|
|
| Anarşizm Biz ki caniyiz! Herkes için ekmek, iş ve her türlü bağımsızlık ve adaleti istiyoruz. |
Anarşizm denilince ne anlıyorsun?Anarşizm içerisinde Anarşizm denilince ne anlıyorsun? konusu: eger bu sistem dünyaya yararliysa anarsist dünyayi patlatacak olanda bu uyuz sistemdir ,hem sonra böle birbirimizi parçalamkta kavga etmekte anlaşmamakta çok güzel,anlaşırsak ozaman hapı yutarız,ki sonra bir bakmışız zamanla nefret ...

03-06-2009, 20:26
|
 |
rahatsız insan
|
|
Üyelik Tarihi: 02-06-2009
Nerden: istanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 1
|
|
|
eger bu sistem dünyaya yararliysa anarsist dünyayi patlatacak olanda bu uyuz sistemdir ,hem sonra böle birbirimizi parçalamkta kavga etmekte anlaşmamakta çok güzel,anlaşırsak ozaman hapı yutarız,ki sonra bir bakmışız zamanla nefret ettiğimiz o şey yani sistem oluruz,
|

04-06-2009, 05:57
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 28
Mesajlar: 1,004
|
|
Alıntı:
Sunasu´isimli arızadan alıntı
Hayran kalıyorum bu cevap verme şekline, AlbatrosS 
|
Ne demiş atalarımız: Tarlanın taşlası tezeklisi; avradın dötlüsü göbeklisi makbuldur
Evhama hiç gerek yok, bak atalar koymuş teşhisi; onlar da anlamış kapitalizmin ne menem bir illet olduğunu 

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

09-10-2009, 00:27
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 16-03-2009
Mesajlar: 99
|
|
Alıntı:
non serviam´isimli arızadan alıntı
Anarşizmin iktisadi değerlendirmesi aç ve özgür bir toplum sonucuna götürmez. Günümüz iktisat bilimi başlıca üç ekonomi politikasından bahseder: Sosyalist(Kumanda) ekonomi, karma ekonomi ve kapitalist yani piyasa ekonomisi. Bunlar arasında en vahşi olanı kapitalist ekonomidir. Diğer iktisat politikaları ile kıyaslarsak ki sosyalist ekonomi politikası uygulayan ve bütün ambargolara rağmen dünyanın en yüksek yaşam kalitesine sahip ülkelerden birisinin Küba olduğunu hatırlatmaya gerek yok sanırım. Küba’da gelir dağılımı adil, okuma yazma oranı yüzde yüz, eğitim, sağlık, spor ve kültür hizmetleri ücretsizdir. Tabi ki cennet diyemeyiz, iktidarının insanlarına getirdiği yasaklar vesaire eleştirilebilir ancak uygulanan sert ambargolara rağmen geldiği nokta önemlidir.
|
Küba konusunda çok yanılıyorsunuz, Küba'da sağlık dahil her konuda rüşvet ve bir çok zorlukların döndüğü bir cennet içinde cehennem diyebiliriz. Okuduğunuz her şeye inanmayın, büyük propoganda çarklarının bir sonucundan başka bir şey yok. Küba sadece acı çeken insanların yaşadığı ve kapitalizmin gerçekten hüküm sürdüğü ülkelerden biri.
Kanada Örneği dünyanın en kaliteli standartlarından biri için en ideal örnektir.
Alıntı:
sangre´isimli arızadan alıntı
Ben bu konunun da ekonomik bazda ele alınmasından yanayım..
Daha önceden ''Para''nın hayatımızda olup olmaması konusunda tartışmıştım.. Bana cevap veren arkadaşın önermelerinin tutarlı olduğunu görünce önce şaşırmıştım, sonra kendisine hak vermiştim.
Anarşist (Komünist) bir ekonominin tanımının iyi yapılması gerekiyor.. Yoksa, tüm bu -otoritenin reddi, özgürlük- gibi ütopik yaklaşımlar havada kalır.. Aç ve sefalet içinde yaşayan bir insan neslinin aynı zamanda özgür olması, şu anki durumumuza göre pek tercih edilebilir bir yaklaşım olarak görülmüyor sanırım.
Bahsi geçen önermelerden bir kaçı;
''-X üretim faktörü, Y üretim alanı yerine Z üretim alanında değerlendiriliyor; aynı anda söz konusu olabilecek tüm üretim olanaklılıklarını değerlendirebilmek için, sınırlı bir kaynağa sahibiz. Yani bir mal yerine, bir diğerini üretiyoruz.
-Her bir farklı sektörde, sermaye/emek yoğunluğu oranı farklı bir biçimde tezahür ediyor. Bir ekonomide, sınırlı sayıda sermaye/emek faktörünü, tüm sektörler arasında, olası en verimli şekilde dağıtabilmek için, olağanüstü büyüklükte bir enformasyonu derleyip, bir araya getirmek gerekiyor.
Bütün bu enformasyon yığını, milyonlarca bireyin his, beceri, istek, arzularına yayılmış, gevşek bir bütün oluşturuyor. Arz-talep ve fiyat mekanizmaları, tüm bu enformatif faktörleri, kantitatif bir değişken üzerinden (para) ifade edebiliyor.
Soru: Paranın olmadığı bir ekonomide, tüm bu enformatif değerler, olası en verimli bir biçimde nasıl değerlendirilecek?''
Anarşistlerin, bu konuya da mantıklı yanıtlar vermesi gerekiyor.
|
Alıntı:
delibasozi´isimli arızadan alıntı
Konuya devam etme isteği içerisinde anarşizmin bende çağrıştırdığı anlamın kısaca "otoritesizlik" ve dünyada da şu an için onlarca otorite varken bunun yolunun devrimlerden-kaoslardan geçmesi de bir parçasıdır. Bence kandan evvel bilinçlerin bu kaosa uğraması, çayını çorbasını içip muhabbet ettikten sonra etkilenmesi daha mantıklı ve daha doğrudur.
Sevgili sangre; güzel bir konuya parmak bastığını söylemeliyim. Başka bir başlık altında daha detaylı bir şekilde tartışmanın daha faydalı olacğaına inanarak senin soruna dönmek istiyorum:
"Soru: Paranın olmadığı bir ekonomide, tüm bu enformatif değerler, olası en verimli bir biçimde nasıl değerlendirilecek?''
Baştan söyleyeyim, çok fazla bilgim yok; ekonomiden zerre anlamam. Ancak ekonominin " dünyadaki kısıtlı(?) kaynakların 'sınırsız insan ihtiyaçları(?)' üretim-paylaşım-tüketim dengesi" olduğunu (Okulda bir kez gittiğim ekonomi dersinden) bilirim. Tabi ekonomi ilminin kabul ettiği "kısıtlı kaynaklar"ın kısıtlı oldup olmadığını; olabilip olabilemeyeceğini sorguladığımızda ekonominin yanıldığını-yanılacağını; ve uydurduğu arz-talep dengelerinden "para" ve "mülkiyet" gibi icatlarına kadar bunların ne kadar yersiz ve saçma olacağını görebiliriz; görmeliyiz. Nitekim gördük, görüyoruz, yaşıyoruz. Gelecekte ya da en azından günümüzün arzulanan-tahayyül edilen dünyalarındaki yaşamın bu sorunları halletmiş olarak ilerlediğini biliyoruz. Komünizm, anarko-komünizm, sendikal ya da kolektivist komünizm, sosyalizm ve benzer ütopyalarda/gerçekleşmişlerinde; toplum halinden birey haline kadar tüketimi karşılayan ve dengeli dağıtılmış-paylaşılmış bir üretim düzeni vardır/kabul edilir.
Mevzubahis durumun ötesine düşünsel olarak geçtik; sangre'nin sergilediği gibi özel durumlarla da karşılaştık. Günümüzün açlığını ve sefilliğini de yine paylaşım sorunu ile birlikte ortadan kaldırdık -ki bunun için ekonomi saçmalığının bile ortadan kalkmasına gerek yoktur, bir kaç ayar yeter heralde  . Gelin görün ki, sınırsız kabul ettiğimiz kaynaklarda bir sınırlama oldu. Petrol bitti ya da kuraklık başladı ve 5-10 yıl ya da (daha) uzun(kuraklık içinki süresini bilmiyorum) sürdü. Bunun üstesinden gelmek için ne olabilir??
Paylaşım sorununun hallolması iradeli kullanımı getirecektir, getirmelidir. Küçük pürüzleri ortadan kaldırmak bu yolla kolay olabilir. Kaynakların kullanımında da endüstri mühendislerinin, malzeme mühendislerinin, istatisyenlerin, ve sair onca bilim adamının günümüzünkinden daha mantıklı bir işe yarayabileceği gerçeği önümüze gelecektir herhalde. Bunun başka yolları daha vardır ancak bu platformda bu yolları benden daha çok bilenlerin olduğuna inanıyorum. He yine de illa ki aşılması güç sorunlar doğacaksa benim bildiğim şudur: "İnsanlar ihtiyaçlarına göre çevrelerinde-dünyalarında değişim ve gelişim göstermiştir; gelecekte/hayal ettiğimiz dünyada da ne olursa olsun gösterecektir."
Umarım doğru biliyorumdur. Esen kalın 
|
Sevgili Sangre ve delibasozi bu başlığa en yakışan yaklaşımı getirmiş.
İnsan türünün bilinçsel ve evrimsel olarak gelişmeden "anarşist felsefe" olgusunu pratiğe dökmesi günümüz şartlarında ve kalitesinde imkansız görünüyor.
|

09-10-2009, 12:39
|
 |
M€M€ÑTØ MØRÍ
|
|
Üyelik Tarihi: 31-12-2006
Nerden: Asrub
Yaş: 27
Mesajlar: 2,329
|
|
Anarşizmi ne teorik ne de pratik anlamda bilmeden, kelime kökeni ve mevcut sistem üzerinden değerlendirmeye/eleştirmeye kalkışırsanız, mülkiyet ve otorite gibi kavramların olmadığı bir yaşam biçiminin günümüz değil hiçbir şart altında mümkün ve tatbik edilebilir olamayacağı yargısına varmanız kaçınılmazdır. Ne var ki tarih ve uygulanabilmiş pratiği bunun aksini gösterir.
Her okuduğuma inanır gibi bir halim mi var? Özellikle de lider olarak gördüklerine dair bildiklerini resmi tarih üzerinden anlatılan/uydurulan kahramanlık hikayelerine, kutsallaştırmalara dayandıran ve bunları burada bile savunan birinin böyle bir ithamda bulunması oldukça enteresan değil mi sevgili LYNX?
Küba’da uygulanan, savunduğum bir ekonomi ya da mevcuda karşılık ideal aldığım bir yapılanma değildir. Ancak Küba uygulanan ambargolara rağmen özellikle sağlık alanında Dünya Sağlık Örgütü(WHO) gibi kuruluşlarca örnek gösterilen, halkın yaşam ömrünün uzatılması, belli hastalıkların kalıcı çözümü, yaygın aşı sistemi, düşük çocuk ölüm oranı ve bunun gibi başarılarıyla sağlık alanında uluslararası saygınlığa sahiptir. Öyle ki sağlık hizmeti alanında gelişmiş ülkelerin bir çoğunu geride bırakmıştır. Sizler de okuduklarınıza inanmayın, inandıklarınızı sorgulayın.
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|

10-10-2009, 00:14
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 16-03-2009
Mesajlar: 99
|
|
Alıntı:
non serviam´isimli arızadan alıntı
Dünya Sağlık Örgütü(WHO) gibi kuruluşlarca örnek gösterilen, halkın yaşam ömrünün uzatılması, belli hastalıkların kalıcı çözümü, yaygın aşı sistemi, düşük çocuk ölüm oranı ve bunun gibi başarılarıyla sağlık alanında uluslararası saygınlığa sahiptir. Öyle ki sağlık hizmeti alanında gelişmiş ülkelerin bir çoğunu geride bırakmıştır. Sizler de okuduklarınıza inanmayın, inandıklarınızı sorgulayın.
|
Bu açıdan yaklaşınca ve teorikte evet fakat pratikte hayır;
Küba gözlemlerimiz ve orada çok sık bulunmak zorunda kalan arkadaşlarımızdan öğrendiğim bilgiler doğrultusunda yaklaştım.
Bunun dışında geçen yıllarda ilaç şirketlerine Kubanın yaşattığı işkence ise gerçekten muhteşem bir olaydı.
Fakat Kanada sağlık sistemini incelemenizi öneririm.
Alıntı:
non serviam´isimli arızadan alıntı
Her okuduğuma inanır gibi bir halim mi var? Özellikle de lider olarak gördüklerine dair bildiklerini resmi tarih üzerinden anlatılan/uydurulan kahramanlık hikayelerine, kutsallaştırmalara dayandıran ve bunları burada bile savunan birinin böyle bir ithamda bulunması oldukça enteresan değil mi sevgili LYNX? 
|
Fazla önyargı ancak daha büyük yanlış önyargılara gebedir.
Bence her okuduğuna inanan biri olsan da olmasan da önyargı konusunda problemlerin olduğu kesin 
Konu NEXUX tarafından (10-10-2009 Saat 00:18 ) değiştirilmiştir..
|

10-10-2009, 15:37
|
 |
M€M€ÑTØ MØRÍ
|
|
Üyelik Tarihi: 31-12-2006
Nerden: Asrub
Yaş: 27
Mesajlar: 2,329
|
|
|
Her duyduğuna da inanmamak lazım. İnanır mısın, arkadaşlarının anlattıkları beni hiç ilgilendirmiyor. Kanada ülkesinin sağlık sistemi de. Sömürü üzerinden edinilmiş kazanımlar da... Anlatılanlar üzerinden değil, istatistiksel veriler üzerinden yorum yapıyorum. Dünya Sağlık Örgütü gibi kuruluşlar da gözlem ve istatistiki verileri baz alarak değerlendirmelerde bulunur. Kaldı ki burada tartışılan sağlık sistemi falan değil, sömürgeci ülkelerin dünya üzerinde yarattığı tahribat ve bunun doğaya, insanlığa etkileridir. Örnek gösterdiğin Kanada da dünyanın en zengin ülkelerinden biridir, diğer G-8 ülkeleri gibi dünya kaynaklarını hızla tüketmektedir. Ve bu ülkeler o kadar demokratiktirler ki, dünyanın sorunları adına kararlar alır, uygular ve uygulatırlar. Milyarlarca insanın açlık ve sefalet içerisinde olması, bozulan doğa dengesi, yok olan canlı türleri vesaire dünyanın üzerinde durulacak sorunlarından değildir tabi. Sen faraziyelerinden, dogmalarından sıyrıl da savunduğun sisteme karşı önyargılarım(!)ı ondan sonra değerlendir.
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|

02-01-2010, 16:50
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 02-01-2010
Nerden: Dünya
Mesajlar: 54
|
|
|
İnsanların kurallara ihtiyacı olmadığı,herşeyi aklıyla bulabildiği ve bu aklı gelişim ve eşitlik için kullandığı sistemsizlik.Tabiki çoğu basit düşünen insan kuralsızlığı kötü birşey zannediyor;kurallar zaten günü kurtarmak için yapılmış şeylerdir.Amaç ise insanların kuralların vermeye çalıştığı iyi şeyleri,kendi akıllarıyla bulabilecek şekilde eğitilmesi ve yetiştirilmesidir.
|

03-01-2010, 16:15
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 03-01-2010
Nerden: Gönen
Yaş: 14
Mesajlar: 4
|
|
|
Özgürlüğü anlıyorum. Var olma Savaşı..Haklarımızı Kazanma Mücadelesi... Var olan Tek gerçek
|

16-01-2010, 19:17
|
 |
Rütbesiz anarşik
|
|
Üyelik Tarihi: 02-06-2008
Nerden: Bursa
Yaş: 18
Mesajlar: 454
|
|
|
dışarı çıkınca hiç kimse yok...???
Herkesin hayalgücü tükendiğinde artık hiçkimse dünya için tehdit olmayacak ...
|

16-01-2010, 19:46
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 17-09-2008
Mesajlar: 45
|
|
ben varım
konunuza gelince 10 küsür sayfa yapmış bravo.
farklı olma, hisetme amacıyla bir halt bilmeden "ben anarşistim" diyebilecek bebe bebeciklerin varlıgı göze çarpıyor katılıyorum.
ama sizin bu konunuzda arşizmle çelişiyor bilmiyorum farkındamısınız?
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:47 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|