ne olmadığını da. Cinsellik dedğiniz gibi id'de saklıdır. Şiddeti, cinsellikten ayırmamak gereklidir, şiddet de cinselliğin bir dışavurumudur.
|
O halde dış etkenlerin de etkisiyle gelişen ego ve süper egonun ideyi kontrol altında tuttuğunu bal gibi biliyor olmanız gerekmez mi?
Alıntı:
whatever´isimli arızadan alıntı
Özgürlüğün tanımını yapalım; "Başkasının hakkına (ben sadece temel olan yaşama hakkı olarak bakıyorum) dokunmadan, istediğini yapabilme özgürlüğü". Bir insanın diğer insanı öldürmesi de bir özgürlüktür. Bu özgürlüğün kısıtlanmadığı bir toplum ise ne kadar yaşanılabilirdir.
|
Ne demek özgürlüğün tanımı sadece yaşama hakkı? Beyni yıkanan, kısıtlayıcı bağlarla köreltilen, yozlaştıran bir birey mi özgür? Ya da “Paradigmanın İflası” adlı kitabında Kemalizm eleştirisi yaptı diye hapishane köşelerinde çürüyen Fikret Başkaya gibi reel eleştiri sunan bireyler mi özgür? Kavramlara ideolojilerin gözünden bakmaya devam ettiğiniz sürece söylediklerim size bir şey ifade etmeyecektir.
Alıntı:
whatever´isimli arızadan alıntı
İnsanı KATİL kılan ruhsal problemler "dini, toplumsal veya kapitalist kurallar" kaynaklı olmak zorunda değildir. Size göre en mükemmel, en doğru sistemde de öldürme/ölüm olayları olacaktır.
|
Savunduğum düşüncede meydana gelecek şiddetinin, günümüz dünyasında var olan şiddetin yanında devede kulak bile kalmayacağı, dünyanın ve doğal kaynakların bu denli yağmalanmayacağı, tahrip edilmeyeceği su götürmez. Dünya kaynakları dünya vatandaşlarınındır, ulusların değil. Onu bölüp parçalayarak yağlamak insanlığa ihanettir.
Alıntı:
whatever´isimli arızadan alıntı
Çünkü bu durum çocuğun daha önce anlattığım gibi 0-12 yaş gelişim sürecinde de meydana gelebilir (adam öldürme eğilimi) ve bu süreç arasında çocuk Allah inancına sahip değildir, Mülk hırsına sahip değildir veya toplumsal TÖRE kurallarını sindirecek seviyede değildir. Olay tamamen çocuğun daha önce anlattığım gibi, büyürken yaşadıkları ile ilgilidir (0-24 yaş; ilk cinsel deneyimi, ilk cinselliği keşfedişi, tuvalet eğitimi vs).
Ama siz bu noktada benim çevre faktörünü kabul etmediğimi düşünüyorsunuz. Bu imkansız bir şey, çevre her zaman en etkili mekanizmadır ama olay kişinin 0-24 yaş (0-24 yaş; ilk cinsel deneyimi, ilk cinselliği keşfedişi, tuvalet eğitimi vs) ile ilgili yaşayacağı DİN, KAPİTALİZM veya TOPLUM kaynaklı olmayan sorunlardan da doğabilir.
İşte bu noktada psikanalizin temellerini yıkıyorsunuz diyorum çünkü bana "doğru çevre" ile böyle bir şey olamayacağını söylüyorsunuz.
Böyle bir şeyden bahsetmiyorum.
|
Şiddet, bilinçli ve kasıtlı olarak zarar verme eylemidir. Erişkin ya da akli dengesi yerinde olmayan bireyin eylemi kasıtlı olamayacağından bu kapsamda değerlendirilmez. Ayrıca cezai ehliyeti olmayan birey hukuken de ceza almaz, suçlu olarak kabul edilmez. Bakış açınızda ne mantık var ne bilimsellik.
Alıntı:
whatever´isimli arızadan alıntı
Küçük bir araştırmayla Nietzsche'nin "gereksiz insan"la ilgili bir çok aforizmasına daha ulaşabilirsiniz.
|
Nietzsche'nin kavramları bu kadar sığ değildir; insanı hayvan ile üstinsan arasında görür. Üstinsan değer yargılarını parçalayan, düşünebilen insandır. Gereksiz gördüğü kitle ise, sizin gibi mevcut değerlerin koruyucularıdır.
Alıntı:
whatever´isimli arızadan alıntı
 Madem "kimlik"leri seviyorsunuz. Konuştuğunuz kişiyi kafanızda bir on puan daha yükseltirseniz sevinirim.
|
Kimlikleri sevmiyoruz, eleştiriyoruz. Bunu hala anlamadınız mı?
Alıntı:
whatever´isimli arızadan alıntı
Tamam, çok güzel. Sizden önce tartıştığım arkadaş emek satımının olduğundan (takas yöntemiyle) bahsediyordu ki bu da bir satıştır. Her şeyin parasal bir değeri vardır fakat oraada para yoktur. Bu konuyu sonra tekrar açmayı düşünüyorum, çünkü sırf bu yazdığınız paragraf bile onlarca soru işareti doğuruyor.
|
Alakasız. Takas yöntemi ilkel çağlarda kullanılan “mal para” sistemine tekabül eder. Anarşizmde gönüllülük esastır.
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|

16-08-2009, 16:13
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 12-08-2009
Yaş: 24
Mesajlar: 13
|
|
Alıntı:
|
Kimlikleri sevmiyoruz, eleştiriyoruz. Bunu hala anlamadınız mı?
|
Herkese hayatında başarılar, duygulara değil mantığa inanmanız dileğiyle.
|

16-08-2009, 16:44
|
 |
kimliksiz
|
|
Üyelik Tarihi: 07-08-2008
Yaş: 21
Mesajlar: 212
|
|
Alıntı:
whatever´isimli arızadan alıntı
Herkese hayatında başarılar, duygulara değil mantığa inanmanız dileğiyle.
|
Eğer bu insanlar mantıklarıyla değilde duygularıyla haraket etselerdi iyi bir milliyetçi iyi bir dindar olurlardı ne alaka anlayamadım..........Yada insanın bir nebze duygusal olup insan olma haklarından mahrum bırakılan kişileri savunma konusu yapmasında ne gibi bir anormallik olabilir ki

Ne Mutlu Milletsizim Diyene!!!!!!!
|

19-08-2009, 10:26
|
 |
daima arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
|
|
whatever'e...
Düzene geçişte olacak ara-formları göremiyorsunuz.
merhaba... hangi düzene?
Ben sırf "kendim çalışmayayım insanlar benim için çalışsın" diye liberal ekonomiyle olan herhangi bir sistemi (dini temelli bir sistem) getireceğim.
ben de seni ve sistemini yıkılması ve yok edilmesi gereken bir düşman ilan edeceğim...
İşin ilginç yanı, bu zorla olmayacak, insanlar sizin değil de benim devletimi seçecek ve bunun temel nedeni onları savunmak için var olan 200 kişilik ordum olacak (bakınız sineklerin tanrısı kitabı).
benim hiç devletim olmayacak...! ve olan ve olacak tüm devletler düşmanım olacak...!
Senin bana bir kişi saldırman bir şey ifade etmeyecek.
bundan bu kadar emin olma...!
Şayet sen de sistemi korumak için arkana 200 kişiyi alırsan bir "savaş" doğmuş olacak,
hangi sistemi? neyi korumak? savaşacak bir sebep kalmamasıdır dilediğim yaşam...! ve savaşacak insanların da...!
"şehit"ler verilecek, insanlar ölecek ve "silahlı bir ordusu olan her yapı saçmalıktır".
Ordusu olan bir anarşizm olmaz.
ilerleme gösteriyorsun...
Aksi olduğunu düşündüğün sistemi savunarak, kapitalist sistemin gerçek çarklarının dönmesinde gerekli enerjiyi sağlıyorsun. Biraz daha dikkatli bakarsan gerçek köleliğin anarşizmde olduğunu göreceksin. Anarşizm, o kadar gözleri kör eden bir dindir ve bir o kadar da gerçektir ki; gerçek tanrı bu dinin içinde yatar,
bu paragrafın "eco'ya yazdıklarım kişisel saçmalıklardan ibaret" bölümü oluyor sanırım... yada bilgisizlikten mi desem...? (durmak bile döndürürken çarkları durmamak doğal değil mi?)
çünkü insan doğumuyla anarşizmi öldürmüştür.
hadi ya...! insansız nasıl oluyordu anarşizm...? aydınlat beni...?
Bahsettiğiniz bütün bu "kötü" olarak nitelendirdiğiniz şeyleri (ki bana kalsa bunlar iyi ve doğrudur),
nedir doğru olan...?paraya tapmak, köle olmak, kul olmak, savaşmak, kesmek, doğramak, vurmak, yakmak, tecavüz etmek, sabun yapmak, atom bombası atmak mı...?
İNSAN kendi ÖZGÜR İRADESİ ile yapmış veya yapılmasına izin vermiştir.
Acı olan şey insanların benim dinsel temellerle yönetilen devletimi kendi hür iradesiyle seçmesi olacaktır.
evet kendi hür! iradesiyle hala seçiyor insanlar senin ve senin gibilerin devletlerini ve yöneticilerini...! ama o hür dediğimiz şey doğumdan itibaren planlı bir şekilde törpülendiği yontulduğu yoğrulduğu için eğitim ve din kavramlarıyla, hür'lük sadece yazıda ve sözde kalıyor... hür bir iradenin kendinden başka bir şeyi üstün ve kutsal görmesi itaat etmesi hatta kullaşması ne yaman bir çelişkidir böyle...?
Böyle bir şeyden bahsetmedim. Suçun tek kaynağının para olmadığını söyledim...
bak burada haklısın... dikkatsizliğim için özürdilerim...
ancak;
Öncelikle bu başlığa kendim veya düşüncelerimle ilgili yazdığım herşey gerçekdışıdır.
Eco'ya hitaben yazdıklarım her şey kişisel saçmalıklardır ve tartışacağınız kişiyi
yansıtmamaktadır.
yazdıklarının hepsinin gerçekdışı olduğunu ve düşüncelerini yansıtmadığını söyleyerek ve kişisel saçmalıkların olduğunu iddaa ettiklerinle nereye varmayı yada ne anlamayı amaçladığını anlayamayarak nereye varmak istediğini sormadan edemeyeceğim...? ve hayatta başarılar dileyip nereye gidiyorsun onuda merak ediyorum...?
non serviam'a...
söyleyecek birşey bırakmamışsın... bulana kadar göbeğim çatladı... 
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:42 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|