Tekil Mesaj gösterimi
  #75 (permalink)  
Alt 16-05-2009, 23:50
Sıfır - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sıfır Sıfır isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 08-05-2009
Nerden: 3.Boyutta
Mesajlar: 120
Standart sangre ve delibasozi'ye cevap

"Soru: Paranın olmadığı bir ekonomide, tüm bu enformatif değerler, olası en verimli bir biçimde nasıl değerlendirilecek?''
Ekonomi 2000 yıldan fazla süredir dünya üzerinde kullanılan sistemlerin gelişmesi ile kendini geliştirmiş bir bilimdir.Bu anlamda 2000 yıllık bir tecrübenin sonucudur.Bu nedenle hangi sistemi kullanırsanız kullanın ekonomide bazı prensipler kesindir.

Öncelikle Arz-Talep dengesi ekonominin olmazsa olmaz prensiplerinden biridir.

Talep : Tüketicinin almak istediği miktar.
Arz: Üreticinin satmak istediği miktardır.

Bu anlamda vejetaryen bir toplumda domuz pastırması talebi olmayacağından; Domuz Pastırması arzı da oluşmayacaktır.
“Az bulunan ve talebi olan ürün değerlidir”
“talep olmayan ürün değersizdir”
Kaynaklar sınırlıdır. Örnek veriyorum Dünyanın içilebilir su rezervi ; petrol rezervi ; sınırlıdır.Yada ekim yapılmaya müsait topraklar sınırlıdır. “yıllık üretim” Bu anlamda toprak mahsulleri de sınırlıdır. Dünyanın metal rezervi sınırlıdır.Kullanım alanı bulunan ve talep edilen metal az bulunuyorsa değer kazanır. “Altın”

Eğer bir ürün ; oluşan talebi karşılayacak kadar üretilemiyorsa, ürünün değeri artar.
Örnek: Altın ; Elmas ; Havyar ; Pekin Ördeği,1960 yılına ait şaraplar vs.......
Eğer petrol yada su rezervleri çok azalırsa o zaman bu ürünlerin değerleri de artacaktır.
“Ancak su zorunlu bir ihtiyaçtır.Böyle bir kaynağın tükenmesi ölüm demektir.
Azalması da savaş…..”

……Arz ve Talep oluşumlarının ne demek olduğunu ; Sınırlı Kaynaklardan ne kastedildiğini ve bir ürünün değerinin nasıl oluştuğunu anladığınızı var sayarak dünyanın başlangıcına gidiyorum…….

“Her şey önce Gaz Bulutuydu” ….

Başlangıçta takas ekonomisi vardı. Sen avladığın tavşanla benim ürettiğim buğdayı takas ediyordun.Bir tavşanın buğday üzerinden değerini ise “Alıcın almaya niyetli; satıcının da satmaya niyetli olduğu miktar belirliyordu”…bu anlamda arz ve talep yine vardı……….
Üretim çeşitlendikçe ve bir birinden farklı üretimlere sahip medeniyetler arasınsa takas ekonomisi ticaret için yeterli olmuyordu.Örneğim benim ülkem buğday üretiyordu.Ama kumaş üreten ülkenin buğdaya ihtiyacı olmadığı için ben kumaş alamıyordum……….Kolay işlenen gümüş,altın ve bakır ziynet eşyası yapımında değerliydi.Ve çokta bulunmuyordu.İlk olarak altın ,gümüş ve bakır (sikke ve külçe ) takas ekonomisin yerini aldı…Bu madenlerin ticaret amaçlı taşınması sırasında soyulması gibi durumlar üzerine daha sonra bazı kurumlarca(Krallıklarca) karşılığı garanti olan mühürlü kağıtlar(Örn; 10 külçe altın) madenlerin yerine geçti.Daha sonra bu kağıtlar banknot dediğimiz değerli kağıtlara dönüştü.

Paranın icat olması yada olmaması bir ürünün değeri üzerinde etkili değildir.
Bu yıl domates üretimi az olursa Domatesin fiyatı artar.Domates fiyatı pahalı diye daha önce biber üreten çiftçi domates üretmeye karar verir bunun üzerine Domates üretimi arttığı için domates fiyatı düşer biber üretimi azaldığı için biber fiyatı artar.Bunun nedeni ekim için kullanılan toprağın sınırlı olmasıdır.

…..Şimdide farklı bir açıdan bakalım Örneğin ; Beyaz Rusya Kışları soğuk kar yağışlı ; birde son baharları var… çok azda ilk bahar….Yeşil sebze meyve üretimi için hava koşullarının uygun olmadığı bir ülkedir.Tarım üretimi oldukça sınırlıdır.Domates ve Limon taneyle satılır….Şimdi orada domates almaya istekli insanlar var , ben domates üretiyorum ülkemde kilosunu 1 birim olarak satıyorum adam gelip ben 5 birim vereceğim diyor.Bir üretici olarak ne yaparsınız 5 birime satarsınız ; bu iç piyasadaki domatesi de azaltır bir süre sonra iç piyasadaki domates 2 birime çıkar…….Yani dünyaya global olarak baktığımızda tüm insanların ihtiyacını giderecek kadar domates üretilmez bu yüzden Beyaz Rusya da domatesin tanesine 2 birim öderler ; veya Somali de insanlar açlıktan ölür…Örneğin su rezervlerimiz bitti 2 sene yağmur yağmadı toprak mahsulü üretimimiz düşecektir ve bu ülkedeki bütün insanlara yetecek kadar olmayacaktır.
“Mesala dünyada ki metal rezervi dünyada ki herkese bir araba üretmek için yetersizdir”

.Tekrarlayacak olursam bir ekonomide paranın olmaması dünyada açlıktan ölen insanları engellemeyecektir……….. “Talep edilen her ürünün bir değeri vardır para olsun yada olmasın”

Bu konuda yapılması gereken şey: “Paranın olmayacağı ekonomik sistemin kuralları ne olmalıdır” sorusunu yöneltmek olmalıdır.


Ekonominin genel prensiplerini ihlal etmeyecek uygulanabilirliği olan paranın olmadığı bir sistem kurgulandığında ne gibi problemlerin ortaya çıkacağı ve problemlerin nasıl giderilebileceğine dair kugular….

İlk olarak sınırlı kaynakların miktarları araştırılmalıdır.Ne kadar üretilebile bilineceği saptanmalıdır.Bir insanın zorunlu ihtiyaçları belirlenmelidir.Ve sistemde yaşayan insanlara sunacaklarınız belirlenmelidir.Lakin bir üretiminiz herkese bir tane düşecek kadar olmuyorsa sistemde eşitsizliği yaratmış oluyorsunuz….Ve en önemlisi sistemdeki insan sayısını sınırlamanız gerekir.Çünkü insan sayısı doyurabileceğinizden fazlaysa Hırsızlık;adam öldürme ,yemek karşılığı fuhuş;yemek karşılığı çocuk ticareti gibi sistemi bozacak olaylar cereyan edecek,sistemden hoşnutsuzluklar artacak ve sistem yıkılacaktır….. Bu nedenle sistem üretim kapasitesini belirlemeli ve nüfusu dengede tutmak için politikalar üretmelidir.
.Onsan sonra sistemde insanlar nasıl yiyecekler nasıl giyinecekler nasıl evlerde yaşayacaklar bir standart olacak mı yoksa istedikleri gibi mi olacak ; hangi insanlar hangi üretim birimlerinde çalışacak zorunlumu isteğe bağlı mı ; burada özgürlükleri ne kadar genişletirseniz sistemde yaşayacak insan sayısını da o kadar azaltmanız gerekmektedir..…………….bu şartlar altında üretimin tüketimden daha fazla olduğu her insanın sadece sisteme hizmet etme karşılığında sistemin müsaade ettiği tüm ihtiyaçlarının giderilmesi mümkün olacaktır….
.Peki varsayalım bir kişi nüfus politikanıza uymadı ve sistem ceza vermedi…bunun üzerine diğerleri de uymadı.Nüfus artışı bir süre sonra kontrolden çıktı ve üretim yetersiz hale geldi….Sistemin refah seviyesi düştü…Yaptırım uygulamazsanız sistem bir süre sonra çöker bu nedenle sistemde caydırıcı cezalar da olmak zorundadır.Ve bu caydırıcı ceza bu günün dünyasında ki özgürlüklerden biri olan çocuk yapmayı kurallara bağlamak zorundadır.
…….. “Diğer Kurumsal Yapıyı da oluşturduğumuzu varsayarsak” Sisteminize caydırıcı cezaları da eklediğinizde sistem ve nüfus üretim dengesini koruduğunuzda (Hatta olası bir dengesizliğe karşı stoklu çalışıldığında) sistem refah düzeyi ortalamanın üzerinde olan bir yaşam vaat edecektir…………

Biliyorsunuz günümüzde terazinin bir tarafı göklerdedir;diğer tarafı da yerin dibinde.Birilerinin rahat yaşaması için birilerinin de günde 15 saat çalışması gerekir………..

Şimdilik bu kadar …….elbette konu çok detaylandırılabilir.Sadece krokisi diyelim………
Alıntı ile Cevapla