Sevgili whatever güzel bir konuya değinmişsin anarşizmle ne kadar alakalısın bilmiyorum bende pek ilgli ve alakalı sayılmam sadece kavramaya çalışıyorum forumda nonserviam gibi arkadaşlar bu sorunun cevabını net verebilecek kişilerdir. Kendimce açıklamaya çalışıcağım.
İlk önce ben anarşizmin yasasızlık olduğuna inanmıyorum. Ben bunun elinde bira ile dolaşıp marjinal takılan hiç bir yasayı yada devleti tanımadığını söylediği halde elektrik su parası ödeyen vergi veren Murray Bookchin 'in deyimiyle kendini anarşist sayan küçük burjuva züppelerinin anarşizmi tanıyamayıp etrafa yanlış algımalar saçmasına dayandıryorum.
İlk önce yasa nedir onu bir tanımlayalım:
TDK YA GÖRE:
1 . (fiziksel) Olayların gidişinde olağan dışına yer vermeyen, değişmezlik ve mecburiyet gösteren kural.
2 . (hukuk) Devletin yasama organları tarafından konulan ve uyulması gereken kurallar bütünü, kanun.
3 . (bilimsel) Bilimde çok sayıda deney ve gözlemden sonra, aynı şartlarda aynı sonuçları verdiği kesin olarak belirlenen durum.
4 . Toplumsal hayat içinde kendiliğinden oluşan ve uyulması toplum içinde yaşamanın bir mecburiyeti olan alışkıların bütünü.
5 . (felsefe) Düşüncenin mantıksal bir değeri olması için uyulması şart olan temel.
Yasanın ne olduğuna dair 5 çeşit bilgiye ulaştık ama bir değerlendirme yaparsak yasa denildiğinde insanların aklına genellikle 2'nci maddedeki yasanın tanımı geliyor. Bu yüzden anarşist bir toplum yaratabilmek için ilk önce yasanın insanlarda uyandırdığı düşünceyi değiştirmek gerekir. Yasayı bir kurum tarafından belirlenen ve uyulması gereken maddeler olarak değilde insaların birlikte ve mutlu bir şekilde yaşayabilmesi için onların uyması gereken vicdani değerler olarak kabul ettirilmesi gerekir. Buda toplumun topyekün bilinçlendirlmesi sayesinde gerçekleştirilir. Yoksa anarşizm ani bir geçiş süreci değildir. Şöyle varsayalım bu gün Yunanistanın 1 kaç yıl içerisinde anarşist sisteme geçtiğini düşünelim ne kadar anarşist bir toplum yaratılabilir ki? Ben söyliyim komünist çin ne kadar komünleştirildiyse o kadar? Bu nedenle anarşizme geçiş sürecinde toplumsal yasalara uymak cezai yaptırımı olan değilde bir şey gibi değilde uyukması vicdani bir gereklilik olarak insanlara kazandırılmalıdır. Örneğin araba trafiği yoğun olan bir caddede karşıdan karşıya geçmek isteyen bir köre yardım etmek devletin belirlediği yasalarca yapılması zorunlu olan bir şey değildir ama insanları bunu yapmaya sevk eden yinede bir yasa vardır yani vicdani yasalar. Anarşist toplumunda yasa kavramından anlaması gerekende bu olmalıdır. Yoksa yasalar her yerdedir. Doğada kaos olsa dahi belirli yasalar daima vardır. Evrensel geçerliliği olmasa zamanla değişecek olsa dahi yasalar yok edilmez. Bu nedenlede yasasız bir toplum düşünülemez. İnsaların bir arada tutan şeyde zaten yasalar değilmidir. Örneğin başkalarını rahatsız edeceğinden dolayı otobüste giderken koltukta oturan bir adamın yüzene işiyemezsin neden çünkü insanlar toplum iinde yaşamk zorundadır insanlar birbirine mucburdur birlikte yaşabilmek içinde bazı ortak kurallara uyma zorunluluğu vardır. Bunlarda yasalardır. En gelişmiş toplum düzeyi olan anarşizmde de beraberce yaşabilmek için vicdani değerlerin yada kurumsal olmasada toplumsal cezai yaptırımı olan bazı yasalara uymak zorundayız.
Şimdi söylediklerinden alıntılar yaparak sana cevap veremeye çalışacağım.
Alıntı:
whatever´isimli arızadan alıntı
Yasanın olmadığı bir toplumda herkesin birbirini tabancayla vurması, tecavüz etmesi ve bunlara karşı toplanılan gruplar yeni bir devlet sistemini doğurmaz mı?
|
Evet tıpkı söylediğin gibidir. Hatta Irak örneği de ortadıdır. Ama Anarşist bir toplum için bu söz konusu değildir.
Çünkü anarşist toplum en ama en ileri düzeyde toplumsal bilinçlilik sahibi olan topluma denir. Ayrıca anarşist toplumda tecavüz gibi durumlarla karşılaşılmaz çünkü tecavüz cinsel dürtülerin bastırıldığı, kadının bir meta olarak görüldüğü, üst kafası değilde alt kafası çalışan yani aklı pipisinde olan toplumlarda görülür. Anarşist bir toplum yaratmak öyle kolay değildir. Devleti bir anda yok edebilirsiniz. Sınırları bir anda kaldırabilirsiniz , tanrıyı, dinleri ve millet kavramını bir anda yok edebilrsiniz ama asla ve asla bir toplumu sırf bunları yaptığınız için bir anda anarşistleştirmezsiniz. Toplumun yada bireyin anarşistleşebilmesi için toplumsal bilinç ve vicdani bilinç düzeyinin en üst seviyeye çıkarılması gerekir. Böyle bir toplumda da tıpkı din gibi silah denilen ilkel insanların birbirlerini yok etmesini sağlayacak aletlere yer yoktur. Bu nedenlede kimse kimseyi vuramaz. Ayrıca bir olasılıksızlık olurda sizin dediğiniz gibi birleri birilerine tecavüz etmeye ve birilerini vurmaya kalkarsa anarşist toplum dağınık değil en öz örgütlü toplum olduğu için bu gibi olumsuzluklarıda öz örgütlülüğü sayesinde hemen yok edecektir. İşte anarşist toplumun kendini devletsiz bir şekilde idare edebilmesinin altındada bu öz örgütlülük yatar. Çünkü örgütlenemyen toplumlar birileri tarafından yöneltilmek zorundadırve bu yöneticide devlet olur. Dolayısıyla kendi öz örgütlenmesini sağlayamayan toplum bu tecavüz, vurma kırma olaylarında bir devlete ihtiyaç duyar ama dediğim gibi anarşist toplumun bu gibi durumlarda yeni bir devlet ortaya çıkarmak istemesi gibi bir sorunu olamaz çünkü o öz örgütlüşüğü sayesinde her işin üstesinde kolayca gelebilecek bir yapıya sahiptir.
Alıntı:
whatever´isimli arızadan alıntı
İnsanlar, gücün peşinden koşarlar. Genel toplum eşitliğinden daha güçlü birisi nasıl durdurulabilir?
|
İnsanlar sadece kapital bir dünyada gücünden koşarlar çünkü kapital dünyada ayakta kalabilmenin gereği güçlü olmaktır. Güçlü olursan kendinden güçsüzü yok ederek yaşamını devam ettirebilrsin. Örneğin çok ama çok zengin bir iş adamı olmak istiyorsan işçileri yok edersin. Eğer güçlü bir komutan olmak istiyorsan kendinden güçsüz orduları yok ederek işe başlarsın. İnsanlar mağara adamı dönemindeyken güçlü olmak zorundaydılar çünkü ancak güçlü olurlarsa mağarasına yiyecek götüreblir ve bu şekilde yaşamını devam ettirebilirdi. Kapital Dünyada da bu aynı şekildedir. Güçlü olursan kendinden güçsüzü yok ederek ayakta kalabilirsin. İşte mağra adamı ve kapital insanın güce tapmasının altında bu sebep yatar. Ama anarşist toplumun bireyleri ne mağara adamıdır ne de kapital dünya insanıdır. Çünkü anarşist toplum bireyi hayat ta kalbilmek için başkalarının sırtına basmak gibi bir düşnce içerinsinde hissetmez kendini anarşist toplumda insanın yaşamını sürdürebilmesi için gerekli lan gıdasal ve ruhsal ihityaçlar herekese gerektiği kadar ve eşit şekilde verilir. Dolayısıyla anarşist toplum insanı hayatını sürdürebilmek için başkalarını yok etmek zorunda kalmaz. Bu nedenlede başkalarını yok etmek içinde üstün bir güce sahip olmak istemediğinden gücede tapmaz. Anarşist toplum bir bakıma egosuz toplumdur. Yada bir toplumun anarşist olabilmesi için egosuz olması gerekir. Ego gücün dayanılmaz çekiciliğinin eseridir. Güçlü olma anlayışıda ilkel insana aittir. Dediğim gibi anarşist toplum insanı ilkel değil ileri düzeyde bilinç sahibi olan egusuz insandır. Dolayısıyla bazı yönlerden diğerlerine göre güçlü dahi olsa kimseyi yok etmek istemeyecektir. Tıpkı benim 9 yaşımdaki kardeşimden güçlü olduğum halde onu dövmek istemediğim gibi.
NOT:Anarşizm, insanın insan tarafından sömürüsünün ve tahakküm altına alınmasının ortadan kaldırılması, yani özel mülkiyet ve hükümetin ortadan kaldırılmasıdır; Anarşizm, sefaletin, hurafelerin ve nefretin yok edilmesidir
Errico Malatesta
Ayrıca şunu söyleyim dediğin gibi insan egosu olan bir varlıktır. Anarşizme geçiş yapma için Bu egoyu yok etmek gerekir İnsanı tüm kötülüklerinden arındırmak gerekir. İşte Anarşizmi ütopya yapanda bu değilmidir zaten. Biz bence bunları değilde bu ütopyaya nasıl ulaşılır onu düşünelim çünkü ütopya olsa dahi imkansız değildir. Tıpkı insaların yüz yıllar önce uçmayı bir hayal olarak görüp şimdi uçuyor olması gibi............