|
Anarşizmi bu kadar yüceltip Kemalizmi bu kadar yeren arkadaşlara yanıtlar:
Anarşizm bir ideolojiden çok bir doktrine benzerlik gösterir zira ideolojiler sınıflarla birlikte oluşur. Anarşizm, insan ihtiyaçlarının karşılanması için nasıl bir üst model sürüyor acaba öğrenebilir miyiz? İdeolojiler sınıflara aitken doktrinler fikir adamlarına ait olduğu için anarşizm ideoloji boyutuna geçemiyor bence bir bilimsel sosyalizm gibi ..! Kurma ve yapma iddiasında olmayan, yalnızca yıkma çağrısında olan bu doktrin neler vadedecek insanlığa? Devrimlerin özelliği köhnemiş düzenleri yıkarken (çok eleştirdiğiniz Mustafa Kemal'in devrimci yönünü bu noktada bile göremiyorsanız cidden yazık, köhnemiş değerleri yıkarak ilerlemiştir zira..! bunu da mı biz hatırlatalım?) yeniyi yapılandırma temelinde olmasıdır. Eğer bir yıkma heveslisinin de daha iyi bir modeli yoksa sunabilecek eski kalıpları güçlendirmekten öte vadedebilecek neyi vardır? Tüm roller tarih sahnesinin içinde yer alırlar, muhafazakarı da devrimcisi de..! Aradaki fark; üretim ilişkileri üzerindeki değiştirme görevini üstlenip üstlenmemelerindedir. Taraflar ne olursa olsun her iki kanat da bu sahnede aktif roller üstlenmeye çalışıyorken anarşistler edilgen rol dışında nerde yer alabilirler acaba? Örgütlenmeyi reddeden bir akım vadettiği güzellikler her ne olursa olsun sisteme bağlı kalmak dışında ne vadedebilir ki? Bunun da gelebildiği nokta boşuna enerji harcamaktan öteye geçemez bu perspektifte..! Bu durumda anarşizm ne yazık ki amacı dışında olsa bile gerici ve karşı-devrimcileri besleyen bir akım olarak kalmaya mahkum kalıyor tarih sahnesinde..! Anarşizm milli devlet düşmanlığını yaparken dünyanın güçlü devletlerinin istemeden de olsa savunuculuğunu yapar konumuna gelir ne yazık ki, zira başıbozuk ve örgütsüz yıkıcılık bizzat eleştirilen sistemin koruyucusudur..! Bu kapsamda değerlendirildiği zaman gerçekler evet Mustafa Kemal elbette sosyalist değildir, kimse bu iddiayla gelmez zaten fakat tarihin öngördüğü rolleri üstlenebilen ve bunu alnının akıyla başarabilen, üçüncü dünya ülkelerindeki devrim sürecinin olması gerektiği şekilde tarihsel sahnede rol alan ve bugün dünyada hiçkimsenin karşı-devrimcilikle asla suçlayamayacağı adam gibi buz gibi devrimcidir..! Teorileri özümsemiş olanların lakin pratikte bu buz gibi devrimcilikten nasibini alamayacak olanların Mustafa Kemal'e bu kadar yüklenmeleriyle şeriatçıların ortaçağ özlemi arasında bir fark olmadığı gibi güzel müttefiktirler bu kanatlar..! İki bilimsel perspektiften uzak kanada da başarılar dileriz tarih sahnesindeki rollerinde..!
|