|
o en kötüler listesine giren 5 film keşke 55 film olsaydı ve o beş filmin kazandığı paraları kazansaydı da çökmüş bitmiş türk sinemasının yılda bir tane bile olsa iyi film yapmasına katkısı olsaydı... bu ülkede yapılan sinemayı yok sayanlar ve küçümseyenler bir film nasıl çekiliyor, kamera arkasında ve onunda arkasında kapalı kapılar ardında masa başlarında neler konuşuluyor, o filmi çekmek için insanlar bazen 72 saat hiç durmadan iki öğün bile doğru düzgün yemek yiyemeden ve uyumadan yoktan var ederek uydurarak nasıl (hiç bir sosyal güvencesi olmadan) çalışıyor keşke bilseydiniz... diğerleri gibi yalan bir sendikayla üç kağıtçı yapım sorumlularıyla ve hiçbirşeyken kendilerini bir bok sanan bazı oyuncularıyla siz nasıl filmler çekerdiniz acaba? arkadaşlar yok olmuş bir sinemanın yeniden ayağa kalmaya çalıştığı bir dönemde en kötüler listesine girse bile bu filmler ve o basit diziler yıllar sonra bu sektörü yaşatacak maddi olanakları ekipleri ve ekipmanları hala var olmasını sağlıyor... yılda bir tane bile olsa iyi bir film çekilmesi için ekip ve ekipman gereklidir... ekipmanların sürekli değişen teknolojiye ayak uydurabilmeleri için çaıştırılıp kullanılıp yapımcıya ya da ekipmanın sahibine para kazandırmaları gerekiyor ki iyi bir film için daha iyi ekipmanlar temin edilebilsin... ekip dedikleriniz ise sizin benim gibi insan... yaşamak için para kazanmaya ihtiyaçları var keşke olmasa ama... ayrıca işleri bu... set çalışanı yani... bu ülkede de öyle yok ben sanat filmi olazsa çalışmam yok ödülü nerde bu filmin yok salaklara hitap ediyor bu film gibi seçme şansınızın olmadığı kadar az ve kısır tarzda filmler çekiliyor... ve bu filmlerin çekilip çekilmeyeceğine de yapımcı yani parayı veren karar veriyor... parayı vereninde tek derdi var daha çok para kazanmak... ödül almak ya da sinema tarihine geçmek değil... tabiki sinema tarihine geçmek isteyenlerde var ama çölde su kadarlar... tamam mehmet ali erbil ya da çağan ırmak filmlerinden bende rahatsızım... fakat bunlardan hoşlanan bir kitle var ve bu kitlenin bu tip filmlere yatırdığı paralar daha sonra tek tük te olsa bizleri tatmin edecek filmler olarak geri dönecektir... ki yeşilçam tarihinde de böyleydi bundan sonra da böyle olacaktır... bir de susuz yaz, sevmek zamanı, anayurt oteli, masumiyet, gelin, yol, sürü, tabutta rövaşata, gemide, selamsız bandosu, kaç para kaç, muhsin bey, gölge oyunu, selvi boylum al yazmalım ve daha nicelerini üretmiş olan bu toprakları; sinema kültürü yok yada oturmamış, yada olgunlaşmamış olarak görmek haksızlıktır...
Konu eco tarafından (03-06-2009 Saat 20:13 ) değiştirilmiştir..
|