Tekil Mesaj gösterimi
  #29 (permalink)  
Alt 26-06-2009, 17:48
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AlbatrosS AlbatrosS isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
Alıntı:
Hepinize slm bu konuyu görünce dayanamadım bi cevap yazayım dedim
Ah kardeşlerim ne zaman öğreneceksiniz: NUSH ile USLANMAYANIN HAKKI TEKRİR, TEKRİR ile USLANMAYANIN hakkı KÖTEKTİR.
Burası bir forum olduğuna göre başta NUSH(söz);Sonra TEKRİR(uyarı) gelir ee forumdada adam dövemessinizya...
Sonda söyleyeceğimi başta söyleyerek söz başlıyayım. Bu konu hakkında akademik kurullardan geçmiş, deney/gözlem ve tekrarla sınanmış sağlam kanıtlar/kaynaklar istemem karşın ''kendi bilgilerin ve eğitiminle'' buna bir cevap vereceğini öne sürmen hoş bir ironi olmuş; zira adama, be adam ''sen o bilgi ve eğitimi nerden/hangi temelde aldın'' diye sorarlar

Mevcut aksaklıklar ve sorunları bir yana eğitim sistemi, özellikle fen bilimleri yani pozitif bilimler/branşlar akademik/bilimsel camiadaki eğitim sistemi, bilimsel metodolojiye uygun bir sistemle ortaya çıkartılmış somut teori ve kanıtlar üzerinden verilmektedir. Bu durumda öğrendiğin bilimsel verileri/bilgileri hem bu sistemin kaynakları/metotları üzerinden edinim hem de ''bana ne bilimden, benim aklım bana yeter'' demek, en hafif deyimle hoş bir ironi olacaktır.
Alıntı:
İŞTE SÖZ:

Bilindiği gibi beynimizde sinir hücreleri var ve bunlar vasıtasıyla beynimiz bir yerden bir yere bilgi iletiyor. Yİne bilindiği gibi DÜŞÜNCE BEYİNDE OLUŞAN BİR BİLGİ BÜTÜNÜ...
Düşünce, beynindeki sinir hücrelerinin yani nöronların dış dünyadan gözlemleyip algılağı ve 5 duyu organı vasıtasıyla sana ilettiği sinyaller/bilgiler aracılığıyla reel yaşamın her türden bilgi/ilişki ve kanunlarını yorumlanması işidir. Bu anlamıyla düşünce, reel/nesnel yaşamda olan biten bilgilerin hem algılanması hem de nesnel yaşamın içindeki karmaşık ilişkiler ağının zihin tarafından yorumlanması hadisesidir. İnsan zihni bu pratiği nedeniyle hem nesnel-maddi bir unsur hem de iradi/tasarımsal-tasarımcı bir unsurdur.

Burada ''maddi'' olan, 5 duyu organı vasıtasıyla edindiğin sinyaller/kodlar silsilesidir; soyut/iradi olansa bu sinyaller ve kodlar silsilesinin arasındaki karmaşık ilişkilerin yorumlanmasıdır. Önce bunu düzeltelim...
Alıntı:
Ve yine bilindiği gibi Sinir hücreleri ELEKTROMANYETİK güç vasıtasıyla bilgi iletirler...
buraya kadar BİYOLOJİ ve HERKEZİn olamasada BİR KISMIMIZIN bilmesi gereken şeyler.(En azından lise okumuş bir kısmımızın...)
evet...
Alıntı:
Şİmdi geçelim KİMYA'ya

AtOM...

Hz. Allahın her varlığın (CAnlı-CAnsız) yapıtaşı olarak yarattığı atom...



resimde görüldüğü gibi atomun yapıtaşları;

nükleotid(çekirdek) ve elektronlardan oluşuyor...

ama bişey daha var dikkatinizi çekiyomu

SAKIN PROTON DEMEYİN...

PEKİ ne bu

TABİKİ ENERJİ...

Ne enerjisi demeyin sakın atom bombasını araştırmanızı söylerim...

BİR ULUSU YOK ETMEYE YARAYAN ENERJİ...

Sizce hz allah bu enerjiyi bomba yapalım diyemi vermiş ; tabiki değil...

Konuya dönelim

ATOM enerjiden oluşuyor MOLEKÜLLER ATOMDAN OLUŞUYOR. VE TABİKİ CANLI CANSIZ HERKEZ ATOMDAN OLUŞUYOR...

Bir düşünün bakalım başka neler enerjiden oluşuyordu...

TABİKİ DÜŞÜNCELER...

ARKADAŞLAR DÜŞÜNCELER BİR CİSMİ HAREKET ETTİREMEZLER. ENERJİ BİR CİSMİ HAREKET ETTİREBİLİR:..
Ama durun bakalım bir insanın içindeki enerjiyi dışarı çıkarıp (ziyan etmeden...) onu nasıl kontrol edebilir ki bir cismi hareket ettirsin?
Sen düşünce ve sinyal/ileti/kod arasındaki farkadikkat etmediğin için olayı saptırıyorsun. Düşünce beynin içindeki milyonlarca sinir hücresinden gelen bilgiler vasıtasıyla reel/nesnel dünyada olan biten karmaşık ilişkiler bütünlüğünün yorumlanması sonucu edinilen bilgilerdir.

Alıntı:
TABİKİ DÜŞÜNEREK... HERKİMKİ DÜŞÜNCESİNİ KONTROL EDERSE İSTEDİĞİNE HÜKMEDEBİLİR:::
YANİ DÜŞÜNCE BİR AMAÇ DEĞİL ARAÇTIR ASIL AMAÇ
HTML-Kodu:
ENERJİYİ
AÇIĞA ÇIKARTIP KONTROL ETMEKTİR...
Yani sen diyorsun ki milyonlarca sinir hücresinin kimyasal ve elektronik iletiler/kodlardan yola çıkarak edindiğimiz bilgiler araç; amaçsa bu iletilerin/kodların kendisidir. Anlamadığın şeyse, bu iletilerin kendisi zaten nesnel/maddidir. Şöyle düşün; elini 100 derece suya sokarsan derin yüksek ısı nedeniyle yanacaktır; ancak sen, telkin metoduyla duyu/algı fonksiyonlarını duyarsızlaştırarak yanma/acıma hissini duymaya bilirsin. Fakat, bu elinin zarar görmeyeceği manasına gelmez, elin yine de yanacaktır; sen sadece bunu anlamayacaksın
Alıntı:
BURADAN
AlbatrosS
Raporlu Arıza

ARKADAŞIMA SAYGILARIMI İLETEREK BİR ŞEY BELİRTMEK İSTERİM:::

YANILDIN
Hiç sanmıyorum; zira bu söylediklerin hiçbir somut bilimsel kanıtı yoktur elinde. Bak bu konuda bilimsel kaynakçada şöyle bir bilgi var:

Git ve: kullan, ara

Telekinezi (Yunanca: τῆλε + κίνησις, "uzaktan hareket") ya da kısaca TK, maddeler üzerinde düşünce gücüyle etki yapma olarak tanımlanır.

Telekinezinin gerçekliğine dair hiç bir bilimsel kanıt yoktur. 2006'da bu konudaki 380 deneyin meta analizini yapan bir çalışma, sadece yayın önyargısına (bilimsel yayın yapan kişilerin sonuçları olumlu yorumlama payı) bağlanabilecek denli küçük bir etki bulmuştur.[1] Telekinezi deneyleri, bilimadamları tarafından yeterince kontrollü ve tekrarlanabilir olmamaları yüzünden eleştirilmiştir.[2][3][4] Ancak bazı deneyler telekinezinin gerçekliği konusunda bir yanılsama yaratmıştır, bu yanılsama deneyi yürütenlerin telekineziye duyduğu inançla orantılıdır.

Telekinezi - Vikipedi
Alıntının bilimsel kaynakçası da mevcuttur
Alıntı:
TABİKİ BİR İNSAN BİR CİSMİ HAREKET ETTİREBİLİR::.
Elbette, mesela ben yerden bir taş alıp kafanda parçalayabilirim

Bu konu hakkında yaygın kabul görmüş bilimsel kurullarda/kaynakçalarda geçen bilgiler/kanıtlar varsa sunun lütfen; yoksa birtakım amatörlerin/din papazlarının spekülatif yazılarını getirmeyin benim karşıma. Kaldıki psikoloji duyusal/algısal yani düşünsel faaliyetlerdeki telkin/hipnoz gibi yöntemleri kullanabilmektedir; fakat, bunun metafizik bir bakışla ilgisi yoktur elbette...


Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...

Hayyam...
Alıntı ile Cevapla