Nasıl kafa sayısı kadar düşünce varsa kalp sayısı kadar aşk vardır. (Tolstoy)
Kafa sayısı kadar düşünce... Yani şu anda 7 milyar, bu güne kadar 110 milyar düşünce gelmiş geçmiş. Bu kadar düşüncenin standardına nasıl karar vermişler? Standrt olmayan düşünce ve akılları nasıl saptamışlar, saptayanlar herkimse, onların standart olup olmadığına bakılmışmı....
Şimdi bu sorular böylece uzar gider. Bu yazıyı 50 kişi okusa 50 farklı anlam çıkar. 100 kişi okusa 100 farklı anlam. Şimdi bakın ne diyorum : "MASA!".. Aklınıza ne geldi yazın desem, sizce noktası virgülüne herkes aynı masayı mı anlatır. İmkansız... Çünkü herkes farklı görür, farklı düşünür, farklı algılar... Zaten FARKLI olmasaydık, 7 milyar tane olmamızın bir anlamı kalmazdı. 2 taneside iş görürdü tanrılar için...
Aynı olsaydık herkes ampulu bulur, herkes evde atomu parçalar, herkes 3 saniyede 10 basamaklı çarpma yapar, herkes gece yatarken aynı düşlere dalardı...
Mademki bu yazılanlar saçmadır, bir deliye deli demekte o kadar saçmadır. 10-15 tane kendisine Deli denilen insanın bir araya gelipte diğerlerine DELİ demediği ne malum? Hem bir atasözüde vardı böyle, "Akıllının içinde deli olmakla, delinin içinde akıllı olmak aynı şeydir." gibi bişeydi.
Dolayısıyla kimin aklının sağlıklı işlediği, kimin aklının sağlıksız işlediğini bilemeyiz. Çünkü onu bilmemiz için aklının sağlıklı işlediği %100 bilinen birisi lazım. Hani nerde o BİRİ
