|
Hayat bizim ona kattıklarımız kadar anlamlıdır. Hayır, doğuştan anlamlı olamaz. Hayatın doğuştan anlamlı olması için kişinin birikimleri yetersizdir. Ancak yaşananlar ve edinilen birikimler sayesinde bir anlam kazanabilir. Bu da hayatın anlamından ziyade kişinin hayata yüklediği anlamdır. Fakat burada naçizane bir önerim olacak; ne olursa olsun birilerinin hayatınıza anlam yüklemesine izin vermeyin. Anlamı sadece siz katın. Ne inanç, ne efendiler, ne de peşinden gidilecek insan uydurması değerler hayatınızın anlamı olmasın. Bir değer varsa başkalarının aşılamasıyla değil, sizinle ortaya çıksın. Unutmayın ki anlam ya da değer sandıklarınız birilerince kafanıza kazınmasaydı sizin için kıymet taşımayacaktı.
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|