Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Anarşizm

Anarşizm Biz ki caniyiz! Herkes için ekmek, iş ve her türlü bağımsızlık ve adaleti istiyoruz.


Marksizm Ve Anarsizm

Anarşizm içerisinde Marksizm Ve Anarsizm konusu: Marksizm ve Anarsizm, gecen yuzyilin ortalarindan bu yana, devrimci sosyalizmin iki temel teorisidir. Bununla birlikte, bu iki teori, surekli birbiriyle kavgalidir. Conor McLoughlin, bu makalede, bunlari birbiriyle karsilastirarak ortak yonlerinin ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 28-06-2009, 02:36
M_T - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
M_T M_T isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasli Çocuk
 
Üyelik Tarihi: 25-11-2008
Nerden: Londra
Yaş: 23
Mesajlar: 139
Smile Marksizm Ve Anarsizm

Marksizm ve Anarsizm, gecen yuzyilin ortalarindan bu yana, devrimci sosyalizmin iki temel teorisidir. Bununla birlikte, bu iki teori, surekli birbiriyle kavgalidir. Conor McLoughlin, bu makalede, bunlari birbiriyle karsilastirarak ortak yonlerinin neler oldugunu sorguluyor.

Ilkin, bu iki dusunce akiminin tanimlanmasi gerekiyor: Anarsizm nedir? Marksizm nedir? Bir sure icin, bu iki dusunce akiminin daha sonraki donemlerdeki yandaslarini goz ardi ediyorum. Dolayisiyla, Marx'in dusuncelerinin stalinist, leninist ve sosyal demokratik yorumlarindan soz etmeyecegim. Bunun yerine, Marx ve Engels'in temel dusunceleri uzerinde duracagim.
Dusuncelerin temelleri

Anarsist bakis acisini yansitirken, Bakunin'in yazilarini kullanacagim. Bakunin, Marx'in tutarli bir muhalifiydi; bugun, onun temel argumanlari anarsistlerin cogu tarafindan kabul ediliyor. Ne Marx ne de Bakunin'in yazilarinin tam bir tutarlik gosterdigi soylenemez -Bakunin'in yazilari ozellikle parcali bir nitelige sahip; bununla birlikte, bu ikisinin yazilarini esas almak, soz konusu iki dusunce akiminin karsilastirilmasi acisindan bana en dogru yontem olarak gorunuyor.

Anarsizm ile marksizmin pek cok mustereklige sahip oldugunu soyledigim zaman, sanirim, kendilerini anarsist olarak isimlendiren insanlarin pek cogunun cani sikilacaktir: Hem anarsistler hem de marksistler materyalisttir. Her iki grup da, insanlarin dusuncelerinin icinde yasadiklari toplumsal ve ekonomik kosullar tarafindan bicimlendirildigine inanir. Dusunce eyleme zemin hazirlar, eylem dusunceyi tesvik eder.
Kapitalizmi kimler ortadan kaldirabilir

Her iki taraf da, degeri yaratan seyin emek oldugunu, uretim surecinde yaratilan degerin ucret disinda kalan onemli kisminin kar olarak kapitalistin cebine girdigini one suren Marx'in teorisini kabul eder. Yine ortaklasa kabul edilen gorus, uretim surecindeki rolu dolayisiyla isci sinifinin kapitalizmi yikma gucune sahip yegane sinif oldugudur.

Kapitalizmi yikmasi isci sinifinin kendi cikarinadir. Isciler, sinifsiz bir toplumu yaratma gucune sahiplerdir ve boyle bir toplumun yaratilmasindan yarar goreceklerdir. Hem anarsistler hem de devrimci marksistler, bunun ancak devrim yoluyla ve uluslararasi olcekte basarilabilecegini kabul ederler.

Marx'in "Kapital" basligini verdigi genis olcekli calismasi, ayrintili bir arastirmaya dayanir ve kapitalist sisteme yonelik esasli bir saldiri olarak kabul edilir. Marx'in kendi ifadesiyle, "Kapital" bir sentezdir; Weber, Ricardo, Adam Smith gibi sagci ekonomistlerden Proudhon ve Irlandali William Thompson gibi devrimcilere kadar genis bir dusunce yelpazesini bir araya getirir. Anarsistler, Marx'in kapitalizme yonelttigi bu elestiriyi kabul etmisler ve olumlu karsilamislardir. Hatta, Bakunin, Marx'in bu eserini Rusca'ya cevirmeye baslamistir (kitabin hacmini bilenler bunun ne buyuk bir emek gerektirdigini bilirler).
Gelin dost olalim?

Su halde, neden anarsistler ve marksistler gecmise sunger cekip birlikte yurumuyorlar?

Her seyden once, bunlar arasinda devletin niteligi konusunda esasli bir dusunce ayriligi daima var olmustur. Burada, devlet sozcugu ile icinde yasadigimiz ulkeyi kast etmiyoruz. Devlet, en iyi bicimde, egemen sinifin 'yurutme komitesi' olarak tanimlanir ve kucuk bir azinligin cogunlugu yonetmesinin aygitidir. Devlet, nihai olarak, guc kullanma tekelini elinde bulundurarak kendi iktidarini savunur ve muhafaza eder, elinde tuttugu baskici gucler araciligiyla patronlarin yonetimini asagidan gelen direnclere karsi korur.

Anarsistler, her zaman, devleti sinifsiz bir toplum icin varligi gerekli olmayan bir yapi olarak gormuslerdir. Devlet, tum kapitalist ulkelerde toplumsal yasama buyuk olcude mudahale eder; kimi durumlarda, egemen sinifin butununu, kolektif bir somuru bicimi icinde kendisinde cisimlestirir (eski Stalinist blogu olusturan ulkelerde oldugu gibi).

Marx ve Engels, devlete karsi her zaman ikircikli bir yaklasim icinde kaldilar. Cesitli kereler, devleti, iscilerin devrimde kendisinden yararlanabilecekleri yansiz [neutral] bir aygit olarak tanimladilar. Bu ikisi, 1848'de, Paris ayaklanmasindan sonra, "Komunist Manifesto"yu kaleme aldilar. Bu kitapcikta, Marx ve Engels, surekli olarak, tum uretimi, maliyeyi, ulasim ve iletisim araclarini kamulastiracak ve merkezilestirecek bir Isci Devleti'nden soz ederler. Ancak, iscilerin kendi devletlerini nasil kontrol edebilecekleri konusuna deginmezler.

Isci iktidari, ya da isciler uzerinde diktatorluk?

Ne var ki, Marx, 1871 Paris Komunu'nden sonra yazdigi "Fransa'da Ic Savas" baslikli kitabinda, bu kez devletin yerini alacak Komun Iktidari'ndan ve ureticilerin ozyonetiminden bahseder -ancak bunun tam olarak nasil gercekleseceginden soz etmez. Marx, "Gotha Programinin Elestirisi"ni kaleme aldigi 1875 yilina kadar, bulanik bir kavram olan proleterya diktatorlugu kavramina geri donmustur.

Buna karsilik, Bakunin, surekli olarak ve israrla, devletin devrimci rolu fikrine karsi cikti. 1873'te yazdigi "Devlet ve Anarsizm"de, Leninizmin zorba hukumetini, insanda saskinlik uyandiran bir sezgisellikle onceden gordu.

Marx'in ongordugu yeni toplumsal duzen, insanlarin kendi gereksinimlerine uygun olarak yerel ve bolgesel duzeyde asagidan kuracaklari orgut ya da birliklerin ozgur isbirligine degil, halkin iradesini yansitacagi varsayilan bilgili bir azinligin diktatoryal iktidarina dayanir.

1917 Rusyasi'nda, Bolsevikler Marx'in temel programini yasama gecirmeye giristiler. Tepeden kararlarla uygulamaya konan devlet kontrolundeki kamulastirma temelinde, fabrika komitelerinin ve sovyetlerin varligina son verdiler. Diger sol partilerin hepsi zora basvurularak cokertildi. Sonuc, 1980'lerin sonlarina kadar ayakta kalacak olan sefil bir Devlet Kapitalizmi oldu. Ne yazik ki, Bakunin'in ongorusu tamamen dogru cikti.
Belirsizlikler

Daha derin bir duzeyde, marksizmin merkezi onermelerinde bir dizi bulaniklik soz konusudur. Marx'in "Feurbach Uzerine Tezler", ya da "Kutsal Aile" gibi ilk eserlerinde, insanlar tarihin degistirilmesi pratiginde etkin bir oge olarak gorunurler. Buna karsilik, onun daha sonraki donemlerde kaleme aldigi calismalarda, tarih ve ekonomi belirleyicilik kazanir ve insan ogesi geri plana itilir.

Bu dusuncenin golgesi "Kapital"e de yansimistir. Marx, "Kapital"de, kapitalizmin uretimin daha sonraki gelisiminde bir engel haline gelecegini ve onceden tam olarak kestirilemeyecek yeni bir dogrultuya sapacagini ileri surer. Kapitalizmin gelecekte daha da geliserek son derece planli bir nitelik kazanacagini, dolayisiyla, salt uretkenlik acisindan bakildiginda, sosyalizmin kapitalizmi izleyecek yegane mantiksal asama olacagini soyler. "Kapital"e hazirlik niteligi tasiyan "Grundrisse"de, kapitalizmin varligini surdurebilmek icin kendi kendisini rasyonellestirecegi ongorusunde bulunur.

Bu, son derece determinsit bir dusunce tarzidir. Bu bakis acisi, dunyayi bilincli olarak sekillendiren ve degistiren ozneler olarak iscileri sahneden indirir. Sosyalizmi, kapitalizmin olgunlasmasini beklemekten ibaret bir mesele duzeyine indirger. Alman Sosyal Demokratlari gibi bazi marksistlerin devrime gereksinim olmadigina inanmis olmalarinin temelinde bu bakis acisi yatar.

Marx, ve onun olumunun ardindan Engels, soz konusu bakis acisini kendi mantiksal sonucuna kadar goturduler. Sosyalizmi sosyal demokrasi ve secim yoluyla yaratma fikriyle flort ettiler. 1869'da, sag partilerle ittifak arayisindaki Alman Sosyal Demokrat Partisi'ni desteklediler.

Bu dusunceleri kucumseyen Bakunin, demokratik devlet kavramini su sekilde tanimlayarak alaya aldi: Devletin merkezilesmesi ve egemen halkin aydin bir yonetici azinliga fiili itaati.
Secim yoluyla sosyalizm?

Marx ve Engels, Paris Komunu'nden hemen sonra Sosyal Demokrat Parti'den ayrildilar. Fakat, 1895'te, Engels tekrar eski bakis acisina geri dondu ve ("Komunist Manifesto"nun yeni basimina yazdigi onsozde) toplumu degistirmek icin secimle iktidara gelme fikrini one cikardi. Marx'in kendisi de, bir ara, Ingiltere ve Amerika gibi ileri kapitalist ulkelerde sosyalizmin parlamento yoluyla insasinin mumkun olabilecegini ileri surmustu.

Oyle gorunuyor ki, Marx ve Engels, 1871 yilina yakin zamanlar disinda, iscilerin ozyonetimine dayanan toplum fikrini ciddi olarak degerlendirmemislerdir. Hatta bu konu uzerinde ayrintili olarak durmamislardir. Buna karsilik, Proudhon (ki kendisiyle cesitli konularda farkli dusuncelere sahibiz), Bakunin ve Kropotkin soz konusu fikir uzerinde ayrintili olarak durmuslardir.

Bakunin'in Marx'in determinizmini yadsimasi, onun, koylulugun devrimci bir durumda oynayabilecegi rol konusunda bir kavrayisa ulasmasini da sagladi. Marx, koylulugu, genel olarak iscilere destek olmayacak gerici bir sinif olarak gordu. Bakunin ise, koylulerin, devrimci fikirlerden etkilenmeleri durumunda devrimcilesebileceklerine inandi. 1871'de kaleme aldigi "Bugunku Krizde bir Fransiz'a Mektuplar" baslikli calismasinda koyluler icin mukemmel bir program ortaya koydu.

Bakunin'in temel dusuncesi, topragin kosulsuz olarak kucuk koylulere devredilmesi, kirda zorunlu askerlik, vergi, kira, ipotek gibi uygulamalarin kaldirilmasiydi. Devletin tasfiyesi ve yanisira miras haklarinin ortadan kalkmasiyla birlikte, birey, kendi mulkunun yegane garantoru durumuna gelecekti. Bir anda genis topraklarin koylulerin kullanimina acilmasi, sehirlerden ve topraksiz tarim iscilerinden gelen yogun anarsist propagandanin da etkisiyle, cok gecmeden bir gonullu kolektiflesme programini gundeme getirecekti. 1936 Ispanyasi ile 1921 Ukraynasi'nda yasanmis olan sey tam da budur. Bu fikirlerin, gelismekte olan ulkeler acisindan gecerliliklerini hala koruduklarini soylemek de mumkun.
Ya gonullulukle, ya da asla

Bakunin, ayrica, zora dayali kolektiflestirmenin tehlikeleri konusunda uyarilarda bulunmustu; kolektiflestirmenin gonulluluk temelinde gerceklestirilmesi zorunluydu: "Kollektivizm ancak kolelere zorla dayatilabilir ve bu tur bir kolektiflestirme insanligin reddi anlamina gelir."

Dolayisiyla, anarsistlerle marksistler arasinda temel farkliliklar vardir. Marx ozgurlukcu degildi, tarihe ve sinif mucadelesine son derece determinist bir bakis acisiyla yaklasti. Ardillari olan Lenin, Stalin ve Mao, Marx'in bu olumsuz fikirlerini alip genisleterek, kendi diktatorluklerini akla yakin kilmak icin kullandilar ve soz konusu fikirlerden 'Parti her seyin basinda gelir' seklindeki teorilerini desteklemek icin yararlandilar.

Diger yandan, Marx ve Engels, haksiz bir bicimde, pek cok anarsist tarafindan birer seytan gibi gosterilir. Oysa, anarsistlerin pek cogu, "Kapital"de ortaya konmus olan ekonomik cozumlemeyi buyuk olcude kabul eder. "Kapital"de sunulan fikirler, yuzlerce yila yayilan arastirmalari bir araya getiren bir sentezdir. Yine, bu fikirler, marksistlerin tekelinde degildir. Materyalist cozumleme yontemi ve Marx'in kapitalizm elestirisi, Marx ve Engels'in politikasini benimsemeden kabul edilebilir. Soz konusu fikirler tum dunya iscilerine aittir ve bize dusen gorev bunlari yayginlastirmaktir.


Yeni basliyacan arkadaslar icin guzel bir makale oldugunu dusunuyorum


"DeVriM, AnaRsi, isYAN"


"Anarşi taleplerin değil, yaşamın bir meselesidir" Gustav Landauer
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 28-06-2009, 18:11
rovereagle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kimliksiz
 
Üyelik Tarihi: 07-08-2008
Yaş: 20
Mesajlar: 212
Güzel bir yazı bu yazı karşısında Marksistlerin ve Anarşist Komunistlerin ortaya atacağı fikirleri merakla bekliyorum


Ne Mutlu Milletsizim Diyene!!!!!!!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 01-07-2009, 15:47
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 30-05-2009
Mesajlar: 5
marks bir koministi bunu hepimiz biliyoruz yani marks komünizmi savunuyordu.komünizmin gelmesi içinde belli bir süreçten geçmesi gerek.hiçbir şey direkt olamaz zaten direk olsa bu özgürlükten çıkar ve zorbacılığa döner.o yüzden bu süreç sosyalizimdir ve sosyalizimde ancak devletle ve her şeyi kamulaştırılarak olur.öncelikle devlet yavaş yavaş her şeyi düzene sokar zaten ondan sonra komünizim gelir yani ilk etapta devlet şart.ayrıca ilk başta halk hoş görülü davranmaz ancak hoşgörülü olma kominizimde gerçekleşir çünkü halk kapitalist bir sistemde yetiştirilmi ve hoşgörü ancak komünizm olduğunda gerçekleşir
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 06-07-2009, 19:59
non serviam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
M€M€ÑTØ MØRÍ
BlackJack Champion, Desert Battle Champion, Rotation Champion, Home Run Champion, Gyroball Champion, Soap Bubble Champion, Alien Invasion Champion, Metal Slug Champion, Graveyard Champion, Lasagna From Heaven Champion, Trotter Track Champion, Killer Bob Champion, Alien Clones Champion, Bat and Mouse 2 Champion
 
Üyelik Tarihi: 01-01-2007
Nerden: Asrub
Yaş: 29
Mesajlar: 2,355
Blog Başlıkları: 8
Yukarıda belirtilmiş ya; devlet ya da iktidar, başında kimler olursa olsun en iyi biçimde egemen sınıfın yürütme komitesi olarak tanımlanır ve küçük bir azınlığın çoğunluğu yönetme aygıtıdır. Devlet, nihai olarak, güç kullanma tekelini elinde bulundurarak kendi iktidarını savunur ve muhafaza eder, elinde tuttuğu baskıcı güçler aracılığıyla patronların yönetimini aşağıdan gelen dirençlere karşı korur. Özgürlük isteyen ondan korkmamalı. Anarşistlerin eleştirileri bu yöndedir ve çatışmadaki temel sorun budur. İktidarı yıkıp yerine yenisini ya da kendininkini koymak değil çözüm.


"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 06-07-2009, 21:42
rovereagle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kimliksiz
 
Üyelik Tarihi: 07-08-2008
Yaş: 20
Mesajlar: 212
Alıntı:
fizikomat´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
marks bir koministi bunu hepimiz biliyoruz yani marks komünizmi savunuyordu.komünizmin gelmesi içinde belli bir süreçten geçmesi gerek.hiçbir şey direkt olamaz zaten direk olsa bu özgürlükten çıkar ve zorbacılığa döner.o yüzden bu süreç sosyalizimdir ve sosyalizimde ancak devletle ve her şeyi kamulaştırılarak olur.öncelikle devlet yavaş yavaş her şeyi düzene sokar zaten ondan sonra komünizim gelir yani ilk etapta devlet şart.ayrıca ilk başta halk hoş görülü davranmaz ancak hoşgörülü olma kominizimde gerçekleşir çünkü halk kapitalist bir sistemde yetiştirilmi ve hoşgörü ancak komünizm olduğunda gerçekleşir
Olayları değerlendirirken tarihi göz ardı etmemek gerekir. Bolşevik Rusya, Sosyalist Çin, Sosyalist Kore örnekleri ortadadır. Hangisi Komünal yaşama geçmeyi başarabilmiş sormak sorgulamak gerekir.
Feminizmde erkek egemenliği yoktur. Kadın özgürlüğünü elde eder Ama kadına özgürlüğü veren erkek olmamıştır. Kadın kendi çabasıyla kendi öz örgütlenmesiyle özgürlüğünü elde etmeye çalışmıştır.
Komünizm Devletsiz yaşam biçimidir. Devletsiz bir yaşama geçebilmek için devletin devleti yok etmesi gerekir ki bu bırakın devleti doğanın doğasına dahi aykırıdır. Tez 'in kendi kendini çürütttüğü nerede görülmüştür. Tez kendine karşı bir antitez bulmadıkça sentez oluşabilir mi?


Ne Mutlu Milletsizim Diyene!!!!!!!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 07-07-2009, 01:42
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 30-05-2009
Mesajlar: 5
evet devlet patronu korur ve onu çıkarlarına göre hareket eder ama bu sistem kapitalist bir sistemde olur yani sosyalizimde söz konusu olamaz çünkü sosyalizmde patron diye bir sınıf yok o yüzden devletinde patronu koruma gibi bir derdi de olamaz...evet kimse tarihi unutmamalı katılıyorum ancak tarihini bilenler tarihten ders çıkararak ilerler dikkat edin ders çıkarmak dedim onu uygulamak demedm bu demek değilki tarihte olmamış şimdi de olmaz olması için geçmişteki yanlışlar dikkate alınır ve tekrar aynı hataya düşülmez...komünizme geçmek için sosyalizm şart sosyalizimsiz komünizim olmaz...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 07-07-2009, 11:52
rovereagle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kimliksiz
 
Üyelik Tarihi: 07-08-2008
Yaş: 20
Mesajlar: 212
Alıntı:
fizikomat´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
evet devlet patronu korur ve onu çıkarlarına göre hareket eder ama bu sistem kapitalist bir sistemde olur yani sosyalizimde söz konusu olamaz çünkü sosyalizmde patron diye bir sınıf yok o yüzden devletinde patronu koruma gibi bir derdi de olamaz...evet kimse tarihi unutmamalı katılıyorum ancak tarihini bilenler tarihten ders çıkararak ilerler dikkat edin ders çıkarmak dedim onu uygulamak demedm bu demek değilki tarihte olmamış şimdi de olmaz olması için geçmişteki yanlışlar dikkate alınır ve tekrar aynı hataya düşülmez...komünizme geçmek için sosyalizm şart sosyalizimsiz komünizim olmaz...
Aslında bahsetmek istediğim devletin patronu koruması değil devletin kendi kndini muhafaza etmek istemesidir. Devlet iyi bir amaçla kurulacaktır şüphe yok. Devlet halkı komünalleştirecektirde. Ama bu süre zarfında insanlar ne gibi durumlurla karşılaşı bilinmez. Çünkü iki kişinin olduğu yerde bir kişi diğerine tahakküm altına almaya çalışır. Devlet ve halk gibi.Ayrıca diğer mesajımda belittiğim gibi doğası gerği kendi kendini yok edemez. İyi amaçla kurulsa dahi. Şunu şöyle düşünelim; hani derler ya çocuk kaç yaşında olursa olsun Anne-Babasının gözünde hala çocuktur. Aslında anne babayla develet birbirine fazlaca benzer. Devlette hiç bir zaman sistemin tam manasıyla Komünleştiğine inanmayacak hep birşeylerin eksik olduğunu idda edip kendi iktidarını meşrulaştırmaya çalışacaktır. Ve devleti yok eden yine devletin kendisi değil yeterince komünleştiğine inan halk olacaktır. Bunu kesinlikle unutmamamız lazım ''''Özgürlükler Verilmez, Alınır''''''' ...
Alıntı:
fizikomat´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
komünizme geçmek için sosyalizm şart sosyalizimsiz komünizim olmaz...
Aslında İspanyol Devriminde Anarşist Komünizm deneyimleri yaşandı. Sosyalizm olmadan halk kendi öz örgütlenmesiyle en iyi denilebilecek derecede Komünleşti ve Kollektifleşti. Anarşistler bunun bolşevik devriminden daha kuvvetli daha akılcı ve daha gerçekçi olduğunu söylerler.Ki haksızda sayılmazlar. Ama günümüzde güçlenmiş kapital sisteme kendini entegre etmiş bir toplumda böyle bir öz örgütlenem sağlabilirmi bunu bilmiyorum. Daha doğrusu bunu izah edebilecek derecede bilgi sahibi değilim. Belkide bu yüzden günümüz toplumunun komünal yaşama geçişinde devlet bir araç olabilir.


Ne Mutlu Milletsizim Diyene!!!!!!!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 07-07-2009, 12:22
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 30-05-2009
Mesajlar: 5
devlet kendi kendini yıkmak istemez bunda hem fikiriz sadece komünizime geçişte dediğin gibi sadece bir araçtır devletide zaten halk yıkaca yine çünkü belli bir süre sonra halk daha özgürve hiç bir şeye bağımlı kalmak istemeyecek ve kendi yıkacak devleti işte bunu için öncelik devlet olmalı tabi bizde isteriz birden komünizmin olmasını ama o zamn iş hayalden ibaret olur ve zorlaşır sisitemler değişirken belli bir süreçten geçmek zorundadır komünizme geçiş süreci sosyalizimdir
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 07-07-2009, 13:53
rovereagle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kimliksiz
 
Üyelik Tarihi: 07-08-2008
Yaş: 20
Mesajlar: 212
Haklı olabilirsin ama yinede kesin fikirler belirtmek istemiyorum.Yada şuan için Komünizme geçişin tek yolu olarak sosyalizmi görmek istemiyorum. Bilmediğim şeyler olabilir


Ne Mutlu Milletsizim Diyene!!!!!!!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 07-07-2009, 14:13
non serviam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
M€M€ÑTØ MØRÍ
BlackJack Champion, Desert Battle Champion, Rotation Champion, Home Run Champion, Gyroball Champion, Soap Bubble Champion, Alien Invasion Champion, Metal Slug Champion, Graveyard Champion, Lasagna From Heaven Champion, Trotter Track Champion, Killer Bob Champion, Alien Clones Champion, Bat and Mouse 2 Champion
 
Üyelik Tarihi: 01-01-2007
Nerden: Asrub
Yaş: 29
Mesajlar: 2,355
Blog Başlıkları: 8
Sınıflı toplumların yarattığı kanun ve hükümler vardır, Marksizm özellikle bu otoritenin korunmasını ister. Marksistlere göre proleter sosyalist devrimin gerçekleşmesi için merkeziyetçi örgütlenme ve otorite ihtiyacı vardır. İktidarı tercih değil, zorunluluk olarak görürler. Parti her şeyden önce gelir, devlet yüceltilir. Ne var ki böyle bir aşamanın arzulanan dünya hedefi bir yana, varlığını korumak için despotik bir yönetim şekli ve demokrasiyi ortadan kaldırmaktan başka sonuca ulaşamayacağı barizdir. Pratikleri var; dün işçi, ezilen sınıf, yoksul dediklerimiz bugün köşeyi dönünce ne yapmış ki iktidara gelince yapsın? Günümüz meclislerinde de örnekleri mevcuttur, biraz araştırınız. Kurtuluş adı altında yeni tahakküm biçimleri önerilemez. Asıl hayal, tahakküm adı altında özgürlük vaadidir. Devlet ve onun düzeni iktidara talip olunarak değil, insanlar arasındaki dayanışmayla ortadan kalkar.


"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
anarsizm, marksizm


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Din Sorunu, Laiklik ve Marksizm solplatform Köşe Yazıları 1 01-10-2008 03:18
Marksizm için ideolojilerin önemi nedir? kaos Felsefe 0 27-04-2008 17:19


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:36 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info