Tekil Mesaj gösterimi
  #11 (permalink)  
Alt 27-06-2009, 08:54
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AlbatrosS AlbatrosS isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
Alıntı:
[B]ya geçmek lazım o ayakları. bir insan ya çok korktuğu ya da çok saygı duyduğu birşeye gıpta eder.
Önerme safsatalsına gel vatandaş Bir insan korktuğu birine gıpta etmez; sadece korkar ve korktuğu için de korktuğu özneyi kızdıracak eylemler yapmamaya çalıabilir; fakat saygı bir kişinin özgür iradesiyle karşı tarafa beslediği olumlu duygulardır.

Alıntı:
eğer Yüce Atatürk
Şu ifadeyi kullanan birinin önce geldiği yerin neresi olduğuna bakması gerekiyor. Sizi kuponla mı yolluyorlar buraya anlamıyorum. Bak evladım; sana da anlatalım: Burası her türden fikrin sorgulanmaya çalışıldığı, anarşizme ilgi duyan yahut anarşizmi kabullenmiş birçok şahsın yazdığı bir platform. Burada ''yüce, uluuu, muhhteşemm, kutsal'' hiçbir sıfata iyi gözle bakılmaz; zira bu sıfatlar bahşettiğiniz nesne/özneyi fetişleştiren, onu ''dokunulmaz/eleştirilmez'' bir ''tabu'' haline getiren sıfatlardır. Sigmund Frued'un Totem ve Tabu adlı güzel çalışmasını okursanız ve elinizdeki yeni Tanrımız google'dan bir arama yaparsanız Tabu hakkında enfes makaleler bulabilir; dahası Tabu ve totemist inanç kültlerinin somut mantığa/akla/bilime dayanması gerekmediğini bir nebze olsun anlardınız.
Alıntı:
'ün manevi değerlerine
Maneviyat bireyin şahsi varoluşsal sorunları/sorularına karşı geliştirdiği cevaplardır ve herhangi bir birey'in maneviyatı dğer bireyler üzerine ''tahakküm'' edici bir biçimde dayatılamaz; aksi takdirde onun adı maneviyat değil, tabu olur. Tekrar edelim yine: Tabılar herhangi bir mantıksal/rasyonel temele yaslanma zorunluluğu olmayan ve başlıca yöntemi ''korku-baskı-uzak tutma'' olan dogmatik değerler bütünlüğüdür.
Alıntı:
saygı duymuyosa elbette korkacaktır.
Ağzınızdan sürekli düşmeyen ''modernizm/çağdaşlık/ilerleme'' gibi kavramların aksine gündelik pratiğin açık bir tabulaştırma/dayatma/tahakküm etmeye dayandığını düşündüğümüzde söylemle gerçek arasında derin uçurumlar olduğu görülüyor.
Alıntı:
yargıtayın kararı bozmasına sevindim çünkü böyle durumlarda bu olay sürekli emsal teşkil edecek ve bereat kararları alınacaktır.
Yargıtay ve benzeri statükocu merkezlerin işlevi budur zaten. Korku-baskı-tahakküm ilişkilerini ve statükonun totemist ritüellerinin toplumsal yaşam içerisinde sıradanlaşması... Bunun bir ayağı da iletişim araçları yani basın yayın yoluyla bu totemist ritlerin populer kültür ürünleri içinde yeniden üretilmesidir...Onu geçin, verilen bu karar ifade özgürlüğü ile de yakından uzaktan ilgsiz olup hukuksal ile meşru olması gereken arasında bir kez daha farklar olabileceğini gözler önüne sermiştir; zira, hukuksal olan meşru olmak gibi bir zorunluluğa sahip değildir...

Alıntı:
zaten öyle bir ülkede yaşıyoruz ki 301. maddeyi kaldırıyorsa bu hükümet bırakın bari Atatürk'ün ilke ve inkilaplarına saygı duyulsun duymayanlarda bırakın cezasını çeksin.
Sosyal hayatın içinde ''mutlak'' doğrular yoktur, zira hayat daimi bir değişim/dönüşüm içindedir. Demokrasi kültürü,öncelikle bireyin yaşamını tahakküm altına alan kutsallar/liderler/totemler hiyerarşisinin reddi ve demokratik kültürün başta aile olmak üzere her katmanda/grupta yaşatılmaya çalışmasıyla olgunlaşabilir ancak. Görülüyor ki zihninize taktığınız prangalardan kurtulmak için daha çok yolunuz olacak; yine hoş geldiniz diyorum. Umarım buradaki görüş alışverişlerinizde bir nebze olsun şahsi özne'liğinize dair bazı kıvılcımlar edinme şansınız olur...


Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...

Hayyam...
Alıntı ile Cevapla