Alıntı:
|
"sen her türlü hapı yutmuşsun " Cümlesindeki genellemeyi açıklamaya ihtiyaç olduğunu pek sanmıyorum, sen benim eylemim üzerinden kimysal tıp şarlatanlığına ve bağımlılık genellemesine varıyorsun.
|
Alkol ve sigarayla ilgili örneklerimi niçin es geçiyorsun bu bir? İkincisi, psikolojinin medikal uygulamalarını eleştirip çareyi ''narkotiklerde'' bulabileceğini söyleyen sen değil misin? Bu durumda sana ''sen her türlü hapı yutmuşsun'' demem nasıl bir genelleme oluyor? Ortada ''rahatsız'' olduğun bir durum var; sen doktorun vereceği ilaçları reddedip(olabilir, kullanmak zorunda değilsin elbet) kendini sentetik uyuşturuculara, esrara yahut alkole mi vereceksin? Bizim sülalade bir sürü alkolik var, sonuçlarını da sebeplerini de görebiliyorum; bunun bir çözüm olmadığını benden iyi anlayabilir misin(3 tane alkol komasından ölü var

Herkes ölecek; ancak, alkolizmin yaşattığı olumsuzlukları niçin yaşamak zorunda kalalım? Ben ''özgürleşme''nin, aynı zamanda ''maddi'' özgürlükten de geçtiği kanaatindeyim...)
Alıntı:
|
Burada psikoloji-psikiyatriyi daha çok bir palaya benzetebiliriz, hani şu afrikada tarım için kullanılan aletler, hani fransanın Ruanda'ya tarım amaçlı olarak gönderdiği ve 800.000 kişinin katledilmesinde kullanılan aletlerden, hadi Ruandada katledilen o 800 bine ve akrabalarına, arkadaşlarına anlat bakalım pala'nın amacını.
|
Burada suçu işleyen ''gayrı iradi'' pala mıdır, yoksa o palayı tutan eller mi?
Alıntı:
|
Modern Psikoloji-psikiyatri de çok büyük bir çoğunlukla böyle bir zihin katliamı için kullanılmıyor diyebilirmisin?
|
Yanlış olanı eleştirmek başka; topyekun mahkum etmek başka bir şeydir. Hayır, bu dediğine katılmıyorum; hastaların çoğu kliniklere yatmaz, birçoğuna ilaç bile verilmeyip sadece danışmanlık hizmeti sunulur.
Bunun dışında psikoloji, elbette ''toplum mühendisliği'' çabası içinde olanların faydalandıkları bir alandır, hatta insan psikolojisi günümüzden yüzlerce yıl önce dahi ''savaş stratejileri''nde kullanılmıştır. Bu bile, psikolojik tahlillerin/gözlemlerin netice verebildiğini kanıtlamaz mı?
Alıntı:
|
Araştırmaktan, soru sormaktan geri kalalım desem burda bu konuyu tartışmazdım zaten, ancak günümüz dünyasındaki Nükleer izotop üreten bir tesisi belki birgün başına iyi bir Nükleer fizikçi geçer yazık etmeyelim diye korumam, yok edilmesi için elimden geleni yaparım.
|
Röntgen cihazını, tomografiyi kullanmıyor muyuz?

Silah teknolojisine ben de karşıyım, hem de her türlüsüne...
Alıntı:
Üzümünü ye bağını sorma diyorsun yani, yahu üzüm zehirli üzüm...
Meselede burda zaten, fonlandığı kaynak yapıyor olmasın sakın "normal" tanımını?
|
''Ne var ki, bu gelişmelere karşın, insanları normal yada normal olmayanlar diye iki gruba ayırma eğilimi günümüzde de süregiden bir yanılgıdır. Oysa, davranış bilimciler normalliğin tanımı üzerinde bir görüş birliğine henüz varamamıştır. Geçmiş yüzyıllarda bir insanda önemli oranda normal dışı davranışların görülmemesi normallik olarak kabul edilirdi. Buna karşın, 1937 yılında Freud, normallik diye bir şey olmadığını savunmuş, böyle bir durumu kanıtlamaya çalışmanın gerçekleşmesi olanaksız ve hayal ürünü bir amaç olduğunu söylemişti. Günümüzde ise araştırmacılar, Freud'dan farklı düşünmekte ve son yirmi yıl içinde bu konuda ciddi araştırmalar yapmaktadırlar.
...''
Engin Geçtan, İnsan Olmak...
Gördüğün gibi normallik kavramı tartışmalı ve genel kabul görmüş bir kavram değildir; hatta yazar bu konuda ''kimse siyah yada beyaz olarak nitelendirilemez. Aslında hepimiz grinin tonlarıyız, kimimiz daha koyu, kimimiz daha açık'' şeklinde bir tespitte bulunur.
Görüldüğü gibi konu halen tartışılmakta olan; farklı yaklaşımlar benimsenen bir konudur...
Alıntı:
|
Sorun şu ki insan zihni ne kalp nede eklem gibi bir organ değil, kalbin amacı bellidir, çalışma sistemi bellidir, bir pompa modellemesi yaparsınız ve işleyişindeki aksaklıkları belirler, çözüm arayışlarında bulunursunuz, aynı şey eklem-mafsal kavramları için de geçerlidir. Peki ya beyni neye göre modelleyip nasıl bir çözüm geliştireceğiz? Kapitalist devlerden fonlanan şirketlerin yürüttüğü araştırmalara mı güveneceğiz?
|
Modern tıp da kapitalistlerin elinde değil midir? Açık kalp ameliyatı olurken ''bunlar beni sömürüyor, ben bunlara güvenmiyorum mu'' diyoruz? Psikoloji bilimi, daha çok bir ''danışmanlık'' hizmetidir bana göre; kişinin kendi başına çözemediği rahatsızlıklarına yardımcı olmayı ve insanın kendisini anlamasını sağlamayı amaçlar. Bunun ötesinde her bilim dalında olduğu gibi psikoloji de ''kapitalist bir kar sektörü'' haline gelebilmektedir. İnsanların ''tektipleştirilmesi'' olgusu ise daha çok ''sosyal/toplumsal mühendislik'' alanlarına girer ve psikoloji olmadan önce de mevcut olan bir durumdur. Neyi ne kadar kabullendiğin, aldığın ve benimsediğin senin ''öznel'' yargılarına ve düşüncelerine bağlıdır. Freud'un kendisi, ''normalliğin'' tanımsız olduğunu düşünerek araştırmalarına son mu vermiştir mesela? Freud, bu tip tanıların ''tek tipleştirme'' olacağını bilemeyecek kadar kapasite yoksunu biri değildir sanırım.
Alıntı:
|
Psikolojinin gerçekten somut olan bir teorisini göstersene bana. Bu somuttur denen her teoriyi bu sınıfa koyarım, özellikle hastalık-tedavi kavramları üzerine olanları.
|
Senin derdin tartışmak/anlamak değil; artık kendinle de çelişmeye başladın. Şu aşağıdaki cümleleri kuran sendin
Alıntı:
|
Sanırım yorumları yada yorumcuları karıştırıyorsun bu arada, psikoloji bilimini topyekün çöpe atmaktan bahseden kim, neden bu vurguda ısrar ediyorsun? İnsanın kendini tanıması açısından eşsiz olduğunu söyleyen de benim ancak pratikteki uygulamaları ya safsatadır ya da art niyetli, bu konudaki iyimserliği bu kadar çok insan haybeye acı çekerken nasıl sürdürebiliyorsunuz?
|
Şimdi de kalkmış, bu disiplinin bir tane somut teorisi olmadığını ima ediyorsun. Böyle diyen biri zaten bu disiplini topyekun çöpe atıyor demektir. Kusura bakma, ama amacının tartışma, bir şeyleri münazara etmek yoluyla anlama/anlatma olduğundan artık şüphelenmeye başladım...