|
|
| Anarşizm Biz ki caniyiz! Herkes için ekmek, iş ve her türlü bağımsızlık ve adaleti istiyoruz. |
Soldan Dönen AnarşistlerAnarşizm içerisinde Soldan Dönen Anarşistler konusu: Günümüzün bir çok anarşisti önceki hayatlarında solcuydular. Anarşizm 20-30 yıl önce tam olarak bilinmediği ve anlaşılmadığı için düzenden şikayetçi olanlar tek muhalefet aracını sol zannettiler. Fakat yaşadıkları deneyim onarı eklemnenmeye ...

31-03-2009, 10:36
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 29-11-2008
Nerden: Dünya
Yaş: 31
Mesajlar: 41
|
|
Soldan Dönen Anarşistler
Günümüzün bir çok anarşisti önceki hayatlarında solcuydular. Anarşizm 20-30 yıl önce tam olarak bilinmediği ve anlaşılmadığı için düzenden şikayetçi olanlar tek muhalefet aracını sol zannettiler. Fakat yaşadıkları deneyim onarı eklemnenmeye çalıştıkları pisliğin dışına itti. çünkü onların aradığı muhalefet biçimi solda yoktu. Kapitalizmin bütün iktidar ilişkilerini ve baskıcı hiyerarşiyi solda görüp soldan çıktılar. Solcuların yoğun anti anarşist propagandaları karşısında çaresizliğe kapılıp tekrar solda kalmaya çabaladılar fakat olmadı. Ben sol çevrede büyüdüm. Bu solun içine illegal radikal sol yapılanmaları da katarsak ve reformist ( Emep ) bir partideki örgütlülüğümüde katarsak neyin ne olduğunu gayet iyi biliyorum. ve deneyimlerim birhayli fazla. Solcular siyah ve beyazdır. Ya burjuvaziyi savunuyorsundur yada marksizmi. Ama çok renk var. Anarşizm var, nihilizm var, varoluşçuluk var yani varda var. Solcuların dünya üzerinde yaşadığı ve yaşattığı deneyimleri hepimiz gördük...
|

31-03-2009, 12:03
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
|
|
Sen o otorite ve iktidar diye sürekli diline pelesenk ettiğin kavramları bugün konuşabiliyorsan bak bakalım kimler sokmuş senin lügatine onları?
Bugün felsefe diye bir şey varsa hala, bak kimler onu yeryüzüne indirmiş, kimler ona neler katmış?
Bir kere senin istatistik denen bir şeyden haberin olsa ve son 20 senedir yaşanan nesnel süreçlerle solun küresel ölçekte güçlü olduğu dönemleri karşılaştırsan (bunlar bizzat bm, db gibi kapitalist kurum verileri üstelik) bu kadar pervasızca genellemeler ve toptancı yorumlar yapmadan önce bir destur çekersin!
Maksat solun teorik ve pratik yanlışlarını konuşmaksa(ki öz eleştiri daima yapılmalıdır ve konuşulmalıdır da) her türlü tartışma ve yoruma açıktır aklı başında sosyalistler; ancak, başına buyruk, örgütsüz, dayanışma kültürünü yok sayan, sağda solda ot çekip şarap içmeyi muhalefet sanan(karşı değilim öyle anlama), muğlak bir otorite ve iktidar karşıtlığının ardına sığınan egolarına saplanmış travmatik bilinçleri ''anarşist'' diye sunmaya çalışırsan bir dakka güzel kardeşim, derler adama.
Kusura bakma kardeşim ama hiçbir somut veri, istatistik ve tarihsel kayıt vermeden; üstelik yanlış mecralar-örneklemler üzerinden konuşarak doğru olduğuna inandığımız ortak bir zemini yaratmamız mümkün değildir ki senin konuştukların, bu bağlamda mesnetsiz ve dayanaksız bir takım itham ve iddialardan öteye gitmemektedir. Emep gibi sol hareket içinde-yöntem ve pratikleri bakımından- miadı çoktan dolmuş bir yapıyı da önümüze sol/sosyalist model diye sunarsan(yeniyetmeler belki ama) bu işlerle az çok ilgilenmiş aklı başında adamları ikna etmen mümkün değildir.
Ben burada bir şekilde anarşizme ilgi duymuş, ama anarşizmin zerresinden haberi olmayan tahsilli cahiller de gördüm. Örgütsüzlüğü/dayanışmasızlığı matah sanıp da ilke (!) olarak savunan talihsiz konuşmacıları da gördük. Elifi görse mertek sana bu yeniyetmeler anarşistlerin İstanbul, İzmir ve hatta sinop gibi yerlerde örgütlü bir savaş karşıtı ve çevreci eylemlerinden haberinden de utanmazlar elbette, hoş bilselerdi utanırlardı elbet
Bu argüman ve söylemlerle devam edeceksen gereksiz, mesnetsiz ve içi boş bir tartışma olacağını düşünüyorum; ancak, varsa somut ve nesnel verilerin yazmaya devam edebilirim...

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

31-03-2009, 15:25
|
 |
azılı anarşist
|
|
Üyelik Tarihi: 11-06-2008
Nerden: kronstadt
Yaş: 28
Mesajlar: 394
|
|
Alıntı:
kara lastik´isimli arızadan alıntı
Günümüzün bir çok anarşisti önceki hayatlarında solcuydular. Anarşizm 20-30 yıl önce tam olarak bilinmediği ve anlaşılmadığı için düzenden şikayetçi olanlar tek muhalefet aracını sol zannettiler. Fakat yaşadıkları deneyim onarı eklemnenmeye çalıştıkları pisliğin dışına itti. çünkü onların aradığı muhalefet biçimi solda yoktu. Kapitalizmin bütün iktidar ilişkilerini ve baskıcı hiyerarşiyi solda görüp soldan çıktılar. Solcuların yoğun anti anarşist propagandaları karşısında çaresizliğe kapılıp tekrar solda kalmaya çabaladılar fakat olmadı. Ben sol çevrede büyüdüm. Bu solun içine illegal radikal sol yapılanmaları da katarsak ve reformist ( Emep ) bir partideki örgütlülüğümüde katarsak neyin ne olduğunu gayet iyi biliyorum. ve deneyimlerim birhayli fazla. Solcular siyah ve beyazdır. Ya burjuvaziyi savunuyorsundur yada marksizmi. Ama çok renk var. Anarşizm var, nihilizm var, varoluşçuluk var yani varda var. Solcuların dünya üzerinde yaşadığı ve yaşattığı deneyimleri hepimiz gördük...
|
Tamamiyle katılıyorum. Hatta şu an olduğun yoldan ,(emepde dahil olmak üzere ) bende geçtim. Güzel bir yazı. Kısa ve net...

i destroy to make, i hate love, i live to die what an anarchy causes myself...
|

31-03-2009, 15:36
|
 |
azılı anarşist
|
|
Üyelik Tarihi: 11-06-2008
Nerden: kronstadt
Yaş: 28
Mesajlar: 394
|
|
Alıntı:
AlbatrosS´isimli arızadan alıntı
Sen o otorite ve iktidar diye sürekli diline pelesenk ettiğin kavramları bugün konuşabiliyorsan bak bakalım kimler sokmuş senin lügatine onları?
Bugün felsefe diye bir şey varsa hala, bak kimler onu yeryüzüne indirmiş, kimler ona neler katmış?
Bir kere senin istatistik denen bir şeyden haberin olsa ve son 20 senedir yaşanan nesnel süreçlerle solun küresel ölçekte güçlü olduğu dönemleri karşılaştırsan (bunlar bizzat bm, db gibi kapitalist kurum verileri üstelik) bu kadar pervasızca genellemeler ve toptancı yorumlar yapmadan önce bir destur çekersin!
Maksat solun teorik ve pratik yanlışlarını konuşmaksa(ki öz eleştiri daima yapılmalıdır ve konuşulmalıdır da) her türlü tartışma ve yoruma açıktır aklı başında sosyalistler; ancak, başına buyruk, örgütsüz, dayanışma kültürünü yok sayan, sağda solda ot çekip şarap içmeyi muhalefet sanan(karşı değilim öyle anlama), muğlak bir otorite ve iktidar karşıtlığının ardına sığınan egolarına saplanmış travmatik bilinçleri ''anarşist'' diye sunmaya çalışırsan bir dakka güzel kardeşim, derler adama.
Kusura bakma kardeşim ama hiçbir somut veri, istatistik ve tarihsel kayıt vermeden; üstelik yanlış mecralar-örneklemler üzerinden konuşarak doğru olduğuna inandığımız ortak bir zemini yaratmamız mümkün değildir ki senin konuştukların, bu bağlamda mesnetsiz ve dayanaksız bir takım itham ve iddialardan öteye gitmemektedir. Emep gibi sol hareket içinde-yöntem ve pratikleri bakımından- miadı çoktan dolmuş bir yapıyı da önümüze sol/sosyalist model diye sunarsan(yeniyetmeler belki ama) bu işlerle az çok ilgilenmiş aklı başında adamları ikna etmen mümkün değildir.
Ben burada bir şekilde anarşizme ilgi duymuş, ama anarşizmin zerresinden haberi olmayan tahsilli cahiller de gördüm. Örgütsüzlüğü/dayanışmasızlığı matah sanıp da ilke (!) olarak savunan talihsiz konuşmacıları da gördük. Elifi görse mertek sana bu yeniyetmeler anarşistlerin İstanbul, İzmir ve hatta sinop gibi yerlerde örgütlü bir savaş karşıtı ve çevreci eylemlerinden haberinden de utanmazlar elbette, hoş bilselerdi utanırlardı elbet
Bu argüman ve söylemlerle devam edeceksen gereksiz, mesnetsiz ve içi boş bir tartışma olacağını düşünüyorum; ancak, varsa somut ve nesnel verilerin yazmaya devam edebilirim...
|
Dediklerine katılmıyorum. Bir kere o saydıkların solun icatları değil. Marx her ne kadar büyük bir filozof, iktisatçı ve devrimci olsada ona bu görüşler gökten vahiyle inmedi. Bir yerleri temel alarak görüşlerini inşa etti. Ha bir de yazında narşistlere sayıp dökmüşsün. Ama o saydıkların anarşist mi acaba. Bahsettiğin insanları çok iyi bilirim, marjinalliği anarşizmle karıştırmak gibi bir hataya düşmüş insanlardır bunlar. Ki bu hatanın büyüklüğü fazlasıyla bariz olmakla beraber hala bu insanlar anarşizmin bir dünya görüşü olduğundan ve içinde sisteme ve düzene karşı ciddi eleştiriler getirdiğinden bihaberlerdir. Anarşizm ile radikal olmaya özenen insanları karıştırman çok büyük bir hata...

i destroy to make, i hate love, i live to die what an anarchy causes myself...
|

31-03-2009, 18:44
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
|
|
|
Seviyor-sevmiyor papatya falı açmıyoruz burda. Somut ve net verilerle fikrimizi destekler isek söyenmek istenenler ve söylenenlerin ciddiyeti ortaya çıkacaktır. Marks'ın bunları kendi icat ettiğini söylemedim; ancak, engels'le birlikte sistematik bir eleştiri ve felsefi forma sokan eleştirmenlerdir onlar. Marksizmin felsefeyi yeryüzüne indirdiği birçok felsefeci ve akademisyenin ortak noktasıdır.
Soyut, muğlak, ucu bucağı belirsiz örneklemler ve anarşizmin yanından yöresinden geçmeyen söylem ve eylem modellerinden örnek verdim. Anarşizmin kendisine yapılan bir eleştiri değildi, yazdıklarımı iyi oku.
Bu haliyle iler tutar yanı olmayan bir deneme, konuyu açan arkadaş somut örnek ve verilerle destekleyebilirse ciddiyetini anlayabiliriz elbette...

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

01-04-2009, 17:58
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 29-11-2008
Nerden: Dünya
Yaş: 31
Mesajlar: 41
|
|
|
anarchy_in_turkey
azılı anarşist adlı kardeşie katılıyorum.
Albatross çok kızmışsın. Ama benim şaşırdığım anarşist foruma solcularında sızdığı. çok şaşırdım. illegal sol yapılanmalarıda biliyorum. Emep örnekti. yani acem çaylak oğlan değilim. emepteki ağabeylerin sadece yaptığı TDKP sürecinden kalan artıklara hoca diye hitap etmek ve o çok bilmiş görmüş geçirmiş hocalarınsa maziyi anlatıp anlatıp durmalarıdır. zamanla olumsuz deneyimlerimi anlatırm. mesea şuanki sip ten gelen legal tkp nin sonu işçi partisidir. yurtseverlik+ulusalcılık+milliyetçilik ve faşizm. bu yol böyle gider. solcular (marksist solcular dahil ) devlete öz olarak karşı olduklarını ve nihai hedeflerinin devletsiz+komünist toplum olduğunu söylüyorlar. fakat bu yalan. çünkü reel sosyalist rejimleri gördük hepimiz. en iyi örnek bolşeviklerdir. devleti+iktidarı zayıflatıp yok etmek yerine daha da güçlendirip kendi iktidarlarını kurdular.hiçbir zaman proleter iktidar yada proleterya diktatörlüğü olmadı. olan sadece partinin proleteya üzerindeki diktatörlüğü oldu
|

01-04-2009, 18:47
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
|
|
Derdin şahsi gözlemlerinden ve birikimlerinden yola çıkarak ''sol'' dediğin ideoloji(her sakallı dedemiz olmuyor, bunu da deneyimlerinle anlamış olduğunu varsayıyorum)yi tartışmak ise buyur, somut örnek ve argümanlarını ortaya koy.Kaldı ki ben de, gerekli argüman ve somut verilerle mevcut durum ile birlikte karşılaştırmalı olmak kaydıyla her türden tartışma ve sağlam temellere oturmuş eleştirinin insan olmanın gereği olduğunu düşünür ve ona göre yorumlarım.
Sense, yaşadığı değişim ve dönüşümlerin iç hazımsızlığını yaşayan bireyler gibi(misal AKp  ) konuşmakta ve ileri sürdüğün görüşleri nesnel ve somut verilerle desteklemeden kalbürüstü genellemeler yapmaktasın.
Her olguyu içinde bulunduğu bağlam ile değerlendirmek gerektiği ise ayrı bir durum elbette. Sosyalist devlet(devlet olgusu doğası gereği genetik hasarlıdır zaten) modelinin kendi iç çelişkileri ve devlet olgusunun yaratabileceği pratik sıkıntıları külliyen bir modelin/ideolojinin sakat olduğunu üzerine bir görüş bu kadar yaşamışlığı/görmüşlüğü olduğunu söyleyen biri için takıntılı bir değerlendirmedir. Komplo teorisi olarak algılama; ancak, bu bakış açısı Liberal batılı rejimlerin manipülatif ve saptırılmış komünist algılarıyla da dirsek temasında zaman zaman.
Reel sosyalizm(devlet olgusu temelinde elbette)in pratikte yarattığı bazı tahribatlara katılmakla birlikte, İrrel Kapitalist sömürü modelinin ''artı değer'' ve ''emek-sermaye'' gibi çelişkileri düşünüldüğünde de bir tercih yapmak sorunsalı hasıl olmaktadır. Bu durumda da benim de, sizin tekliflerinizin somut ''iktisadi, sosyal, ekonomik'' ilkelerini gibi görmek gibi bir hakkım vardır. Önerebileceğiniz yapı, şayet kapitalizmin kendi çelişkilerini yok etmekten aciz bir travmatize olmuş liberal özgürlük ise her türden eleştiriye açık olacağınızı belirtirim.
''Baskı ve otorite kurumlarını yok etmek'' söylem düzeyinde çok cazip gelse de bunun mücadele yöntem ve araçları noktasında, bu forumda henüz somut bir teklif göremedim. Hatta, ''toplumsal dayanışma-örgütlülük'' gibi pek çok olumlu değerin dahi dışlandığına da üzüntüyle şahit oldum. Anarşizm reel hayatın içerisinde pek çok farklı duruma karşılık gelebilecek bir kavramdır aynı zamanda. Aklı başında birçokları bunun genel geçer bazı ilkelerini ortaya koysa da, yeni yetme ve heyecanlı birçokları için bu durum salt bir ''özgürlük ve karşı olma(ama neye o da meçhul)'' kavramları içinde içi yeterince doldurulamayan- bence anarşizmin kendisine de yazık olan- bazı şikayetlerden öteye gidememektedir.
Eleştirim anarşizme değildir. Eleştirim eleştirdiğiniz durumun somut tahlili ve verilerinin ortaya konmayıp düşüncelerinizin kişiselleşmesidir. Kapitalizmin iktisadi ve sosyal çelişkilerini yok saymaya kadar giden mevcut durum analizlerinin görmezden gelinmesidir.
Esasen Marks da kendi döneminin batılı, oryantalist ve modernist bazı yanlışlarını görememiş, tahlillerinde zaman zaman ciddi sıkıntılar olmuştur. Ancak; artı değer ve kapitalist ekonomi modelinin sistematik tenkiti konusunda insanlığa ciddi düşünceler bırakmıştır. Bu durumda Marks'ı, öncülleri ve onu örnek alanları ''tenkitçi'' olarak görüp görüşlerini o doğrultuda değerlendirirsek daha sağlık tartışmalar yaparak ortak bir payda yaratabileceğimizi umuyorum. Neticede, hepimiz kapitalizmin yarattığı ''doğal tahribat, yabancılaşma, yoksulluk ve savaş'' gibi olgulara karşıyız...

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

07-04-2009, 10:51
|
 |
azılı anarşist
|
|
Üyelik Tarihi: 11-06-2008
Nerden: kronstadt
Yaş: 28
Mesajlar: 394
|
|
Alıntı:
AlbatrosS´isimli arızadan alıntı
Seviyor-sevmiyor papatya falı açmıyoruz burda. Somut ve net verilerle fikrimizi destekler isek söyenmek istenenler ve söylenenlerin ciddiyeti ortaya çıkacaktır. Marks'ın bunları kendi icat ettiğini söylemedim; ancak, engels'le birlikte sistematik bir eleştiri ve felsefi forma sokan eleştirmenlerdir onlar. Marksizmin felsefeyi yeryüzüne indirdiği birçok felsefeci ve akademisyenin ortak noktasıdır.
Soyut, muğlak, ucu bucağı belirsiz örneklemler ve anarşizmin yanından yöresinden geçmeyen söylem ve eylem modellerinden örnek verdim. Anarşizmin kendisine yapılan bir eleştiri değildi, yazdıklarımı iyi oku.
Bu haliyle iler tutar yanı olmayan bir deneme, konuyu açan arkadaş somut örnek ve verilerle destekleyebilirse ciddiyetini anlayabiliriz elbette...
|
Evet dikkat etmemişim aslında gerçekten anarşizmle alakasız olayının altını çizmişsin, özür dilerim. Engels ve marx ı diğer düşünürlerden ayıran noktalar onları mutlak gerçeklik noktasına taşımaz. Ki solcular ve komunistler(artık çoğu komunist arkadaşım kendilerini solcu olarak tanımlamaktan ısrarla kaçıyorlar) uzun bir süre boyunca işçi ve ezilenlerin tek temsilcileri oldukları iddiasındaydılar ta ki sscb çökünceye kadar. Bu noktadan sonra stalinistler bir anda pıtırak gibi çoğaldı ve başarısızlık ihalesini troçki'nin ve kruşçev'in üzerine yıkıp yollarına devam etmeyi amaçladılar. Birde özellikle canım ülkemizde görülen "parti disiplini" içine gömülünüp işçi ve ezilenlere olan bakış açılarını iyice daralttılar. Evet belki kara lastik in verdiği örnek bir şeyler ifade etmeyebilir ama tüm bu şeylerin ortalamasını aldığımızda karşımıza çıkan şey emep ten pek uzak sayılmaz...

i destroy to make, i hate love, i live to die what an anarchy causes myself...
|

08-04-2009, 04:36
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
|
|
Marks'ın ortaya koyduğu temel olgu ''kapitalizmin maksimum kar'' ve ''rekabet'' dengeleridir. Peki bilimsel bir tartışmada bunları inkar etmemiz mümkün müdür? Kapitalizm, karın genişletilmiş ölçekte, her seferinde tekrar üretilmesidir. Kapitalist piyasa koşullarında, sermaye sahipleri karlarını ve dolayısıyla sermayelerini sürekli büyütmek zorundadır; aksi halde, kapitalist piyasa koşullarında, kısa bir süre içinde ''iflas'' etmeleri mümkündür. Koçların, Sabancıların onca malın/mülkün varlığına karşın sürekli atak/saldırgan ve doymaz bir iştahla davranmalarının sebeb-i hikmeti de buradadır. Bu adamlar büyümek, genişlemek zorunda; aksi taktirde batacaktır! Mesala şu an, pc piyasasında ağırlıklı olarak Windows'un yazılımları kullanılır. Biri çıkıp, çok daha işlevsel, pratik ve ucuz bir yazılım geliştirdiği zaman, Windows'un piyasadaki ağırlığını kaybedip iflasa kadar sürüklenmesi işten bile değildir. Bu durumun olmaması için, piyasa hacmi yani tüketim oranları sürekli pompalanıp geniletilmeye, böylece farklı şirketler ve rekabetçilerin de asgari miktarda yaşamasına zemin sağlanmaya çalışılır. Her ne yaparsanız yapın, piyasa hacmi ve piyasanın tüketebileceği pasta aşağı yukarı bellidir. Bu pastanın kaç şirketi ve rekabetçiyi kaldırabileceği de bellidir. Kapitalizmin altın kuralı yine değişmez ve rekabet edemezsen ölürsün
Tüm bu söylediklerimizden yola çıkarak, şunu diyebiliriz ki;bir ülkenin iktisat ve ekonomi politikaları, buna bağlı olarak da, eğitim,sağlık, sosyal güvenlik gibi tüm politikaları ''piyasaların arzu, istek ve şartları'' göz önüne alınarak kurgulanır. Mesela, Türkiye'deki yeni sosyal güvenlik yasası çıktığında bunun gerek toplum ve halk, gerekse devlet için ne kadar gerekli bir düzenleme olduğu ''binbir türlü yağlama, yıkama ve ağdalamayla'' karışık bir dille anlatıldı. Bunlar temel iktisat gerçekleridir. Sana göre, bana göre değişen bilgiler değildir. Birileri, kapitalizmin gelişmeye başladığı eski çağlardan beri bu yapının ''tanrı vergsi-kader'' olup bunun başka yolu olmadığına insanları ''din, milliyetçilik ve militarizm'' gibi yollara zorla kabul ettirmeye çalışıyor.Aklı başında her muhalifin de öncelikle bilmesi gereken şey, kapitalizmin temel iktisadi-ekonomik norm ve işleyişidir. Sürekli rekabet, genişleyen kar, emek ücretlerinin piyasa koşullarına/insafına terk edilmesi, piyasa ihtiyaçları ve koşullarını merkeze alan hukuki-yasal-ekonomik nizamlar ile eğitim,sağlık ve sosyal güvenlik gibi konular her muhalifin öncelikli muhalefet alanlarıdır. Bizim kapitalizmin yarattığu tahribatları bir kenara koyarak, bununla hasbelkadar mücadele etmeye çalışan insanlarla çatışmayı girmemiz, açıkçası pek de manalı gelmemekte bana. Eleştiri lazımsa, buyrun Marks'ın da net bir tablo halinde ortaya koyduğu iktisadi-ekonomik nizam ile devlet modelinden yola çıkarak başlayalım. Kendi çözümlerinizi ve görüşlerinizi somut verilerle buyrun siz ortaya koyun? Sosyalizm, kar-emek-sermaye üçkeninde hangi yanlışları yapmıştır ve bunun doğrusu nedir siz söyleyin? Amaç devleti tasviye etmekse ve sosyalizm bunda yetersz kalmışsa(şimdiye kadarki modeller itibariyle) bunun nasıl olacağını, devletsiz bir toplumda üretimin, barınmanın ve sosyal hayatın nasıl düzenlenmesi gerektiiğini ve bunun hangi araç ve ilkelerle yapılacağını siz ortaya koyun? Ben bunun en somut örneklerini gerçekten merak ediyorum? Mesela Zeitgeist Movie adlı belgeselde bu konuda bazı somut örnekler vardı. İyi de, bu küresel ölçekli bir modeldi. Mevcut yapı içerisinde, örneğin Türkiyedeki imkan ve olanaklarla bu kurgulanabilir mi? Evetse nasıl?
Zor oldu sanırım  Demem şu ki, ideallerin/modellerin ve fikirlerin somutlaşması reel olanla birebir örtüşmez; zaten, her model gerçek orjinalinin tıpatıp aynısı asla değildir ve pratikte mutlak bir farklılık her zaman olacaktır.
Saygılar...

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

08-04-2009, 17:11
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 29-11-2008
Nerden: Dünya
Yaş: 31
Mesajlar: 41
|
|
|
G-20 zirvesini gördü herkes. Anarşistler yine meydanlardaydı. Yunanistanı Atinayı herkes gördü zaten. Albatross 5 N 1K yı internetten izle.eski bölüm. anarşistlerle ilgili program yapmıştı. ırara tavsiye ediyorum. belki dünyya bakışın değişir bir şeyler öğrenirsi.beni anlayanlar çıkıyor forumda.senden anlayış beklemiyorum.çünkü sende klasik solcular gibisin. bak zapatistalara. doğru dürüst marksın yada stalinin adızlarına almazlar. kendilerine göre bir hareket oluşturdular. ve başarılılar. türkiye solu hastalıklıdır. sırf bireysel çekişmelerden dolayı hizipler çıktı ve yeni yavru örgütler doğdu . anlaşamadıkları nokta felsefi siyasi noktalar değil koltuk kavgaları ve iç hesaplşmalardı. örnek tikko.ve diğerleri. at gözlüğü var. insanlar sol örgütlülükten neden kaçıyr acaba bir sor kendine. sol yıllardır koşturuyor. ama daha bir yere yetişemedi.sovyetlerde neredeyse 80 yıl hüküm sürdüler. ama bir gecede bittiler. neredeyse çalık rejimine dndüler. demekki olşevikler o yeni isanı yaratamamışlar. solcular diyorki devrim kişiler değil toplum yapar halk yapar.işçi sınıfı ayakta tutar diye. ama sovtetlerin çöküşünü stalinden sora başlatıyorlar.stalin diktatör despottur. ve parti bürokrasisinikuran kişidir. bu okadar güçlü bir devrimce ve madem stalinden sonra çözülmeye başladıysa sovyetler neden stain ayarında bir insan yetiştiremediler. yada stalinden sonra çözülmeye başladı dersek kruşçev yada bir başkası bu devrimi çökertecek kadargüçlümü. yani bu olaylar kişiyemi bağlı ki öyle görünüyor yksa toplumamı. ara sıra rusyada nostaljik ihtiyarlarçıkıyor. leninin resimleriyle geziyorlar meydanda. aynen bizim ülkemizeki kemalitler gibi. biz kemalizmin ne olduğun gayet iyi biliyoruz. yabancı ülke insanları kısmen nasıl birer kemalst gibi konuşup atatürkü sevip yüceltiyorlarsa sizler ve rusyadaki dinozorlarda öyle yapıyor. illa bir sosyalis parti yada örgüt kurulcak.ama değer görmesi için illa stalinist olmaya görünmeye çalışıyor. azım şiir yazmış stalin için. çek bıyıklarını çorbamdan diye. boşuna yazmamış herhalde.
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:21 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|