|
buraya kadar iyi hoş,
benim asıl sormak istediğim şu -aslında aynı zamanda kendime de yöneltiyorum bu soruyu-
insan doğasına kadar gidildi konuşmalarda. aslında çıkış noktası sanırım tam da bu. şiddetin veya bir üstünlük savaşının, insanın doğasında olduğunu savunursak anarşizm başlığı altında saydığımız Özgürlüğü temel alan, otoriteyi reddeden ve eşitliği savunan akım tanımlamaları ütopya olarak kalacak demektir. çünkü içimizden bizden daha eşit insanlar çıkıp "durun sizi bi yöneteyim ben" diyecek.
ama eğer tam tersiyse yani şiddet öğrenilmiş bi dürtüyse ya da insanlar arasındaki güç savaşı sosyal bi güdülenmeyse o zaman rahatlıkla diyebilirim ki bu güne kadar inadına zorlaştırılmış ve zorlaştırılmasına da ses çıkarmadığımız koşullarda yaşamışız. ama ben hala şirinleri severek izleyen, hatta kendine köyde yer açan bi çocuğun; -büyüdüğünde- şirinlerin, marxizm in ideal dünya görüşünü yansıttığını öğrendiğinde onlardan soğumasını sosyal-çevresel bir faktör olarak görüyorum. -ya da görmek istiyorum.-
(herhangi bi soru işareti koymadım cümlelerime açıkçası başlı başına bi soru işareti oldu bunlar bende.)
Konu okyanuss tarafından (26-04-2009 Saat 13:30 ) değiştirilmiştir..
|