Deli deliyi görmeden akıllanmazmış; geçen gün buna bir kez daha şahit oldum kendi gözlerimle. Olay şöyle efendim: Yol kenarı ve küçükçe bir cadde köşesindeki nargile kahvesinin bahçesinde arkadaşlarla oturuyordur ki tam o sırada yaşlıca birinin ince ve tiz sesiyle yüksek sesle ve sinirli sinirli hareketlerle birine bağırdığını ve söylendiğini işittik. Baktık de genç bir çocuk adamı kızdırıyor, herif de bildiğiniz delilerden. Çocuga bayağı bir bağırıp çağırıyor. O sırada yoldan bisikletle geçen adamın biri bu deli ihtiyara aniden durup sövüp saymaya, üstüne yürümeye başladı; anladık ki o da deliydi ve sanırım ihtiyarın sesi onu rahatsız etmişti. O saate kadar cırtlak ve tiz sesiyle bağıran çağıran küfür eden ihtiyar kuyrugunu arkasına kıstırmış kuzu gibi olmuştu

Ben hayretler içinde olayı seyrederken ağzımdan ''deli deli görmeden akıllanmıyor işte'' dedim ki kahvenin yarıldığını farkettim
Uzun sözün kısası hocam senin ihtiyacın olan belli, sorun etme


Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...