|
Uygarlığın Türklerle başladığını yine Türklerden başka ne kabul eden ne de bu yönde herhangi bir tarihsel bulguya imza atan var. Türk Tarih tezinin ortaya atıldığı dönem dünyada ulusal devletlerin boy gösterdiği ve ulusal (ve hatta ırkçı) duyguların zirvede olduğu bir dönemdi. Bunun da ötesinde, Türkiye özelinde konuşmak gerekirse yeni kurulan cumhuriyetin ümmeti milleti dönüştürmesi kaçınılmaz bir gereksinim idi. Bu zorunlulukların güdümünde çeşitli araştırmalara girişildi ama bunlar daha en başından hedeflerine güdümlenmişti aslında ve aykırı bir sonuç üretmesi olanaksızdı. Böylece kayıp MU kıtası ve yazıyı bulan Türkler tezi gündeme geldi ve herkesi de çok mutlu etti. Ancak, bu tezlere Türklerden başka kimse inanmayınca ve ciddiye alınmayınca terk edildiler. "Türk" kelimesinin ilk defa M.S. 500'lü yılllarda bir Çin yazışmasında geçtiği biliniyor. Xionghu denilen Altay dağlarının eteklerindeki bölge hunların, yani Türklerin ve Moğolların anavatanı olarak kabul ediliyor. Sümerlerin Türk olduğu ve yazıyı aslında Türklerin bulduğu görüşü ise Kazım Mirşan gibi sadece kimi Türkçü araştırmacılara ait bir tez olmaktan öteye gitmiyor ve modern tarihçiler arasında bunun sözü bile edilmiyor. İşte, işin içine ulusal duygular girince ve ortada birçok farklı anlamda yorumlanabilecek bazı antik kalıntılar olunca insanın kendisini bir obsesyona kaptırıvermesi de kolaylaşıyor.
Konu Diriliş tarafından (17-05-2009 Saat 23:49 ) değiştirilmiştir..
|