|
deniz'e, deniz'in ilk yazdığı mesajın ciddiyet skalasından pek de farklı olmayan bir skalayla gerek alay ederek, gerek laf sokarak bir sürü kullanıcı hönkürmüş zaten. bir de insan doğasının mükemmel olduğunu, rekabetçi "olamayabileceğini" savunuyoruz...
bence deniz güzel yerlerden yakalamış konuyu.
ben de anarşizme gönül versem dahi anarşist olarak tanımlayamıyorum. böylelikle soracak daha çok sorum oluyor.. ayrıca, bir düşünce üzerinden düşünmek yorucu bir şey, insanın "şimdiki kafasıyla" kendisini ileri geri noktalara koyarak "net" yorumlar yapabilmesini şaşırtıcı buluyorum.
şöyle başlayayım. bugünün şartlarında anarşist olmak bana biraz anarko-kapitalizme peşkeş çekmek pratiğine dönüşüyormuş gibi geliyor. insanlar, düzensiz, sınırsız ve limitsiz olmayı özgürlükle bir tutuyor. çoğumuzun binbir baskı ve yasaklama altında geçen çocukluğu, neden özgürlüğü "sınırsızlık, kuralsızlık" olarak tahayyül ettiğimizi gayet açıklıyor bence. özgürlük, düzensizlik değildir. özgürlük, olsa olsa herkese aynı şekilde düşen hareket özgürlüğünün genişletilebilmesidir sanırım. burdan da, neden genelde "daha özgür" diye işaret edilen alanların günümüzde sosyal devletler olduğunu düşünmeye gidebiliriz.
bir başka diyeceğim şey de, şu,
ben psikoloji okudum ve senelerdir, hala, insan doğası hakkında bir şey söyleyebilecek kadar iddialı göremiyorum kendimi. insan doğasının kötü olarak bellenmesi tahakküm kurma ve faşizm uygulamayı meşrulaştırdığı gibi, insan doğasının mükemmel olması da günümüz serbest piyasa ibişliğine de yem olup duruyor gibi. insan doğası denilen bir şeyin olduğuna pek inanamıyorum.
ve sanıyorum ki, iktidar deşmeye en minöründen girmek ondan çok daha hızlı koşan kapitalizme ve emperyalizme aşık atamayacak kadar kopuk kalıyor bence.
insan doğası kapitalizm erasının konusu olmadan önce de büyük balık küçük balığı yutuyordu. doğanın adaleti böyle. doğa adaletli mi? ne kadar adaletli? doğa, neden adaletli olmalı ki? ben, başkasından fodül ve onlar kadar hızlı koşamayacak kısa bacaklarla doğmuş isem doğanın bana uyguladığı adalet nedir? bu adaleti bana kim sağlayabilir? toplumsal vicdan. toplumda haset ve rekabeti getiren şey, insana evrim sürecinde eklemlenen "bilinç" unsuruyla oldu. şu an sahip olduğumuz bu bilinçle pre-modern döneme geçip de devletsiz, otoritesiz (ki o zaman da 'baba', 'babalar', 'güçlüler' idi devlet) medeniyeti, rekabeti ve onun tekrar bizi getireceği kapitalizmi bekleyedurmak saçma olurdu. bazılarına anarşizm nasıl bir distopya değil de, sempatizanları olarak ziyadesiyle "ütopya" olarak görünüyorsa, devlet dediğin şey de benim için bir "ütopya"dır. ya da nihai olarak bellediğim noktaya bir geçiş sürecidir.
kendi koyduğumuz kurallar, kendi uygulamaya çalıştığımız düzen içinde daha rahat nefes alabileceğimi düşünüyorum. şu günkü düzene doğmayı ben seçmedim, şu günkü düzen herkesin değil sadece bazılarının çıkarlarını maksimize etmek için var. benim düzen olarak tahayyül ettiğim düzen bu değil.
uzadı da uzadı. anarşizmde ikna olmayı çok isterim. anarşizm olarak gösterdiğiniz noktaları (bir arkadaşın her türlü düzene karşı olmak demesi dışında) gayet komünizm de savunuyor, ki kendisine daha da bir sempatim vardır. hatta küba hayattır, kahvedir, zamanıdır, böyledir işte..
|